{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1468 <br>KARAR NO\t\t: 2024/620<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/1468 E.  2021/233 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 22.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22.03.2024<br>\t<br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.02.2021 tarih 2018/1468 E. 2021/233 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş'nin  tek ortağı iken şirketteki tüm hisselerini davalı şirkete nominal bedel üzerinden devrettiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmede şirketin değerinin belirtilmemesi ve bunun dışında yazılı bir sözleşme de yapılmaması sebebiyle satış tarihindeki şirket hissesinin gerçek değerinin tespit edilerek şimdilik 10.000,00-TL alacağın devir tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalı tarafın sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri zamanında ve tam olarak yerine getirdiğini, davalı tarafın yükümlülüklerini tam ifa etmesine karşı davacının teminat ödemesini tam olarak ve zamanında yapmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, davalı tarafından davacıya hisse devirleri ile ilgili ödemesi gereken bedelleri ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, talebin dava dava dışı ... A.Ş.'ye ait hisselerin devir tarihi itibariyle gerçek bedellerinin tespiti ile ticari faiziyle birlikte tahsiline yönelik alacak davası niteliğinde olup, bilirkişi raporuna göre dava dışı şirketin ekonomik değeri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece denetime ve hüküm vermeye elverişli olmayan asıl ve ek rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup, şirketin tamamen borçlandırılmaya çalışıldığını, bunun için de alacakların borç olarak, borçların da alacak olarak kaydedildiğini, şirketle herhangi bir ticari ilişkisi olmayan kişilerin  alacaklı gösterildiğini, şirketin özkaynaklarının kayıtlarda yapılan usulsüzlüklerle yitirilmesinin sağlandığını, davalı firma defterleri ile devredilen şirket arasındaki kayıtların da birbirini doğrulamadığını, davalı şirketin borçlarının, davacıdan   devralınan dava dışı ... A.Ş'ye ait defterlere ... şirketinin borçlanması ve  özvarlığının yitirilmesi için  gerçeğe aykırı olarak kaydedildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarında hem davalı şirketin, hem de dava dışı şirketin hesap dökümlerinin celbi ile 15/09/2017-31/07/2018 tarihleri arasındaki süreçte dava dışı ... A.Ş'ye ait detay mizanın  dosyaya sunularak, ek bilirkişi raporunda detay mizanların ve hesap dökümlerinin defterlere uygunluğunun incelenmesi talep edilmiş ise de, bilirkişi raporunda \"şirketlerin iki ayrı tüzel kişiliğe haiz olduklarından, ortaklık yapısındaki değişiklikten bağımsız olarak, önceden kararlaştırılan kira ödemelerinin muhasebeleştirilmesinde bir anormallik olmadığı'' şeklinde değerlendirme yapılmakla yetinildiğini, 15/09/2017 tarihine dek dava dışı firmanın tüm hisselerini elinde bulunduran müvekkili tarafından sözleşmenin gereklerini yerine getirmeyen ve zamanında inşaatı bitirmeyen davalı firmaya hiçbir şekilde kira bedeli ödenmediğini, hatta bu sebeple davalı şirket tarafından davacı aleyhine kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle takip başlattığını, 11/10/2017 tarihinde dava dışı ... Kurumlarının hissesinin tamamını elinde bulunduran davalı firmanın kendi kendisine kira bedeli ödemesi yapmasıyla ancak bu bedelin defterlere alacak olarak kaydedilebileceğini, bu hususun bile defterlerde usulsüzlük yapıldığını açıkça ortaya koyduğunu, diğer taraftan kira bedelinin ödendiğinin kabulü halinde davacı aleyhine niçin kira bedellerinini ödenmediğinden bahisle icra takibi yapıldığının açıklanamadığını, kira sözleşmesinde davalı firmanın binayı tam ve eksiksiz olarak teslim etmesinin ardından ödenecek kira bedellerinin sözleşmenin 7.1 bendinde açıkça yazıldığını, taşınmazın tam ve gereği gibi teslim edilmiş olduğu varsayımında dahi kira bedeli ödemelerine 01/09/2017 tarihinde de başlanıp; 30/06/2017 tarihinde kira bedelinin ödenmiş olmasının mümkün olmadığını, diğer alacaklar hesabında kira teminatı olarak belirtilmiş olan kaynakların davacının teminat bedeli olarak davalı firmaya ödemiş olup, bu varsayımda dahi 650.000.000 TL olarak yazılan miktarın olarak hatalı yazıldığını, 16/12/2016 tarihinden 20/03/2017 tarihine dek toplam 688.987,155-TL tutarında teminata mahsuben ödeme yapıldığını, bunun da ... A.