{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/871 <br>KARAR NO\t: 2024/445<br>KARAR TARİHİ\t: 19/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/12/2020<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACI\t:... ... <br>VEKİLİ\t:Av....:[... ] UETS<br>DAVALI\t:1-...  -...: ... ....<br>DAVALI\t:2-... <br>VEKİLİ\t: Av. ...: ... <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                    : 19/03/2024<br>YAZIM TARİHİ                     : 19/03/2024<br>\t<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                             :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların dava dosyasındaki beyanlara göre aralarında ticari bir ilişkinin bulunduğunun açık olduğunu, davacı şirket ... lojistik, davalı şirket ... ... Lojistik Ltd. Şirketi’nde düzenlediği fatura bedellerinin ödenmesi için ihtarname çektiğini, davalı şirket ihtarnameye cevaben borcun ödenmediğini ve ibralaşma sonucu herhangi bir borcunun kalmadığı yönünde bildirimde bulunasından sonra davacı şirket davalılar aleyhine ... . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalıların zaman kazanmak için takibe hasız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebep olduklarını belirterek davalarının kabulüne, davalı borçluların ... . İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyasına vaki itirazın iptali ile % 20'den az olmamak  kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı ...’un cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda ticari ilişkinin tarafı olmadığından dolayı aleyhinde dava açılamayacağını bu nedenle husumet yönünden davanın reddini talep ettiğini, 2016 dönemi sonuna kadar Mali Müşavirin ofislerine teslim etmiş oldukları fatura, banka kayıtları, cari hesap ekstreleri, tahsil ve tediye belgelerine göre usulüne uygun olarak kayıtlar yapılarak bildirge ve beyannameler düzenlendiğini, defalarca mail ve tarafından imzalanmış mizanlarla kredi kullanıldığını, bu mail ve mizanlarda bahsi geçen ... ... Lojistik Ltd. Şirketi ile ilgili cari hesaplarında farklılık var ise neden itiraz edilmediğini, elden kaşe ve imza edilerek verilen ve mail yolu ile atılan bu mizanlar hesapların bilgileri dahilinde kapatıldığının ispatı olduğunu, 2017 yılına gelince defalarca talep etmelerine rağmen mali müşavirlik ofislerine faturalar ve banka kayıtları haricinde teslim edilmiş cari hesap ekstreleri, çek senet dökümleri, tahsil ve tediye bilgileri vb taraflarına teslim edilmiş her hangi bir belgenin olmadığını bu nedenle 2017 dönemi kesin hesapların oluşmadığını, tarafların ticari defterlerinde ve kendisinin tuttuğu muhasebe hesaplarında tüm faturaların işlendiğinin açık olduğunu, meslek etiğine, kanunlara ve mevzuatlara aykırı herhangi bir işlem söz konusu olmadığını, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait mali defterler davacı şirketin ortağı ve şirket Müdürü ... ile birlikte hesaplar kapatılıp mali defterlerin kapanış tasdikleri yapıldığını, davacının 4 yıllık hesapların bilgisi olmadan kapatılmış iddiası gerçeğe uygun olmadığını basiretli tacir kavramına da uymadığını, davacının belirtmiş olduğu bahsi geçen konu davanın konusu ile ilgili olmadığını ve olayları saptırma ve kafa karıştırmaya yönelik olduğunu, davacının tüm iddialarının iftira ve asılsız olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı  ... ... Lojistik Nakliye Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Ltd.  Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Lojistik Ltd Şirketinin davacı şirkete borcunun olmadığını, müvekkili şirketin C2 yetki belgesine sahip uluslarası taşıma işi yapan bir şirket olduğunu ancak davalı şirket nakliye şirketi olmasına rağmen C2 yetki belgesi bulunmadığı ve bu nedenle de uluslar arası taşıma işi yapamadığından araç kira sözleşmesi ile kendi şirketine ait olan araçları, sefer başına müvekkili şirkete komisyon kira ödemek üzere şirketin emrine verdiğini, bu araçlar ile yapılan taşımalara ilişkin yükü müvekkil şirketin bulunduğunu ve hem kendi araçları ve hem de davacı şirket araçları ile taşıma işi gerçekleştirildiğini, her bir aracın uluslararası taşıma işinde, aracı kullanan ve