{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2303 Esas<br>KARAR NO: 2024/345<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/09/2020<br>NUMARASI: 2017/611 Esas, 2020/491 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin, 3.000 üzerinde üyesi bulunan bir toplu işyeri ve konut yapı kooperatifi olduğunu, davalıların müvekkili kooperatifin ortakları olup, Kooperatif aidat bedellerini ödemediklerini, ödenmeyen işbu aidat bedellerinin tahsili amacıyla müvekkili tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların 24.01.2017 tarihinde takibe karşı haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... 24.07.2017 tarihli dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava ehliyetinin olmadığını, dava dosyasında kanıt olmadığını, Yapı Kooperatifi Ana sözleşme 6. Maddede Kooperatifin amacının sadece, ortakların işyeri ihtiyaçlarını karşılamak olup 05.05.2006 tarihinde tapu tescil edilmesiyle amacı sona eren sözleşmeye dayanarak aidat tahsili için dava açılamayacağını, Olağan Genel Kurullarda gündem dışı veya gündemde bulunan bazı maddelerin müzakere edilmediğini, genel kurulda geçici bütçelerin bazılarının oylatılmadığını, bazı bütçelerin kabul edilmediğini, davacı tarafın yönetim kurulunun site işletme işlerinin üstlenmesi, ortaklarına site işletme aidatı tahakkuk ettirerek borçlandırması ve faiz işletmesi 1163 sayılı kooperatifler kanununa aykırı olduğunu, 2005 ile 2017 yılları arası yönetim kurullarının bahsi geçen konularda yetki alamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'nın 02.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 03.06.2006 tarihli Genel Kurulda Kooperatif üyelerinden aylık olarak alınması kararlaştırılan işletme aidatı bedellerinin belirlendiğini, 03.06.2006 tarihli Genel Kurul kararının 01.07.2007 dönemini ve gelecek yılları bağlamadığını, 2006 dönemini takip eden 2011-2012 ve 2014 yıllarında yapılan yıllık olağan Genel Kurul toplantılarında artış ya da indirim tutarları ve temerrüt halinde talep edilecek faiz oranları belirlendiğini ve bu süreli Genel Kurul kararlarının ortakları süresiz bağladığı beyanının yanlış olduğunu, 18.06.2011 tarihli Genel Kurul kararının 01.07.2011- 30.06.2012 dönemli olup süresinin 1 yıl olduğunu, 29.09.2012 tarihli Genel Kurul kararı 01.07.2012-30.06.2013 dönemli olup süresi 1 yıl, 22.02.2014 tarihli Genel Kurul kararı 01.03.2014-30.06.2015 dönemli olup süresi 1 yıl 2007-2008-2009-2010- 2013-2015-2016-2017 dönemlerine ait Genel Kurul kararlarını dosyaya sunmadan Genel Kurul kararlarının tüm üyeleri bağlayıcı olduğunu beyan eden davacıların aidat toplama ve harcama yetkisi olmadığının ortada olup Genel Kurul kararlarında miktarları belirlenmeyen aidatları hangi kanuna göre belirlediklerinin ayrı bir muamma olduğunu, 03.04.2016 tarihli seçimli Genel Kurulun 8 nolu gündem maddesinde eksik oyla seçilen davacılara ortakların aidat toplama ve kooperatifin parasını harcama yetkisi vermediğini, 21.06.2017 tarihli Olağan Mali Genel Kurulu kasıtlı terk ederek nisabı düşüren davacıların 2016 döneminde ibra olmadığını, 2017 dönemi için Genel Kuruldan yetki almadığını, davacıların dava yürütme yetkisinin olmadığını belirterek % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; kooperatif üyelerine getirilecek maddi yükümlülüklerin talep edilebilmesi için öncelikle Genel Kurul Kararına ihtiyaç bulunduğunu, bu kapsamda davacının iptal edilmeyen kesinleşmiş genel kurul kararları gereği davalıdan tahsilini talep edebileceği miktarın tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, düzenlenen 24.06.2020 tarihli raporun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu davacı kooperatifin 875,00TL asıl alacak, 243.08 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 1.118,08 TL'nin tahsilini, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (aylık %1,5) gecikme faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceğinin tespit edildiği, iş bu raporun hükme esas alınmak sureti ile açılan davanın kısmen kabulüne davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen dava ve takip konusu borcun 875,00-TL asıl alacak 243,08-TL faiz alacağı yönünden itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın likit olması nedeni ile davalıların  asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili kooperatifin hukuki statüsünün her ne kadar yapı kooperatifi olarak görülmekte ise