{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/479 Esas - 2023/963<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br>\tT.C.<br>\t...<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/479 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/963<br><br>H<br><br>DAVA\t: Yargılamanın Yenilenmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 18/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 05/01/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Yargılamanın iadesini talep eden vekili dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2009/678 E., 2014/354 K.sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verildiğini, anılan kararın gerekçesinde ise \"davacı idare tarafından ihracatı geliştirmek amacıyla dahilde işletme izin belgesine dayalı olarak davalı şirkete verilen buğdayın ihracatının yapılmayıp iç piyasada tüketilmesi sonucu davacının zararının oluştuğu, muafiyet kapsamı dışına çıkartılan ham madde miktarının 1.391.392,19 Kg olduğu, sözleşme hükümleri ve taahhütname kapsamında davalı şirketin mal bedeli fiyat farkı ile bunun KDV'sinden oluşan miktarı her bir ham maddenin teslim tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödemesi gerektiği... Kanaatine varıldığı\" bildirildiğini, ancak müvekkili tarafından, hükme esas teşkil eden ve yargılamanın dayanağını oluşturan Akdeniz İhracatçılar Birliği'nin 15.05.2009 tarihli ve B.02.1.DTM.5.14.01.06/Teşvik-5176 sayılı idari işleminin iptaline ilişkin 27.05.2015 tarihinde dava açıldığını,  ... Karar sayılı dosyası üzerinden 20.04.2017 tarihli ilamı ile dava konusu idari işlemi iptal ederek davanın kabulüne karar verildiğini, davalının kararı istinaf etmesi üzerine ...  Karar sayılı dosyası üzerinden, istinaf nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf isteminin reddine karar verildiğini, ilgili bölge idare mahkemesi kararının da davalı tarafından 28.05.2018 tarihli dilekçe ile temyiz edildiğini,... ... ...  sayılı kararının onanmasına karar verildiğini, anılan kararın taraflarına 14.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğini ve yasal süresi içinde işbu yargılamanın iadesi talebinde bulunduklarını, yargılamanın iadesi sebeplerinden mahkemece değerlendirilecek sebeplere uygun olarak verilen kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim Mahkeme tarafından verilen hükmün dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle hükmün uygulanma ihtimali kalmadığını belirterek, açıklanan nedenlerle; yargılamanın iadesi talebinin kabulüne, kesinleşmiş mahkeme kararının kaldırılmasına ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Karşı taraf vekili 18/08/2023 tarihli dilekçesinde özetle; 01.06.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan  2005-2006 Dönemi hububat Alım ve Satımı Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararında \"... Dahilde İşletme İzin Belgesine sahip olan Türkiye'de yerleşik kişi ve kuruluşlara dahilde işletme rejimine uygun olan ve belgelerinde yer alan un, makarna, bisküvi, gofretkek, bulgur, irmik, şehriye, nişasta ve bünyesinde un ihtiva eden diğer gıda ürünleri ile sanayi yemi şeklinde yapmış oldukları ve yapacaklarını taahhüt ettikleri ihracatlarının karşılığında hububat satışı yapabilir. Bu amaçla Tarım ve Köyişleri Bakanı Toprak Mahsulleri Ofisini peşin ve/veya vadeli olarak hububat satmakla görevlendirebilir. Dış Ticaret Müsteşarlığının yapılmış veya yapılacak olan ihracatların bu madde hükümlerine uygunluğunu bildirmesi üzerine ... piyasa regülasyonu açısından stok durumunu dikkate alarak söz konusu satış işlemini gerçekleştirir.\" ifade edilerek müvekkili kuruma dahilde işletme izin belgesi ile belirli koşullarda hububat satma görevi ve yetkisi verildiğini, müvekkili kurumun bu satışları piyasa fiyatının oldukça altında yaptığını, bunun amacının ihracatı canlandırarak ekonomiye katkı sağlamak olduğunu, davalı şirketin çeşitli defalar müvekkili kurumdan dahilde işletme rejimi çerçevesinde hububat aldığını, Gümrük Kontrolörü tarafından düzenlenen 09.04.2009 tarih 5 sayılı soruşturma raporuna göre Habur Gümrük Müdürlüğünce tescil edilen 4 adet gümrük beyannamesinde kayıtlı eşya cins ve miktarlarının gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini ve firmanın dahilde işletme rejimi kapsamında aldığı hububatı usulsüz kullandığının ortaya çıktığını,  müvekkili kurum ile davalı arasında akdedilen sözleşme uyarınca usulsüzlük tespit edilen hallerde usulsüz kısma isabet eden tutarın tahsil edileceğinin düzenlendiğini, bu bağlamda müvekkili kurum tarafından 26.10.2009 tarihinde ... ... ...  