müvekkili şirketin SGK’lı olan şoförün aylık maaşı, sefer pirimi, aracın yurtdışı taşımada geçtiği ülkelerde ödediği geçiş ücretleri, akaryakıt ücretleri, CMR sigorta prim ücretleri, Tır karnesi gideri, araçlara ilişkin ZMMS ile kasko, poliçe ücretleri, şoförlere ait vize ücretleri araçların tamir ve bakım ücretleri vs. yol harcırahlarının tamamını müvekkili şirket tarafından ödendiğini ve alınan navlundan mahsup edildiğini, davacı şirkete ait araçların satın alımında kullanılan araç kredisi veya başkaca bir borçları var ise davacının istemi üzerine bu ödemelerin tamamı da müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına ödendiğini, davalı ... ... ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin bu şekilde tezahür ettiğini, yaklaşık 4 yıl süre bu ticari ilişki süresince davacının, herhangi bir hak ve alacak ile ilgili davalı şirket ile ihtilaf yaşamadığını, davacının davalı şirkete hak ve alacağını sürekli aldığını ve bu konuda ihtilafın da olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, davacının dava dilekçesinde kendi mali müşavirleri ile davalı şirketin iş birliği yapmak suretiyle davacıyı zarara uğrattıklarını beyan ettikleri bu iddiaların kabul edilemez olduğunu davacının bu beyanı gerçekleri yansıtmaktan uzak hiçbir dayanağı olmayan soyut bir iddiadan ibaret olduğunu, davacı tarafın her yıl kendi ticari defter ve belgelerini dayanarak göstermek sureti ile KDV iadesi talebinde bulunduğunu, bu KDV iadesi taleplerini bizzat kendisinin yaptığını ve KDV iadelerini tahsil ettiğini, yani davacının kendi ticari defter ve belgelerinin içeriğinden haberdar ve defter ve belge içeriğine hakim olduğunu belirterek davacı tarafından imzalanmış olan 17/07/2017 tarihli sözleşme ve ibra belgesine rağmen davalı şirket aleyhine kötü niyetli olarak açmış olduğu ... . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına haklı olarak yapmış oldukları itirazın kabulü ile davacı yanın davasının reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının kötü niyetli olması sebebi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ          :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile; bilirkişi raporunda tarafların defterlerin yöntemine uygun tutulmamış olduğunun ifade edildiği, davacının alacak iddiasının yöntemine uygun tutulmuş kayıtlarla doğrulanmadığını, dava konusu araçların davalı şirket emrine verilmesine dair yazılı bir sözleşme ibraz edemediği ve davalı tarafça sunulan 17/07/2017 tarihli sözleşmede de ... , ... , ... , ... , ... , ...  plakalı araçlar ile ilgili tüm sorun ve sorumlulukları ... Lojistik Uluslararası Nak. Akaryakıt İnş. Gıda İth.  İhr. San. Tic. Ltd . Şti'ne ait olduğu her iki tarafın karşılıklı olarak birbirlerini, ibra ettikleri, bu sözleşmenin maddeleri haricinde iki firma arasında herhangi bir alacak verecek bulunmadığı öngörüldüğünden, davacının bu ibranamenin aksini ispat edemediği davalı ...'un davacının bilgisi haricinde gerçeğe uygun düşmeyen hesap tuttuğuna dair iddianın ispatına yarayan delil de olmadığı kanaatine varıldığı, davacının dava konusu araçlara ilişkin sözleşme koşullarını, sözleşme bedelini ve sözleşme gereğince alacaklı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair karar verilmiştir. <br>DAVACI VEKİLLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili Av. ... istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasında bir ticari ilişki olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, bu ticari ilişki davalı şirket tarafından da kabul edildiğini, dosyaya sunulan faturalara da herhangi bir itiraz edilmediği, faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığının davalı tarafça kabul edildiğini, dosyaya konu borcun doğup doğmadığı hususunda en küçük bir tereddüt, şüphenin bulunmadığı, davalı tarafın da bu hususta hiç bir itirazının bulunmadığını, dolayısıyla yerel mahkeme kararının gerekçesinde \"davacının alacak iddiasının yöntemine uygun tutulmuş kayıtlarla doğrulanmadığı, dava konusu araçların davalı şirket emrine verilmesine dair yazılı bir sözleşme ibraz edemediği\" şeklindeki tespitin, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere