{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1479 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/183<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2016/450 E 2021/247 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t:(Alacak)<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/03/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; ciro silsilesi sonucu müvekkili şirketin eline geçen ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait 10.01.2014 keşide tarihli, B-7130639 çek numaralı, 115.000,00 TL bedelli çek ile ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait 06.12.2013 keşide tarihli, B-7130638 çek numaralı, 115.000,00 TL bedelli çekin ibraz edildiğini ancak karşılıkları bulunmadığından her ikisine de \"karşılıksızdır\" işlemi yapıldığını, ibraz edilen çeklerin davalı banka tarafından ... İş Ortaklığı adına basıldığını daha sonra ciro yolu ile müvekkiline ulaştığını, ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait 10.01.2014 keşide tarihli, B- 7130639 çek numaralı çekin tahsilatı için Ankara 25.İcra Müdürlüğü'nün 2014/4269 E. Sayılı dosyasından, ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait 06.12.2013 keşide tarihli, B-7130638 çek için ise Ankara 30.İcra Müdürlüğü'nün 2013/18177 E. Sayılı dosyasından takip yapıldığını, ancak borçlunun yüklü borçları sebebiyle ilgili takiplerden tahsilat yapılamadığını, keşideci adi ortaklığın da ciranta olan diğer firmanın da herhangi bir malvarlığı bulunmadığını, Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.07.2015 tarih ve 2013/203 Esas 2015/190 Karar sayılı kararı ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin iflasına karar verildiğini, davalı bankanın, Çek Kanunu kapsamında çek hesabı açarken göstermesi gereken özeni, basireti ve dikkati göstermediğini, çek karnesi verirken borçlunun mali tablosunu incelemediğini, çek karnesi isteyen firma hakkındaki icra dosyalarını dikkate almadığını, bunun yanında tüzel kişiliğe haiz olmaması sebebiyle çek hesabı açılmaması gereken adi ortaklık adına çek hesabı açarak müvekkilinin zararının oluşmasında belirleyici olduğunu, Bankanın bu eyleminin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin doğan zararlarını tazmin yükümlülüğü bulunduğunu, davalı bankanın, çek karnesi verdiği keşideciyi özenli şekilde araştırmadığını, mali tablosuna bakmadan kanunun kendisine yüklediği yükümlülüklere aykırı şekilde borçlu firmaya çek karnesi verdiğini, davalının, mali durumu elverişli olmayan ve de tüzel kişiliği olmayan adi ortaklığa 5941 sayılı kanuna aykırı olarak çek hesabı açması ve çek karnesi vermesi basiretli davranma ve özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğunu, bu hususun Yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, yasadan kaynaklanan özen görevini yerine getirmeyen, gerek mali verileri, gerek hakkında icra takipleri gerekse tüzel kişiliğe haiz olmaması sebebiyle çek karnesi verilmemesi gereken adi ortaklığa basiretsiz ve özensiz davranışı sonucu çek karnesi veren davalı bankanın çeklerin karşılıksız çıkması ile müvekkili firmanın oluşan bu zararından kusuru sebebiyle sorumlu olduğunu, belirterek; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL’nin işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br> Davalı vekili; dava dışı iş ortaklığına çek karnesi verilmesinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, Yargıtay İçtihatlarından da anlaşılacağı üzere, müşterek iş ortaklıklarına veya adi ortaklık adına çek karnesi verilebileceğini,  bankanın, çek karnesi düzenlenmesi ve tahsis edilmesi sırasında mevzuatın kendine yüklemiş olduğu tüm özeni gösterdiğini ve basiretli davrandığını, müvekkili bankanın, ilgili mevzuat gereği tüm inceleme ve istihbaratı yaptığını, dava dışı şirket ortakları ile Hem Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası hem de Kredi Kayıt Bürosu kayıtları incelendiğini, kayıtlara güvenilerek ve şirket için sunulan belgelerin çek karnesi verilmesi için eksiksiz olduğu ve çek karnesinin verilmemesi yönünde olumsuz bir koşulun bulunmaması dolayısıyla çek karnesi düzenlendiğini, ayrıca, ... Ortaklığını kendisini oluşturan ... San. Tic. A.Ş ve ... A.Ş’den ayrı olarak düşünülmemesi gerektiğini, zira iş ortaklığını oluşturan firmalarla davalı bankanın uzun yıllardır çalıştığını, geçmiş mali durumları hakkında da bilgi sahibi olduğunu, bununla birlikte, dava dışı iş ortaklığını oluşturan firmaların 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait tüm çekleri ödenmiş olduğunu, gerek TCMB gerekse KKB nezdinde olumsuz herhangi bir kayıtları bulunmadığını, ayrıca gerek ... Şirketi gerekse ... A.