{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/152 <br>KARAR NO\t\t: 2024/629<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25.12.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/908 E.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 26.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26.03.2024<br><br>\tManisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.12.2023 tarih 2023/908 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP :İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, yargılama sürecinde talep konusu davalı şirket hisselerinin üçüncü kişilere devrinin engellenmesine yönelik tedbir olarak ve tensiple birlikte, davalı ... Şirketi’nin % 33 hissesi üzerine tedbir konulmasına ve tedbir kararının ticaret siciline bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, talep eden vekilinin, davalı şirket hisselerinin üçüncü kişilere devrinin engellenmesine yönelik tedbir olarak ve tensiple birlikte,  davalı ... Şirketi’nin %33 hissesi üzerine tedbir konulması talebinde bulunduğu, dayanak olarak adi yazılı sözleşme fotokopisi sunulduğu, bu kapsamda HMK'nın 389 maddesi gereğince yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, mahkemece verilen kararda TTK 595/1. maddesi dayanak olarak gösterilmiş ise de; taleplerinin \"inançlı işlem\" çerçevesinde olup, limited şirket hisselerine dair inançlı işlemler hakkında TTK 595 hükmünün geçerli olmadığını, müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen 23.06.2015 tarihli sözleşme ve ek sözleşmeler ile tesis edilen hukuki ilişkinin limited şirket hissesinin devrine yönelik bir sözleşme değil, davalı şirketin %33 oranındaki hisselerine ilişkin bir inançlı namı müstear işlemi niteliğinde olduğunu, inanç sözleşmelerinin resmi şekilde yapılması gerekli olmayıp, yazılı yapılmasının yeterli olduğunu, taraflar arasında münakit adi yazılı sözleşme suretinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, talep edildiği takdirde, 23.6.2015 tarihli sözleşme ile ek sözleşmenin asılları mahkeme kasasında muhafaza edilmek üzere Sayın Yerel Mahkemeye tevdi edileceğini, HMK 390/3 maddesi gereğince yaklaşık ispat koşullarının sağlandığını, inanç sözleşmesinin yazılı olmasının koşulunun bir geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı olduğunu, inançlı işlemin yazılı delilini inanç sözleşmesinin oluşturduğunu, kazandırıcı işlem resmi şekilde yapılsa dahi inanç sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasının gerekli olmayıp sadece yazılı yapılmasının zorunlu ve yeterli olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tGEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın istinafı talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin  uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir.  Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati tedbir isteyen (davacıdan) alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen (davacı) tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3c8112eeec7b859","SID":"6e49c10482b0bed1"}}