{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/1483 <br>KARAR NO: 2024/330<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 05/04/2022<br>NUMARASI: 2014/1087 Esas - 2022/283 Karar<br>DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 08/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/03/2012 tarihinde davalıya ait iş makineleri ile, davacının şirkete Kasko Sigortası ile sigortalı ... plakalı araçta bulunan konteynerler içerisindeki  yükün boşaltma işlemi sırasında gerçekleştirilen kusurlu hareket sebebiyle konteyner aracın çatı kısmına takılıp çatı kısmının sökülmesine ve devrilmesine sebebiyet verdiğini, söz konusu hasar sebebiyle sigortalı ...  plakalı araç üzerinde kasko sigortası genel şartları mucibince ekspertiz incelemesi yapıldığını ve zararın 9.254,00 TL olduğunun tespit edildiğini, sigorta zararının davacı şirketçe 30/04/2012 tarihinde tazmin edildiğini, davacı şirketin tazmin ettiği miktar kadar sigortalısının haklarına kanunen halef olduğundan ve sigortalımızın da kendisine kusurlu hareketi ile zarar veren davalıya genel hükümler uyarınca dava açma hakkı olduğundan işbu rücuen tazminat davası ikame edildiğini, davalıya şifahen ve 04.08.2012 ... sayılı yazı ile başvurulmuş olmasına rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenlerle sigortalısının tazmin edilen 9.254,00 TL sigorta zararının tazmin tarihi olan 30/04/2012 dan itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 01.03.2012 tarihinde kuruluşlarına iş makinelerinin kasko  sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı araçta bulunan konteynerler içindeki yükün boşalma işlemi sırasında davalı idarenin kusurlu hareketi sebebiyle konteyner aracın çatı kısmında takılıp  çatı kısmının sökülmesine ve devredilmesine sebebiyet verdiği iddiasıyla 9.254 TL zararın tazminini talep etmekte olduğunu ancak davacının maruz kaldığı hasara ilişkin  herhangi bir belgeye rastlanılmadığını, işletmeleri, ile müşterek olarak imzalanmış tutanağı da ibraz edemediğini, davacının hasar ile ilişkin olarak yetkisi olmayan kişilerce düzenlenmiş bir tutanağı da mahkemeye ibraz edemediğini, davacı tarafın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, Liman İşletme sahasında meydana gelen olayda davalının bir sorumluluğunun bulunmadığını, kaza olayında davacı şirketin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, bu durumun sorumluluğunun davacı işverende olduğunu beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"İspatlanamayan davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 01.03.2012 tarihinde, davalıya ait iş makineleri ile, müvekkili şirkete Kasko Sigortası ile sigortalı ... plakalı araçta bulunan konteynerler içerisindeki yükün boşaltma işlemi sırasında gerçekleştirilen kusurlu hareket sebebiyle konteyner aracın çatı kısmına takılıp çatı kısmının sökülmesine ve devrilmesine sebebiyet verdiğini, mahkemenin kararına dayanak olarak kullandığı Bolu İş Mahkemesinin 08/06/2017 tarih 2013/14 Esas 2017/254 Karar sayılı ilamı hatalı olarak değerlendirildiğini, bu kararda işveren ve işçi arasındaki kusur ve zarar yönünden uyuşmazlık söz konusu olduğunu, mahkemenin değerlendirmesinin aksine, bu dosyada alınan bilirkişi raporlarından, istinaf ve temyiz incelemesinde yapılan değerlendirilmelerden de anlaşılacağı üzere, dava konusu olayın davalının işyerinde meydana geldiğini, Yargıtay bozma ilamında \"..Davalı işçinin 01/03/2012 tarihinde Haydarpaşa Liman İşletmelerinde yük indirdiği sırada meydana gelen kaza sebebiyle..