Ş nin müvekkili banka dışında diğer birçok banka ile de çalışmış olduklarını, İş Ortaklığı kurulduktan sonra, dava dışı iş ortaklığının mali yapısında sıkıntılar yaşandığını ve çekleri ödenmemeye başladığını, davacının, müvekkili bankanın gereken özeni göstermediği iddiasını bir takım Yargıtay Kararlarıyla desteklemeye çalıştığını, ancak dava dilekçesinde bildirilen Yargıtay Kararlarının tamamı, sahte evrak, sahte nüfus cüzdanı ve sahte sair belgeler neticesinde çek düzenleyen bankaların sorumluluğundan söz etmekte olduğunu, dava ile benzer nitelik göstermediğini, zira, çek karnesi düzenlenen iş ortaklığının ortaklarının çek karnesi alırken düzenlemiş oldukları herhangi bir sahte belgenin söz konusu olmadığını belirterek; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece somut olayda; dava dışı ... İş Ortaklığı’nın Bankadan, 19.03.2013, 20.03.2013, 28.03.2013 ve 02.05.2013 tarihlerinde çek karnesi talebinde bulunduğu, Banka tarafından çek talebi için düzenlenen \"Çek Karnesi Talep Form\"larının İstihbarat Kısmında; -Karşılıksız Çekinin olmadığı, -Keşide Yasağı olmadığı, -Protestolu Senedi olmadığı, -Sorunlu Kredisi bulunmadığı, -Düzeltme Hakkı Kullanılan Çeki olmadığı, -Ödenmeyen Çeki olmadığı, ödendiği, Müşteri İstihbaratının olumlu olduğu, belirtilerek  çek karnelerinin verildiği, dava konusu edilen çek suretlerinin incelenmesinde; dava dışı ... İş Ortaklığınca dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. emrine ödenmek üzere keşide edilmiş ve adı geçen şirketten de davacı şirkete ciro yoluyla geçtiği, uyuşmazlığın davalı bankanın bankacılık işleminden dolayı kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın kanunen üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, ilgiliden istemesi gereken belgeleri aldığı, davacının uğradığı zararda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, borçlu ve davacı arasında ticari ilişkinin tarafı olmadığı, bankanın eylemiyle davacının uğradığı zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; dava dışı ... İş Ortaklığının mali durumunun ciddi şekilde kötü olmasına, çekle borçlanmayı karşılayacak durumda olmamasına, hakkında onlarca alacak davası, yüzlerce icra takibi olmasına rağmen davalı bankanın çek karnesi talebine hiçbir olumsuz değerlendirme yapmadan, tüm talepleri karşılayıp çek karnelerini vermesi davalı bankanın yasaların kendisine yüklediği sorumlulukları kapsamında gerekli basiret ve özeni göstermediğini açıkça ortaya koyduğunu, davalı bankanın ekonomik durumunun bu şekilde olan firmaya çek karnesi vererek, söz konusu  çeklerin karşılıksız çıkması sebebi ile  müvekkilin zarara uğramasında tam kusurlu olduğunu, mahkemece çek keşide tarihini kapsayacak şekilde dava dışı firmanın aleyhine ikame edilmiş olan dava dosyalarının akıbeti sorulduğunu, çek basım tarihi öncesinde dava açıldığının bildirildiğini, tevzi sorgulama sonuçlarında; .... Şti aleyhine toplam 16 tane alacak davası, ... End. Tic. Ve San. A.Ş. aleyhine aynı şekilde 16 tane alacak davası ikame edilmiş olduğu tespit edilmiş olup, davalı bankanın, hakkında 32 alacak davası bulunan bir adi ortaklığın taşıdığı riski dikkatlice incelemediğini ortaya koyduğunu, tarafların ayrı ayrı taşıdıkları riskler bu kadar yüksek iken ayrıca riski yüksek her iki firmanın oluşturduğu adi ortaklık adına davalı bankaca çek karnesi verilerek ne denli özensiz davranıldığının açıkça ortada olduğunu, ayrıca mahkeme tarafından 13.01.2017 tarihinde Ankara ve Bursa Hukuk Tevzii bürolarına müzekkere yazılarak dava dışı adi ortaklığın borçlu bulunduğu icra takibi dosyalarının sorgulamasının yapılarak bilgi verilmesi istendiğini, Bursa Hukuk Mahkemeleri Tevzii Bürosu tarafından gönderilen müzekkere cevabında dava dışı iş ortaklığı ... Yapı'nın ortaklarından ... San. Tic. Ltd. Şti'nin  hakkında muhtelif borçlar nedeni ile 110 adet icra takibi bulunduğunun bildirildiğini, dava dışı ortaklığın yabancı kaynak bağımlılığının oldukça yüksek olduğu, aktiflerinin çok büyük oranda yabancı kaynaklarla finanse edilmekte olduğu, yanı sıra aktiflerin paraya çevrilmesinde yaşanabilecek değer düşüşleri dikkate alındığında belirlenen oranın daha da olumsuz olacağı tespit edilen  Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1875 Esas ve  2016/105 Sayılı kararın gerekçesi ise ; …toplanan delillerden dava dışı ... İş Ortaklığının mali durumunun olumsuzluğuna, hesap hareketlerinde hesap bakiyesinin çekle borçlanmasını karşılamayacak durumda olmasına rağmen, davalı bankanın çek karnesi talebine hiçbir olumsuz değerlendirme yapmadan, tüm talepleri karşılayıp çek karnelerini verdiği, iş ortaklığı hakkında çok sayıda icra takibi bulunduğunu, bankanın gerekli basiret ve özeni göstermediğini, iş yaptığı şirketlerin mali durumunu araştırması gerekirken o hususta değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davalı bankanın Çek Kanunu gereğince özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; davalı bankanın çek hesabı açılıp, çek karnesi verirken müşteriyle ilgili yasanın kendisine yüklediği inceleme ve araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle çek verilmemesi gereken müşteriye çek karnesi verilerek davacının zarara uğratıldığı iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.