{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1041 - 2024/190<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1041 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/190<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/02/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2017/567 E -  2021/95 K<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/03/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili ; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/41 E., 2009/402 K. sayılı ve 15.07.2013 tarihli dava dosyası ile hakkında iflas kararı verilen ... Kooperatifinden, ciro yolu ile müvekkiline geçen;<br>12.07.2012 tanzim tarihli 30.08.2012 vadeli 10.000,00 TL miktarlı,<br>12.07.2012 tanzim tarihli 30.01.2013 vadeli 7.000,00 TL miktarlı,<br>12.07.2012 tanzim tarihli 30.01.2013 vadeli 5.000,00 TL miktarlı,<br>12.07.2012 tanzim tarihli 30.12.2012 vadeli 5.000,00 TL miktarlı 4 adet toplam 27.000,00 TL tutarındaki senedin asıl alacak ve faizi ile birlikte 30.314,00 TL alacaklı olduğunu, alacağın iflas masasına kaydının yapılması için 07.10.2013 tarihinde İflas Müdürlüğüne başvurulduğunu, 02.01.2017 tarihinde 07.10.2013 tarihli başvurunun  reddedildiğini, bu kararın da  28.07.2017 talihinde tebliğ edildiğini, iflas idare memurluğunun 02.01.2017 tarihli kararının kaldırılarak alacağın tespiti ile 27.000,00 TL asıl alacak ve faizi ile birlikte (kayıt kabul talebi tarihi itibariyle) 30.134,00 TL alacağın İflas masasına kabul edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili: davaya konu alacağın dayanağı olan kambiyo senetlerinin tanzim tarihinin 12.07.2012 olduğu, ancak bu tarihte iflas kararı mevcut olup müflise verilen geçerli bir faaliyet izninin de söz konusu olmadığını, bu konuda masaya yapılan bir bilgilendirme de bulunmadığını, dolayısıyla masayı bağlayan bir borcun olmadığını, yetkisiz olarak düzenlenen kambiyo senedinden müflisin ya da iflas masasının sorumluğunun kabul edilemeyeceğini,  davacının müflisten bir alacağı bulunmadığının kabulü gerektiğini, kambiyo senetlerinin tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yetmeyeceğini, davacının alacağını ispat etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; davacının ciro yoluyla devraldığı lehtarı ... olan senetler için ... ile müflisin arasında ticari ilişki var ise de, davacı ... ile olan ticari ilişkisini ve alacak iddiasını senetten bağımsız olarak ispat edemediği, bu senetler ... nin açtığı davada  alacak hesabına  dahil edilmemiş olması mükerrer talep olmadığını gösterir ise de diğer yandan  ... nin bu senetler nedeniyle alacaklı olması halinde de Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesindeki hesabın dışına çıkılarak fazladan bir ödeme olacağı, ... nin sebepsiz zenginleşeceği, başka bir anlatımla dava dışı ... Şirketi kooperatiften olan alacağını masa alacağı olarak tahsil edildiğinde , buna ilaveten dava konusu  senetlerden dolayı da müflisten alacağa hükmedildiği takdirde  ... Şirketinin hakedişinin üzerinde ödeme yapılmış olacağı, lehtarı ... olan iki adet senet bakımından ise davacı yine ciroya dayanmış lehtar ile olan ticari ilişkisinin ispat edemediği, senet lehtarı ... 'ın kooperatifle ilişkisinin de ispat edilemediği, kambiyo senetleri illetten mücerret ise de aynı zamanda bu senetler her zaman düzenlenen belge niteliğinde olup, müflis aleyhine açılan alacak davasında senetler tek başına alacağın varlığı için yeterli kabul edilmediği, davacının alacağını sözleşme, fatura vb. delillerle ispat etmesi gerektiği,  gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili müvekkilinin iyiniyetli ciro yoluyla hamil olduğunu, alacağın senetlerle ispat edildiğini masa alacağı olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin  mükerrer bir alacak talebinin bulunmadığını, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabul edilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının ciro yoluyla hamili bulunduğu bonolarda belirtilen alacağın iflas masasına kaydı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; davalı keşidecinin iflasından sonra keşide edilen senetlere ciro yoluyla hamil olan davacının alacağının masa alacağı olarak kabul edilmemesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Alacağın iflas masasına kaydı için yapılan başvurunun değerlendirilmesinde iflas idaresine tahkik ve tetkik yetkisi tanınmıştır (İİK m.230/I), ancak idare bu yetkisini kullanırken sınırsız bir takdir hakkına sahip değildir. İdare gerçek olmayan alacakların masaya kaydına engel olmak suretiyle tasfiyenin selametini ve gerçek hak sahiplerinin haklarına kavuşmasını sağlamakla yükümlüdür.<br>Kambiyo senetleri ilke olarak illetten mücerret ise de iflas masasına kayıt bakımından alacağın varlığını ispat noktasında tek başına yeterli bir delil sayılmaz. Müflisin iflas idaresinin oluşumuna etki etmek amacıyla her zaman düzenlenebilen belgeler oluşturmasının önüne geçmek için özellikle lehdar tarafından sunulan kambiyo senetlerinin masaya kaydında, alacağın varlığı ve ispat hukukunu ilgilendiren genel kuralların dışına çıkılabilir. Kambiyo senedine dayanan kimse lehdar değil de ciro yolu ile senede hamil olan kişi ise Türk Ticaret Kanunu'nun 680’nci maddesinin 1 numaralı fıkrasının ikinci cümlesindeki şartların da değerlendirilmesi gerekir.<br>Somut olayda davalı ile dava dışı senet lehtarlarına  davalı tarafından  sıralı bonolar düzenlenip verilmiştir. Bu bonoların iflastan çok sonra 2012 yılında keşide edilmiştir. Davacı da ciro yolu ile hamili bulunduğu bonoları, iflas idaresinden talep ettiği iflas idaresinin kabul etmediği anlaşılmaktadır.<br>1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 299’uncu maddesinde bulunduğu halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na alınmayan hükümde bir senedin tarihinin üçüncü kişiler bakımından etkili olabilmesi için senedin resmi bir işleme konulması ya da senedin belirli bir tarihten sonra düzenlenmesine maddi olanağın bulunmaması şart koşulmakta idi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda olmamakla birlikte genel hayat tecrübeleri ile  bugün dahi aynı sonuca varılmasına engel bir durum yoktur. Bu açıklama çerçevesinde davacının alacağını dayandırdığı bonoların müflis tarafından iflastan sonra düzenlendiği görülmektedir. Davalı iflas idaresinin de bu yöndeki   savunması bulunmaktadır.<br>Bu durumda İlk Derece Mahkemesince davacının lehtar ile keşideci müflis arasındaki alacak borç ilişkisi kapsamında değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmemiştir.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle özelikle davalının ödeme savunmasını usulüne uygun delillerle  kanıtlanamadığının anlaşılmış bulunmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 04/03/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>   e-imzalıdır<br>Üye<br>   e-imzalıdır<br>Üye<br>   e-imzalıdır<br>Katip<br>   e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ccb92d696c96461","SID":"6a84834d12b66ab9"}}