{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1487 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/188<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2020<br>ESAS-KARAR NO\t: 2016/1021 E 2020/591 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/03/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; müvekkillerinin iş ortaklığı kurduğunu, davalı ile iş ortaklığı arasında ticari ilişki kurulduğunu, davalıdan malzeme alındığını, borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin de 28/12/2011 tarihli protokolün düzenlendiğini, protokole göre davalının 655.120,00 TL asıl alacak ve 181.542,00 TL faiz olmak üzere toplam 836.622,00 TL alacağı bulunduğu halde davalı tarafından 1.030,458,00 TL (... şirketi tarafından ödenen 230.458,00 TL ile temlikten ödenen 800.000,00 TL) tahsil edildiğini, davacının yaptığı 193.796,00 TL fazla tahsilatın iadesi için davalıya ihtarname gönderdiğini, ihtarnameye cevap verilmemesi nedeni ile davalı aleyhine Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2015/3382 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ve dosyanın da takipsiz kalarak işlemden kalktığını ileri sürerek bu dosya ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile şimdilik 60.454,77 TL'nin ödeme gününden işleyen avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 16/09/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 110.655,44 TL'nin ödeme gününden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; alacak miktarının belli olduğu hallerde kısmi dava açılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak ise, davacı iş ortaklığına 655.120,00 TL bedelli mal satımı yapmış, buna karşılık 20/12/2011 keşide tarihli, 332.700,00 TL bedelli,  05/01/2012 keşide tarihli 202.240,00 TL bedelli, 12/01/2012 keşide tarihli 120.180,00 TL bedelli üç adet çek teslim edildiğini, çeklerin ibrazı ile karşılıksız çıkması üzerine 28/12/2012 tarihli protokolün düzenlendiğini, protokol gereği ... inşaatın ASKİ'den alacağı (davalının ... Bankası'na olan 800.000,00 TL kredi borcuna teminat teşkil etmek üzere) davalıya temlik edildiğini, borcun ne zaman ödeneceği belli olmadığından aylık %2,5 oranında faiz kararlaştırıldığını, müvekkilinin temlik alacağına kavuşabilmek için 26/07/2012 tarihli çekin davacıya teslim edildiğini, onların da cirolayarak robot görüntüleme işinin yapıldığını, bu çeke karşılık davacılardan ... şirketinin müvekkili lehine 05/102/2012 tarihli çek düzenlediğini ve davalının da işleyen faizi keserek kalan kısmı iade ettiğini, hak edişten sonra sigorta yapılması gerektiğinden sigorta primi olan 7.040,00 TL'yi müvekkilinin 23/10/2012 tarihinde ödediğini ve işleyen faizi uygulayarak bakiye kısmı iade ettiğini, yine işlerin yürütülebilmesi için temlik edilen alacağın sahibi ... ve davacı ... şirketlerinin yetkilisi olan ...'a 23/11/2012 tarihli 5.000,00 TL bedelli çek, ... şirketine 03/12/2012 tarihli 3.000,00 TL bedelli çek, ... ve ... şirketlerinin yetkilisi ...'a 01/02/2013 tarihli 50.000,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, işlemiş faizi düşerek kalan 54.000,00 TL'yi davacılara iade ettiğini, hesabın kapatıldığını ve davacıya teminat senetlerini iade ettiğini, davacının alacağının kalmadığının bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; davalının temlik alacağının tahsili amacıyla yaptığı alacak kalemlerinden 40.000,00 TL bedelli çek ödemesi ile 7.040,00 TL bedelli sigorta primine ilişkin harcamanın temliknamenin tahsili amacıyla yapıldığı, ancak ... ve ... şirketlerinin temsilcisine verilen 3.000,00 TL, 5.000,00 TL ve 50.000,00 TL bedelli 3 adet çekte bu yönde bir açıklama bulunmadığı ve illetten mücerret oldukları gibi usulüne uygun tutulan davacı defterlerinde de kaydının bulunmadığı, yalnız davacı temsilcisine verilmesinin temlik alacağının tahsili için verildiğine ilişkin savunmayı ispata elverişli olmadığı, 40.000,00 TL ve 7.040,00 TL bakımından faize ilişkin olarak protokolde bu yönde bir hüküm bulunmadığı ve davalıya bu yönde verilmiş bir yetki bulunmadığı bu harcamaların vekaletsiz