{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/292 Esas 2024/364  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/292 <br>KARAR NO\t: 2024/364<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/847 Esas 2023/381 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR \t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 22/11/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t : 06/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 22/03/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen çek taahhütnamesi uyarınca davalı tarafa çek karnesi teslim edildiğini, çek karnesine bağlı tüm çeklerin iadesi için davalıya ihbarname gönderildiğini, davalının çekleri iade etmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, takibe konu alacağın banka tarafından ödenen çek yükümlülük bedeli olup, nakdi alacak olarak ödeme tarihi itibarıyla faiziyle tahsilinin talep edildiğini, iade edilmeyen diğer çek yapraklarına ilişkin gayri nakdi alacak tahsil taleplerinin zaman aşımı nedeniyle konusuz kaldığını, ancak takip tarihi itibarıyla depo talepleri haklı olduğundan takip masrafları harç ve vekalet ücretinin tahsili yönünden takibin devamı gerektiğini, davalıların icra takibine itiraz ettiklerini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ise de davalılar davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, HMK'nun 311. maddesi gereğince davadan feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurmakta olup, davacının davadan feragatinin, aynı kanunun 309. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının tahsili için başlattığı icra takibinde itiraz edilmesi üzerine dava açıldığını, yargılama devam ederken davalı ...'ın itiraz etmesine rağmen faiz indirimiyle 15/05/2023 tarihinde borcu haricen ödediğini, mahkemece talepleri doğrultusunda karar verilmiş ise de, arabuluculuk ücretinin müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının arabuluculuk ücreti yönünden kaldırılmasına, arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; çek taahhütnamesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2023 tarihinden itibaren ise bu sınır 17.830,00 TL'dir. Dava konusu icra takibinde tahsili talep edilen toplam alacak miktarı 14.107,01 TL olup, davacının istinafa konu ettiği arabuluculuk ücretinin de 1.560,00 TL'ye yönelik olması nedeniyle 25/05/2023 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun 346/1 madde hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176)<br>\tTüm bu nedenlerle HMK'nun 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı miktar gözetildiğinde temyiz yolu açık değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).<br> <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İlk derece mahkemesi hükmü HMK'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.007,85 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,  <br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda  oy birliği ile karar verildi. 06/03/2024<br><br>Başkan -              Üye -                  Üye -                 Zabıt Katibi - <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"324c0cb73ee036de","SID":"9ed2b8f5dfb56ccb"}}