ve dolayısıyla hukuka aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlık, dosyaya konu borcun doğup doğmadığına ilişkin değil, bu borcun davalı tarafından ödenip ödenmediğine dair olduğunu, dava konusu olan araçların kira bedelleri ise bu harcama kalemlerinden tamamen farklı bir konu olduğunu, müvekkil şirketin yalnızca araçları davalı şirkete kiraya verdiğini, bunun karşılığında müvekkil şirkete kira bedeli ödenmesi gerektiğini, kiralanan araçların çalıştırılmasından kaynaklı maliyetlerin apayrı bir konu olduğunu, bu masrafları zaten aracı kim çalıştırıyorsa onun ödemesi gerektiğini, davalı şirketin, zaten kendisinin sorumluluğunda bulunan harcama kalemlerini ödediğinden bahisle, araçların kira bedelini ödemekten kaçınmasının hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasında bir ticari ilişki olduğu her iki tarafın da kabulünde olup, müvekkil şirkete ait araçların 2013-2017 yılları arasında davalı şirket tarafından işletildiği ve buna ilişkin kesilen faturaların gerçek olduğu hususunda her hangi bir ihtilafın bulunmadığını, yerel mahkemece, davacının alacağını ispatlayamadığı şeklindeki tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, asıl olan, müvekkilin alacağı dosyaya sunulan faturalarla, davalı şirketin kabulüyle ve bilirkişi raporuyla sabit olup, ispatlanamayan olgu ise bu borcun ödendiği iddiası olduğunu, ancak raporun içeriğinden de anlaşılacağı üzere muhasebe kayıtlarının usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediğini,  hiç bir belgeye dayanmadığı halde ödeme yapılmış gibi defterlere bir takım kayıtların düşüldüğünü,  2014 ve 2017 yıllarına ait kapanışların da tasdik ettirilmediği, söz konusu ibranamenin, müvekkil üzerinde oluşturulmuş yoğun baskılar neticesinde imzalatıldığını, müvekkil borcun ödenmesi hususunda karşı tarafla görüşmeler yapıldığını, karşı tarafın borcu kabul ettiğini, ödeyeceğini de beyan ettiğini, çeşitli bahanelerle müvekkilini oyaladıklarını, sonra da yine borç görüşmesi nedeniyle tarafların bir araya geldiğini, müvekkiline baskı ve tehdit altında protokol imzalatmaya çalıştıklarını, müvekkili itiraz edince de ancak ve ancak imzaladığı takdirde borcun tamamını kapatacakları vaadinde bulunduklarını, davalı tarafın, tamamen müvekkilin hulus ve saffetinden istifade ederek, iradesini sakata uğrattığını, yoğun baskı, tehdit ve hilelerle müvekkile ibranameyi imzalattıklarını, adi yazılı sözleşme şeklinde hazırlanan, hiç bir belgeye dayanmayan, içeriğinin doğruluğu ve hangi şartlarda imzalatıldığı hususunda dahi şaibeler bulunan ibranameye dayanılarak hüküm tesis edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, mahkemece ibranamenin doğruluğu araştırılmadan, davalının kira ödemelerini ne şekilde gerçekleştirdiği, ödeme yapılmış ise buna ilişkin ödeme belgelerinin varlığı araştırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerektiğini, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak,  davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... ... Lojistik Nak. Pet. Ürün. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ... . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına konu edilen alacak belgelerinin navlun alacağına ilişkin faturalar olduğunu, takibe konu edilmiş kira sözleşmesi ve kira alacağına ilişkin bir belgenin takibe konu edilmediği gibi bu yönde bir talepte de bulunulmadığının açık olduğunu, davacı taraf vekili istinaf dilekçesinde avukatlık meslek kurallarına aykırı şekilde mahkemeyi yanıltma kastı ile dosyaya sunulu bulunan bilirkişi raporunun 34. sayfasında var olan kayıtta müvekkilleri ... Lojistik Ltd.