{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/343 Esas 2024/302  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/343 <br>KARAR NO\t: 2024/302<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2020<br>NUMARASI\t\t:  2018/211 Esas 2020/872 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALILAR \t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/03/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 21/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 21/03/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine yönelik itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu alacak kalemlerinin yasal dayanaklarını içerir bir belge bulunmadığını, müvekkillerinin icra takibine konu alacak kalemlerinden sorumlu olmadığını, hesap kat ihtarı çekilmeden temerrüt faizi işletildiğini, icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı asıl borçlu .. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalı ...'un sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, hesap kat ihtarnamesinde davalılara ödemede bulunmaları için 24 saat süre verildiği, ödemede bulunulmadığı, davalı asıl borçlu şirketin 11/02/2018 tarihinde, davalı kefilin 14/02/2018 tarihinde temerrüte düştüğü, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacaklı olduğu miktarın alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği, nakit alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davalı asıl borçlu şirketin 324.661,97 TL asıl alacak, 8.403,38 TL işlemiş faiz, 361,95 TL BSMV olmak üzere toplam 333,427,30 TL nakdi ve 4.800,00 TL gayri nakdi alacağa itirazının iptaline, davalı ...'un icra takip dosyasında 324.661,97 TL asıl alacak, 8.196,54 TL işlemiş faiz, 317,44 TL BSMV olmak üzere toplam 333.175,95 TL nakdi ve 4.800,00 TL gayri nakdi alacağa itirazının iptaline, takibin belirtilen miktarlar üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarının 306.758,40 TL'sine yıllık %23,21 oranında kalan 17.903,57 TL'sine takip tarihinden itibaren %28,08 oranında işleyecek faizle birlikte davalılardan tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen nakdi alacak tutarlar üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının (davalı ... ... sorumluluk tutarı 333.175,95 TL nakdi alacağın %20'si oranında hesaplanmak suretiyle) davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tam tutar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, faiz hesaplamasının hatalı yapıldığını, faiz oranının taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizine ilişkin maddesine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından tespit edilen en yüksek faiz oranının %32 olup, bu oranın %50 fazlası olan %48 oranının temerrüt faiz oranı olarak dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında akdedilen çek taahhütnamesi gereğince hamillere ödenecek çek sorumluluk bedelinin temerrüt faiziyle birlikte borçludan istenebileceği gibi çek sorumluluk bedellerinin de mahsup edilmek üzere bir hesapta blokeye alınmasını da talep edebileceklerini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince müvekkilinin haksız bir talepte bulunmadığını, genel kredi sözleşmesinde bankanın gayri nakdi risk tutarının depo edilmesini isteme hakkı olduğunun düzenlendiğini, kefilin kefaletinin kefalet tarihinden önce doğmuş krediler de dahil olmak üzere ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağını kabul ettiğini, depo edilmesi gereken çek taahhüt riskinden hem davalı şirketin hem de kefil sıfatıyla diğer davalının sorumlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br><br>\tAnkara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/2699 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 27/05/2020 tarihli rapor, KGF protokolü, çek hesabı açılış sözleşmesi, ödeme planı, davalı şirket banka hesap hareketleri, kredi kartı hesap özetleri, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDavalılar vekili davacı vekilinin istinaf dilekçesinin tebliği üzerine verdiği istinafa cevap dilekçesinde karara karşı itiraz sebeplerini bildirmiş ise de, istinaf aşamasında Uyap üzerinden sunduğu 21/02/2024 tarihli dilekçesi ile karara yönelik istinaf itirazlarının bulunmadığını, davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. <br>\tDava konusu Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/2699  sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 318.521,60 TL ticari kredi, 19.542,97 TL kredi kartından kaynaklanan nakit, 8.560,00 TL gayri nakit alacağın tahsili/depo edilmesi istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'a 05/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirkete bila tebliğ olduğu, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 08/03/2018 tarihinde borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 16/03/2018 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacı banka ile davalı şirket arasında 20/03/2017 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'un anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, davalı ...'un sözleşme tarihinde asıl borçlu şirketin  ortağı olduğu, bu nedenle TBK'nun 584. maddesi uyarınca eş rızasının alınmadığı, kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDavacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 308.642,07 TL kredi, 19.335,29 TL kredi kartından kaynaklanan nakdi borcun 24 saat içinde ödenmesi, 19.760,00 TL gayri nakdi alacağın 24 saat içinde depo edilmesi ihtarını içerir 06/02/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresine 09/02/2018 tarihinde bila tebliğ edildiği, davalı ...'a 12/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. <br>\tYargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi raporunda, davalı şirketin 11/02/2018, diğer davalının 14/02/2018 tarihinde temerrüte düştüğü, işbu ilişkide uygulanan akdi faizin yıllık %15,47, temerrüt faizinin %23,21 olacağı, kredi kartında akdi faizin yıllık %22,08, gecikme faizinin yıllık %28,08 olduğu, takip tarihi itibarıyla davacının davalı şirketten ticari krediden kaynaklanan 306.758,40 TL asıl alacak, 6.917,64 TL işlemiş faiz, 345,89 TL BSMV olmak üzere toplam 314.021,93 TL, kredi kartından kaynaklanan 17.903,57 TL asıl alacak, 1.485,74 TL işlemiş faiz, 16,06 TL BSMV olmak üzere toplam 19.405,37 TL nakdi  alacağı bulunduğu, davalı ...'dan ticari krediden kaynaklanan 306.758,40 TL asıl alacak, 6.719,78 TL işlemiş faiz, 301,82 TL BSMV olmak üzere toplam 313.780,00 TL, kredi kartından kaynaklanan 17.903,57 TL asıl alacak, 1.476,76 TL işlemiş faiz, 15,62 TL BSMV olmak üzere toplam 19.395,95 TL nakdi  alacağı bulunduğu, davalı tarafından iade edilmemiş ve davacının sorumluluk tutarı bulunan 3 adet çek olduğu, bu çekler için 4.800,00 TL sorumluluk bedeli bulunduğu tespit edilmiştir.<br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında davacıyla davalı şirketin imzaladığı genel kredi sözleşmesinde diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, dava konusu icra takibinde ticari krediler için %48, kredi kartı için %28,08 temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, kredi kartı için uygulanması gereken temerrüt faiz oranında 5464 sayılı Kanun uygulanacağından aynı oran olacak şekilde %28,08 temerrüt faiz oranı tespit edilmiş ise de, ticari kredi yönünden %23,21 temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. <br>\tİstinaf itirazı kapsamında dava konusu icra takibinde tahsili talep edilen ticari kredi için uygulanması gereken temerrüt faiz oranının burada tartışılması gerekmektedir.<br>\tTaraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizi başlıklı 10. maddesinde müşterinin temerrütün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini ödeyeceği hükme bağlanmıştır. <br>\tYargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/01/2015 tarih 2014/14648 Esas 2015/137 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Dosya kapsamından davacı bankanın dava konusu kredi alacağı için fiilen uyguladığı akdi faiz oranı yıllık %15,47'dir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalıların temerrüt tarihinde aynı tür krediler için fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmadığı gibi, halen bankanın tespit ettiği faiz oranı üzerinden temerrüt faiz oranının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Bu durumda davacının davalıların temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranının %15,47 olduğu, bu oranın %50 ilavesi suretiyle uygulanması gereken temerrüt faiz oranının ise %23,21 olduğu anlaşılmıştır.  <br>\tHal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda yer alan ve Yargıtay uygulamasına uygun nitelik taşıyan %23,21 temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu tespit edilen miktar üzerinden hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.  <br>\tÖte yandan, davacı vekili istinaf itirazları arasında depo edilmesi gereken çek taahhüt riskinden her iki davalının da sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Dava konusu icra takibinde davalılardan çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklanan 8.560,00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklanan 4.800,00 TL gayri nakdi alacağı bulunduğu tespit edildiğinden anılan miktara yönelik her iki davalının itirazının iptaline karar verilmiştir. Davacı yan hüküm altına alınan gayri nakdi alacak miktarından daha fazla miktarda takip tarihi itibarıyla gayri nakdi alacağı bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır. <br>\tBu durumda, mahkemece bilirkişi raporu ile tespit edilen gayri nakdi alacak miktarı üzerinden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>\t2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024<br><br>Başkan - ...          Üye - ...                   Üye - ...                 Zabıt Katibi - ...<br>...       ...      ...      ... <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26703882f672b88b","SID":"21ce77fa6e465831"}}