{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1337 <br>KARAR NO\t\t: 2024/599<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/435 E.  2021/128 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 21.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21.03.2024<br><br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.02.2021 tarih 2019/435 E. 2021/128 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracının zarar gördüğünü, davacının hasar ve değer kaybı zararı doğduğunu, davalının davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası şeklinde 20.000,00-TL hasar, 10,00-TL değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı sigorta şirtketi vekili, arabulucuğua başvurulmadığını, kazaya karıştığı belirtilen aracın  davalı nezdinde kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında ve maddi zararın varlığının ispatlanması halinde maddi zarardan teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, kusurun ve zararın tespiti için rapor alınması gerektiğini, davalının delil tespiti giderinden sorumlu olmadığını, faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,  trafik kazasında davalı tarafından sigortalı araç sürücünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının 29.073,00-TL hasar ve rayiç değere ğöre 5.000,00-TL değer kaybı zararının oluştuğu, zarardan zorunlu mali mesuliyet sigortacısının sorumlu olduğu, belirtilerek; davanın kabulüne karar veilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, arabuluculuğa başvurulmadığını, kaza ile hasarın uyumsuz olması nedeni ile davacının talepleri karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olmadığını, karşı araç sürücüsününde kusurlu olduğunu, hasar bedelinin fahiş olduğunu, davacının değer kaybına ilişkin talepleri poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, delil tespiti ve ekspertiz ücretinden davalının sorumlu olmayacağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybı zararının ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\t01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile  6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen  5/A- 1  maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup 06.09.2019 tarihli ara buluculuk son tutanağına göre davacının dava açmadan önce ara bulucuya buçvurduğu izahtan varestedir.<br>\t3.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )<br>\t4.\tDavalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan  açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç hasarı  ve değer kaybı bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\t5.\tSigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Somut olayda da davalı sigorta şirketi tarafından hasarın teminat dışı kaldığı savunulmuş ise de tüm dosya kapsamından araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası içeriğinden zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının somut deliller ile ispat edilemediği ve bu nedenle sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.<br>\t6. \t22.03.1976 gün 1/1 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı gereğince, delil tespit giderleri yargılama giderlerinden olduğu gibi ekspertiz ücreti de yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.- 2019/9723 K. )<br>\t7.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, aracında oluşan hasar dolayısıyla davacının hasar ve değer kaybı bedeli tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve zarar kalemlerinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, yargılama giderlerinden olan ekspertiz ücreti ile delil tespiti giderinin yargılama giderine dahil edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.327,57-TL'den peşin alınan  582,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.745,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"397c82602e44e404","SID":"b55fae3344df937f"}}