{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ           <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t      <br>ESAS NO\t: 2024/453 <br>KARAR NO\t: 2024/537<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/10/2023<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/612 E.-2023/732 K.<br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili 09.07.2014 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilince davalı ...'a karşı açılan istirdat ve menfi tespit davalarının birleştirilerek görüldüğünü, yargılama aşamasında ödeme yapılması nedeniyle menfi tespit davalarının istirdat davasına dönüştüğünü, istirdata dönüşen miktarlar ile ilgili faiz talep edilmediğinden Ankara 15.Ticaret Mahkemesinin 2011/283 E.  2013/148 K. sayılı kararında bu alacak için faiz ödenmesine karar verilmediğini, dosyanın Yargıtay 23. Hukuk Dairesinde temyiz incelemesinde olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.282.518,75 TL'lik alacağın ödeme tarihi 21.06.2011 tarihinden itibaren faiz tutarı olan 1.825.080,43 TL'nin ve 359.431.84 TL'lik alacağın ödendiği tarih 21.06.2011 tarihi itibariyle faiz tutarı olan 199.844,10 TL'nin dava tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada davacı vekilinin faiz talep etmediğini, mahkemece taleple bağlı kalınarak faize hükmedilmediğini, bu kararın davacı vekilince temyiz edilmediğini, iş bu davanın kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, ödeme tarihi ve dava tarihi arasında TBK'nın 82. maddesindeki iki yıllık süre geçtiğinden davacının alacak hakkının zaman aşımına uğradığını, davacı tarafça ödeme yapıldıktan sonra fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığından dava dışı kısım için zımni feragatinin söz konusu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, dava konusu faiz alacağının ödeme tarihinden değil, dava tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, iş bu davanın kabulü halinde ana para alacağına ilk davanın karar tarihinden itibaren faiz hesaplanacağını, ana paraya bağlı iş bu faiz alacağına ise ödeme tarihinden itibaren faiz hesaplanacağını, bunun mükerrerliğe yol açacağını, yine davacı tarafça faiz alacağına faiz talep edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesinin 22.02.2017 tarih ve 2014/525 E., 2017/145 K. sayılı kararıyla; İcra İflas Kanununun 72/7. maddesi gereğince istirdat davalarının ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde açılabileceği, hak düşürücü nitelikte bu sürenin re'sen gözetilmesi gerektiği, asıl  alacak için uygulanması gereken bu sürenin alacağın fer'i  niteliğinde olan faiz alacağı yönünden de uygulanacağı, ödemenin 21.06.2011 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 20.06.2019 tarih ve  2017/1833 E., 2019/999 K. sayılı kararıyla; \"1-HMK'nın 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>2-Davacı tarafça, davalı ... tarafından ceza faturalarının kesilmesi üzerine herhangi bir icra takibi yapılmadan önce ceza faturalarına konu tutarlar ihtirazi kayıtla ödenmiş olup, borçlu hakkında takip yapılmış olması, takibe süresinde itiraz edilmemesi veya itirazın kaldırılması nedeniyle paranın ödenmiş olması hallerinde uygulanması gereken İİK'nın 72. maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin, somut olayda uygulanması mümkün değildir.  (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 08.04.2010 tarih ve 2009/7494 E., 2010/4141 K., 30.06.2010 tarih ve 2009/12071 E., 2010/8259 K. sayılı kararları da aynı yöndedir.) Asıl alacak tutarları ile ilgili Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.07.2013 tarih ve 2011/283 E., 2013/148 K. sayılı ilamına konu alacak, iş bu dava tarihinden sonra icra takibi sonucu davalı ... tarafından icra dosyasına ödenmiş ise de, bu ödemenin İİK'nın 72. maddesinde düzenlenen borçlu (somut olayda davacı) tarafça yapılmış bir ödeme olduğundan söz edilemez.  <br>Öte yandan, faiz, asıl alacağın bir bölümü olmayıp,  asıl alacağa bağlı  fer’i nitelikte bir haktır. 6098 sayılı TBK'nın 131. uyarınca, asıl alacak sona erince fer’i haklar da sona ermiş sayılır. Faiz asıl alacağa bağlı olmasına rağmen, asıl alacaktan ayrı olarak dava veya takip konusu edilebilir. Asıl alacak için açılan davada faize ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması, daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına engel teşkil etmez. Ancak, faiz isteğinin ayrı bir davaya konu yapılması halinde, dava tarihi itibariyle asıl alacağın ödenmemiş olması, ödenmiş ise anılan madde hükmü uyarınca ihtirazi kayıt konulması şarttır. Aksi halde çekince konulmamış ya da halin icabı gereğince çekince konulmuş sayılan haller gerçekleşmemiş ise, faiz alacağı da sona ermiş sayılır.