{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2292 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/307<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/01/2020<br>NUMARASI\t: 2017/867 Esas, 2020/83 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkilinin Solar Centaur 50 Povver Set projesini devreye almak ve performans testlerine nezaret edilmesi işini üstlendiğini, bunun için müvekkili tarafından hizmet teklifi gönderildiğini, teklifnamenin 5. maddesi gereği davacılar tarafından uzmanlar gönderileceğini ve bu uzmanların çalıştıkları her gün için davalı tarafından müvekkiline 1.000,00 ABD Doları +KDV ödeneceğini, yine davalı tarafından 5.000,00 ABD Doları avans ödenmesi yapılacağının kararlaştırıldığını, teklifin davalı tarafından imzalanarak davacıya mail atıldığını, teklifin kabul edilmesi üzerinde davalı tarafından 5.000 USD avans ödemesi gerçekleştirdiğini, davacı firma tarafından sözleşme konusu işin bitirildiği ve davalı tarafa fatura düzenlendiğini, davalıdan 113.350,96 TL alacaklarının olduğunu, ancak faturanın davalı tarafça ödenmemesi neticesinde davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, bunun üzerinde takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşme konusu edimini yerine getirmediğini, buna rağmen davalı şirketin fatura konusu borcu ödediğini, davalı şirketin defterlerinin incelendiği zaman bunun anlaşılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında, Solar Centaur 50 Power Set projesinin devreye alınarak performans testlerine nezaret etme işine ilişkin yazılı sözleşme kapsamında kurulan ticari ilişki kapsamında davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, sözleşmede 5.000 USD'nin avans olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve işin bedelinin gün başı 1.000 USD olarak belirlendiği, tarafların incelenen 2017 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfını haiz olduğu ve her iki yanın ticari defterlerinde 02/02/2017 tarihinde 5.000 USD karşılığı olarak 18.907,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödendiği ile birlikte davacının davalıdan 110.281,76 TL alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların yer aldığı, davalının BA kayıtlarında da söz konusu faturanın KDV indiriminde kullanıldığı, dolayısı ile işin yerine getirilmediğinin ispatının davalı tarafa ait olduğu ancak bu hususta herhangi bir delil sunulmadığı dolayısı ile işin yerine getirildiğinin sunulan belgeler ve ispat yükü de birlikte değerlendirilerek davacı tarafından ispat edildiği, davacının davalıya hitaben keşide ettiği ihtarnamede verilen sürede dikkate alınarak (07/04/2017 tarihinde tebliğ-5 günlük ödeme süresi) davacının ihtarname tebliğinden itibaren (13/04/2017-04/07/2017) ilgili dönem avans faiz oranları üzerinden işlemiş faizi talep edebileceği alınan ek raporda yapılan hesaplamada söz konusu bedelin 2.415,62 TL olduğunun belirtildiği ve bu tutar ile birlikte takip ile istenen ihtarname masrafını da davalıdan talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 112.854,31 TL (110.281,76 TL asıl alacak ve 2.415,62 TL işlemiş faiz ile 156,93 TL ihtarname masrafı) yönünden iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak miktarına takip tarihinde fiili ödeme tarihine kadar %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Davacı şirket tarafından müvekkili şirketin 15.02.2017 tarihli ve ... numaralı faturanın ödenmediği iddia edilmiş ise de davacının bu iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın sözleşme konusu edimini yerine getirmemesine rağmen müvekkili şirketin faturalara konu borcunu ödediğini, bilirkişi raporunda ve ek raporda hesaplanan ana para ve faiz tutarlarının, davacı tarafından talep edilen tutarlardan farklı tespit olunduğunu, davacı tarafından talep edilen ve bilirkişi tarafından hesaplanan işbu tutarların kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı nezdinde de tam olarak belirlenebilir olmadığından işbu alacaklar için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hizmet bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 6 İcra Müdürlüğü tarafından başlatılan icra takibinde yetki itirazının kabul edilerek dosyanın gönderildiği İstanbul Anadolu 5.İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile 110.941,76-TL fatura, 2.252,27-TL işlemiş faiz, 156,93-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 113.350,96-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 07.07.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 14.07.2017 tarihinde borca, borcun sebebine, faturaya, işleyecek faize, işlemiş faize, faiz oranına, faizin başlangıç tarihine, ihtar protesto giderine ve sair tüm hususlara itiraz ettiği ve borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekilinin 07.08.2017 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.<br>İstinafa konu uyuşmazlık, davacının icra takibine konu faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, Mahkeme kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir<br> Mahkemece uyuşmazlık konularında ve tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.<br>05/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yaptırıldığı, davalı tarafından davacının düzenlemiş olduğu 15.02.2017 tarihli 35.400,00-USD(129.188,76-TL KDV dahil) e- faturayı ticari defterlerine 15.02.2017 tarihinde ... yevmiye maddesi ile kayıt altına aldığı ve iş bu faturayı 2017 şubat dönemi form BA ile Gelir idaresi Başkanlığı'na beyan ettiği, yapılan incelemeler neticesinde, davacı şirket ile davalı ticari kayıtlarının örtüştüğü, iki tarafın ticari defterlerinde davacının davalıdan 30.400,00-USD karşılığı 110.281,76-TL alacak kaydının olduğunu, davalı ile karşılıklı mutabakat sonucu üstlendiği Solar Centuar 50 Power Set devreye alma ve performans testlerine nezaret edilmesi işi kapsamında hazırlanan ve davalı tarafça sunulan iş bitirme raporu incelendiğinde, davacı şirketin sorumluluğunda olan tüm kontrollerin yapılarak ünitenin sorunsuz olarak tam yükte çalışır halde bırakıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişiler tarafından sunulan 29/07/2019 tarihli ek raporda; takip tarihi itibariyle davacı şirketin kaydi olarak 110.281,76-TL anapara ve 2.415,62-TL işlemiş faiz (13.04.2017 ihtarname ile temerrüt başlangıç tarihi -04.07.2017 takip tarihi arası), 156,93-TL ihtar protesto masrafı toplam 112.854,31 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Her ne kadar davalı, takip dayanağı fatura konusu hizmeti almadıklarını savunmuşsa da, faturaları itiraz ve etmeyerek defterlerine işlediği anlaşılmaktadır.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445 Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı)Somut olayda, taraflar arasında, davalının İstanbul Tuzla'da bulunan tesisinde, Solar Centaur 50 Povver Set projesini devreye almak ve performans testlerine nezaret edilmesine ilişkin hizmet alım sözleşmesinin bulunduğu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı tarafça sunulan iş bitirme raporuna göre, davacı şirketin sorumluluğunda olan tüm kontrollerin yapılarak ünitenin sorunsuz olarak tam yükte çalışır halde bırakıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Yine, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, hizmet bedeline ilişkin davaya konu faturanın her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla 110.281,76-TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının faturalara süresi içinde itiraz etmediği  ve  defterlerine kaydettiği ayrıca davaya konu faturanın BA-BS beyannameleri ile taraflarca karşılıklı olarak vergi dairesine beyan edildiği anlaşıldığından davalının fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. Davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle icra takibine konu fatura alacağı yönünden iddialarını ispat ettiği anlaşılmış, davalı tarafından borcun ödendiği savunmasına yönelik dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil sunulmamıştır. Davalı bu fatura nedeniyle borcu olmadığını ispatlayamamıştır. Diğer taraftan fatura ile belirlenmiş alacak likit olduğundan, davacı lehine asıl alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına hükmedilmesi yerinde olup Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/867 Esas, 2020/83 Karar sayılı ve 28/01/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.927,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.499,80 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.07/03/2024 <br><br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fa5a479ce3f1300","SID":"fe57be97be6baf60"}}