Fabrikası aleyhine alacak davası açıldığını ve davanın davalı şirketin dahilde işletme izin belgesi ile temin etmiş olduğu hububatların usulsüz kullanması sebebiyle alacaklarının tahsil edilmesi gereğinden açıldığını,  yargılamanın yenilenmesi talebini içeren dilekçedeki iddialara katılmamakla beraber yargılamanın yenilenmesinin talep edilebileceği hak düşürücü süre ve asıl alacağa ilişkin zamanaşımı süresinin geçtiğini, ... Karar sayılı kararının ise 30/11/2022 tarihinde verildiğini, bu kararların ilgiliye bildirilme tarihlerinin  araştırılması gerektiğini,... ... ...  K. sayılı kararında İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen 12/05/2009 tarih 5176 Sayılı işlemin hükme esas alınmadığını, Nitekim meri mevzuat açısından idare mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağını belirterek, açıklanan sebeplerle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin  davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizin  2009/678 E. 2014/354 K. sayılı kararı incelendiğinde; davacı... ... ...  tarafından davalı ...  aleyhine,  dahilde işletme izin belgesi kapsamında ihraç edilmek üzere alınan buğdayın iç piyasada tüketilmesi suretiyle davacı kurumun uğradığı zararın tazmini istemi ile açılan davada, yapılan açık yargılama neticesinde; \" hükme esas alınan dosya kapsamına uygun denetlenebilir bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak incelendiği üzere,  davacı idare tarafından ihracatı geliştirmek amacıyla dahilde işletme izin belgesine dayalı olarak davalı şirkete verilen buğdayın ihracatının yapılmayıp iç piyasada tüketilmesi sonucu davacının zararının oluştuğu, muhafiyet kapsamı dışına çıkartılan hammadde miktarının 1.391.392,19 kg olduğu, sözleşme hükümleri ve taahhütname kapsamında davalı şirketin mal bedeli fiyat farkı ile bunun KDV'sinden oluşan miktarı her bir hammaddenin teslim tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödemesi gerektiği, bu kapsamda bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaya göre bulunan 482.255,61.-TL'nin teslim tarihleri esas alınarak 246.171,75.-TL yönünden 16/05/2005, 121.795,17.-TL yönünden 25/03/2005 tarihinden işleyecek %35, 114.288,69.-TL yönünden 03/10/2005 tarihinden işleyecek %30 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.,\" şeklinde açıklanmak suretiyle davanın kabulüne, 482.255,61.-TL'nin 246.171,75.-TL yönünden 16/05/2005, 121.795,17.-TL yönünden 25/03/2005 tarihinden işleyecek %35, 114.288,69.-TL yönünden 03/10/2005 tarihinden işleyecek %30 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, iş bu kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 19.HD'nin 2015/1282 E., 2015/15897 K.sayılı ilamı ile, hükmün onanmasına karar verildiği, Dairenin kararına karşı davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvuru yapılması neticesinde, Yargıtay 19.HD'nin 08/06/2017 tarihli kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Mersin 2.İdare Mahkemesi'nin 2015/895 E., 2017/706 K.sayılı dosyası incelendiğinde; davacı Ziya Sonuç tarafından davalı Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı- Akdeniz İhracatçılar Birliği aleyhine, davacıya ait 3.3.2005 tarih ve 770 sayılı Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) taahhüt hesabının 2005/1 sayılı Tebliğ'in 38. maddesi kapsamında gerçekleşme değerleri üzerinden kapatılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava neticesinde; <br>\"27.01.2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2005/1 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği'nin 38.maddesinde; \"Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni ihracat taahhüdünün kapatılmasına ilişkin yapılan müracaatta, eksik bilgi ve belge gönderildiğinin tespiti halinde, bu eksiklik 1 (bir) ay içerisinde tamamlanmak üzere ilgili ihracatçı birlikleri genel sekreterliği/gümrük idaresi tarafından firmaya bildirilir. Bu süre içerisinde eksik bilgi ve belgelerin tamamlanmaması durumunda, ihracat taahhüdü mevcut bilgi ve belgelere istinaden resen kapatılır. Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni ihracat taahhüdü, belgede/izinde belirtilen şartlar da dikkate alınmak suretiyle, dahilde işleme rejimi hükümleri çerçevesinde eşdeğer eşya ve/veya ithal eşyasından elde edilen işlem görmüş ürün ile değişmemiş eşyanın ihraç edildiğinin tespiti kaydıyla kapatılır. Aksine bir durumun tespiti halinde, bu Tebliğin 45 inci maddesi hükmüne göre işlem yapılır.\" hükmü, 43. maddesinde: \"Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izin kapsamında ihracatı gerçekleştirilmeyen ithal eşyasının, işlem görmüş ürün ve/veya ithal edildiği şekliyle belge/izin sahibi firma ve/veya sanayici firmanın stoklarında bulundurulması zorunludur.\" kuralı, \"Dahilde İşleme Rejiminde Sağlanan Hakların Kötüye Kullanımı\" başlığı altında yer alan 46. maddesinde; \"Müsteşarlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarının birimleri ile Gümrük Müsteşarlığınca yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda, gümrük beyannamesi ve eki belgelerinin sahte olduğunun veya üzerinde tahrifat yapıldığının ya da gerçek dışı olduğunun veya gerçeği yansıtmadığının tespiti halinde;<br>a)Bu gümrük beyannamesi dahilde işleme izin belgesi / dahilde işleme izni ihracat taahhüdünün kapatılmasında kullanılamaz.<br>b)İhracat taahhüdünün kapatılmasında kullanılmış olması veya kullanılmak üzere ibraz edilmesi halinde, bu beyanname kapsamı ihracata tekabül eden ithalata ilişkin vergi, bu Tebliğin 45. maddesi hükmü çerçevesinde tahsil edilir ve ilgililer hakkında kanuni işlem yapılır.<br>c)Bu gümrük beyannamesinde kayıtlı belge / izin sahibi firma ve/veya aracı ihracatçıya ait dahilde işleme izin belgelerine / dahilde işleme izinlerine (bu firmaların bir başka firmanın belgesinde yan sanayici olması da dahil) 1 (bir) yıl süreyle indirimli teminat uygulanmaz.Bu durumdaki aracı ihracatçı, beyanname konusu işlem görmüş ürunün elde edilmesinde kullanılan eşyanın ithalatı sırasında alınmayan vergiden, belge / izin sahibi firma ile birlikte müştereken ve mütelsilen sorumludur. \" kuralına yer verilmiştir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden, davacıya ait 3.3.2005 tarih ve 770 sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören 15.4.2005 tarih ve 4318 tescil sayılı, 13.5.2005 tarih ve 5727 tescil sayılı, 18.5.2005 tarih ve 6038 tescil sayılı, 9.6.2005 tarih ve 7359 tescil sayılı gümrük çıkış beyannameleri muhteviyatında bulunan buğday unu cinsi eşyanın cins ve miktarının gerçeği yansıtmadığının tesipit edildiği, anılan tespit sonrasında dava konusu işlem ile  taahhüt hesabının kapatılmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Dava konusu işlemin, davacının sözkonusu dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edeceği buğdayın ve kepeğin beyanname ve Türk Gıda Kodeksi tarafından ortaya konulan randıman oranları arasındaki fark nedeniyle ihracat taahhüdünün yerine getirilmemesi sonucunda dahilde işleme rejimi ve dahilde işleme izin belgesinde belirtilen şartlara uygun davranılmadığından bahisle tesis edildiği görülmekte ise de; davacının ihraç etmiş gibi görünüp, yurtiçine sattığı ileri sürülen buğday unu ve diğer işlenmiş ürünler ile ilgili olarak hukuken kabul edilebilir somut bir tespitin yapılmadığı görülmektedir.<br>Bu durumda, davacının ihraç etmiş gibi görünüp, yurtiçine sattığı ileri sürülen buğday unu ve diğer işlenmiş ürünler ile ilgili olarak somut bir tespite yer verilmeksizin sadece randıman hesabından hareketle davacıya ait Dahilde İşleme İzin Belgesi taahhüt hesabının kapatılmasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....,\" denilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, iş bu kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, T.C.Konya Bölge İdare Mahkemesi 5.