{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/333 Esas 2024/  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/333<br>KARAR NO\t\t: 2024/357<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/229 Esas 2021/754 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Limitet Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 23/03/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br><br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/03/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki limited şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen  reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde  ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; merhum ...’nın “... Ltd. Şti.”nde 3200/4000 paya sahipken 22/04/2016 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin kardeşleri ile birlikte babalarından intikal eden şirket paylarına 1/4’er oranında hissedar olduklarını, davalının 02/06/2016 tarihinde şirket müdürü olarak atandığını ve 03/01/2018 tarihine kadar aralıksız devam ettirdiğini, davalının, hesap vermediği gibi hakların kullanımına izin vermediğini ve genel kurulu yapmadığını, davalının şirket mallarını kendisine ait ... ... Ltd. Şti.'ne düşük bedelle fatura etmek suretiyle şirketin içini boşalttığını, davalının şirket müdürlüğünden ayrılırken eş zamanlı olarak payını da dava dışı ...’ya devrederek ayrıldığını; şirketin uğradığı zararın tespitini istediklerini, bu sebeple, 09 Haziran 2016-18 Ocak 2018 döneminde kusurlu işlerinden kaynaklanan maddî zararın tespiti ile dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ... Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, tarafların ortak murisi ...’nın 22/04/2016 tarihinde vefat ettiğini, hisselerin mirasçılara intikal ettiğini ve müvekkilinin 09/06/2016 tarihinde alınan ortak kararla şirket müdürü olarak atandığını ve 03/01/2018 tarihine kadar müdürlük görevini devam ettirdiğini, şirket müdürü hakkında dava açılmasının genel kurul kararına bağlı olduğunu, müvekkilinin görevini özenle ve itinayla yerine getirdiğini, davacının bilgi alma ile ilgili bir talebinin bulunmadığını ve davacının TTK m.614 uyarınca kendisine tanınan yetkilerini kullanmadığını, merhum ... döneminde genel kurul yapılmadığını, müvekkili döneminde de eski yöntemin devam ettirildiğini, bu hususun ortaklarca bilindiğini ve ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, şirkete ait emtiaya yönelik talep hususunda hukukî yararın bulunmadığını, usulsüzlük yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, bu nedenlerle  davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı vekili, 30/05/2018 tarihli dilekçesinde; \"açtığımız dava, kötü yönetim nedeniyle sorumluluk\" davası olup(...)\" şeklinde tespitte bulunduğu, dolayısıyla, davacı iddiasını temelde kötü yönetime dayandırdığı, özelde de, şirket mallarının, kendisine ait ... ... Ltd. Şti.'ne düşük bedelle fatura edildiğini, iddia ettiği, bu savların, ancak, davalının yönetimde olduğu tarih aralığı yönünden değerlendirilebileceği, zira, davalıdan önce yönetimde olan davacının da kök murisi olup, hemen belirtmek gerekir ki ... Markasının şirkete kattığı değer yani şirket değeri yönünden alınan uzman raporu, dosyada yer alan her iki bilirkişi heyeti raporu karşısında yerinde görülmediği, davalı ancak görev süresindeki eyleminden sorumlu tutulabileceğinden, 2008 yılından itibaren hesaplama yöntemi tercih etmiş olan uzman raporu hukuken yerinde görülemeyeceği, ikinci bilirkişiler kurulunun da 13/05/2020 tarihli kök ve 05/05/2021 tarihli ek raporlarında birinci bilirkişi gibi şirketin  öz varlığını ve 325.053,74 TL öz kaynak zararın saptadığı, davalı savunmasında, kendi döneminde genel kurul toplantısı yapılmamasını, merhum ... döneminde de genel kurul yapılmamasına bağlamış ise de yasanın amir hükümleri karşısında savunma değer göremeyeceği, genel kurul toplantısı yapılmamasının işlemlerin denetlenmesini engelleyeceği ki yöneticilerin, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları, somut olayda, toplanan deliller ve bilirkişilerin birbirini tamamlayan raporlarından davalının yöneticilik yaptığı dönemde şirketin öz varlığının azaldığı ve zarar oluştuğu, oluşan zarar miktarı 325.053,74 TL olup, bu noktada tartışılması gereken sorunun, bu