Şti'nin müvekkil şirketten 1.835.959,87.TL alacaklı olduğu yönünde tespitin bulunduğunu beyan ederek gerçek dışı bir tabloya yer verdiğini, müvekkile ve davacı ... Lojistik'e ait usulüne uygun kapanış tasdiki yapılmış olan ticari defterlerde incelenmesinde borç alacak olmadığının da tespit edildiğini, müvekkile ait ticari defterlerin tamamı usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğunun sabit olduğunu, davacı tarafından ticari defterlerindeki eksiklikler var ise bu defterlerin davacı lehine delil olamayacağının da sabit olduğunu, müvekkil aleyhine açılan takibin haksız olduğunu, bu sebeple itirazın iptali davasının reddi ile kötü niyetli takipten dolayı müvekkil lehine % 20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönündeki taleplerinin değerlendirmediğini, bu eksikliğin verilecek karar ile giderilebileceğinden müvekkil lehine % 20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yerel mahkeme kararının hukuka ve yasaya uygun olması sebebi ile davacı tarafın istinaf talebinin esastan reddi ile katılma yolu ile istinaf talebinin kabulü ile alacak tutarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER                                      :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE         :<br>Dava, navlun faturalarına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı taraf davalı şirket ile arasında ticari ilişki bulunduğunu, takibe konu faturalarda belirtilen  bedelin ödenmediğini, ayrıca diğer davalı ...'un mali müşaviri olduğunu, kendi ticari defterlerinde kayıtlı faturaları tahsil edilmiş gibi göstererek hesaplarda usulsüzlük yaptığını iddia etmiş, davalı şirket fatura bedellerinin ödendiğini ve buna ilişkin ibraname alındığını, diğer davalı ise ticari defterlerde usulsüzlük yapmadığını savunarak davanın reddini talep etmiş, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davacı vekili tarafından ve davalı şirket vekili tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davalı şirket tarafından davacıya olan borcunu ödediğini buna ilişkin 17.07.2017 tarihli \"Sözleşme\" başlıklı belge ibraz edilmiş, sunulan belgede \"İşbu sözleşme ... Lojistik Uluslararası Nakliye Akaryakıt İnşaat Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Limited Şirketi ile ... arasında yapılmaktadır. 04.10.2013 yılından 17.07.2017 tarihine kadar olan ticaret ilişkilerinin bittiğini sonucunda ... Lojistik Uluslararası Nakliye Akaryakıt İnşaat Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Limited Şirketinin, ...ne ...  plakalı yarı römorkun kalan sened ödeme tutarı olan 3.591 (üçbinbeşyüzdoksanbiravro) EURO'nun ödemesini gerçekleştikten sonra devrini alacağı, bu sözleşme tarihinden itibaren ... Lojistik Uluslararası Nakliye Akaryakıt İnşaat Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Limited Şirketine ait araçların kasko, trafik sigortası, Cmr sigortaları, şöför sigortları, şöför maaşları ile ilgili doğacak tüm sorunlar ile ilgili ...'nin herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olup hak talep edilemeyecektir. 04.10.2013 ile 17.07.2017 tarihleri arasında ve iş bu sözleşme tarihinden sonra ...  ve ...  plakalı araçlarla ilgili tüm sorun ve sorumluluklar ... Lojistik Uluslararası Nakliye Akaryakıt İnşaat Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Limited Şirketine aittir. Her iki firmanın birbirlerini karşılıklı olarak ibra ettiklerini beyan kabul ederiz. İşbu sözleşmenin maddeleri haricinde iki firma arasında herhangi bir alacak verecek bulunmamaktadır.\" ibarelerinin yazılı olduğu ve taraflar arasında imzalandığı anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu her iki tarafın da kabulündedir. İhtilaf, fatura bedellerinin davalı şirket tarafından ödenip ödenmediği, davalı tarafından sunulan \"Sözleşme\"  başlıklı ibra belgesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Takibe ve davaya konu alacak faturalara dayalı olduğundan, kural olarak alacağını ispat yükü davacı alacaklıdadır. Kural bu olmakla birlikte davalı taraf ödeme savunmasında bulunduğundan, artık davacı tarafın alacağını ispat yükü kalkmış olup, davalının ödeme savunmasını ispatlaması gerekmektedir.<br>İbra, 6100 sayılı TBK'nın 132. maddesinde düzenlenmiş olup, taraflar şekle bağlı olmaksızın düzenleyecekleri bir ibra sözleşmesi ile borcu tamamen veya kısmen ortadan kaldırabilirler. Dosyada bulunan ibranameden, davacı şirketin, davalı şirketten hiçbir alacağı kalmadığına dair yazılı ibraname belgesi imzaladığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalı tarafından sunulan 17/07/2017 tarihli ibranamenin davalı tarafından zorla, tehditle imzalatıldığını bu sebeple geçersiz olduğunu iddia etmiştir.