iş görme kapsamında sayılması gerektiği, bu sebeple protokolde belirtilen faiz hükmünün bu masraflara uygulanmasının mümkün olmadığı, bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere bu masraflar yönünden işlemiş faiz hesabı yapılamayacağı ve 110.665,44 TL'nin davacıya iadesinin gerekeceği, yapılan ödeme başına KDV hesaplanmasının uyuşmazlığın çözümüne uygun olmadığı, zamanaşımı bakımından ise uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme değil, sözleşme hükümleri uyarınca çözülmesinin gerekeceği, buna göre sözleşmeden kaynaklanan alacağın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 110.655,77 TL’nin 15/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili; mahkemenin görevlendirmeye aykırı biçimde, ayrı ayrı tanzim edilmiş olman ve yine birbiriyle çelişen görevlendirmeye aykırı düzenlenen raporu hükme esas alarak hüküm kuramayacağını, uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme değil sözleşme hükümleri uyarınca çözülmesinin gerekeceği kanaatinden hareketle zamanaşımı def'inin reddinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; taraflar arasındaki protokol kapsamında alacak borç ilişkisinim  belirlenmesi hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; cari hesap mutabakatına dayalı fazla yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Mal satımına dayalı davalıya verilen üç adet çekin karşılıksız çıkması neticesinde taraflar arasında ihtilaf bulunmayan protokol ile dava dışı ... şirketinin ASKİ'den alacağı 800.000,00 TL davalıya temlik edildiği, yine davacılardan ... … A.Ş. tarafından 230.458,00 TL ödendiği, temlik edilen alacağın parçalar halinde ödendiği, ödemenin 19/03/2014 tarihinde tamamlandığı anlaşılmaktadır.<br>Taraflar arasında borç ve yapılan ödemelere ilişkin ihtilaf bulunmayıp ihtilaf ; davalı tarafından temlikname kapsamında fazla tahsilat yapılıp yapılamadığı, davacıya iadesi gereken miktar olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Davalının davacıya iadesi gereken bir bedel bulunup bulunmadığının tespiti açısından mahkemece; birden çok bilirkişiyi heyet halinde çalışmak üzere görevlendirmiştir. Bilirkişilerin görevlendirmeye uygun olarak bir araya gelip, müzakere ederek sonuca varmaları gerekir. Bu tür çalışma sırasında bilirkişi heyeti arasında görüş ayrılığı ortaya çıkarsa, bunun sebebi de rapora yazılarak azınlıkta kalan bilirkişi oy ve görüşünü ayrı bir rapor halinde sunabilir.Dosya kapsamında mahkemece heyet olarak görevlendirilen bilirkişilerin ayrı ayrı rapor düzenledikleri görülmüştür. Açıkça bu tutum yasaya aykırıdır. Bilirkişilerin ayrı rapor düzenleyebilecekleri hal azınlıkta kalan üye varsa onun raporu ayrı düzenlemesidir.( 6100 sayılı HMK. 279,2/cümle 2) Bu durum dışında bilirkişi heyetinin bir araya gelmeden rapor düzenlemesi halinde bu rapor geçersizdir.<br>Birden çok kişinin aynı konuda heyet halinde rapor sunmaları için görevlendirme halinde bir araya gelerek tartışarak sağlıklı bir sonuca varmaları gerekmektedir. Bilirkişiler ayrı ayrı rapor veremezler.<br>Somut olayda aynı konuda görevlendirilen bilirkişilerin ayrı ayrı ve birbirinden farklı rapor verdikleri ve birbirlerinin görüşünden de haberdar olmadıkları anlaşılmaktadır. Usul ve yasaya aykırı alınan ve yeterli olmayan raporlardan birine üstünlük tanınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>Mahkemece; yapılacak iş konusunda yeni bir  uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak tarafların protokol kapsamında alacak borç durumunun belirlenerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.<br>Bu durumda dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/1021Esas, 2020/591Karar ve 22/12/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>3-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya  İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan...<br>   e-imzalıdır<br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br>Üye...<br>  e-imzalıdır <br>Katip...<br>   e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"162a8a10ba5ec531","SID":"eba76da7c4a1628b"}}