{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br><br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - [<br>\t  Av. ... - <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 26/03/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 06/07/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 2019 yılından beri devam eden inşaat sektörüne ilişkin ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirketin ticari ilişkiden kaynaklı yüklendiği edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, yapılan işler ve malzemeler için fatura kesildiğini, ancak müvekkili şirket tarafından kesilen 09.06.2021 tarih, .... numara ve 26.781,67 TL'lik, 09.06.2021 tarih,.... numara ve 254.341,50 TL'lik,  17.07.2021 tarih, ... numara ve 98.242,68 TL'lik e-Arşiv fatura olarak teslim edilen faturalar nedeniyle toplam 379.365,85 TL'lik oluşan borç miktarından 259.596,67 TL'lik kısmının yapılan tüm uyarılara rağmen davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı taraf aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurduklarını, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek   davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına davalı aleyhinde alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi aksine davacıdan alacaklı olduğunu, Konya Mavi HES Projesi kapsamında Trafo Merkezi İnşaatı İşi’nde taşeron firma olarak çalışan müvekkil şirketin, bir kısım işlerin yapılması konusunda davacı ile birlikte hareket  ettiğini, davacı şirket tarafından düzenlenen sırasıyla; 18.06.2020 tarih, ... no'lu, 247.802,30 TL bedelli; 22.07.2020 tarihli, ... no’lu, 182.230,82 TL bedelli; 09.09.2020 tarihli,... no'lu, 310.852,20 TL bedelli faturaların karşılığının, müvekkil şirket tarafından faturanın düzenlendiği aynı gün davacıya ödendiğini, davacının icra takibine konu ettiği  09.06.2021 tarihli,.... no'lu ve 254.341,50 TL bedelli fatura ile 09.06.2021 tarihli, ... no'lu ve 26.781,67 TL bedelli faturaya istinaden müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığından ilgili faturaların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 21/2 fıkrası uyarınca yasal süresi içerisinde sistem üzerinden reddedildiğini, davacı tarafından düzenlenen ve müvekkil şirket tarafından kabul edilen faturalara istinaden yapılan ödemeler haricinde müvekkili şirket tarafından davacıya, 22.07.2020 tarihinde 77.769,18 TL, 11.01.2021 tarihinde 42.000,00 TL olmak üzere toplam 119.769,18 TL tutarında avans ödemesi yapıldığını, davacı tarafından düzenlenen en son fatura olan 17.07.2021 tarihli, ... no'lu ve 98.242,68 TL bedelli fatura karşılığının, davacıya ödenmiş olan toplam 119.769,18 TL avans tutarından mahsup edildiğini, böylece ticari defter ve kayıtlara göre cari hesapta müvekkili şirketin davacıya borçlu değil, aksine 21.526,50 TL tutarında alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve davacının  %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"…Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı açık hesap şeklinde yürütülen ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu yazılı ya da kesin delillerle ispatlamak zorundadır. Davacı, usulüne uygun tuttuğu defter kayıtlarına göre alacaklı ise de, bu kayda itibar edilebilmesi için aynı şartlarda tutulmuş davalı defter kayıtlarıyla uyumlu olması gerekir. Davalı defter kayıtlarına göre ise davalı 21.526,50 TL tutarında davacıdan alacaklıdır. Defter kayıtları arasındaki bu uyumsuzluk, davacı tarafından tanzim edilen 09/06/2021 tarihli 254.341,50 TL bedelli fatura ile aynı tarihli 26.761,67 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı defterlerinden kayıtlı olmamasından ve davacının 2021 yılı defterlerindeki davalının  77.769,18 TL tutarında davacıdan alacaklı olduğuna ilişkin açılış kaydından kaynaklanmaktadır. 09/06/2021 tarihli 254.341,50 TL bedelli fatura ile aynı tarihli 26.761,67 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması karşısında davacının bu faturalara konu hizmeti sunduğunu ispatlaması gerekir. Ancak davacı tarafça bu yönde bir delil ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla davacı defterlerindeki bu iki adet faturaya ilişkin kayda itibar edilmesi mümkün değildir. Bu faturaların toplam bedeli 281.103,17 TL olup, bu faturalara ilişkin kayda itibar edilmediğinden (259.596,67 - 281.103,17 = - ...) davacının bakiye alacağının bulunmadığı kabul edilmiştir.<br>Davacı, açıkça yemin deliline dayandığından kendisine yemin delili hatırlatılmış, davacının yemin teklifi uyarınca isticvabına karar verilen davalı şirket temsilcileri borçlu olmadıklarına dair yemin etmişlerdir. Bu kapsamda davacı alacaklı olduğu yönündeki iddiasını yemin delili ile de ispatlayamamıştır.<br>Anılan nedenlerle davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davacının feri nitelikteki tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, davacı takibe itirazın haksız olduğu yönündeki iddiasını usulünce ispatlayamadığından davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Her ne kadar davalı da tazminat isteminde bulunmuş ise de, tek başına alacağın varlığının ispatlanamaması takibin kötüniyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığından ve davalı tarafça takibin kötüniyetli olduğu savunması usulünce ispatlanamadığından davalının da tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş…\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle; 10.02.2023 tarihinde mahkemeye  sunulmuş olan bilirkişi raporunda '' Davacı tarafın 2021 ve 2022 yılı Ticari defter kayıtlarına göre; dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı herhangi bir iade faturasının tanzim edilemediği, yapılan banka eft ödemesinden sonra davacı ... San. ve Tic. Ltd.Şti'nin davalı  ...Hiz. Ltd. Şti'nden 259.596.67 TL alacaklı olduğu'' huşularının tespit edildiğini, ancak mahkemenin bu raporu göz ardı ederek ''davanın reddi'' şeklinde hüküm kurduğunu, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar yerel  mahkemenin gerekçeli kararında '' 09/06/2021  tarihli 254.341,50 TL bedelli fatura ile aynı tarihli 26.761,67 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması karşısında davacının bu faturalara konu hizmeti sunduğunu ispatlaması gerekir. Ancak davacı tarafça bu yönde bir delil ibraz edilmemiştir.''  şeklinde açıklama yapmış olsa da faturaların ürün/hizmet cinsi yazan kısmının incelenmesinde yapmış oldukları hizmetlerin kolaylıkla görülebileceğini, davalı tarafın müvekkiline borcu olmadığı yönündeki itirazının gerçek dışı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Açılan dava itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir.  Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini  ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir. Dava konusu somut olayda dosya kapsamında davacının cari hesap ilişkisine dayalı olarak takip yaptığı, dosyadan alınan bilirkişi raporlarına göre tarafların ticari defterleri arasındaki farkın   09.06.2021 tarihli, ... TL bedelli fatura ile 09.06.2021 tarihli,....no’lu ve 26.781,67 TL bedelli faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu halde davalı defterinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmakta olup dosya kapsamında sözkonusu faturalarda belirtilen malların teslim edildiğini ve hizmetlerin ifa edildiğini ispata elverişli yazılı delil bulunmamaktadır.  Davalı taraf, davacı tarafça teklif edilen yemini eda etmiştir. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59a827c29f476c1c","SID":"1ff542b094d62197"}}