{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2283 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/323<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/03/2020<br>NUMARASI\t: 2018/1053 Esas, 2020/242 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkilinin, davalıya iş hekimliği ve iş güvenliği uzmanı hizmeti verdiğini, ancak hizmetinin karşılığını alamadığını, davalının, müvekkiline 6.220,00 TL borçlu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:  Davalı tarafından davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı ticari defterleri sunmayıp hizmet almadığını iddia etse de, incelenen personel görevlendirme formları nedeniyle fatura tarihlerinde dava konusu hizmetlerin  eksiksiz biçimde verildiği, davalı, her an sözleşmeyi sistemden iptal etme hakkı bulunduğu halde iptal etmeyerek bu hizmetten yararlandığı, bu nedenle davalının, davacıya borçlu olduğu, işlemiş faiz talebinin uygun bulunmadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabul edilerek itirazın kısmen iptali ile takibin 6.220,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; gerek dava açılırken gerekse de yasal delil sunma süresi içerisinde dosyaya sunulmayan bahsi geçen personel görevlendirme formlarına dayanılarak karar verilmeyeceğini, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimlerine ilişkin yönetmelikte belirtildiği üzere, çok tehlikeli sınıfında yer alan iş yerlerinde iş güvenliği uzmanının çalışan başına ayda en az  40 dakika, iş yeri hekiminin de çalışan başına ayda en az 15 dakika hizmet vermesi gerektiğini, müvekkilinin de faaliyet alanı itibariyle çok tehlikeli iş sınıfında yer aldığını ve alacak iddiasına konu dönemde çalışan sayısının 25 kişi olduğunu, bu durumda iş güvenliği uzmanı ayda en az 1000 dakika ve işyeri hekimi de ayda en az 375 dakika hizmet vermesi gerekirken davacının kendisi tarafından sunulan belgelere göre bile yaklaşık %70 eksik hizmet verdiğini, eğer bir alacağa hükmedilecekse dahi verilmeyen hizmetlerin tenzil edilmesi gerektiğini, esasen hizmetin de hiçbir şekilde ifa edilmediğini, 2014 yılından itibaren davacıdan hizmet alınsa da daha sonrasında verilen hizmetlerde aksamalar başlayarak devamında hizmetlerin hiçbir surette verilmediğini, müvekkilinin ise, süregelen ticari ilişki ve aynı zamanda yeni bir İSG firması ile anlaşılıncaya kadar geçecek sürede SGK nezdinde herhangi bir müeyyideye uğramamak adına ve bu sistemsel uygulama hatırına da gelmeyerek ilgili sözleşmenin iptali yoluna gitmediğini, davacının hizmeti tam ve eksiksiz olarak verdiğini ispat etmesi gerektiğini, talebe konu ilk 3 faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, son 3 faturanın ise, geçmişten gelen ticari ilişki nedeniyle iyiniyet çerçevesinde  teslim alındığını, ancak faturalara konu hizmet verilmediği için davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, cari hesap ve fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 6.220,00 TL asıl alacak ve 256,05 TL faiz olmak üzere toplam 6.476,05 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 17/07/2019 tarihli raporda; davacı şirketin incelenen 2016-2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının inceleme günü gelmediğini ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, davaya konu olan faturalarda, faturayı teslim alan bölümünde imza ve isim bulunduğunu, ÇSGB personel görevlendirme detay raporlarında, ihtilafa konu tarihlerde iş yeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı olarak hizmet verildiği, dava tarihi itibariyle davacının, davalıdan 6.220,00 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.Mahkemenin gerekçeli kararında emsal olarak gösterdiği Dairemizin 2017/1603 Esas 2018/789 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, e-devlet sistemi ile entegre çalışan İSG Katip yazılımıyla, iş sağlığı ve güvenliği müfettişlerinin teftişlerine gerek kalmadan Çalışma Bakanlığının, hizmet almayan tüzel kişilikleri belirleyerek cezai işlem yapabildiği, alınan iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi hizmetlerinin resmi olarak başlaması için bir şirket yetkilisinin kendi e-devlet şifresiyle İSG KATİP sistemine giriş yaparak aldığı hizmeti onaylaması gerektiği, bu işlemler gerçekleştikten sonra, Bakanlığın veri tabanında, şirketin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurduğunun gözükeceği ve resmi olarak hizmetin başlamış olacağı, bu sisteme göre Hizmet Alan İşyerleri (HAİ) İle OSGB arasında sözleşme yapılabilmesi için hizmet alımı yapacak olan işyerinin SGK sicil numarasını sözleşme yapacağı OSGB'ye bildirmesi ve HAİ'nin sözleşme girişinin OSGB'ler tarafından yapılması gerektiği, OSGB'ler gerekli işlemleri tamamladıktan sonra HAİ e-bildirge kullanıcısının İSG-KATİP'e giriş yaparak sözleşmesini onaylamasının yeterli olduğu, sözleşmenin onaylanması ve iptali işlemlerinin buradan yapıldığı belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı, hizmet bedelinin tahsilini talep etmiş olup taraflar arasında öncesinden beri süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğu davalının beyanlarından da anlaşılacağı üzere sabittir. Uyuşmazlık, dava konusu edilen faturalara ilişkin hizmetin ifa edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı, dosya kapsamında yer alan ÇSGB raporuna göre, davacı ile olan iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği sözleşmelerine göre uyuşmazlık konusu dönemde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurmuştur. İstinafında, delil olarak sunulmayan bu belgeye dayanılamayacağını ileri süren davalı, SGK nezdinde herhangi bir müeyyideye uğramamak ve bu sistemsel uygulama hatırlarına gelmediği için sözleşmenin iptali yoluna gidilmediğini beyan ederek esasen bu belgenin içeriğini de doğrulamıştır. Dolayısıyla hizmetin kendisine verilmediği veya aksatıldığı iddiasında bulunan davalının, sisteme giriş yaparak sözleşmeyi iptal etme hakkı bulunduğundan bu noktada, sözleşmeyi hangi niyetle ayakta tuttuğunun bir önemi yoktur. O halde uyuşmazlık konusu döneme ilişkin hizmetin alındığı sabit olup hizmet almadığını ispat etmesi gereken davalı, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden Mahkemece tesis edilen karar isabetli olmuştur.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1053  Esas, 2020/242 Karar sayılı ve 05/03/2020 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 106,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 321,38 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.07/03/2024\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7db65d3eca2ec122","SID":"9df679fcdea2ef06"}}