Ş'nin aktifinde değil, pasifinde yer alması gerektiğini, davalı şirketin kendisi ile müvekkilinden devraldığı ... A.Ş'nin aktif ve pasiflerini birbirine karıştırmış olup; iki defterin birbirini doğrulamadığını, komisyon gereği ödenmesi gerek ücretlerin tamamının müvekkilince devir öncesinde ...'ya ödendiğini, bunun dışında bir borç ya da alacak bulunmasının mümkün olmadığını, sipariş avansları hesabında kendisinden 438.467,34-TL alacaklı olunduğu görünen ... firmasından alacaklı olunmasının mümkün olmadığını, ... firmasının müvekkilinin ... A.Ş'nin okul mobilyalarını aldığı firma olup toplamda 346.780,00-TL ödeme yapıldığını, mobilya satın alınan firmadan ... A.Ş'nin alacaklı olması mümkün olmadığını, öğrenci ve personelin niçin demirbaşlar hesabında kaydedildiğinin anlaşılamadığını, 145.642,23-TL özel maliyet bedeli olarak belirlenen tutarların ...nın hesabına yazılmasının da defter içeriklerinin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini gösterdiğini, kira sözleşmesinde 4.taşınmazda yapılacak inşaat başlıklı 4.1 maddesine göre saha ve çevre düzenlenmesinin davalı şirket tarafından yapılması gerektiğini, buna ilişkin kaydın dava dışı ... A.Ş'ye ait defterlerde tutulmuş olmasının defterlerde usulsüzlük yapıldığının göstergesi olduğunu, bu bedelin davalı firmanın kayıtlarında bulunması gerektiğini, 30/06/2017- 31/12/2017 aralığında genel yönetim gideri 626.990,39-TL olarak belirtilmişse de, sözleşme gereği okulun tesliminin zamanında yapılmaması sebebiyle kira bedeli ödenmemiş olup, genel yönetim gideri altında kira bedelinin yazılmış olmasının gerçeğe aykırı olduğunu, kira bedellerinin ödenmesi halinde davacı aleyhine kira bedeline ilişkin takip başlatılmaması gerektiğini, 31/12/2017 tarihinde henüz okula su saati bağlanmadığını, su ücretinin genel giderler içerisinde yazılmasının gerçeğe aykırı olduğunu, ...'ya müzekkere yazılarak, dava dışı ...na su aboneliğinin ne zaman yapıldığı hususun mahkemece araştırılması istendiği halde bunun yapılmadığı, bilirkişi raporunun 8. sayfasında yer alan 885.568,59-TL ile raporun 9. sayfasında yer alan 304.872,14 TL ve 668.80,11-TL tutarındaki davacıya olan borcun devirden kaynaklanan, davacının okula kazandırdığı öğrenciler ve devir bedelleriyle ilgili olduğunu, sözleşmede belirtilen bedelin nominal bedel olup, bunun dışında hisse devri karşılığı olarak devredilen yerin okul olması sebebiyle bir takım kayıtlı ve kayıtsız taşınır mal, ticari çevre, öğrenciler ve isim hakkı birlikte devredildiğinden ve para ödemesi  konusunda şifahen anlaşıldığından sözleşmeyle tespit edilen miktarın gerçek bedel olduğunun kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflarca akdedilen hisse devri sözleşmesinde hisse devir bedeli 100.000.00-TL olarak belirlenmiş ise de, şirketin gerçek değeri vergi ve harçların yüksek çıkmaması için  davalı şirketin teklifiyle daha düşük gösterilmiş olup,  ticari teamüllere göre devirlerin genel olarak bu şekilde yapıldığını, dava dışı devredilen ... A.Ş'ye ait  tüm ticari defter ve kayıtların getirtilerek hisse devirlerinin değerlendirilmesi, davalı şirket kayıtları üzerinde  müvekkilim adına herhangi bir ödeme kaydının bulunup bulunmadığı, yine devredilen şirkete ait bilançolar celbedilerek devir tarihindeki şirket bilançosunda gösterilen şirkete ait varlıkların gerçek değerlerinin tespit ettirilerek, gerçek değerlere göre davalıya devredilen hisselerin bedelinin tespitiyle sonucuna göre hisse devrinden doğan alacağın belirlenmesi gerekeceğinden, hisse senetlerinin değerini tesbit edebilecek yeterliliğe sahip uzman bilirkişi heyetince inceleme yapılması gerekirken incelemenin bu uzmanlığa sahip olmayan tek bilirkişiye tevdii edilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, dava dava dışı ... A.Ş.'ye ait hisse devir bedelinin devir tarihi itibariyle gerçek değerinin tespiti ile davalıdan tahsiline yönelik alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tMahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>\tHÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 171,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 256,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 22.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7b77a2352d0ba0d","SID":"415a53674e8bbffc"}}