{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2020/2298 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/308<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/07/2020<br>NUMARASI\t: 2018/939 Esas, 2020/343 Karar\t  <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 01.12.2017 tarihinde TV Reklam Sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafça gönderilen mailde 17.438,00-TL eksik ifa ile müvekkili şirketin alacaklı olduğunun kabul ve beyan edildiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu bedelin ihtarname ile talep edildiği ancak verilen sürede ödeme yapılmadığını, bunun üzerine icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğundan bahisle itirazın iptali ile davalı aleyhine % 20 icar inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:  Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafın bilirkişi incelemesi için defter, kayıt ve belgelerini ibraz ettiği, ancak davalı tarafın verilen kesin süreye ve yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın ticari defterlerinin lehine delil olduğu, davacı tarafça sunulan ticari defter, kayıt ve belgelere göre düzenlenerek hükme esas alınmasında sakınca görülmeyen ve Mahkemece de benimsenen bilirkişi raporunda tespit edilen miktara göre davacı şirketin davalı taraftan takip tarihi itibariyle 17.438,00-TL. asıl alacak, 577,60-TL. takip öncesi işlemiş faiz ve 225,58-TL. İhtarname gideri olmak üzere toplam 18.241,18-TL. alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne icra dosyasına yapılan toplam 18.241,18-TL.'ye ilişkin itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek (yıllık % 10,25 oranını geçmemek üzere) avans faizi uygulanmak suretiyle takibin diğer kayıt ve şartlarda aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; dosyaya sunulan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, huzurdaki dosyada müvekkilinin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, eksik inceleme sonucu raporun sadece davacı iddiaları ve defterleri esas alınarak düzenlendiğini, ilk derece Mahkemesinin dosyada başka bir inceleme yapma gereği dahi duymadan bu hali ile karar verdiğini, müvekkilinin inceleme gününden haberdar olmadığı gibi önceki vekillerini azletmiş olduğundan huzurdaki dosyaya vakıf olmadıklarını dosyaya yeni vekaletname ibraz ederek, bu hususu belirtmiş olmalarına rağmen, dosyanın bu hali ile karar çıktığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında akdedilen TV Reklam Sözleşmesi gereğince televizyonda yayınlanacak bazı programlarda kullanılacak bant reklamlarından sözleşmeye göre yayımlanmayanların bedelinin iadesi istemine ilişkin girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında, davacı tarafça davalı borçlu aleyhine 17.438,00TL asıl alacak, 225,58-TL ihtar gideri ve 600,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.263,78-TL nin tahsili istemiyle ilamsız icra takibine girişildiği, örnek 7 nolu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süresi içerisinde davalı borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve İİK 67.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde de davacı tarafça iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Taraflar arasında hizmet alım ilişkisi bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının sözleşme kapsamında eksik ifa nedeniyle bedel iadesi istemiyle girişilen icra takibinde alacağının bulunup bulunmadığı, Mahkeme kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>İlk derece mahkemesinde alınan reklam sektörü uzmanı ve SMMM den oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 24/12/2019 tarihli raporda özetle; taraflar arasında 01/12/2017 tarihinde TV Reklam Sözleşmesi başlığı altında bir reklam yayın sözleşmesi yapıldığı, anılan sözleşmenin 01/12/2017-31/01/2018 tarihleri arasında geçerli olduğu, davalının, davacıya  e-mail atılarak sözleşmeye göre eksik yayınlanan reklamlar ile bunun tutarını davacıya açıkça bildirdiği, bu şekilde eksik yayınlanan reklamlardan dolayı davacının davalıdan 17.438,00-TL. tutarında alacaklı olduğunun belirtildiği, davalının sözleşmeye göre eksik yayınlattığını kabul ettiği reklamların telafisi bağlamında herhangi bir reklamı da sonradan yayınlatmadığı, öte yandan eksik yayınlanan reklam bedelinden ve dolayısıyla fazla ödemeden doğan tutarın da davalı tarafça davacıya ödenmediği, davacının ibraz edilen 2017-2018 yılı ticari defterlerin tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, ilgili kanun hükümlerine uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği, davacının muhasebe kayıtlarının bilgisayar sistemi ile tutulduğu ve muavin defter kayıtlarının birbiriyle tam mutabakat içinde olduğu, davacının muhasebe kayıtlarına göre 27/06/2018 takip tarihi itibariyle davalıdan 17.438,00-TL. alacaklı göründüğü, davalı şirketin 13/12/2019 tarihindeki incelemeye katılmadığı, bu nedenle de davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenemediği, sonuç olarak davacıya ait incelenen 2017-2018 yılı cari hesap hareketlerine göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.438,00-TL. alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı alacaklı tarafça takip öncesi için 600,20-TL. tutarında işlemiş faiz talep edilmiş ise de, davacı tarafça davalıya Üsküdar 20. Noterliği’nden keşide edilen 21/02/2018 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamenin tebliğ tarihi dikkate alındığında yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan talep edebileceği işlemiş faiz tutarının sadece 577,60-TL. olabileceği, buna göre davacı tarafça 22,60-TL. fazla işlemiş faiz talep ediliğinin tespit edildiği belirtilerek görüş ve kanaat bildirilmiştir.\"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır\". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı) Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için 20/11/2019 tarihli duruşmada kesin süre verilmiş olup, duruşmaya katılmayan davalı şirkete, mahkemece verilen ara karar gereğince inceleme gününde ticari defter ve eki belgelerini sunması veya yerinde inceleme talep edilecek ise inceleme adresini bildirmesi ve incelemeye hazır tutması için inceleme gününe kadar kesin süre verilmiş, aksi takdirde defter ve eki belgelerini sunmaktan ve bunlara dayanmaktan kaçınmış sayılacağı hususunu içeren ihtar metni ve tebligat 04.12.2019 tarihinde davalının sözleşmedeki adresine tebliğ edilmiş, davalı taraf kesin süre verilmesine rağmen defterlerini ibraz etmemiştir. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır.Kaldı ki davalı tarafça davacı tarafa gönderilen ve itirazı uğramayan 15.01.2018 e-mail içeriğinde, davalının sözleşmeye göre eksik yayınlanan reklamlar ile bunun tutarını davacıya açıkça bildirmiş, bu şekilde eksik yayınlanan reklamlardan dolayı davacının davalıdan 17.438,00-TL tutarında alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalı, reklamları sözleşmeye göre eksik yayınlattığını kabul etmiş ve davalı kabul ettiği bu miktarı ödediğini de istinaf dilekçesinde ileri sürmemiştir. Bu hali ile davacının sözleşmeye göre yayımlanmayan reklam bedelinin iadesi isteminde haklı olduğu görülmektedir. Bu sebeple Mahkemece tesis edilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. <br>Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/939 Esas, 2020/343 Karar sayılı ve 13/07/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 311,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,09 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.07/03/2024<br><br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97ba75c31cca8d23","SID":"6a37a1f2cacd7e13"}}