{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/123 <br>KARAR NO: 2024/296<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13.10.2020<br>NUMARASI: 2019/631 E. - 2020/657 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; Sigortalısının ... A.Ş., sigorta ettiren ve kullananın ... İnş.ve Tic.Ltd.Şti olduğu ... yükleyici; 23.10.2015-23.10.2018 süreli, ... poliçe numaralı Leasing Ali Risk Sigorta kapsamında müvekkil ... Sigorta A.Ş.ce sigortalandığını, davalı şirketin söz konusu iş makinelerinin yetkili servis işini yaptığını, iş makinesinin arızalanması sonrasında ilk bakım ve onarımlarının davalı şirket tarafından yapıldığını ancak başta şanzıman olmak üzere önemli arıza tespitine rağmen onarımının eksik bırakılarak yapılmaması sonucu söz konusu iş makinesinin ağır hasar gördüğünü ve yeniden davalının servisinde onarım işlemine tabi tutulmak zorunda kalınarak dava konusu hasar bedelinin ödenmek zorunda kalındığını, müvekkili şirketin; meydana gelen ağır hasar nedeniyle 24.04.2018 tarihinde...  A.Ş.ne 110.069,61 TL. hasar bedeli ödediğini, hasar bedeli 110.069,61 TL. ile ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi tutarı 7.967,98 TL. olmak üzere toplam 118.037,59 TL. nin tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Md.lüğü ... Esas sayılı dosyada ilamsız takip başlatıldığını ancak davalının itirazları nedeniyle takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyadaki takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı tarafın en az %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davanın yetki sözleşmesine göre yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Merkez (Çağlayan) Adliye Mahkemeleri olduğunun, müvekkili şirket tarafından satışı gerçekleştirilmiş bulunan iş makinasının ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak üretildiğini, dava dışı ... İnş ve Tic. Ltd Şti firmasına ait ... seri numaralı makine için müşteri tarafından alınan “şaftta ses ve park freni tutmuyor” şikayeti üzerine müvekkili şirketin yetkili servisi tarafından 13.06.2017 tarihinde yapılan tespitte ön askı rulmanı dağıttığı ve park fren balatalarının bitik olduğunun tespit edildiğini, 06.07.2018 tarihinde ise arızalı olduğu tespit edilen parçaların değiştirildiğini, park fren grubu şanzımanın dışarısında ve şanzıman çıkış mili üzerinde monte edilmiş kuru disk fren olarak tasarlandığını, dolayısı ile şanzıman içerisinde herhangi bir hasar oluşturma durumu söz konusu olmadığını, müvekkili şirket aleyhine takip yapılmasının mümkün olmadığı belirtimiş ise de  mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda da davaya konu alacağın likit-belirli bir alacak olmaması sebebi ile müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekmekte olduğunu, davaya ve takibe konu alacak sigorta şirketinin tek taraflı tespitleri neticesinde davaya konu makinada oluşan hasarın sigorta tazminatının rücu edilmesi, işbu sebeple söz konusu durumda kabul anlamına gelmemekle birlikte alacak likit belirli bir alacak olmaması, bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek bir alacak olması sebebi ile yargılamayı gerektirdiğinden müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekmekte olduğunu savunarak davanın öncelikle usul ve  aksi halde esastan reddine ve , öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usul yönünden reddine, takibe konu edilen alacak üzerinden İİK 67. maddesi uyarınca davacı  aleyhine 20%'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine,  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davaya konu yükleyicinin sigortalısı ... Kiralama A.Ş. olup müvekkili ... Sigorta A.Şirketinin sigorta poliçesi kapsamında hasar bedelini sigortalısı ... A.Ş.ne ödediğini ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere halefi olduğunu,  halef sıfatıyla  dava açıldığını, sigortalı ... A.