<br>Davacı, dava dışı şirkete çek hesabı açılması ve çek defteri verilmesi sırasında 5941 sayılı Çek Kanunu 2. maddesinde öngörülen araştırma/ inceleme yükümlülüğüne aykırı davranılması  nedeniyle zarara uğradığını iddia etmektedir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davacı, davalı bankanın keşideci hakkında çek hesabının açılışı sırasında 5941 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediğini, yeterli araştırma yapmadan keşideciye çek karnesi verdiğini, çekin karşılığının bulunmadığını, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürmüş, davalı ise tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının kendi kusurunun sonucunu bankaya yükleyemeyeceğini savunmuştur.<br>       5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2/1 fıkrası \"Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler.\" hükmünü haizdir. <br>Bir banka, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan çek karnesi vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5941 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile mülga 6102 sayılı TTK'nın 18. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder. Çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini  araştırıp  sonucuna   göre  ilişki  kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.<br>Dava, keşideci hakkında davalı bankanın çek hesabının açılışı sırasında 5941 sayılı Kanun’un ve ilgili yasal mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye çek karnesi verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Bir banka ya da özel finans kurumu, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan çek karnesi vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise dava tarihinde yürürlükte bulunan 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesinin (1). ve (3). fıkrası ile TTK'nın 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder. Çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini  araştırıp  sonucuna   göre  ilişki  kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.<br>Yukarıda anılan Çek Kanunu'nun 2/1 fıkrası \"bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler.\" hükmünü,  3. fıkrası ise \"Çek hesabı ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamaz. Çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunur. Tüzel kişiler adına verilecek beyannamede ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, temsilcisi olan veya imza yetkilisi olan kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı belirtilir.\" hükmünü haizdir.  <br>Somut olayda, mahkemece davalı bankanın 5941 sayılı Kanun'un 3. Fıkrada öngörülen belgeleri aldığı ve bundan sonra çek hesabını açtığı, karşılıksız çekler bakımından  oluşan zarardan davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.<br>Davalı bankanın dava dışı iş ortaklığının ekonomik ve sosyal durumunu yasa maddesi hükmüne göre araştırıp araştırmadığı, hususları açıklığa kavuşturulmamış olup, davacı vekili de alınan bilirkişi raporuna 26.12. 2017 tarihli dilekçesi ile ciddi itirazlarda bulunmuştur.<br>Bankalar güven kuruluşları olup, müşterilerine kredi kullandırır iken ya da somut olayda olduğu gibi çek koçanı teslim eder iken yasa, banka iç genelgesi ve olağan bankacılık uygulamalarının gerektirdiği özeni gösterip araştırma yaparak, koşulları taşıyan kişilere çek koçanı vermeleri gerekir. Banka açısından durum bu olmakla birlikte davacı gibi tacirlerinde kimin ile ticari ilişkiye girdiklerini, ilgilinin ödeme gücü ve ticari geçmişlerini araştırdıktan sonra ticari ilişkiye başlamaları zorunluluğu bulunmaktadır.<br>Davalı banka ile davacının yapması gereken araştırmaların belirlenmesi, hangi araştırmaların yapıldığı, hangi araştırmaların eksik bırakıldığını tespiti gerekir. Güven kurumu olan bankaların çek hesabı talep eden müşterisi hakkında istihbarat yapması, ödeme gücünü ölçmesi ve hesap açılır iken müşteri tarafından verilen belgelerin sıhhatini araştırması gerekir. Bu yeterli olmayıp bankacılık teammülleri ve yerleşik uygulamalara göre makul bir süre müşterinin bankaya tevdi ettiği mevduatın miktarı ve hesap hareketlerini  takip etmeli, ayrıca müşterinin iş yerinde ziyaret edilmesi yolu ile  müşterinin faaliyet konusu, iş hacmi, borç ödeme düzenini takip ve izlemesi gerekir. Kural olarak bankanın çek koçanı vermesi müşterinin ( İpek- Serel İş Ortaklığının ) banka tarafından araştırılması gerekmektedir.<br>O halde mahkemece uyuşmazlığın 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesinin (1). ve (3). fıkrası hükümleri ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ele alınarak bankanın kusur sorumluluğu üzerinde durularak  sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına kaldırılması gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/450Esas, 2021/247Karar ve 09/03/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan...<br>   e-imzalıdır<br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br>Katip...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e911bed76d9bcd27","SID":"1537b6995eda49ee"}}