<br>Yukarıda özetlendiği üzere, davacı tarafça menfi tespit davasına konu edilen ceza faturaları icra takibine konu edilmeden yargılama sırasında ihtirazi kayıtla ödenmiş olup, davacı tarafın bu ödeme tutarlarına ilişkin faiz alacağını talep edebileceğinin kabulü gerekir. Ne var ki, dava konusu edilen alacak faiz alacağı olduğundan, TBK'nın 121/son ve TTK'nın 8. maddeleri uyarınca hüküm altına alınan tutara faiz yürütülmesi mümkün değildir. <br>Buna ilk derece mahkemesince, davacı tarafça  09.07.2014 tarihinde açılan davada davacı tarafın faiz alacağı ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edildiği gözetilerek, taraf vekillerinin rapora itirazları değerlendirilerek davacı tarafın işlemiş faiz alacağının hesaplanması veya hesaplatılması ve belirlenen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, İİK'nun 72/7. maddesine dayalı olarak hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Dairemizce, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını sunduğu 14.02.2017 tarihli dilekçesindeki, bilirkişi tarafından, T.C. Merkez Bankası avans faizi oranlarına göre ödeme tarihi 21.06.2011-28.12.2011 tarihleri arasındaki süre için %15, 29.12.2011-18.06.2012 tarihleri arasındaki süre için %17,75 oranları üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, dönemin tamamı ile ilgili %17,75 oranı üzerinden hesaplama yapıldığına yönelik itirazı yerinde görülmüş, T.C. Merkez Bankası avans faizi oranlarına göre yeniden hesaplama yapılmış, davacı tarafın toplam 1.597.369,48 TL.'yi talep edebileceği belirlenerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>3-Kararın niteliğine göre, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.\" denilerek, davacı vekilinin diğer hususlara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk derece Mahkemesi kararı düzeltilerek davanın kısmen kabulüne, 1.597.369,48 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacı vekilin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Dairemiz kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarih ve 2021/1107 E., 2021/2324 K. sayılı kararıyla; \"...Hukuk yargılamasında usul hükümlerinde yapılan değişiklikler derdest davalarda derhal uygulanır. Bir davaya hangi yargı kolunda bakılacağı konusu HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince dava şartıdır. HMK'nın 115/1. fıkrası gereğince anılan dava şartı yargılamanın her aşamasında (ilk derece ve istinaf mahkemeleri ile Yargıtayca) re'sen dikkate alınır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yukarıda izah edilen Kanun değişikliği kapsamında uyuşmazlık konusu davanın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan \"yargı yolunun caiz olmaması\" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür.\" gerekçesiyle, davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmeksizin Dairemiz kararı kaldırılarak İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesince Dairemiz kararı bozulmasına karşın, HMK'nın 373/(2). maddesi hükmüne aykırı olarak dosya Dairemize değil, İlk derece Mahkemesine gönderilmiştir. <br>Bu hususu benimseyen İlk derece Mahkemesinin  17.11.2021 tarih ve  2021/574 E., 2021/711 K. sayılı kararıyla; Yargıtay bozma kararı doğrultusunda HMK 114/1-b ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu (yargı yolunun caiz olmaması) nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 20.04.2022 tarih ve 2022/752 E., 2022/667 K. sayılı kararıyla; \"Taraf vekillerince kararın esası yönünden istinaf yoluna başvurulmadığı, istinaf başvurusunun fer'i nitelikteki yargılama gideri ve  vekalet ücretine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Kesin olan kararlara yönelik istinaf istemleri yönünden HMK'nın 346/(1) maddesi uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce de karar verilebileceği\" gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-b. maddeleri uyarınca reddine kesin olarak karar verilmiştir. <br> Daha sonra davacı tarafça aynı taleplerle açılan davada Ankara 7. İdare Mahkemesinin 24.02.2023 tarih ve 2022/1336 E. sayılı kararı ile; \"hukuk yargılamalarında usul hükümlerinde yapılan değişikliklerin derdest davalarda derhal uygulanacağı kuralı bilinmekle beraber, iş bu davanın sistem kullanım aşamasında düzenlenen cezai şarttan doğrudan kaynaklanan bir uyuşmazlık olmadığını, sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şarta ilişkin asıl alacağa konu davanın adli yargıda çözümlenerek  karara bağlanmasından sonra, bu alacağa bağlı olan feri nitelikteki faiz alacağına ilişkin olduğunu belirterek, asıl davaya bağlı olan bu davanın adli yargıda görülmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için iş bu dosya ile birlikte Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2021/574 sayılı dosyası mahkemesinden temin edildikten sonra dosyaların Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine\" karar vermiştir.