Ş. ile davalı şirket arasında HMK'nın 17.maddesi kapsamında herhangi bir yetki sözleşmesinin mevcut olmadığını, davalı şirketin kayıtlı adresinin Tuzla/İstanbul olması nedeni ile HMK'nın 6.maddesinde belirtilen yerleşim yeri mahkemesinin genel yetkili mahkeme olduğundan davalı vekilinin yetki itirazının reddi gerekmekte olduğunubelirterek, davalı vekilin yetki ve esasa yönelik itirazlarının reddi ile  davanın kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... davacının iddiaları davalının savunmaları kapsamında hazırlattırılan 0/03/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya uygun olduğu değerlendirmeleri ile meydana gelen arızadan %50 oranında kusurlu hareketinden kaynaklı Davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 55.034,00 TL ve işlemiş faiz olarak 3.998,69 TL  faiz alacağı olmak üzere 59.033,50 TL üzerinden  iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir. Alacağın kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının iddiaları davalının savunmaları kapsamında hazırlattırılan 0/03/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya uygun olduğu değerlendirmeleri ile meydana gelen arızadan %50 oranında kusurlu hareketinden kaynaklı Davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 55.034,00 TL ve işlemiş faiz olarak 3.998,69 TL  faiz alacağı olmak üzere 59.033,50 TL üzerinden  iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir. Alacağın kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ....\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 55.034,00 TL asıl alacak ve işlemiş faiz olarak 3.998,69 TL  olmak üzere toplam 59.033,50 TL üzerinden  iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan  55.034,00 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan ‭11.006,8‬0 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine   karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş makinesinin yetkili servisi ve aynı zamanda tedarikçi konumunda bulunan davalı şirket tarafından yapılan onarımlarında şanzıman başlığı olmak üzere önemli arıza tespitlerine rağmen bu arıza onarımının eksik bırakılması ve giderilmemesi sonucunda iş makinesinin ağır hasar gördüğünü, bunun sonucunda davalı servisinde büyük onarım işlemini tabi tutulmak zorunda kalınarak dava konusu hasar bedelinin ödenmek durumunda kaldığını, müvekkili şirketin ağır hasar nedeniyle ekpertiz raporu ile 24.04.2018 tarihinde sigortalısı ... AŞ'ye 110.069,61 TL hasar bedeli ödediğini, hasar bedelinin ödenmesi yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan davada davalının %50 oranında kusurlu olduğu yönündeki rapora göre hüküm kurulduğunu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin söz konusu iş makinesinin tek yetkili servisi konumunda olduğunu, bakım ve kontrole gelen iş makinelerine eksik işlemde yapsa sonraki onarım ve bakım için yine kendisine getirileceğini bildiğini, raporda hasarın davalıdan kaynaklandığının açıkça yer aldığını, sigortalının veya makineyi kullanan operatörlerin kusurlu olduğunu yönelik herhangi bir kanaat yer almadığını, davalının hasardan %100  kusurlu olduğunu, bu yönüyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hususların usul ve yasaya aykırı olduğunu, makinenin yerinde incelenmediği gibi dosya içerisindeki tespitlere göre  değerlendirme yapılarak müvekkili şirketin %50 kusurlu olduğu tespitinin somut verilerden uzak olduğunu, davaya konu iş makinesinin ... Marka dünya çapında bilinen tanınan ve kullanılan bir iş makinesi olduğunu, müvekkili şirketin ise Türkiye'de markanın tek yetkili distribütörü ve satıcısı olduğunu, geniş servis ağı, bayileri ve yetkili servisleri vasıtasıyla onarım hizmeti sağladığını, bu türden iş makineleri üzerinde  tespit yapılabilmesi ve bilirkişi raporu oluşturulabilmesi için özellikle bu tip makineleri tanıyan uzmanlığı bulunan kişiler tarafından değerlendirme yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda değerlendirmeden çok Yargıtay kararları da eklenmek üzere hüküm tesis edildiğini, davacının rücu taleplerinin yerindeliği üzerinde vurgu yapıldığını, kusur tespit oranının tam belirtilmediğini, farazi bir değerle ya da rakamla talep edebilecek tutarın bulunduğunu, raporda geçen hasarın şanzıman hatası veriyor olması ve bunun üzerine müvekkili şirketin yeterince eğilmediği değerlendirmesinin  soyut olarak olduğunu , %50 civarı kusurun mütalaa edilmesinin farazi olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  Leasng All Risk Sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rucüen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız  icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, sigortalı iş makinesinin hasarlanmış olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olup olmadığı, taraflar yönünden takdir edilen %50 oranındaki kusurun ve mahkeme kararının dosya kapsamına uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... AŞ ile dava dışı sigorta ettiren ... Ltd Şirketi arasında 22.10.2015 tarihinde lastik tekerleği yükleyici ile ilgili olarak 30 ay süreli finansal kiralama sözleşmesinin oluşturulduğu, finansal kiralama sözleşmesine konu makinenin ... lastik tekerlekli yükleyici olduğu, davalı şirket