zarardan yalnızca şirket müdürünün sorumlu tutulup tutulmayacağı olduğu, başka bir deyişle şirket ortakları da genel kurul toplantısı yapılmamış olması nedeniyle olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarının yapılması için mahkemeye müracaat edilmesinin, şirket müdürünün denetiminin, sorumluluğu yoluna tevessül edilip zararın oluşmasına veya en azından artmasına neden oldukları, davalı şirket müdürünün önceden de genel kurul toplantısı yapılmamasına dayanarak yeni genel kurulu toplantısı yapmamış ise de davacı ortak ve diğerleri de bu hususa kayıtsız kaldığı, şirketin genel kurul toplantısının yapılmamasının, zararın artmasına neden olduğu, açıklamalar ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde zararın doğmasında diğer ortakların da birlikte kusurlu  olup, davalı şirket müdürünün %50 nispetinde müterafik kusurlu olduğu bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne, 162.526,87 TL'nin 23/03/2018 dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak dava dışı ... Ltd. Şti.'ne ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tMahkemece, menkul değerleme uzmanı eklenmek suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının şirketi kötü yönettiğini, şirketin gerçek piyasa değerinin tespiti gerektiğini, ayrıca şirketin uğradığı kira kaybının hesaplamada dikkate alınmadığını, şirketin dava dışı ... markasının şirkete kattığı değerin dikkate alınmadığını, bu yönde dosyaya uzman raporu sunulduğunu, şirketin gerçek değerinin aktifi ile pasifi arasında fark olamayacağını, şirketin 2015 yılı sonu itibariyle piyasa değerinin 8.886.569,53 TL iken davalı tarafın bu haksız eylemleriyle şirketin değerlerinin yok edildiğini, ayrıca %50 oranındaki müterafik kusur oranının dosya kapsamına uygun olmadığını, müvekkilinin genel kurul toplantısı yapılmamasına kayıtsız kalması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatları gereğince yönetici müdürün kusurlu olduğunun ispat külfetinin bunu iddia eden davacı üzerinde bulunduğunun açık olmasına rağmen ispat külfetinin müvekkiline yıkılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin müdür olduğu 09/06/2016 tarihi ile 03/01/2018 tarihleri arasında iş ve işlemler ile özellikle bu dönemde şirket kaynağındaki azalma ve bu azalmaya neden olan vakaları gösterir herhangi bir bilgi belge bulunmadığını, dosya kapsamında alınan ek raporda müvekkilinin müdürlük yaptığı dönemde tek kusurunun şirketin olağan genel kurul toplantısını zamanında yapmamasının gösterildiğini, ancak bu toplantının yapılmamış olması nedeniyle şirketin öz kaynaklarındaki azalma arasında herhangi bir sebep sonuç ilişkisinin varlığına değinilmediğini, kaldı ki 2017 yılının yapılması gereken olağan genel kurul toplantısının tarihinin dahi Mart 2018 tarihi olduğunu, bu tarih itibariyle müvekkilinin müdür olmadığını, bilirkişi tarafından hiçbir maddi ve ekonomik parametre incelenmeksizin öz kaynak azalışının tek sebebini şirketler arası maliyetinden düşük satışlara bağlayarak müvekkilinin kusursuzluğunu ispat edemeyeceği gerekçesiyle sorumlu tutulduğunu, raporun kabulünün mümkün olmadığını, öz kaynak azalışının nedenlerinin iş akdi sonu işçilere ödenen kıdem ve ihbar tazminatları, ikinci satılan ürünlerin maliyeti ve personel giderlerindeki artış olduğunu, ayrıca davacı ... tarafından şirkete kesilen karşılıksız faturalar bulunduğunu, davacı yanca müvekkilinin kusurlu olduğunun ispatlanamadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu, şirketin 2016 yılına ait olağan genel kurul toplantısının yapılmamasının iş ve işlemler arasındaki doğrudan ve/veya dolaylı bir sebep sonuç ilişkisinin olmaması, şirketin aile şirketi olması, önceki tarihlerde de olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması, bir an için müvekkilinin kusurlu olduğu benimsense bile olası kusurla sorumlu olabileceği tazminat arasında oranlılık bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; TTK'nun 553 ve devamı maddeleri kapsamında şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.