{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2313 Esas<br>KARAR NO: 2024/324<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2020<br>NUMARASI: 2018/210 Esas, 2020/425 Karar<br>DAVA: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında Güvenlik Sistemi Yazılım Hazırlanması, Sistemin Devri ve Bakımı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre, yazılımın 30 gün içerisinde tamamlanacağını, zorunluluk halinde ise bu süreye 15 gün ilave edileceğini, hazırlanan yazılımın da en geç 1 ay içinde müvekkiline devredileceğini, ancak davalının, süre geçmesine rağmen edimini yerine getiremediğini, bu nedenle müvekkilince, sözleşmenin feshedilerek yapılan ödemenin iadesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafından kabul edilmediğini belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirkete haksız ödenen alacağın 17.000,00 TL'lik kısmının sözleşmenin fesih tarihi olan ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ileri sürülen taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin, sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, müvekkili tarafından yazılım süresi içerisinde oluşturulmasına rağmen davacının,  teknik olarak önemi bulunmayan hususlarda sürekli değişiklik taleplerinde bulunarak müvekkilini geçiştirdiğini ve mobil yazılımın yayımlanmasına onay vermediğini, sözleşme ile kararlaştırılan bedelin müvekkiline halen ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; taraflar arasında sözleşmeye konu yazılımın davacıya devredilmediği hususunda bir uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın, yazılımın, sözleşmede öngörülen süre içerisinde hazırlanıp hazırlanmadığı, davalının bu aşamada bir gecikmesinin olup olmadığı ve sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığı noktasında toplandığı, alınan her iki bilirkişi raporu ile de, davalının yazılım sistemini hazırlamaya başladıktan sonra davacı tarafından değişikliklerin talep edildiği, değişiklik talepleri ile birlikte yazılımın süresi içerisinde yerine getirildiğinin tespit edildiği, davalının, edimin ifasında temerrüde düşmediği, bu nedenle davacının, sözleşmeyi feshetmekte haksız olduğu ve ödenen bedelin iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sözleşmeye göre, yazılımın, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 30 gün içerisinde hazırlanacağını, zorunlu hallerde bu sürenin 15 gün uzatılabileceğini, yazılımın, hazırlanıp devreye alınmasından itibaren de bir ay içerisinde davacıya devredileceğini, bu süreler içerisinde müvekkilinin kullanımına bırakılan bir iş olmadığını, gerekçeli kararda belirtilen müvekkilinin talep ettiği işlemlerin, edimin ifasından sonra düzenlenebilecek işlemler olduğunu, bilirkişi raporuna göre, işin tamamen yapılmadığını, kesinlikle kabul etmemekle birlikte, bir an için müvekkilinin işin uzamasına sebep olduğu düşünülse de, davalının, sözleşmeyi imzalarken basiretli iş adamı gibi davranıp müvekkili şirketin olabilecek her türlü taleplerini düşünüp ona göre süre belirleyip edimini ifa etmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, edimin ifa edilmediğinden bahisle sözleşmenin feshine dayalı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi çekişmesizdir. Davacı tarafından davalıya keşide edilen, Bakırköy ... Noterliğinin 24/01/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, sözleşmede belirtilen süreler geçmesine rağmen yazılımın teslim edilmediğinden bahisle edimin ifasında temerrüde düştüğü belirtilerek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği bildirilmiş olup  08/11/2017 tarihli ve 27.541,20 TL bedelli faturaya binaen yapılan ödemenin iadesi talep edilmiştir. Davalı ise, Beyoğlu ... Noterliğinin 01/02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, tüm yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, sözleşmeye aykırılık bulunmadığını belirterek cevap vermiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/09/2019 teslim tarihli raporda; davacı şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil niteliğinin bulunduğu, davacının, davalıdan 17.541,20 TL alacağının olduğu, davalının defterlerinin sie usulüne uygun olmaması sebebiyle usulüne uygun olmadığı, davacı şirkete düzenlenen 27.541,20 TL bedelli faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, sözleşmeye konu yazılımın, belirtilen süre içerisinde hazırlanıp hazırlanmadığı hususunun ancak söz konusu yazılımın kodları ve bu kodlara ait versiyon kontrol sistemi (mevcutsa) üzerinde inceleme ile anlaşılabileceği, davalıya ait kodların geliştirildiği merkez Gaziantep'te bulunduğundan böyle bir incelemenin yapılamadığı, bu nedenle inceleme yapılabilecek herhangi bir veri olmadığından teknik olarak bir değerlendirme yapılamadığı, bununla birlikte davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ve taraflar arasında sözleşmeye konu yazılımın hazırlık süreci ile ilgili oluşturulan whatsapp grup konuşmalarının yer aldığı, bu konuşmalarda davacı firma personellerinin, uygulamanın görselliği ile ilgili bazı taleplerinin olduğunun ve uygulamanın bazı ekranlarının renk ve resim değişikliğinin istendiğinin görüldüğü, bu whatsapp görüşmelerinde 08/12/2017 tarihinde davalı tarafından gönderilen ve aynı zamanda davalı tarafından dosyaya sunulan video görüntüsünün sözleşmeye konu uygulamanın ... sürümüne ait ekranlara ilişkin görüntü olduğunun anlaşıldığı, bu uygulamanın video görüntüsü alınırken çekim yapılan telefonda yüklü olduğunun anlaşıldığı, bu videoya göre \"...