{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/986 - 2024/378<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2021/986 <br>KARAR NO\t: 2024/378<br>KARAR TARİHİ\t: 11/03/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/... ESAS-2019/... KARAR<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 11/03/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : ...<br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2019 tarih, 2017/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafından davacı aleyhine Adana ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, takibin bonoya dayanmakta olduğunu, takip dayanağı bonoların taraflar arasındaki 16.02.2015 tarihli sözleşmenin teminatı olarak düzenlendiğini, sözleşme uyarınca ... Bankasından çekilen kredinin geri ödemesinin davacı tarafından, ... Bank’tan çekilen kredinin geri ödemesinin ise davalı tarafından yapılacağını, davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirdiğinden bonoların bedelsiz olduğunu ileri sürülerek takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında 16/02/2015 tarihli yazılı bir sözleşmenin varlığı doğru olmakla birlikte, davalının sözleşmede belirtilen kredilere ilişkin hiç ödeme yapmadığını, davacının sözleşmedeki maddi hatadan yararlanmaya çalıştığını, davaya konu senet fotokopilerine senetlerin bedelsiz olduğu yönünde değil, sadece ciro edilemeyeceğine dair şerh konulduğunu, davacının hissedarı olduğu taşınmazın satışını engellemek ve alacağı sürüncemede bırakmak için eldeki davayı açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                              :<br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2019 tarih, 2017/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararı ile; taraflar arasındaki 16.02.2015 tarihli sözleşmede kullanılan ‘tarafımca’ ve ‘tarafınca’ ifadeleri sözleşmedeki borçlar yönünden tereddüde yol açmaktadır. Bununla birlikte sözleşmeyi ... ‘borçlu’ sıfatıyla imzalamıştır. Sözleşmedeki 2 kredinin asıl borçlusu ise banka kayıtlarına göre ...’dır. Bu vakıa aslında ...’ya ait kredi borcundan bir kısmının ... tarafından ödenmesinin taahhüt edildiğini ve bonoların da bu ödemenin teminatı olarak düzenlendiğini göstermektedir. Tanık ...; ...’nun nakde sıkışması nedeniyle ...’nın ... Bankasından ve ... Banktan kredi çekerek bunların bir kısmını ...’na verdiğini, sözleşmeye göre ... Bankasından çekilen kredinin kalan borcunun ... tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını beyan etmiştir. Bu verilere göre sözleşmedeki hatalı ifade ile “ ... Bankasından kullanılan ... numaralı kredinin 5 Ağustos 2011 5 Haziran 2018 arasında kalan 4 eşit taksit tarafınca ödenecektir” ifadesinin davacının borcunu gösterdiği ve bilirkişi raporunda belirtildiği gibi bu kredinin kalan 34 x 734,54 =  24.974,36.TL borcunun davacı ...’in üstlendiği borç olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı vekili bu kapsamda davacının borcunun 4 x 734,54 = 2.918,16.TL olduğunu ileri sürmekle birlikte bu tutar taahhüt karşılığında düzenlenen teminat bonolarındaki tutarla uyumsuz olduğu gibi kredinin banka nezdindeki kalan borç ile de uyumsuzdur. Netice itibariyle sözleşme uyarınca davacının ödemesi gereken tutarın 24.974,36.TL olduğu ve takip sonrası yapılan ödemeye göre 17.025,64.TL’nin 22/12/2016 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                            :<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas 2019/... Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde müvekkili davacı yönünden kaldırılarak, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesini, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                            :<br>Davalı vekili istinaf talebi ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık olmadığını, rapora her iki tarafın da itiraz ettiğini, mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazların haksız olarak reddedildiğini, imzasına itiraz ettikleri dava konusu ile hiçbir illiyet bağı bulunmayan 01/02/2015 tarihli belgenin bilirkişi incelemesine konu olduğunu bu durumun açıkça bozma nedeni olmakla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                            :<br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas, 2019/... Karar sayılı dosyası.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE               :<br>Dava, menfi tespit davası olup, yargılama sırasında yapılan ödeme ile istirdat davasına dönüşmüştür.<br>Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine 2 adet bonodan kaynaklı yapılan icra takibinde müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, zira bonolarına teminat amaçlı alındığını ve bedelsiz olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında icra dosyasına konu borç ödenerek davaya istirdat davası olarak devam edilmiş, davalı taraf davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Adana ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... sayılı dosyası ile alacaklı ... tarafından  borçlu ... aleyhine 2 adet bonodan kaynaklı icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 15/06/2014 tanzim tarihli, 15/12/2014 vade tarihli ve 15.000,00.TL bedelli bono ile yine 15/06/2014 tanzim tarihli, 15/04/2015 vade tarihli ve 15.000,00.TL bedelli bono olduğu, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasında imzalanan 16.02.2015 tarihli sözleşmede davalı ...'nın alacaklı sıfatıyla, davacı ...'nun ise borçlu sıfatıyla yer aldığı, sözleşmenin 1. maddesinde \"... müşteri nolu ... Bankasından bireysel olarak kullanılan ...'ya ait kredinin 05 Ağustos 2015-05 Haziran 2018 dönemleri arasında kalan 34 eşit taksit(734,54) tarafınca ödenecektir. Bunun karşılığında 15 Haziran 2014 tarihinde düzenlenen 15 Aralık 2014 vadeli on beş bin Türk Lirası, aynı tarihte 15 Nisan 2015 vadeli on beş bin Türk Lirası 2 adet senet teminat olarak verilmiş olup hiç bir şekilde ikinci veya üçüncü şahıslara devredilmeyecektir. Ödemeler yapıldıkça senetlerin arkasına ödenen bedel yazılıp toplam tutardan düşülmüş sayılacaktır.