\t<br>\tAnkara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kayıtlarının incelenmesinde; ... Ltd. Şti.'nin  05/01/2004 tarihinde kurulduğu, ...'nın vefatı nedeniyle 02/06/2016 tarihli ortaklar kurulu kararıyla vefat nedeniyle ...'nın müdürlüğünün iptal edildiği, ...'nın tek imza ile şirket müdürü olarak seçildiği, ...'nın ölümü sonucu şirketin ortaklarının; ... (400 pay), ... (200 pay), ... (200 pay) ve ... (200 pay) olduğu, davalının 02/06/2016 tarihinde şirket müdürü olarak atandığı, 03/01/2018 tarihine kadar bu görevini yürüttüğü, şirketin 04/01/2018 tarihli kararına göre aksi karar alınıncaya kadar şirketi münferiden temsile Hasan Kayanın seçildiği görülmüştür. <br>\tDoç. Dr. ...'dan alınan uzman görüşünde özetle;  ... Ltd. Şirketi açısından ... markasının sunulan bilgi ve belgeler dikkate alındığında 2015 yılı sonu itibariyle değerinin 933.694,00 TL olduğu, <br>\tProf. Dr. ... ile Öğretim Görevlisi ...'dan alınan uzman görüşünde özetle; şirketin finansal tabloları üzerindeki hesaplanan piyasa değeri, ... markasının değeri, 10 yıllık kira geliri elde edebilme potansiyeli dikkate alındığında 2015 yılı sonu itibariyle toplam piyasa değerinin 8.886.569,63  TL olduğu, <br>\tMuhasebe ve Finansman alanında Öğretim Görevlisi ...'dan alınan raporda özetle; davalının müdür olduğu dönemde şirketin ticari mallarının tamamının 2.000.000,00 TL civarında olduğunu, bu bedelin maliyet bedeli olup, satış halinde incelenen dönemler itibariyle %5 civarında brüt karlılık ile satılabileceğini, karlı olarak satılması halinde dahi yaklaşık değerin ancak 2.100.000,00 TL olabileceğini, davacı yanın davalının şirketin içini boşalttığına yönelik iddiasını doğrulayacak somut bilgi belgenin dosyaya yansımadığını, incelenen dönemler itibariyle ...'un ...'e göre daha düşük mali performans gösterdiğini, düşük performansın bir yönetim başarısızlığından mı yoksa şirketlerin konumlandıkları yerin müşteriye ulaşım bakımından kolay/zor olmasından mı kaynaklandığının anlaşılamadığını, davalının müdür olduğu dönemde genel kurul yapmadığını, merhum babaları ...'nın şirkette 12 yıl boyunca müdürlük yaptığını, müdürlük yaptığı dönemde genel kurulu sadece bir kez ve 2012 yılına ait olmak üzere 07/09/2014 tarihinde 1 yıl gecikmeli olarak yapıldığını, bunun haricinde herhangi bir olağan veya olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmadığını, iş yeri ziyareti yaptığında 13/06/2018 tarihi itibariyle şirketin faaliyetini sonlandırdığını, aynı adreste ...'ya ait ... Şirketinin faaliyette bulunduğunun ifade edildiğini, şirketin genel kurul toplantı defterinin incelenmesinde, ...'nın şirket müdürü olarak atanmasına ilişkin 02/06/2016 tarih 15 no'lu karar ile ortaklıktan ayrılmasına ve şirket müdürlüğünün iptaline 04/01/2018 tarihi itibariyle karar alındığını, başka bir genel kurul toplantısı bulunmadığını,  ... Ltd. Şti.'nin yönetimindeki kusurlarından dolayı ...'nın sorumlu olacağını, ancak bu sorumluluğun tek başına kendisine yüklenemeyeceğini, şirket yönetiminin denetleme sorumluluğundaki diğer ortakların bu sorumluluklarını yeterince yerine getirmeyerek sorumluluğa iştirak ettiklerini, şirketin yıllar itibariyle bakıldığında yaklaşık değerinin 600.000,00 TL değerinde olduğunu, 2017 yılı sonunda ise şirket değerinin 289.855,90 TL'ye indiğini, yönetim başarısızlığı nedeniyle 2016 yılı sonundaki 614.909,64 TL öz kaynak tutarından 2017 yılı sonundaki 289.855,90 TL öz kaynak tutarının indirilmesi sonucu 325.053,74 TL zararı bulunduğu, <br>\tMali müşavir öğretim görevlisi ile ticaret hukuku alanında öğretim görevlisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle;  davacı ile davalının ortak olduğu ... Ltd. Şti.'nin davalının ortağı olduğu ...  ... Limited Şirketine bir kısım satışlar yaptığı, davalının müdür olduğu dönemde davalıya ait şirkete 211.411,70 TL peşin satış, 309.255,20 TL vadeli satış yapıldığını, davalının sahip olduğu şirketin de tarafların ortak olduğu şirkete 10.912,10 TL peşin satış, 21.990,46 TL vadeli satış yaptığını, davalıya ait şirketin dava konusu olan tarafların ortak olduğu şirketten aldığı malları %1-%2 brüt kar marjıyla sattığını, davacı yanca şirketin içinin boşaltıldığının iddia edildiğini, ancak yapılan mali analiz sonucunda somut herhangi bir bilgiye rastlanılmadığını, iki şirketin analizlerinin karşılaştırıldığında büyüme ve karlılık oranlarında farklılaşma olduğunu, 2017 yılında tarafların ortak olduğu şirketin satışlarındaki büyüme oranı düşerken davalının sahip olduğu şirketin satışlarındaki büyüme oranının yükseldiğini, ayrıca