{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>49.  HUKUK    DAİRESİ<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>DOSYA NO: 2024/607 <br>KARAR NO: 2024/482<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2023<br>NUMARASI: 2022/773 Esas,  2023/974 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Asıl Davada İtirazın İptali, Karşı Davada İstirdat<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemlerinin tamam olduğu anlaşıldıktan sonra ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçelerinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan ön inceleme ve asıl incelemede  dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı. İstinaf sebepleri: Davacı, 04.01.2024 tarihli süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde;  mahkemeden, davacı tarafından  davalıya malların teslim edilmediğini, davacı tarafından ifasının yerine getirilmediği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen bu hususta karar verilmediğini,  ayrıca davacı tarafça malın teslim edildiği ve ifasını yerine getirdiğine ilişkin herhangi bir yazılı delil de sunulmadığını, faturanın muhatabınca malların teslime dair imzalı sevk irsaliyesi içinde ne olduğu açıkça belli olmak kaydıyla kargo kayıtlarının veya diğer yazılı belgelerin mahkemeye sunulması gerektiğini, alacaklının kendi defterlerindeki kayıtları dayanak belge ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini, ispat yükünün davacı karşı davalıda olduğunu, davacı karşı davalının çeki kesin delil olarak sunduğunu, çekin kambiyo senedi vasfında olmadığını davacı karşı davalı bizzat kendisinin söylediğini, ayrıca mücerretlik iddiasını davalıya karşı kullanamayacağını, alacaklı olduğunu davacı karşı davalının ispat etmek zorunda olduğunu, davacı karşı davalının soyutluk ilkesine dayanamayacağını, karşı dava yönünden davalı yanın sağlayacağı araçlar nedeni ile ön ödeme olarak kendisine 06/07/2021, 31/05/2021, 28/04/2021 tarihinde toplam da 150.000 TL ön ödeme yapıldığını, bu ödeme karşılığında davacı karşı davalının ne bir mal ne de bir hizmet verdiğini belirterek kararın kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yasal dayanak:Hukuk Muhakemeleri Kanunu;190, 191. maddeleri, Türk Medeni Kanunu 6, 688, 689, 690, 691, 694. maddeleri, 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu 18, 19, 20, 28, 38. maddeleri,  Türk Borçlar Kanunu  117, 118, 120. maddeleri, İcra İflas Kanunu 67. maddesi, Yargılama konusu olayda:  Davacı-karşı davalının; davacının borçlu davalı şirkete verdiği ve fatura ettiği hizmetten dolayı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına sunulan faturalardan kaynaklanan davalı şirketten 150.000,00-TL bakiye cari hesap (açık hesap) alacağının bulunduğunu, davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ettiği, Davalı-karşı davacının; taraflar arasında araç kiralama hususunda anlaşmaya varıldığını, davacı karşı davalının müvekkiline araç kiralaması gerekirken anlaşmaya uymadığını ve araçları kiralamadığını, müvekkili şirketin başta okullar olmak üzere kamu kurumlarına servis taşımacılığı hizmeti verdiğini, iş bu servis araçlarının müvekkilinin envanterinde ve ilgili kamu kurumlarına bildirmesinin zorunlu olduğunu, davacı karşı davalının söz konusu haksız göndermiş olduğu faturada belirttiği araçları kiralamadığını belirterek davanın reddini savunduğu, karşı davasında; davacı karşı davalı yanca sağlayacağı araçlar nedeni ile ön ödeme olarak kendisine 06/07/2021, 31/05/2021, 28/04/2021 tarihlerinde toplamda 150.000 TL ön ödeme yapıldığını, ancak bu ödeme karşılığında davacı karşı davalının ne bir mal ne de bir hizmet verdiğini, davacı karşı davalının haksız aldığı ödemeleri müvekkiline faizi ile birlikte ödemesi gerektiğini belirterek karşı davalarının kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ettiği, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde;  davacı alacaklı tarafından davalı borçlu şirket aleyhine 1fatura alacağının tahsili için 50.000,00-TL asıl alacak, 45.200,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 195.200,00-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 09/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 10/05/2022 tarihli dilekçe ile borca ve ferilere itiraz ettiği, Dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulü ile; icra takibine itirazın 150.000,00-TL asıl alacak yönünden kısmen iptali ile; takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren takipteki koşullar üzerinden faiz uygulanmak suretiyle devamına, karşı davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, HMK 4/a maddesi gereğince \"kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrı konulmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde\" görüleceğinin düzenlendiği, Somut olayda, esas davada davacı tarafça,  icra takibine faturadan kaynaklanan alacağın konu edildiği, faturaların konusunun araç kiralama bedeli olduğunun anlaşıldığı, karşı davanın ise, araç kiralama sözleşmesi gereğince ön ödeme olarak karşı tarafa  ödediği bedelin, araç teslimi yapılmaması nedeniyle iadesi talebine ilişkin olduğu, Mahkemece taraflar arasındaki faturalara dayanak sözleşmenin ve karşı davaya konu sözleşmenin dosya arasına sunulması için davacıya süre verilmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin araç kiralama sözleşmesi mi, servis hizmet sözleşmesi mi olduğunun tespiti ile araç kiralama sözleşmesi olduğunun tespiti halinde Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken görev hususu çözümlenmeden davanın esası hakkında karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda;  duruşma yapılmasına gerek olmadığı, Mahkemece taraflar arasındaki faturalara dayanak sözleşmenin ve karşı davaya konu sözleşmenin dosya arasına sunulması için davacıya süre verilmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin araç kiralama sözleşmesi mi, servis hizmet sözleşmesi mi olduğunun tespiti ile araç kiralama sözleşmesi olduğunun tespiti halinde Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken görev hususu çözümlenmeden davanın esası hakkında karar verilmesinin yerinde olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3-6 maddesi gereğince istinaf  başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacının istinaf  başvurusunun  KABULÜNE, İlk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE, Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna, Peşin karar harcının talep halinde yatırana iadesine, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi, açıkça anlatıldı. 28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54bff25eabe02ee9","SID":"74fec175e0d258b2"}}