{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1731 \t\t      (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN<br>KARAR NO\t: 2024/187                               ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br> <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/06/2021<br>ESAS NO\t\t: 2012/267 E 2021/417 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/03/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...  vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; müvekkilinin tıbbi malzeme işiyle uğraştığı, davalı ...'un Sağlık Bakanlığı'nda doğrudan temin yoluyla alım yapmasına aracılık yapmayı teklif ettiği, karşılığında avans olarak dava konusu 15/11/2011 keşide tarihli 70.000,00 TL bedelli çeki keşide ederek anılan davalıya verdiğini, davacının  ihale ya da doğrudan temin yoluyla malzeme alımı olmayacağını öğrenmesi üzerine çeki istediğini, ancak davalının geri vermeyerek diğer davalıya ciro edildiğini belirterek müvekkili aleyhine icra takibin ekonu edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalılar davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece toplanan tüm deliller kapsamında davacının tıbbi malzeme işiyle uğraştığı, davalı ...'un aracılar vasıtasıyla bir şekilde davacıya ulaşarak Sağlık Bakanlığı'nda doğrudan temin yoluyla alım yapmasına aracılık yapmayı teklif ettiği, karşılığında dava konusu 15/11/2011 keşide tarihli ...Şubesi'ne ait 70.000,00 TL bedelli çeki davacıdan aldığı, davacının böyle bir ihale ya da doğrudan temin yoluyla malzeme alımı olmayacağını öğrenmesi üzerine davalı ...'dan çeki geri istediği, ancak davalının geri vermeyerek diğer davalı hemşehrisi olan Adıyaman İli, Kahta İlçesinde ikamet eden, ceza soruşturması aşamasındaki beyanına göre \"kahvecilik\" yapan ve sosyal ekonomik durumunu normal olarak açıklayan diğer davalı ...'a ciro yoluyla verdiği, ...'ın ise bu çeki alarak Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2012/4123 esas sayılı dosyasında takibe geçtiği, davalı ...'ın bu eylemi nedeniyle \"sanığın yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan\" kesinleşen ceza mahkumiyeti aldığı, diğer davalı ... hakkında Adıyaman 1. AĞCM'nin 2016/78 esas sayılı dosyasında verilen \"bedelsiz senedi kullanma\" suçundan verilen ceza mahkumiyetinin ise Gaziantep 15. BAM Dairesi Başkanlığı'nca \"şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği\" kaldırılarak beraatine yönelik karar verildiği, bu kararın da kesin olduğu, ancak verilen beraat kararının niteliği itibariyle mahkememiz açısından bağlayıcılık teşkil etmediği, toplanan deliller kapsamından söz konusu çekin keşide tarihi ve geriye doğru 2 yıllık süre zarfında tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları kapsamına göre böyle bir tutarı borç alıp verecek derecede ekonomik güce sahip olmadıkları gibi nakit ihtiyacına binaen elden 83.000,00 TL'lik bir paranın da 2010 yılı civarında sağlık tedavisi sırasında tanıştıklarını beyan eden ve farklı illerde yaşayan kişiler arasında alınıp-verilmesinin hayatın olağan akışı ve mantık kurallarına tamamen aykırılık teşkil edeceği, davalılar arasında bir ticari ilişki bulunduğunun kanıtlanamadığı, davalı ...'ın iş yeri bulunduğu ve 100 kişi istihdam ettiği yönündeki savunmaların dosya kapsamında toplanan delillerle ispatlanamadığı, bu durumda davalıların birlikte hareket ettiklerinin kabulünün zorunlu olduğu, davalı ...'ın iyi niyetli üçüncü kişi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davalılara  çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hükme karşı davalılardan hamil ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... vekili; müvekkilinin iyiniyetli ciro yoluyla hamil olduğunu, müvekkilinin davacı ile diğer davalı arasındaki temel ilişkiyi bilebilecek konumda olmadığını, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık;  bedelsizlik iddiasına dayalı eldeki menfi tespit davasında, davalı hamilin kötü niyetli olduğunun, çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı tarafça kanıtlanıp kanıtlanmadığı, hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; icra takibine konu çekin bedelsiz olduğu  son hamilin de iyiniyetli hamil olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.<br>Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcut olup anılan iki durumun gerçekleşmesi halinde senede karşı tanıkla ispat mümkündür. Öte yandan avans olarak verildiğinden bedelsizliğe dair kişisel def’înin sonraki hamillere ileri sürülmesi, ancak TTK’nın 687. maddesi gereğince hamillerin, senedi iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatıyla mümkündür (Çek  bakımından TTK’nın 790 ve 792 maddesi \t Bu itibarla gelinen aşamada kanun koyucunun takdiri hâkime bıraktığı “bile bile borçlunun zararına hareket” kavramı ve bu durumun ispatı hususuna değinmek yararlı olacaktır. Kambiyo senetlerinde kamu itimadına mazhar olma ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış olan kişisel def’îlerin sonraki hamillere ileri sürülememesinin bir istisnası olan bu kavram, TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile ilişkilidir. İyiniyetin var olup olmadığının her somut olayın özelliğine göre belirlenmesi gerektiğinden bu kavramın içeriği uyuşmazlıklardaki oluşa göre farklılaşabilecektir.