{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2022/2281 - 2024/431<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2281 <br>KARAR NO\t: 2024/431<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/608 Esas 2022/590 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20/03/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  davalı ...’ın ve davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait muayene istasyonunda bulunan, davalı ...'e ait ... plakalı aracın sürücüsü diğer davalı ...'ın kasıtlı olarak araç muayene istasyonundaki unsurlara davalı sigorta şirketine sigortalı araç ile  çarpması sonucunda unsurların zarara uğradığını belirterek, meydana gelen zarar nedeniyle 33.532,70 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline  karar verilmesini talep  etmiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen zararın poliçe kapsamında kalmadığını, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, hasar ile meydana gelen olay arasında illiyet bağının olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, müvekkili şirketinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini  belirterek davanın  reddini talep etmiştir.<br>\tDiğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, trafik sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketlerinin, sigortalı araç sürücülerinin kusurları ile neden oldukları ve poliçe kapsamındaki zararları sigortalısı adına ödemeyi üstlendikleri,  28.08.2020 günü saat 16.51 sıralarında, mülkiyeti ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta tarafından sigortalı olan, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’nın sevk ve idaresindeki aracı ile ... ve Tic. AŞ. Firma Lojistik Üssü Muayene getirerek, muayene peronunu dikkatli, tedbirli bir şekilde dikiz aynalarına bakarak ve arkasına gözcü koymak suretiyle kontrollü bir şekilde perona girmesi gerekirken, bu trafik kurallarına riayet etmeyerek kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere hızlı bir şekilde dikkatsiz, tedbirsiz bir şekilde geri geri gelerek giriş kapına çarpması neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde,  ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın, 2918 sayılı K.Y.T.K.'nın asli kusurlardan  mad.84/j (manevra düzenleyen genel şartlara uymamak,) ve diğer kusurlardan mad. 67/1-b (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek, izin verilen hallerde bu manevraları yaparken karayolunun kullananlar  için tehlike ve engel yaratmamak,) bendi hükmüne aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle, tek taraflı kapıya çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasında tam kusurlu olduğu, araç sürücüsü ...'ın, maddi hasarlı  trafik kazasının oluşumumda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sigorta şirketi ile birlikte tüm davalıların zarardan sorumlu oldukları,  Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları’nın “Teminat Dışında Kalan Haller” maddesinde yer almayan dava konusu olay nedeniyle, ... tarafından davacıya hitaben düzenlenen 07.09.2020 tarihli fatura ile kapı ve servis çalışması adıyla toplam KDV dahil 33.532,70 TL tahakkukun yapıldığı görüldüğünden ve fatura ile sınırlı olmak üzere 33.532,70 TL’den davalıların sorumlu olduğunun  kabul edildiği, davalı ...'ın olayı kasten gerçekleştirdiği, ... ve ... haksız fiil sorumlusu olup, davalı ... ve ... yönünden 28/08/2020 olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 18/09/2020 dava  tarihinden başlayacak şekilde, davadaki talep avans faizi olup sigortalı aracın kamyonet olması sebebiyle avans faizi talep edilebileceğinin kabul edildiği, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmiş olup kısa karar yazılırken sehven \"...dava tarihinden..\" ibaresinin geçtiği bu kısmın \"...temerrüt tarihinden..\" olarak düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla buna ilişkin tashih şerhinin alt tarafa düşüldüğü gerekçesiyle ; \"1-Talebin kabulü ile; 33.532,70 TL'nin, davalılar ... ve ... yönünden 28/08/2020 olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 18/09/2020 temerrüt tarihinden, itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... istinaf dilekçesinde; dava konusu olayda kusuru bulunmadığını,  itirazlarının değerlendirilmediğini, kararı kabul etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; karayolu dışındaki araç muayene istasyonu içerisinde bulunan kapıya verilen ve poliçe teminatı dışında olan zarar ile ilgili davacı tarafın beyan ederek celbini talep ettiği \"mala zarar verme\" suç tipi ile açılmış soruşturma dosyası dosya içerisine alınmadan eksik inceleme ile fahiş bir tazminat belirlendiğini,  somut olayda, herhangi bir Kaza Tespit Tutanağının  mevcut olmadığını,  olayın, araç muayene istasyonunda bulunan kapıya zarar verilmek suretiyle gerçekleştiğini,  olay karayolunda gerçekleşmediği için 2918 sayılı KTK. kapsamında değerlendirilemeyecek bir \"haksız fiil\" olduğundan trafik sigortası teminatında bulunmadığını,  davacı tarafın, olayın \"kasten\" gerçekleştirildiğini, Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/2614 numaralı soruşturma dosyasının celp edilmesini talep ettiğini, ceza ilamının maddi olayları saptayan kısmının hukuk hakimini bağlayacağını, bu yargılamanın HMK. Md. 165 kapsamında \"bekletici sorun\" yapılması gerekirken bu hususa hiç değinilmemesinin eksik inceleme ile hüküm kurulması sonucunu doğurduğunu, kapı için tespit edilen tazminatın  fahiş derecede yüksek belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı  ... Sigorta AŞ vekilinin ve ...’ın  istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı sigorta vekili ile davalı ... tarafından istinaf edilmiştir. <br>\t\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nın 2. maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. <br>\tBu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.<br>\tAnılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.<br>\tYukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir.<br> \tDavaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin ( muayene istasyonu ) karayolu ile bağlantısı bulunmaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan meydana gelen zarar teminat kapsamındadır. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları da bu yönde olup kaza mahallinin KTK kapsamında olması nedeniyle, oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tKarayolları Trafik Kanununun 86. maddesine göre; işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.<br>\tKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın \"Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı\" başlıklı B.4-a maddesine göre \"Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,\" rücu edilebileceği düzenlenmiştir.<br>\tDavaya konu kaza, Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesinde sayılan mücbir sebep, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklanmamış, aracın işletilme halinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartların mevcut olduğu, davalı araç sürücüsünün kasıtlı eylemi teminat dışı hallerde düzenlenmeyip, rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olduğundan ve zararın teminat dışı olmamasına göre davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12.03.2019 tarih ve 2018/6259 Esas, 2019/2787 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 8/6/2022 tarih ve 2022/666 Esas, 2022/8446 Karar sayılı ilamı)\t<br>\tBilirkişi kurulu tarafından fatura bedelinin dosya kapsamına uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre tazminatın fahiş olduğuna ilişkin istinaf sebeplerine de itibar edilememiştir. <br>\tYukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davalı ...’ın ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...’ın ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2- İstinaf eden davalılardan alınması gereken 2.290,62  TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.225,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1734,77 TL harcın davalılardan  müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf eden taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>\t5-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  20/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01def0313961ae4f","SID":"285cf0706459cea8"}}