{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1374 <br>KARAR NO\t\t: 2024/612<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.04.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/332 Esas 2021/287 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 16.07.2019<br>KARAR TARİHİ\t: 22.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.03.2024<br><br>\tİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.04.2021 tarih 2019/332 Esas 2021/287 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracının zarar gördüğünü, davacının hasar ve değer kaybı zararı doğduğunu, davalının davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası şeklinde 10.000,00-TL hasar, 10,00-TL değer kaybı bedelinin davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı sigorta şirtketi vekili, kazaya karıştığı belirtilen aracın  davalı nezdinde kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında ve maddi zararın varlığının ispatlanması halinde maddi zarardan teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, kusurun ve zararın tespiti için rapor alınması gerektiğini, değer kaybı talebinin poliçe kapsamı dışında kaldığını, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,  trafik kazasında davalı ....'ın % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının 15.300,00-TL  hasar ve genel şartlara göre 2.241,00-TL, rayiç değere ğöre 4.000,00-TL değer kaybı  zararının oluştuğu, zarardan zorunlu mali mesuliyet sigortacısının ikame araç bedeli hariç olmak üzere sorumlu olduğu, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı  ... Sigorta A.Ş. vekili, kaza ile hasarın uyumsuz olması nedeni ile davacının talepleri karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olmadığını, karşı araç sürücüsününde kusurlu olduğunu, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın ATK raporu alınması gerektiğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu, davacının değer kaybına ilişkin talepleri poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, faiz başlangıç tarihinde hatta yapıldığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybı zararının ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )<br>\t3.\tTrafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur. Aracın onarılmadan hasarlı olarak satılması değer kaybı zararı talep edilmesine engel oluşturmaz. Zira, sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü  olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli yanında değer kaybı zararının talep edilmesi mümkündür.<br>\t4.\tDavalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan  açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç hasarı  ve değer kaybu bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\t5.\tSigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Somut olayda da davalı sigorta şirketi tarafından hasarın teminat dışı kaldığı savunulmuş ise de tüm dosya kapsamından araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası içeriğinden zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının somut deliller ile ispat edilemediği ve bu nedenle sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.<br>\t6.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan hasar dolayısıyla hasar ve değer kaybı bedeli tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve zarar kalemlerinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, hasar ve değer kaybı bedelinin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t7. \tEsasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın  30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. )<br>\t8.\tSomut olayda kaza tarihi 06.02.2019 olup dosya kapsamında yer alan belgelerden davacının tam olarak hangi tarihte sigorta şirketine başvurduğunu gösterir bilği ve belge bulunmadığınından davalı sigorta şirketinin en genç ödeme yapılmayacağını beyan ettiği 18.03.2019 tarihi itibariyle temerrüte düşeceği kabul ederek taleple bağlı şekilde değer artırım dilekçesi ile belirli hale getirilen tazminatın tamamına 18.03.2019 tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle davalının sorumluluğu cihetine gidilmesi gerekirken, aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.<br>\tBu durumda, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/332 Esas 2021/287 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavacının davasının KABULÜ ile 15.300-TL hasar 2.241-TL değer kaybı olmak üzere toplam 17.541-TL'nin  temerrüt tarihi olan 18.03.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,<br>\t492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.198,22 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 170,95-TL ve 128,00 TL ıslah bedeli olmak üzere toplam 298,95 TL'nin mahsubu ile bakiye 899,27-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>\tDavacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan  4.080-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan ilk masraf  221,75-TL, 9 davetiye gideri 47,5-TL, posta gideri 33,50-TL, keşif araç ücreti 200-TL, bilirkişi ücreti 1050-TL, keşif harcı 314-TL toplamı 1.866,75‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>\tHMK 333. md gereğince davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 162,10-TL başvurma harcı, 11,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 173,10-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 22.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"291ca940bf5246a1","SID":"cc1377a0e616d13c"}}