de, ortakların yaptıkları ödemelerin yapı kooperatiflerindeki inşaat ödemeleri olmayıp, kooperatif nezdinde üyelere sağlanan güvenlik,temizlik vs. hizmetlere ilişkin olduğunu, 2014 tarihli genel kurulda alınan aidata ilişkin kararda 01/03/2014 tarihine kadar eski aidat miktarı üzerinden devam edilmesine ilişkin alınan karar ile kooperatif adına bu tarihten önce alınan aidatlara kooperatifin en yetkili organı olan Genel Kurul tarafından icazet verildiğini, 06.06.2015 ve 03.04.2016 tarihli Genel Kurul kararlarında aidat alınmamasına dair bir karar olmadığı gibi, devam eden aidatların iptaline ilişkin bir karar da olmadığını, bu nedenle, işbu yıllarda da bir önceki yıllarda belirlenen aidat bedelleri aynen devam ettiğini, Borçlar Kanunu 102.maddesi gereğince davalı tarafça takip tarihinden önce yapılan ödemelerin öncelikle davalı yanın geçmiş anapara ve faiz borcundan düşülmesi gerektiğini, bu nedenle yapılan ödemenin icra takibine konu borcundan mahsubunun söz konusu olamayacağını, davalı yanca müvekkili Kooperatife takip tarihinden önce ödendiği anlaşılan ödemelerin, cari hesap kaydında görüldüğünü, işbu ödemeler düşüldükten sonra davalının kalan bakiyesi üzerinden icra takibi başlatıldığını müvekkili kooperatifin defterlerin usulüne uygun tutulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; kooperatif üyelik aidat bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı kooperatifin 5.681,00 TL aidat alacağı ve 1.559,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.240,60 TL alacağın ödenmesi için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalının borcu olmadığı gerekçesiyle takibe yasal süresinde itiraz etmesi üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi hükme esas alınan 24.06.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, genel kurullarda kararlaştırılmayan aidatların üyelerden tahsil edilemeyeceği kabul edilerek, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 875,00-TL asıl alacak 243,08-TL faiz alacağı yönünden devamına karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. Davalıların davacı kooperatifin ortağı olduğu, davalılara üyeliği gereği A1 tipi işyerinin tahsis edildiği konusunda bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmıştır. İstinafa konu uyuşmazlık, davacı kooperatifin icra takip tarihi itibariyle davalılardan işletme aidatı alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporları aldırılmıştır. 27/08/2018 tarihli Mali Müşavir bilirkişi raporunda, takip tarihi itibari ile taleple bağlılık ilkesi gereği 5.681,00 TL asıl alacak, 1.459,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 7.140,61 TL davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.06/05/2019 tarihli kooperatif uzmanı bilirkişi raporunda davalının, iptal edilmeyen kesinleşmiş genel kurul kararları gereği davalıdan tahsilini talep edebileceği 2.531.00 TL tutarındaki asıl alacağına 19.01.2017 icra takip tarihine kadar işletebileceği aylık %1.5 gecikme faizinin 1.036.70 TL olacağı ve bu gecikme faizinin tahsilini davalıdan talep etmede haklı bulunduğu, SMMM bilirkişinin heyete eklenmesi ile alınan 24/06/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; kooperatif ticari defter kayıtları, davalı yan ödemeleri ve icra takibindeki taleple bağlı kalınarak; genel kurullarda aidat kararı alınmasa bile aidatın üyelerden tahsil edilebileceğinin Mahkemece kabul edilmesi durumunda; davalının 2014 yılında yaptığı ödemeler dikkate alınarak davacı kooperatifin 4.200,00-TL asıl alacak, 743.14-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 4.943,14-TL'nin tahsilini takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (aylık %1,5) gecikme faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği,  genel kurullarda kararlaştırılmayan aidatların üyelerden tahsil edilemeyeceğinin Mahkemece kabul edilmesi halinde, davacı kooperatifin 875,00TL asıl alacak, 243.08 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 1.118,08 TL'nin tahsilini, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (aylık %1,5) gecikme faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği tespit edilmiştir. Kooperatifin 22/02/2014 tarihli genel kurulunda 01/03/2014 tarihine kadar eski aidat miktarı üzerinden aidat alınmasına, 01/03/2014 tarihinden sonra aidat miktarının % 25 düşürülerek ödenmesine karar verilmiştir. Söz konusu kararda aidatın bitiş tarihinin