tarafından düzenlenen 21.10.2015 tarihli proforma faturası ile, makine bedelinin 128.000,00 EURO + %1 KDV olarak belirtildiği, aracın imalat yılının 2015 olduğu, yeni ve kullanılmamış olduğu hususuna yer verildiği, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında dava dışı araç kiralayan şirket ... Ltd Şirketi tarafından söz konusu iş makinesinin davacı sigorta şirketine Leasng All Risk sigorta poliçesi ile sigortalandığı, sigortalının dava dışı ... AŞ şirketi olduğu, poliçenin başlangıç tarihinin 23.10.2015,  bitiş tarihinin 23.10.2018 olduğu, dava konusu makinenin 09.07.2017 tarihinde hasarlandığı, 11.01.2018 tarihli ekspertiz raporunda, sigorta konusu firmanın iştigal alanının inşaat ve madencilik sektörü olduğu, Tekirdağ iline 70 km uzaklıkta Malkara ilçesi İbrice köyü yakınlarında bulunan açık işletme sahasında kömür üretimi ile uğraştığı, hasara konu    makinenin Loder-yükleyici ( lastik tekerlekli) makine olduğu, markasının ..., imal yılının 2015, yaşının 2  ve 3200 saat çalıştığı, makine operatörünün beyanında, Haziran 2017 tarihinde kazıcı ve yükleyici iş makinesi ile Alibeyköy metro şantiyesi için çalışırken iş makinesini hareket ettirdiğinde durup durup yürümeye başladığında ve hareket ettiğinde frene basarken durduğunu gördüğünü, aracı durdurduğunu, iş vereni arayarak iş makinesi şanzımanında sorun olduğunu ve iş makinesinin şirketin tırına yükleyerek şantiye'ye bıraktığını, Hadımköy'de faaliyet gösteren ... Servisini aradığını arızayı bildirdiğini, iş makinesi üzerinde inceleme yaptıklarını, arızanın şafttan kaynaklandığını, şaftta boşluk bulunduğunu belirtip gittiklerini, iş makinesinin şaftını değiştirdiklerini, makinenin şantiye alanında döküm alanındaki toprağı ileri iterken aynı arızayı verdiğini belirten operatörün kendisini aradığını beyan ettiğinin belirtildiği, makinenin Türkiye mümessili ve yetkili servisi ... servis müdürü ile yapılan görüşmede makine üzerinde dişli grubunda oluşabilecek hasarı alarma dönüştürecek bir sistem bulunmadığı, arızanın kendisini makinenin yürüyememesi ve yürüyüşte bir sıkıntı olarak gösterdiğini  belirttiği, yapılan expertizde şanzıman grubunun demonte edilerek tespit çalışmalarının başladığının görüldüğü, hasarın iş makinesinde meydana geldiği, arıza neticesinde makine şanzıman grubunun hasarlandığı, sigorta ettiren hasarın giderilmesi için ... yetkili servisi şirketin 24.07.2017 tarihinde düzenlenmiş olduğu e-faturaya istinaden KDV hariç 126.947,52 TL talepte bulunduğu, hasarın yakın nedeninin aşırı zorlanma olarak belirlendiği, gerçekleşen riziko için poliçede teminat olduğunun görüldüğü, hasarın başlangıç  tarihinden itibaren 625. günde meydana geldiğinin belirtildiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı ... AŞ'ye 110.069,61 TL tutarında hasar bedelinin 24.04.2018 tarihinde banka yolu ile ödendiği, buna ilişkin ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu düzenlendiği, sigortalının davacı, sigorta şirketinin TTK'nın 1472 ile BK 183 maddesi gereğince ödediği tazminat miktarını temlik ettiğini belirttiği, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla davalı şirkete karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 10.10.2018 tarihinde 110.069,61 TL asıl alacak ve 7.967,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 118.037,59 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirketin icra takibine karşı itiraz ettiği, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.  10.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu iş makinası ... marka ... tipinde 2015 model loader (yükleyici) olduğu, oluşan hasar sonucunda sigorta şirketi tarafından 110.069,61 TL ödendiği, makinede yapılan onarım esas olarak şanzıman revizyonu olduğu, onarımdan sorumlu ... yetkili servisi 13.06.2017 tarihli raporunda kendileri tarafından yapılan “şanzıman hatası veriyor” tespitine rağmen konunun üzerine yeterince eğilmediği ve daha dar kapsamda bir onarım ile makineyi teslim ettiği, bu da arızanın büyümesine ve sonraki kapsamlı onarımın maliyetinin |artmasına sebebiyet verdiği, bu artışın ne kadar olduğunu net olarak hesaplamanın mürnkün olmadığı, ancak, heyetin bunun %50 civarında olabileceği kanaatinde olduğu, heyetin teknik bilirkişisi tarafından “makinada yapılan onarım esas olarak şanzıman revizyonu olduğunu, hasara davalı tarafından yapılan “şanzıman hatası veriyor” tespitine rağmen konunun üzerine yeterince eğilmediği ve daha dar kapsamda bir onarım ile makinayı teslim ettiğini, bununda arızanın büyümesine ve