İdari Dava Dairesi'nin 2017/1661 E., 2018/758 K.sayılı ilamı ile, istinaf isteminin reddine karar verildiği, iş bu karara karşı temyiz yasa yoluna başvuru yapılması neticesinde,               T.C. Danıştay 10.Dairesi'nin 2018/3420 E., 2022/5584 K.sayılı kararı ile davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Dava, HMK'nun 375.maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.<br>6100 sayılı HMK’nın  \"Yargılamanın İadesi Sebepleri\" başlıklı 375. maddesinde, yargılamanın iadesi sebepleri;<br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması,<br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması,<br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması,<br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,<br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması,<br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması,<br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması,<br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması,<br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması,<br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması,<br>   ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması,<br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması, olarak belirtilmiş,<br>Yargılamanın iadesi süresi başlıklı HMK'unun 377.maddesi, <br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği,<br>b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu,<br>c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı,<br>ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı,<br>d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu,<br>e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının  (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.<br>375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.,\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Danıştay 10.Dairesi'nin 2018/3420 E., 2022/5584 K.sayılı kararının, talepte bulunan Ziya Sonuç'un vekiline 14/03/2023  tarihinde tebliğ edildiği, 09/06/2023 tarihli dilekçe ile yargılamanın iadesinin talep edildiği, bu suretle 3 aylık ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşılmakla, davanın esası incelenmiştir.<br>Yapılan yargılama neticesinde, Mahkememizin  2009/678 E. 2014/354 K. Sayılı dosyasında, davacı ... Genel Müdürlüğü'nün davasının ana dayanağı, Gümrük Kontrolörü tarafından düzenlenen 09/04/2009 tarih, 5 sayılı soruşturma raporunda, Habur Gümrük Müdürlüğünce tescil edilen 4 adet gümrük beyannamelerinde kayıtlı eşya cins ve miktarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyması olup, Mahkememizce Gümrük Kanunu, davalı şirketin muhasebe kayıtları, stok tabloları gözetilerek,bilirkişi raporu doğrultusunda,  Gümrük Kontrolörü tarafından düzenlenen 09/04/2009 tarih, 5 sayılı soruşturma raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Mersin 2.İdare Mahkemesi'nin 2015/895 E., 2017/706 K.sayılı kararı ile ise, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı-Akdeniz İhracatçılar Birliği'nin Dahilde İşleme İzin Belgesi taahhüt hesabının kapatılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, iş bu idari işlemin iptali kararının, Mahkememizin 2009/678 E. 2014/354 K. sayılı kararında esas alınan Gümrük Kontrolörü tarafından düzenlenen 09/04/2009 tarih, 5 sayılı soruşturma raporunu ortadan kaldıracak ya da Mahkememiz dosyasının esasını etkileyecek mahiyette olmadığı, HMK'unun 375.maddesinde düzenlenen sebeplerin somut davada gerçekleşmediği kanaatine varılmakla, davalının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:<br>1-Davalının yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE, <br>2-....  esas sayılı icra takibinin durdurulması isteminin reddine, <br>3-Alınması gereken 269,85 TL harcın, peşin olarak yatırılan 8.235,75 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 7.965,90 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>4-Davacı ... Genel Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan  17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı Ziya Sonuç(Birman Un Fabrikası)'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davalı Ziya Sonuç(Birman Un Fabrikası) tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2023         <br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce1be417ff8a6454","SID":"39813e95d3e38b14"}}