<br>Davalının yazılı ibra belgesine karşı davacının da iddiasını HMK'nın 201. maddesine göre aynı kuvvette bir delille ispatlaması gerekmekte olup, bu konuda davacı tarafından yazılı bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır.<br>Davacı taraf ibranamenin zorla imzalatıldığına ilişkin soruşturma dosyası bulunduğunu ileri sürmüş, ... C.Başsavcılığı'nın ...  esas sayılı dosyası incelendiğine, davalı ..., ... , ... , ... , ...  ve ...  hakkında zorla sözleşme imzalatmak, birden fazla kişi ile yağma, resmi belgede sahtecilik, ticari şirket yöneticilerinin dolandırılması suçlarından yapılan soruşturma sonucunda kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı itibariyle davacı tarafın 17/07/2017 tarihli sözleşmenin zorla imzalatıldığına dair savunmasını ispat edemediği görüldüğünden taraflar arasında geçerli bir ibranamenin bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>İlk derece mahkemesince Yeminli Mali Müşavir bilirkişi ... 'dan rapor alınmış bilirkişi raporundan sonuç olarak \"Yevmiye defterine harhangi bir işlem kaydedilirken bir belgeye dayanması gerektiğini, bir işletmede ticari işlemler nedeniyle oluşabilecek değer hareketlerinin defterlerde yer alabilmesi, bunlara ilişkin objektif belgelerin bulunmasına ve söz konusu işlemlerin bu belgelere dayandırılarak defterlere kaydedilmelerine bağlı olduğunu, aksi davranışın duraksama yarattığını, gerek davacı ve gerekse davalı şirketin muhasebe defterleri kayıtları ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde mahsup kayıtları ile yapılan işlemlerde objektif bir tahsil ya da tediye makbuzlarına rastlanmadığını, düzenlenen faturaların, sadece 08/01/2015 tarih ve ...  nolu fatura hariç her iki şeklinde muhasebeleştirildiğinin sabit olduğunu, ancak genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve yerleşik ticari teamüllere göre, nakit olarak yapılan ödeme veya tahsilatın, makbuz, dekont ya da bunlara benzer bir belge ile yapılmasının esas olduğunu, tarafların defter ve belgeleri ile dosya kapsamına göre borç ve alacak konusunda objektif bir tespit yapma koşullarınının mevcut olmadığını” ifade ettiği görülmüştür.<br> Davacının alacak iddiasının yöntemine uygun tutulmuş kayıtlarla doğrulanmadığı, davalı tarafça sunulan 17/07/2017 tarihli sözleşmede her iki tarafın karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettikleri, bu sözleşmenin maddeleri haricinde iki taraf arasında herhangi bir alacak verecek bulunmadığı, davacının bu ibranamenin aksini yazılı delillerle ispat edemediği, diğer davalı ...'un davacının bilgisi haricinde gerçeğe uygun düşmeyen hesap tuttuğuna dair iddianın ispatına yarayan bir delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılarak ilk derece mahkemesince her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Davacı vekili Av. ...'in 31.03.2021 tarihli istinaf dilekçesi süresinde olmadığından dairemizce istinaf incelemesi sırasında dikkate alınmamıştır. <br>İİK'nin 67/2 maddesinde \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahamülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" hükmüne yer verildiği, davacı tarafın icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispatlanamadığından, davalı şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi usul ve yasaya uygun olup davalı şirket vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin  yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br><br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere             :<br>1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı karşı davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca  ESASTAN AYRI AYRI REDDİNE,<br>2)-a-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan  alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>    b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın istinaf başvurusunda bulunan davalı şirketten alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce  YAPILMASINA,<br>Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda  6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  19/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dadff431ed608b6a","SID":"b4065ad7ddffd096"}}