{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1411 <br>KARAR NO\t\t: 2024/617<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.06.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/24 E. - 2021/87 K.\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Markanın Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüz Haksız Rekabetin Tespiti<br>KARAR TARİHİ\t: 22.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.03.2024<br><br>\tİzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09.06.2021 tarih 2020/24 E. - 2021/87 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, müvekkilinin 2016/11076 nolu \"...\" ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin markasından doğan haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve davalıya ait 2017/83738 tescil numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini, tecavüzün kaldırılmasını, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde  elkonulmasını ve yasada düzenlenmiş tedbirlerin alınmasını, haksız rekabetin tespitini, men'ini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı yana usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, süresinde davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı markasının görsel açıdan birtakım farkları olmasına rağmen fonetik ve anlamsal benzerliklerin genel anlamda aynı olduğu, markanın kullanıldığı ortalama tüketiciler nezdinde davacı markası ile davalı kullanımlarının ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu ve davacı markasına tecavüz oluşturduğu, yine davacı kutu tasarımı ile davalı kutu tasarımının ambalaj, renk ve kompozisyon olarak benzer olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, TTK.m.54 ve 55/a-4 uyarınca haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle  davanın kabülü ile, davalı adına tescilli 2017/83738 nolu \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı markasının, davacı markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, kaldırılmasına, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünleri üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, masrafların davalıya ait olmak üzere el konulan ürünlerdeki \"...\" ibaresinin silinmesi mümkün ise silinmesine, aksi halde imhasına, davalı ürün kutu tasarımın, davacı kutu tasarımına haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, müvekkiline ait ‘’...’’ markası ile davacıya ait ‘’...’’ markasının görsel açıdan farklılıklar olduğunun mahkeme kararı ve bilirkişi raporları ile teyit edilmesine karşın, müvekkiline ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin çelişkili olduğunu, markaların bütünsellik ilkesi kapsamında farklı olduğunu, yalnızca kelime ibaresine dayanarak her iki markanın aynı olduğu tespitinin hatalı olduğunu, içecek sektöründe yapılacak değerlendirmede Türkiye piyasasındaki ortalama tüketicinin ‘’...’’ ve ‘’...’’ kelimelerinin anlamsal olarak aynı olabileceğini düşünmesi ihtimalinin çok düşük olduğunu, dolayısıyla bir marka bütünsel açıdan farklı ise ilk bakışta ortalama tüketicinin karıştırma ihtimalinin de ortadan kalktığını, ortalama tüketicinin kelimelerin İngilizce anlamlarına değil, görselin bütünlüğüne baktığını, müvekkile ait ‘’...’’ markasının ayırt ediciliğe haiz olduğunu, yalnızca boom kelimesi baz alınarak müvekkiline ait markanın hükümsüz kılınamayacağını, bilirkişi raporunda \"...\" ibaresinin İngilizce anlamı, ayırt edicilikten yoksun patlama efekti anlamına gelen bir ifade olup, temel bir ifadenin yalnızca davacının tekeline verilmesinin marka hukukundaki köken ayırt etme fonksiyonu ile çeliştiğini, raporda davacı ve davalıya ait marka karşılaştırılması dışında kelime markasının yer aldığı fonların farklı renklerde olduğu, fonetik ve anlamsal açıdan benzerlik taşıması dışında görselliğin farklı olması nedeniyle müvekkile ait markanın farklılaştığı tespitine yer verildiğini, Sınai Mülkiyet Kanununun 5 ve 6. Maddelerinde öngörülen hiçbir şartın somut olayda mevcut olmadığını, mal ve hizmetler ile markaların benzerliğinde önceki markanın ayırt ediciliğinin kıstas alındığını, bu unsurlardan birinin eksikliğinde karıştırılma ihtimalinde söz edilmeyeceğini, davacıya ait markanın ayırt edici niteliğinin değerlendirilmediğini, davacı firmanın ürün nitelikleri, cirosu, tüketici nezdindeki konumunun değerlendirilmediğini, her iki markanın kelime unsurunda ilk vurgunun ‘’...’’ kısmında olduğu değerlendirilmediğini, markaların görsel olarak farklılık teşkil ettiğinin raporda tespit edildiği ve gerekçeli kararda yer verildiğini, bilirkişilerin haksız yararlanma şartları ve karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesine yönelik hiçbir inceleme yapmadıklarını, davacı markasına yönelik ayırt etme gücüne hiçbir şekilde değinilmediğini, karıştırılma ihtimali gerekçe gösterilecek bir markanın hükümsüz kılınması için tüm bu unsurların bir arada değerlendirilmesi gerektiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE :Dava, davacı adına tescilli markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkinini ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara elkonulmasını ve yasada düzenlenmiş tedbirlerin alınması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonucunda; taraflara ait markaların görsel açıdan birtakım farkları olmasına rağmen, fonetik ve anlamsal benzerliklerin genel anlamda aynı olduğu, markanın kullanıldığı ortalama tüketiciler nezdinde her iki markanın kullanımlarının ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, bu durumun davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davacı kutu tasarımı ile davalı kutu tasarımın ambalaj, renk ve kompozisyon olarak benzer olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğundan bu durumun haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan  59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30  TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 22.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"049013366abfcada","SID":"4b141f6a66424592"}}