\" olarak adlandırılan ... uygulamasının ekranlarının hazır durumda olduğunun görüldüğü, dosya içerisinde yer alan video görüntüsünden, sözleşmeye konu yazılımın ... versiyonu ile ilgili ekranların yer aldığının görüldüğü ve bu ekranların tasarım olarak hazır olduğunun anlaşıldığı, bununla birlikte söz konusu uygulamanın sağlıklı çalışıp çalışmadığı ile ilgili olarak bu video üzerinden herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, ayrıca sözleşmeye konu yazılımın Android versiyonu ile  ilgili olarak dosya  içerisinde incelenebilecek bir doküman bulunmadığından davalının, uygulamanın ... versiyonu ile ilgii bir değerlendirme yapılamadığı, bu durumda teknik olarak yapılan tespitlere göre, sözleşme konusu yazılımın, davalı tarafından süresi içinde hazır hale getirildiği, fakat davacının birtakım değişiklik taleplerinde bulunması nedeniyle davalı tarafından üzerinde bazı değişiklikler yapıldığı, bu nedenle de yazılımın tamamlanma ve davacıya devredilme süresinin biraz uzadığı, buna göre davalının, borcunu ifada kusurlu olarak geciktiğinden ve temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği, kaldı ki bir an için davalının borcunu ifada kusurlu olarak geciktiği ve temerrüde düştüğü kabul edilse bile, davalının borcunun önemli kısmını ifa ettiği ve geri kalan kısmını da ifa edeceği anlaşıldığından, davacının sözleşmeden dönmeye hak kazanabilmesi için, davalıya son bir süre vermesi gerektiği, fakat davacının, davalıya son bir süre vermeden sözleşmeyi feshettiği, bütün bu nedenlerle, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği ve bu nedenle de ödediği bedelin iadesini talebe hak kazanamadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkemenin 04/12/2019 tarihli celsesinde, Gaziantep Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalının merkezinde, dava konusu yazılımla ilgili inceleme yapılarak hangi tarihte oluşturulduğu, sözleşme ile belirlenen tarihlere uyumlu olup olmadığı hususlarında rapor alınmasına ve davalı tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiştir. Talimat Mahkemesine bilirkişi tarafından tarafından sunulan 30/07/2020 tarihli raporda; kodların incelenmesi için davalı tarafa ait Gaziantep ilinde bulunan ARGE merkezinde kaynak kodları üzerinde gerekli incelemenin yapıldığı, kodlar incelendiğinde ... tabanlı uygulama için ..., ... tabanlı ... dilinin kullanıldığı, webservis bağlantıları için ... yapısının kullanıldığının görüldüğü, dava konusu yazılıma ait kodlar, bu kodların oluşturulma ve son değiştirime tarihleri incelendiğinde ilk taahhüt edilen tarihler ve WhatsApp grubu konuşmalarındaki değişiklik talep tarihleri ile kodlamalar üzerinde son değişiklik tarihlerinin birbiri ile tutarlı olduğunun görüldüğü, dava konusu yazılımın kaynak kodları incelendiğinde, ... tabanlı ve ... tabanlı mobil uygulamaların taahhüt edilen tarihte hazırlanmış olduğu, dosyaların ilk oluşturulma zamanları ve sonrasında iletilen talep tarihleriyle son değişiklik tarihlerinin aynı olduğu bildirilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında 08/11/2017 tarihinde Güvenlik Sistemi Yazılım ve Devir Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmeye göre davalının ediminin, bir güvenlik sistemi yazılımının hazırlanması ve sistemin işletmeye açılarak davacıya devredilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 4. maddesinde, güvenlik sistemi yazılımının, sözleşmenin imzalanmasını müteakiben 30 gün içerisinde davalı tarafından teknik şartnameye göre gerçekleştirileceği, zorunlu hallerde bu sürenin en fazla 15 gün uzatılabileceği, güvenlik sistemi yazılımının teknik şartnameye uygun olarak hazırlanıp devreye alınmasından sonra en geç 1 ay içerisinde davacıya devredileceği kararlaştırılmıştır. Davacı, bu madde uyarınca davalının, öngörülen sürede edimini yerine getirmediğinden bahisle sözleşmeyi feshederek ödediği bedeli talep etmiş olup bu noktada çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davalının, sözleşmeye konu yazılımı, süresinde davacıya teslim edip etmediği noktasında toplanmaktadır.  Buna göre Mahkemece aldırılan bilirkişi heyeti raporunda, dosya üzerinden mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme neticesinde, sözleşme konusu yazılımın, davalı tarafından süresi içinde hazır hale getirildiği tespit edilmiş olup aynı zamanda Mahkemece yazılan talimat üzerine aldırılan bilirkişi raporunda, davalı tarafa ait kaynak kodları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, sözleşmeye konu yazılımın taahhüt edilen tarihte hazırlandığı tespit edilmiştir. Buna göre, davacı tarafından yapılan fesih ve bu feshe dayalı bedel iadesi talebi haksız olduğundan Mahkemece, davanın reddine yönelik verilen karar isabetlidir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/210 Esas, 2020/425 Karar sayılı ve 07/10/2020 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a187f8de7215895b","SID":"b13f6ebe2345842e"}}