<br>İspat konusunda ise; niteliği gereği bile bile borçlu zararına hareketin varlığının senetle ispatı aranmaz. Yani, borçlu, hamil olan davalıya karşı çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu tanık dâhil her türlü delille ispat edebilir. Bununla birlikte, ispat yükü çek borçlusunun üzerinde olup, borçlu tarafından hem def’îlerin varlığı (ki bu def'î bedelsizlik ise senede karşı senetle ispat kuralları gereği kesin/yazılı delillerle ispatı gerekecektir) hem de bunların senedi iktisap ederken hamil tarafından bilindiğinin ispatlanması gerekmektedir. Bu kapsamda kişisel def’îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi yeterli olmayıp sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş, başka bir deyişle bu amaçla lehtar ciranta ile gizli anlaşma içerisine girmiş olması da gerekir.<br> Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının keşidecisi olduğu 70.000TL bedelli çekin 15/11/2011 keşide tarihli diğer davalı lehine düzenlendiği, çekin davalı ... ‘un cirosu ile davalı ...’a  verildiği ve anılan davalı  tarafından Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2012/4123 Esas sayılı dosyası kapsamında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine konu edilerek tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.<br> Davacı vekili bahse konu icra takibine dayanak çekin avans olarak ancak mal teslimi yapılmadığı için bedelsiz kaldığı ve bu sebeple anılan çek nedeniyle müvekkilinin borcu bulunmadığını, ayrıca çek hamili davalının da bu durumdan haberdar olduğunu ve çekin müvekkiline zarar kastı ile iktisap edilip icra takibine konu edildiğini ileri sürerek eldeki menfi tespit davasını açmıştır.<br> Dava konusu bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olduğu dosya kapsamı ile sabittir. <br>Belirtilen tüm bu bilgiler ışığında; dava konusu çekin bedelsiz olduğu davalı lehtar hamile karşı kanıtlanmış ise de ciro yoluyla hamil davalı ... yönünden takibe ve davaya konu çekin bedelsiz olduğunu bile bile davacının zararına hareket ederek çeki iktisap etmiş olduğu iddiasının ispatı da söz konusu değildir. Bedelsizlik şeklinde ortaya çıkan kişisel def’înin çek hamiline karşı ileri sürülebilmesi için öncelikle, çekin bedelsizliğine dair def’înin yazılı delille ispatlanması zorunlu olup bu iddia davacı tarafından usulüne uygun olarak ispatlanamamıştır.<br> Bu itibarla davacının, kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içeren dava konusu çek nedeniyle davalı ciro yoluyla hamil ...’ a karşı borçlu olmadığına dair menfi tespit iddiası ispatlanamadığından davacının anılan çek nedeniyle borçlu olduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece anılan davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.<br>Açıklanan bu nedenlerle  davalı hamil ... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalının  istinaf itirazının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara  9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/267 Esas 2021/417 Karar sayılı 24/06/2021 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)Davanın davalı ... yönünden kabulü ile takibe konu 15/11/2011 keşide tarihli,  70.000,00 TL bedelli ÇEK nedeniyle davacının davalı ... ‘a borçlu olmadığının tespitine,<br>\tb)Davanın davalı ... yönünden reddine,<br>\tc)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.781,70TL harçtan peşin alınan 1104,70TL harcın mahsubu ile bakiye 3677,00TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına<br>d)Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 9.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,<br>e)Davacı tarafından yapılan 1.834,15TL yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, <br>f)Davalı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>g)Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, <br>    İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yapılan 67,05TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,   <br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,    <br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/03/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.   <br><br>Başkan...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip...<br>  e-imzalıdır <br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"827c052b30b0d4e9","SID":"247a84b94d71f954"}}