<br>Uyuşmazlık Mahkemesinin 15.05.2023 tarih ve 2023/228 E., 2023/359 K. sayılı kararıyla; \"17. Faiz, hukuki niteliği itibarıyla alacaklının talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan belirli bir süre mahrum kalması nedeniyle, mahrum kaldığı zaman içinde meydana gelen zararına karşılık kendisine ödenmesi gereken ve asıl alacağa bağlı fer'i bir haktır. Talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan mahrum kalan ilgili mahrum kaldığı süre için faiz uygulanmasını isteme hakkına sahip olmakla birlikte, bu kaybın veya dolaylı bir kusurunun bulunması da kural olarak aranmaz. Hukuka aykırı işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi hakların karşılanmasının zaman içinde gecikmesi ve bu gecikmeden doğan zararın karşılanması için faiz uygulanması gerekmektedir.<br>18. Bu durumda hukuk yargılamalarında usul hükümlerinde yapılan değişikliklerin derdest davalarda derhal uygulanacağı kuralı bilinmekle beraber iş bu davanın sistem kullanım aşamasında düzenlenen cezai şarttan doğrudan kaynaklanan bir uyuşmazlık olmadığı, sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şarta ilişkin asıl alacağa konu davanın adli yargıda çözümlenerek  karara bağlanmasından sonra, bu alacağa bağlı olan feri nitelikteki faiz alacağına ilişkin olduğu, asıl davaya bağlı olan bu davanın adli yargıda görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.\" gerekçesiyle, Ankara 7. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.11.2021 tarih ve 2021/574 E., 2021/711 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Dosyanın gönderildiği İlk derece Mahkemesince; \"...Uyuşmazlık Mahkemesi kararına istinaden dosya yeni esasa kaydedilerek yapılan yargılama sonucunda, dosyadaki deliller, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2017/1833 sayılı kararı dikkate alınarak Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/283 Esas sayılı dosyasındaki menfi tespit davasına konu edilen ceza faturalarının icra takibine konu edilmeden yargılama sırasında ihtirazı kayıtla ödendiği, davacı tarafın bu ödeme tutarlarına ilişkin faiz alacağını talep edebileceği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; talep edilebilecek faiz tutarının 1.631.793,42 TL olarak hesaplandığı, 21/06/2011 tarihinden 28/12/2011 tarihine kadar geçen süre için %15, 29/12/2011 tarihinden 18/06/2012 tarihine kadar geçen süre için %17,75 oranında avans faizi üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, bu hesaplamaya göre davacının toplam 1.597.369,48 TL'yi talep edebileceği\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne. 1.597.369,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine(Bu sırada davalı vekili BAM kararındaki miktarın icra kanalıyla ödendiğini beyan etti.)<br> şerhiyle karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İcra İflas Kanunun 72/7 maddesi gereğince istirdat davalarının ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde açılabileceğini, bu süre hak düşürücü süre olup re'sen gözetilmesi gerektiğini, asıl alacak için uygulanması gereken bu sürenin alacağın fer’i niteliğinde olan faiz alacağı yönünden de uygulanacağını, davada ödemenin 21.06.2011 tarihinde yapıldığını, davanın ise 09.07.2014 tarihinde açıldığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal kararlarının da bu yönde olduğunu, İlk derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, davalı tarafından kesilen ve ihtirazi kayıtla ödenen ceza faturaları bedellerinin istirdatı için açılan davada talep edilmeyen faiz tutarlarının tahsili istemine  ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle Dairemizin 20.06.2019 tarih ve  2017/1833 E., 2019/999 K. sayılı kararı doğrultusunda karar verilmiş olmasına ve davalının istinaf itirazlarının Dairemiz kararında cevaplanmış bulunmasına, davalı vekilince kararın tevhimi sırasında belirtilen ve icra kanalıyla ödendiği belirtilen tutarın hükmün infazı sırasında göz önünde bulundurulacağının tabii bulunmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 109.116,31 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 27.297,07 TL'nin mahsubuyla kalan 81.819,24 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine, <br>4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>27.03.2024 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  27/03/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br>e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b56b33973672bcc0","SID":"905aa6ea1c7e5bcf"}}