\" ibarelerinin, sözleşmenin 2. maddesinde \"... Bankadan ...’ya ait kredinin 10 Mart 2015 tarihinden sonraki 10.12.2018 tarihine kadar olan 45 eşit taksit (527 TL) tarafımca ödenecektir\" ibarelerinin, sözleşmenin 3.maddesinde ise \"Her iki kredi de sigorta kapsamında ödendiği takdirde teminat olarak verilen her iki senet tarafıma iade ödeme niteliği kaybetmiş olacaktır\" ibarelerinin bulunduğu ve sözleşmenin 2 nüsha olarak tanzim edildiği anlaşılmıştır.<br>... Bankası Adana ... Şubesi tarafından verilen cevabi yazıya göre davalı ...’nın adı geçen bankadan 01.07.2013 tarihinde 60 ay vadeli ve 32.000,00.TL tutarında kredi kullandığı, ... Bank Adana ... Şubesi tarafından verilen cevabi yazıya göre davalı ...’nın adı geçen bankadan 05/12/2013 tarihinde 60 ay vadeli ve 22.500,00.TL tutarında kredi kullandığı anlaşılmıştır.<br>Somut olayda, davalı ... tarafından dava dışı ... Bankası ve  ... Bank'tan krediler kullanıldığı, alınan kredilerin bir kısmının davalı tarafından davacıya verildiği, tarafların dava konusu 16/02/2015 tarihli \"SÖZLEŞMEDİR\" başlıklı belgeyi de aralarındaki hukuki ilişkiyi belgelemek amacıyla imzaladıkları ve dava konusu bonoların da iş bu kredi borçlarının bir kısmının davacı tarafından ödenmesinin teminatı olarak alındığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının iş bu kredi borçlarının ne kadarından sorumlu tutulacağı ve davacının kredi borçlarını ödeyip ödemediği noktasında toplandığı, davacının dava dilekçesindeki iddiasının aksine, taraflarca dosyaya sunulan ve imzaları inkar edilmeyen her iki 16/02/2015 tarihli sözleşme içeriğine göre de davacının gerek ... Bankası, gerekse ... Bank'tan çekilen kredi taksitlerinden sorumlu olduğu, zira ... Bank kredisinin davalı ...'nın sorumluluğunda olması durumunda iş bu sözleşmeye dahil edilmesinin ve sözleşmenin 2. maddesine göre belirli bir tarih aralığı belirtilerek sorumluluk anlaşması yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine sözleşmenin 3. maddesine göre her iki kredi ödenir ise senetlerin ...'na iade edileceği düzenlenmesinin de bu amaca hizmet ettiği, dolayısıyla davacının sadece ... Bankası kredilerinin 34 taksitinden sorumlu tutulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı, yine sözleşmenin 1. maddesine göre davacının ... Bankası kredisinin 05/08/2015-05/06/2018 tarihleri arasındaki döneme ait 34 taksitinden sorumlu olduğu ve iş bu taksit miktarının toplam 24.974,36.TL olduğu, sözleşmenin 2. maddesine göre davacının ... Bank kredisinin 10/03/2015-10/12/2018 tarihleri arasındaki döneme ait 45 taksitinden de sorumlu olduğu ve iş bu taksit miktarının da toplam 23.715,00.TL olduğu, bu haliyle davacının sorumlu olduğu toplam kredi taksitinin 48.689,36.TL olduğu, davanın niteliği itibariyle senetle ispat kuralı gereğince dinlenen tanık beyanlarının sonuca etkili olmayacağı, davacı tarafından 18/06/2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan 01/02/2015 tarihli belge altındaki imzanın davalı tarafından kabul edilmediği ve bahsi geçen belgenin sözleşme tarihinden önce olması ve belgenin 16/02/2015 tarihli sözleşme ile ilişkilendirilemediği halde iş bu belgenin gerek bilirkişi ek raporunda gerekse mahkeme kararında hesaplamaya esas alınmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının dava öncesinde sorumlu olduğu kredi taksitlerini ödediğine dair bir dekont ya da belge de sunamadığı, bu haliyle ispatlanamayan davanın reddi gerekirken bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden esas hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t                :<br>1-Davacı vekilinin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2019 tarih, 2017/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı vekilinin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2019 tarih, 2017/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>3-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2019 tarih, 2017/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>4-DAVANIN REDDİNE,<br>5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 341,55.TL harcın mahsubu ile bakiye 86,05.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>6-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>7-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf incelemesi yönünden;<br>1-a)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan peşin alınan 290,76.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,<br>2-a)6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan 162,10.TL istinaf başvuru harcı, 48,50.TL posta gideri olmak üzere toplam 210,60.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>b)6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 11/03/2024 tarihinde karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>  ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br><br>  ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br><br>  ¸e-imzalıdır<br>   <br>Katip <br><br>  ¸e-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0637f405cf7c0f61","SID":"df89a618200c1895"}}