davalının sahip olduğu şirketin öz sermayesinin tarafların ortak olduğu şirkete göre iyi durumda olduğunu, ancak bu oranların çok yüksek görülmediğini, bunun kaynağının ne olduğunun tespit edilemediğini, şirketin 2016 yılındaki öz kaynağının 614.909,64 TL iken, 2017 yılında 289.855,90 TL'ye düştüğünü, aradaki farkın 325.053,74 TL olduğunu, şirket müdürünün oluşan zarardan sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olması gerektiğini, şirket müdürünün oluşan zarardan kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispatlaması gerektiği belirtilmiş, <br>\tİki kişilik bilirkişi heyetine gayrimenkul değerlendirme uzmanı inşaat mühendisi bilirkişi eklenerek alınan ek raporda özetle; davalının müdür olduğu tarihler arasında takribi kira bedelinin 24.000,00 TL aylık, taşınmazın bedelinin ise arsası dahil 2.700.000,00 TL olacağını, şirket zararı yönünden yapılan tespitlerde herhangi bir değişikliğin bulunmadığını, zararın 325.053,74 TL olduğunu, düşüklüğe nedenin ne olduğunun tespit edilemediğini, bilirkişi heyetinde marka değerlendirmesine yönelik uzman bilirkişi bulunmadığından değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir. <br>\t6102 Sayılı TTK'nun 553. maddesinde; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticiler ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişilerin, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacakları, hiç kimsenin kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamayacığını; bu sorumlu olmama durumunun gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamayacağı,<br>\t6102 Sayılı TTK'nun 555/(1). maddesinde ise, şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri,  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın \"Duruşma yapılmadan verilecek kararlar\" başlıklı 353/(1)-a.6.maddesinde de (Değişik: 22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlenmiştir.\t<br>\tDüzenlemeler ile birlikte somut olaya gelince; davacı yanca eldeki davada limited şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine yönelik olarak dava açıldığı, davacı yanın dava dilekçesinde özellikle davalının kendi sahibi olduğu şirkete müdür olduğu şirketten usulsüz şekilde satış yapıldığı, kar marjının düşürüldüğü, şirketin zarara sokulduğunun iddia edildi halde ilk derece mahkemesince davalı şirketin faaliyet alanında uzman bir sektör bilirkişinin de görevlendirilen diğer bilirkişi heyetine dahil edilerek davalı şirket müdürünün kendi sahibi olduğu şirkete düşük maliyetle satış yapılıp yapılmadığı, satış yapılmış ise yapılan satışın kar oranının makul olup olmadığı, yine dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalının sahip olduğu şirket dışında satış yaptığı diğer firmalara yönelik yapılan satışlardaki kar oranının da ayrıca tespit edilmesi sonucu davalı müdürün kendi şirketi lehine dava dışı şirket aleyhine zararlandırıcı işlem yapıp yapmadığı, işlem yapmış ise zarar miktarının ne olduğu ile dava dışı ... Ltd. Şti.'nin kiraya verebileceği herhangi bir binası bulunup bulunmadığı, kira gelirinin olup olmadığı, davalı müdürün dava dışı ... Ltd. Şti.'nin elde edeceği kira geliri yönünden zararlandırıcı bir işlemde bulunup bulunmadığı, varsa tüm zarara ilişkin denetim ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması gerektiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürülen deliller toplanıp, toplanan deliller kapsamında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinden Dairemizce  denetim yapılmamıştır.<br>\t  Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte davaya konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince ayrı ayrı  KABULÜNE,  <br>2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  23/11/2021 tarih ve 2018/229 Esas 2021/754 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya tarafa iadesine, <br>5-Davalı tarafından yatırılan 2.775,55 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya tarafa iadesine, \t<br>6-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2024<br><br><br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                   Üye - ...\t                     Zabıt Katibi -...<br>...              ...           ...   ...<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39d6d9776f896560","SID":"05422aca1f44b54e"}}