\" denilmek suretiyle bu hususun  tespit edildiğini, dosyada mevcut delillerde dahi hasarın TCDD Haydarpaşa Liman İşletmesinde gerçekleştiği belli olduğunu ve rapora aktarıldığını, dosyadaki delillere nazaran hasarın burada meydana gelmediğinin tespitinin yerinde olmadığını, 06/01/2016 ve 13/12/2012 tarihli dilekçelerde açıkça belirtilen ve talep edilen delillerinin gerektiği gibi toplanmadığını, tanıklarının dinlenmesini talep etmelerine rağmen tanıkların dinlenmediğini, mahkeme kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmelere dayandığını mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 01/03/2012 tarihinde, yurt içi ve yurt dışı taşımacılık işi ile uğraşan dava dışı ... Nak. Ve Tic. Ltd. Şti.'inde tır şoförü olarak çalışan dava dışı sürücü ...'ün kullandığı ... plakalı aracın, Fransa dan gelen yükünün, Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğüne bağlı liman İşletme Müdürlüğünde boşaltılması sırasında, boşaltma işinde kullanılan iş makinesinin yük indirirken tır'ın üst brandasına takılarak kamyon çatısının sökülmesine ve devrilmesine neden olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda olayın davalı liman işletmesinde meydana gelip gelmediği hususunda somut bilgi ve belgeye rastlanılmadığı sonucuna varılmış ise de aynı olay ile ilgili dava dışı ... Nak. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava dışı sürücü ... aleyhine Bolu İş Mahkemesine açtığı davada hükme esas alınan ve Yargıtay incelemesinden geçerek bozma konusu yapılmayan tespite göre; Haydarpaşa liman işletmesinin 14/01/2015 tarihli cevap yazısında \"limanımızda hem işletmemize ait hem de 3. Şahıslara ait birçok iş makineleri bulunmaktadır\" ve \" yükün mahiyetine ve özelliğine göre operasyon limanımız veya limanımızdan hizmet almakta olan acentalar tarafından  takip edilmektedir\" denilmektedir.  Dosyamıza celp edilen belgelerden ilgili acentanın \"...\" firması olduğu, liman sahasına giriş kaydı ile istif makinası  görevlilerinin bu iş için görevlendirildiğine dair kayıtların  bulunmamasından, ... firması ve onun yetkilisi ... tarafından çekici aracın-dorsesinin ve iş makinası ile görevlilerinin kayıtlandırılmadan yükü indirdiği anlaşılmıştır. Bolu İş Mahkemesinin 2013/14 Esas sayılı dosyada hükme esas alınan  20/03/2017 günlü raporda 2,59 m. dış yüksekliği olan konteyner için 2,75 m.net yüksekliği olan sabit tenteli aracı bu işte görevlendirdiği ve hasarın oluşmasındaki 16 cm.lik tavan boşluğunun riskli olabileceğini öngörmediği için ... Ltd Şti. yetkililerinin % 50 oranında kusurlu olduğunu,  ağır yüklü bir konteyneri boş konteyner elleçleme makinesi ile sabit tenteli dorsenin riskli tavan mesafesine rağmen indirerek dorse çatısının hasarlanmasına neden olan istif makinası operatörü ve yükün indirilmesi için operatörü  bulup getiren ... yetkilisi ...'in  birlikte % 50 oranında müşterek kusurlu oldukları belirtilmiş olup, bu rapor dosyamız açısından kuvvetli delil niteliğinde bulunduğundan, yükün indirilmesinin davalı liman işletmesinde yapıldığı anlaşılmakla birlikte yük indirme işini üstlenen, yük sahibi ile irtibatlı olduğu anlaşılan dava dışı ... firması ve yetkilisinin dava konusu yük taşıyan aracı giriş çıkış kaydı yapılmadan liman içine alıp yük boşaltmaya başladığı sırada meydana gelen  hasara  davalı işletmenin görevlilerinin dahili bulunmadığı, ilgili araçtan yükün boşaltılması ile ilgili olarak bilgi verilmediği, aracın giriş çıkış kaydının olmadığı dolayısı ile kaza ile davalı liman işletmesi arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sonuç itibari ile davanın reddine dair karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cc8bbd304ebb8db","SID":"b01e01056d263d7f"}}