{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2023<br>DAVA: Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 23/02/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, mahkemece verilen tedbir kararına itiraz ettiklerini, ihtiyati tedbir talep eden taraf, HMK m.390 gereği davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu,  HMK gereği aranan yaklaşık ispat kuralı da bertaraf edildiğini, mahkemece,  sadece davacı tarafın soyut iddiaları dikkate alınarak, taraflarının savunması dahi alınmadan, davacının iddialarına ispata yönelik hiçbir somut delil, done dosyaya sunulmamışken, tedbir kararına hükmedilmesi hakkaniyete ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini,  06.06.2023 tarihli tensip ile tarafımızın yokluğunda, hiç bir belgeye dayanmadan ihtiyati tedbir kararı verildiğini, verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"icra takibinden sonra iş bu menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmakla,  takibin durdurulmasına karar verilemez ancak yasal unsurlar mevcut olduğundan teminat karşılığında icra veznesine giren/girecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiştir. Tedbir geçici hukuki himaye kurumu olduğundan ve yasal olarak imkan olduğundan, kurumun niteliği de düşünülerek, özellikle, davalının, yokluklarında savunmaları alınmadan tedbir kararı verildiği şeklindeki itirazları da hukuken yerinde görülmemiştir\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir talebinde bulunan tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat etmiş olması gerektiğini, ilk derece  mahkemesince bu yaklaşık ispat yerine getirilmişcesine ihtiyati tedbire hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, protokole aykırı hareket eden davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, senetteki imzaya itirazının bulunmayışının davayı açmaktaki haksızlığını ortaya koyduğunu, para alacağına dayanan bir durumda ihtiyati tedbire hükmedilemeyeceğini, verilen tedbir kararının esas uyuşmazlığa çözüm niteliği arz ettiğini, bu nedenle ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa konu ara karar,  ihtiyati tedbirin itirazın reddine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, eldeki davanın İİK 72/3. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkin olduğu hükmedilen ihtiyati tedbirin ise yaklaşık ispatın aranmayacağı İİK 72/3.maddesinde düzenlenen tedbir niteliğinde olduğu ve bu nedenle yasa gereği verilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35ef99201c778a9a","SID":"571426691d11a391"}}