{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>49.  HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>DOSYA NO: 2024/1001 <br>KARAR NO: 2024/650<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/10/2023<br>NUMARASI: 2022/530 Esas,  2023/767 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, İlk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf  başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı. <br>İstinaf sebepleri: Davalı, 08/01/2024 tarihinde süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; davacı yanın kiraladığı ve iş yerinin önünde bulunduğu yol üstü otopark alanının bir kısmı esasen iş yerinin bulunduğu ... binasının parseli içerisinde kaldığını, bu nedenle davacının böyle bir hakkının olmadığını, tapu ve kadastro müdürlüğünden tapu kaydı ve çap bilgilerinin celbi ile taraflar arasında imzalanan otopark alanın kiralama sözleşmesinde bahsi geçen yolüstü otoparkının taşınmaz sınırları içerisinde kalıp kalmadığının ve sınırları içinde ise davacının kiralama hakkı ve yetkisinin olup olmadığının tespiti için ek rapora gönderilmesi talebi hakkında ilk derece mahkemesince ara karar ile herhangi bir karar verilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, gerekçe olarak da savunmanın genişletilmesi veyahut değiştirilmesi yasağı gösterildiğini, sözleşmeye konu park alanının davacıya ait olup olmadığı mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporuna bu hususta süresinde itiraz ettiğini, tarafına usule aykırı olarak dava dilekçesi tebliğ edildiğinden süresinde davaya cevap veremediğini, bilirkişi raporlarında tüm delil ve tespitler salt davacı yanın ticari defterleri üzerinden sunulan deliller ile yapıldığını, davadan haberinin ancak bilirkişi raporunun tebliği ile mümkün olduğunu, iş bu sebeple adil yargılanma hakkı gereği ticari defterlerinin de incelenmek sureti ile dosyanın yeniden ek rapora gönderilmesi talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece nihai karar verildiğini, Bilirkişi  raporunda fatura kesim tarihlerinde ki alacaklara ilişkin muacceliyet tarihlerinden itibaren ticari faiz uygulandığını, ancak söz konusu faizler faturaların muacceliyet tarihlerinden takip tarihine kadar ki faiz miktarları hesaplandığında hatalı ve fahiş hesaplama yapıldığını, bir çok ayın fatura bedelleri aynı muacceliyet tarihleri farklı  olmasına rağmen iş bu aylarda ki faturalara ilişkin eşit faiz miktarları hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yasal dayanak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 190, 191. maddeleri, Türk Medeni Kanunu 6, 688. maddeleri, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu 20, 34, 38. maddeleri, İcra İflas Kanunu 67, 68, 269, 269/a, 269/b, 269/c maddeleri, Yargılama konusu olayda:  Davaya dayanak olan 18/02/2019 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde; tarafların arasında Abonelik sözleşmesinin akdedildiği, akdedilen sözleşme gereği aylık 1.450,00 TL+KDV abonelik ücreti karşılığından 01/09/2019 -31/12/2019 tarihleri arasında 10 araçlık otopark hizmeti verildiği, Dava; otopark kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; \"kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.\" şeklinde tanımlanmıştır. Dosya kapsamından; davaya dayanak olan 18/02/2019 tarihli Abonelik Sözleşmesinin 3.1. Maddesinde\" İş bu sözleşmeye konu otopark 1.450,00TL+KDV aylık abone ücreti karşılığında ABONE'ye, üyelerine çalışanlarına ve müşterilerine ücretsiz olarak kullandırmak üzere bırakılacaktır.\" hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin 3.4 maddesinde \" ABONE  otoparkın temizliği ve çevre düzenlemesi hususlarında gerekli titizliği göstermek zorundadır. ABONE, ilgili alanda görevli alanda bulunacak personelinin kılık- kıyafet, hal ve hareketlerini denetim altında tutacak ve herhangi bir olumsuzluğu sebebiyet verilmesini engelleyecektir\"  hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşme ve 30/01/2019 tarihli yazı içeriğine göre; dava konusu otoparkın zilyetliğinin davalıya devredildiği, davalının aylık 1.450,00 TL + KDV bedeli karşılığı otoparkı kullandığı, buna göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. Maddesinde düzenlenen kiralama ilişkisi olduğu, sözleşmenin 3.1. Maddesindeki \" İş bu sözleşme bir kiralama sözleşmesi değildir\" hükmünün sözleşmenin kira sözleşmesi niteliğini değiştirmeyeceği, sözleşme içeriğine göre davaya bakma görevinin  Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğundan bu nedenlerle Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girerek davanın kabulüne karar verilmesi hata bulunmaktadır. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, davaya bakma görevi kararı veren mahkemeye ait olmadığı halde yazılı olduğu şekilde gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin karar verilmiş olması sebebiyle, mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi  yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davalının istinaf  başvurusunun  KABULÜNE, İlk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA, Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE, Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna, Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile  KESİN olarak  karar verildi, açıkça  anlatıldı. 14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1421eae33dcfc9b7","SID":"89cfd885ef556bcf"}}