gösterilmemesi, ayrıca 01/03/2014 tarihinden önce eski aidatların aynı miktarda ödeneceğinin belirtilmesi karşısında, kooperatifte aidat alacağının bir yıllık süre ile belirlendiği yönünde fiili uygulama olduğundan söz edilemez. Kaldı ki 29/09/2012 tarihli genel kurulda 01/07/2012-30/06/2013 tarihleri arasında ortaklardan alınacak aidat oranları belirlenmiş ve davalıların üyeliği gereği tahsis edilen A1 tipi işyerlerinin işletme giderlerinin 233 TL/ay olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 22/02/2014 tarihli genel kurulunda, 01/03/2014 tarihinden sonra aidat miktarının % 25 düşürülerek ödenmesine karar verildiği dikkate alındığında, 01/03/2014 tarihinden sonra A1 tipi işyeri aidatının 233 TL'nin % 25 ine tekabül eden 175,00-TL olacağı, davacının defter ve kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalıların 01.04.2014 tarihi ile 02.02.2015 tarihleri arasında 15 ay 175,00-TL ödeme yaptıkları, bu hali ile davalıların 22/02/2014 tarihli genel kurulda 01/03/2014 tarihinden sonra aidat miktarının % 25 düşürülerek ödenmesi yönünde alınan karar benimsenerek bu karar uyarınca belirlenen aidat miktar üzerinden ödeme yaptıkları anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, 24.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda, 01.03.2014-06.06.2015 tarihleri arasındaki 15 aylık aylık dönem dışındaki kalan aylar yönünden de aidat alacağının oluştuğu gözetilerek, 175,00-TLx34 ay= 5.950,00-TL aidat borcu olacağı iş bu aidat borcundan aynı dönemde yapılan 1.750,00-TL'lik davalı havale ödemelerinin mahsubu sonrasında bu aylar yönünden hesap edilen 4.200,00-TL aidat alacağı ve 743,14-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.943,14-TL aidat alacağı yönünden hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Borçlar Kanunu 102.maddesi gereğince davalı tarafça takip tarihinden önce yapılan ödemelerin öncelikle davalı yanın geçmiş anapara ve faiz borcundan düşülmesi gerektiğini, bu nedenle yapılan ödemenin icra takibine konu borcundan mahsubunun söz konusu olamayacağını ileri sürmüştür. Davalıların Mart 2014 döneminden Aralık 2016 dönemi arasındaki işletme aidatları ile ilgili 10 ay x 175,00-TL = 1.750.00-TL lik ödeme yapıldığı belirlenmiştir. Davacı kendi defter ve kayıtlarına göre davalılar tarafından yapılan bu ödemeleri ödendiği aya ait işletme aidatı olarak işlemiştir. Bilirkişi raporuna göre, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, davalılar tarafından aynı dönemde yapılan havale ödemelerinin icra takibi ile talep edilen dönemlerden mahsubunun yerinde olduğu, bu durumda davacının kendi defterlerindeki kayıtların aksine yapılan ödemelerin davalıların önceki borçlarından mahsup edilmesi gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, Mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne dair  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/611 Esas, 2020/491 Karar ve 09/09/2020  tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı/borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen dava ve takip konusu borcun 4.200,00 TL asıl alacak 743,14 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 4.943,14 TL yönünden itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b)Davalıların hüküm altına alınan. 4.943,14-TL asıl alacağın %20'si oranında icra/inkar tazminatı ile MAHKUMİYETİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 337,66 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 123,66 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 214,00 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından karşılanan 123,66 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.725,10 TL'den kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.860,42 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, f-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 600,00 TL'den kabul ve ret oranına göre hesaplanan 190,38 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, g-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 4.943,14 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, h-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 2.297,46 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 203,00 TL istinaf harçları ile 72,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 275,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af9b67e2420381d4","SID":"3310e405836cbae8"}}