{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi  Esas-Karar No: 2022/1936 - 2024/255<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1936 <br>KARAR NO\t: 2024/255<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/297 Esas 2022/465 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız fiilenden Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 21/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 15/03/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde;14/01/2021 tarihinde, davalıya ait olan  aracın müvekkiline ait araca kusuru ile çarparak hasar oluşmasına neden olduğunu, araçta oluşan hasar nedeniyle değer kaybı oluştuğunu ve müvekkilinin onarım süresinde araç mahrumiyeti zararı olduğunu, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek; değer kaybı için şimdilik 5.000,00 TL ve aracın serviste kaldığı süre zarfında araç kiralama bedeli olarak 3.610,80 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini, istemiştir. <br>\tDavacı vekili değer kaybına yönelik talebini 60.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tDavalı, yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini istemiştir. \t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacının talebinin, davalıya ait aracın neden olduğu kaza sonucu davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararı ile aracı kullanamamaktan kaynaklanan zararlarının  davalı tarafından giderilmesine ilişkin olduğu,\tkusur ve hasar bilirkişisinden raporda; davacıya ait aracın seyri sırasında, arkasından çarpan davalıya ait aracın asli %100 kusurlu olduğu, davacıya ait aracın tramerden temin edilen kayıtları, hasarlanan bölümleri gösterir resimleri de incelenip yapılan değerlendinme sonucu, davacıya ait aracın kazadan önceki hali dikkate alındığında ikinci el piyasa değerinin 960.000,00 TL olduğu, hasarlanan parçalar dikkate alındığında araçta oluşan değer kaybının 60.000,00 TL olduğu, aracın olağan tamir süresinin 30 gün olması gerektiği, davacıya 15 gün ikame araç sağlandığı ancak davacının 17 gün içinde araç kiraladığı. Davacının 15 günlük sürede, her bir gün için 212,40 TL net zararının oluşacağı, bu halde talep edilebilir  toplam zararın ise 3.186,00 TL olduğunun belirtildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacının değer kaybına yönelik talebinin tam kabulü, araç mahrumiyetine yönelik talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; <br>“1-Davacının değer kaybı tazminatı talebinin  kabulü ile; 60.000,00 TL'nin 14/01/2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>2-Davacının araç kiralama bedeli alacağına dair talebinin kısmen kabulü ile 3.186,00 TL'nin 14/01/2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,\"  karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; \tdavanın, müvekkilinin aracının ZMMS poliçesini tanzim eden şirkete yöneltilmesi gerektiğinden davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,\tayrıca müvekkilinin kaza tarihi itibariyle ... Sigorta tarafından tanzim edilen Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi olduğunu ve poliçece İMMS klozu bulunduğunu, mahkemece sigorta şirketine talepleri değerlendirilmiş ise de bu hususa kararda değinilmediğini, dolayısı ile söz konusu zararlardan her iki sigorta şirketinin sorumlu olduğunu;\tkusur durumunun belirlenmesi için, yolun yapım, bakım ve onarımından sorumlu kurumun da tespit edilmesi gerektiğini, bu husus tespit edilmeden müvekkilinin sorumluluğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu; kusur raporuna itirazlarının nazara alınmadan, müvekkiline ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini,\tdeğer kaybına yönelik olarak bilirkişi raporunun da denetime ve karar vermeye elverişli olmadığını, değer kaybının ne şekilde tespit edildiğinin ortaya konulmadığını, bu nedenle de kararın hatalı olduğunu, tespitin emsal Yargıtay içtihatları çerçevesinde yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, araçta oluşan değer kaybının ve araç mahrumiyeti nedeniyle zararların tazmini istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\t1-Davalı vekili, davanın sigorta şirketlerine yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, zarar gören, sigorta kapsamında kalan zararlarını, sigorta şirketinden talep edebileceği gibi araç sürücüsü ve işleteninden de talep edebileceğinden, sigortaya müracaat etmesine yönelik yasal zorunluluk bulunmadığından davalının husmete yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek esasa ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir. <br>\t2-Davalı vekilinin, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiil sorumluluğunda, davalı gerçek zarar ile sorumlu olduğundan, gerçek zararın doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarara yönelik olarak alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması ve rapora itiraz edilmesi durumunda, çelişki giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmemelidir.<br>\tEldeki davada, ilk derece mahkemesi tarafından makine mühendisi bilirkişiden alınan 24/11/2021 tarihli raporda, aracın markası, modeli, kilometresi, meydana gelen hasarın aracın kaza tarihindeki piyasa değerinin 740.000,00 TL olacağı, kaza neticesinde oluşan hasar nazara alındığında, araç onarılsa dahi aracın değer kaybına uğrayacağı ve serbest piyasa koşullarında değerinin 710.000,00 TL olacağı, buna göre davacının aracında 30.000,00 TL değer kaybı oluşacağı belirtilmiş iken, mahkemece hükme esas alınan 12/05/2022 tarihli raporda ise, davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle piyasa koşullarında ikinci el değerinin 960.000,00 TL olacağı, kaza sonrası onarılsa dahi araçta değer kaybı oluşacağı ve aracın kaza sonrası değerinin serbest piyasa koşullarında 900.000,00 TL olacağı buna göre araçta meydana gelen değer kaybının 60.000,00 TL olduğu belirtilmiş, rapora davalı tarafından itiraz edildiği görülmüştür.<br>\tHer iki raporda da, aynı usul ve yöntem ile araçta meydana gelen değer kaybı tespit edildiği halde, raporlar arasında gerek aracın kaza tarihindeki piyasa değerine yönelik olarak, gerekse de belirlenen değer kaybı açısından fahiş fark bulunduğundan, davalı tarafından hükme esas alınan ikinci rapora itiraz edilmiş olduğu da gözetilerek, öncelikle, davacıya ait aracın kaza tarihinden önceki hasar kayıtlarının tespiti açısından Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden, araç plaka ve şase no bilgileri belirtilerek kazadan önceki hasar kayıtları sorularak varsa dosyaya kazandırılmak suretiyle, bundan sonra dosya yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek, aracın marka ve modeli, özellikleri, kilometresi, varsa kazadan önceki hasar kayıtları ile değerine etki edecek hususlar değerlendirilerek serbest piyasa koşullarında kaza tarihindeki değeri ile kaza neticesinde meydana gelen hasar durumu, hasarlanan parçalarının aracın değerine etkisi de gözetilerek onarıldıktan sonra, serbest piyasa koşullarında aracın değerinin ne kadar olduğunun tespit edildiği, önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği rapor alınarak sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle davacıya ait aracın yukarıda açıklandığı üzere hasar kayıtları araştırılarak varsa hasar kayıtları dosyaya kazandırılarak, yeni bir bilirkişiden, hasar kayıtlarının da değerledirildiği ve önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği rapor alınarak sonucuna göre, kararın davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, olumlu olumsuz  karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 06/07/2022 tarihli 2021/297 Esas 2022/465 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip<br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b858362b8c21ba99","SID":"591a69ab6b5fc11b"}}