{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1387 <br>KARAR NO\t\t: 2024/606<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.06.2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/609 E.  2021/325 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 28.06.2016 <br>KARAR TARİHİ\t: 21.03.2024  <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:21.03.2024 <br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2021 tarih 2016/609 E. 2021/325 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...  tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :  Davacı vekili, davalıların işleteni ZMM sigortacı olduğu aracın karıştığı kaza nedeniyle davacının yaralanmasına neden olduğunu, olay nedeni ile davacının iş gücü kaybına uğradığını, kusurun karşı tarafta bulunduğunu, dana önce açılan kısmı davanın kesinleştiğini, davalıların oluşan zararı karşılması gerektiğini, belirterek; sigorta şirketi yönünden maddi tazminat ile sınırlı olmak üzere 8.477,93-TL iş gücü, 900,80-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.378,73-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep  etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın davacı ile davanlının babalarının cenazesine giderken meydana geldiğini, hatır taşıması bulunduğunu, davalının zarardan sorumlu olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aynı olaya ilişkin taraflar arasındaki\tKarşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/132 E. Sayılı dava dosyası kapsamında, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMSS sigortalı araç sürüsücüsü davalı ...'nın % 100 kusurlu olduğu, olay nedeni ile davacının  % 3,2 oranında sürekli 9 ay süre ile geçici meslekten kazanma gücünü kaybettiği, kazanç kaybının 8.977,93-TL ve tedavi giderlerinin 1.400,80-TL olduğu, davanın ıslah edilmemesi üzerine 500,00-TL iş görmezlik zararı ile 500,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın tahsiline, davalı ... Sigorta şirketine yönelik tedavi giderlerine ilişkin davanın husumet yönünden usulden reddine, karar verildiği, kararın 24.02.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararda hüküm altına alına miktarın mahsubu ile talep edilebilecek iş göremezlik tazminatının 8.477,93-TL, tedavi masraf alacağının 900,80-TL olduğu, kesinleşen karar gereğince tedavi gideri isteminin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :  Davalı ... vekili, davanın zamanşımına uğradığını, davalı sigorta şirketinin olay tarihinden faizden sorumlu tulması geretkiğini, mahkemce aksi kanaatte ise faiz başlangıç tarihinin ilk dava tarihi olması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin tedavi giderinden de sorumlu olduğunu, belirterek; kararın kladırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tDavalı ... tarafından süresinde zamanaşımı definde bulunulmuştur. Özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde kanunun kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir. Zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda Devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu halde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber, artık doğal bir borç (obligatio naturalis) haline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması gerekir. İşte, bu nedenle zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise, bir savunma aracıdır. ( Yargıtay HGK’nun  05/05/2010 tarih ve 2010/8-231 E. - 2010/255 K. )<br>\t3. Müteselsil borçluluğun en belirgin özelliği; alacaklıya karşı borçlulardan her birinin; edimin tamamından sorumlu olması, başka bir ifade ile alacaklının borçlulardan hepsini birden takip ya da dava edebileceği gibi bunların içinden dilediği birini veya birkaçını dava ya da takip edebilmesi ise de; bu özellik, müteselsil borçların nispi bağımsızlığını ortadan kaldırır nitelik taşımamaktadır. Müteselsil borçların nispi bağımsızlığı ilkesinin zamanaşımı yönünden sonuçları ise; müteselsil borçlulukta, zamanaşımının borçlulardan biri bakımından durmasının diğer borçlulara sirayet etmemesi; müteselsil borçlulardan birinin ileri sürdüğü zamanaşımı def'inden bunu ileri sürmemiş olanların yararlanmalarının mümkün bulunmamasıdır. Zamanaşımı def’i, borcu ortadan kaldırmayıp bunu ileri sürene borcu yerine getirmekten kaçınma yetkisi verdiğinden, teselsül hükümlerine dayalı olarak açılmış olan eldeki davada, zamanaşımı def’inin ancak bunu ileri süren müteselsil borçlu hakkında hüküm doğurur, diğer borçlular yönünden hüküm ifade etmez. ( Yargıtay 17. HD'nin 11.06.2020 tarih ve 2018/3875 E. - 2020/3386 K.) <br>\t4.\t2918 Sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar\" hükmüne, yine aynı kanunun 109/2.maddesinde ise, \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\" hükmüne yer verilmiştir. Özel kanun niteliğinde olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)'nun 109. maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesindeki düzenlemeden farklı, özel bir hüküm getirilerek Borçlar Kanunu’nun 60. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi, bu tür tazminat davaları yönünden iki yıl olarak düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise;  davanın cezayı gerektiren bir eylemden doğması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde, bu sürenin, maddi tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.<br>\t5.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2.maddesine göre, ceza kanununda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalarda uygulanabilmesi için, eylemin ceza kanununa göre suç sayılması gerekli ve yeterlidir. Fail hakkında mahkumiyet kararı verilmesi veya bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması şart değildir. Yine, Ceza Kanunu’nda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin, zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu da aranmaz. ( Yargıtay HGKurulu’nun 20.12.2006 tarih 2006/4-80 E. - 2006/813 K.) 30.11.2011 tarih ve 2011/17-569 E. 2011/710 K. )<br>\t6.\tHaksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. ( Yargıtay 4. HD'nin 12.12.2022 tarih ve 2021/21079 E. -  2022/16718 K. )<br>\t7.\tSomut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 12.08.2006 tarihinde meydana gelmiş, ek dava dava ise 28.06.2016 tarihinde açılmıştır. Dava ek dava olarak  açılmış,  ilk davada fazlaya  ilişkin hak  saklı tutulmuş ise de; saklı tutulan alacak miktarı yönünden  zamanaşımı işlemeye devam eder. Davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş olup KTK'nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde ATK tarafından düzenlenen raporda davacının tedavisinin devam ettiği ya da gelişen durum olduğuna dair  bir tespitin yer almadığı, artan maluliyete dair davacı yanın iddia ve ispatının bulunmadığı hususları da dikkate alındığında süresinde zamanaşımı definde bulunan davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, aksi şekilde verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.( Yargıtay 4. HD'nin 04.05.2023 tarih ve  2021/26766 E. - 2023/4933 K .,17. HD'nin 19.01.2015 tarih ve  2013/12723 E. -  2015/450 K. )<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ...'nın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2021 tarih 2016/609 E. 2021/325 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavacının davasının davalı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,<br>\tDavacının davasının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden KISMEN KABULÜ ile 8.477,93-TL iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 28.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\tFazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\t492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 579,12-TL karar harcının 32,04-TL'si  peşin  olarak  alındığından mahsubu ile bakiye 547,02-TL karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\tDavacı tarafından yatırılan 32,04-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 3.640,99-TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 9.378,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,<br>\tDavacı  tarafından yapılan 29,20-TL başvurma harcı, 4,30-TL vekalet harcı, 32,04 TL peşin harç ile 170,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 235,54-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı nazara alınarak hesap edilmiş 212,91 TL'sinin  davalı ... Sigorta A.Ş'den  alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\tDavalı ... tarafından yapılan 11,00-TL masrafın davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,<br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran taraflara iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı ...'nın ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 162,10 TL başvurma harcı, 29,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 191,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63c8a9619a0dc033","SID":"d52cdc009c673eb7"}}