sonraki kapsamlı onarımın maliyetinin artmasına sebebiyet verdiğini, bu artışın ne kadar olduğunu net olarak hesaplamanın mümkün olmadığının mütalaa olunmakla %50 civarında bir kusurun olabileceğinin değerlendirildiği, makinede  yapılan onarım esas olarak şanzıman revizyonu olduğu, hasara davalı tarafından yapılan şanzıman hatası veriyor” tespitine rağmen yeterince eğilinmediği, davalının daha dar kapsamda bir onarım ile makineyi teslim ettiği, meydana gelen arızanın büyümesine ve sonraki kapsamlı onarımın maliyetinin artmasına sebebiyet verdiği, ancak bu artışın ne kadar olduğunu net olarak hesaplamanın mümkün olmadığı mütalaa olunmakla %50 cıvarında bır kusurun olabileceği, davacının rücu talebinin yerinde olduğu, davacının asıl alacak olarak 55.034,81 TL ve işlemiş faiz olarak 3.998,69 TL talep edebileceği, toplamda davacının talep edebileceği zarar tutarının 59.033,50 TL olacağı belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; bilirkişi kurulunun davalının %50 kusurlu olduğu yönündeki tespit ve kanaatine katılmanın mümkün olmadığı, dava konusu iş makinesinin yurt dışından tedarik eden ve satan aynı zamanda yetkili servis işini yapanın davalı taraf olduğunu, iş makinesinin asgari 2 yıl ve ortalama 6000 saat garanti kapsamında satıldığını, yapılan onarımın rastgele bir tamirhanede değil yetkili serviste yaptırıldığını, ağır işlerde kullanılan böylesine pahalı makinelerdeki bakım ve onarımların yetkili servislerce tam ve eksiksiz yapılmasının esas olması gerektiğini, davalının garanti kapsamındaki ilk şanzıman arızasının tespiti sonrasında bakım ve onarımının yapılmayarak akabinde büyük arızaya sebep olanın davalı şirket olduğunu, hasar nedeniyle davalının %100 kusurlu olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini ve  ek rapor alınmasını talep etmiştir.  Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; kusurun %50 civarında olduğunun belirtilerek somut verilerden uzak bir değerlendirme yapıldığını, yine raporda müvekkili şirketin onarım esnasında konunun üzerine yeterince eğilmediği, daha dar bir kapsamda makinenin onarım ile teslim edildiğinin beyan edildiği, bilirkişi tarafından tespitin fiziki olarak yapılmadan taraf beyanlarına göre ve operatörlerin söylemlerine göre evrak üzerinde sonuca ulaştıklarını, davaya konu iş makinesinin ... marka dünya çapında bilinen tanınan ve kullanılan bir iş makinesi olduğu belirtilerek, makine üzerinde inceleme yapılması  ek rapor alınmasını, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraf vekillerinin yeniden inceleme ve ek rapor alınmasına yönelik taleplerinin reddi ile rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı şirketin dava konusu aracın satıcısı, yetkili hizmet servisi vereni, ayrıca ... iş  makinelerinin Türkiye distribütörü olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Gerek eksper raporunda, gerekse de raporda yer  alan araç kullanıcı operatörlerinin olaya ilişkin beyanlarından, söz konusu aracın arızalandığı, arızalanma üzerine davalının servisine götürüldüğü ve teslim edildiği, daha sonra tekrar arızanın meydana geldiği, yüksek miktarda hasar bedelinin sigorta şirket tarafından ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından ve bilirkişi raporundan, makinede yapılan onarımın şanzıman revizyonu olduğu, onarımdan sorumlu olan davalı şirketin kendileri tarafından verilen yetkili servis raporunda ifade edilen şanzıman hatası veriyor tespitine rağmen konunun üzerine gidilmeksizin daha dar kapsamlı bir onarım ile makineyi teslim ettiği, diğer taraftan, iş makinesi maliki- kullanıcısı olan şirketin, gerek operatörlerin beyanını, gerekse de teknik serviste tespit edilen hasar durumlarını dikkate almaksızın dar kapsamda gerçekleştirilen onarım ile makineyi teslim almış olması göz önünde bulundurulduğunda her iki tarafa oluşan zarar nedeniyle %50 oranında kusur verilmesinde  herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Özellikle dava dışı sigortalının araç kiralayan sigorta ettiren firmanın iştigal konusu ve davalı şirketin nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda her iki tarafın kusura dair aksine iddiaları yerinde kabul edilmemiştir. Diğer taraftan teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda bilirkişiler her ne kadar dosyadaki bilgi ve belgelere göre rapor düzenlemişler ise de dosya içerisinde ki ekpertiz raporu, rapora ekli  hasarlı parçalar, tamirata ilişkin fatura örnekleri, servis tutanakları mevcuttur. Ayrıca  bilirkişiler tarafından makine görülmeksizin tespitin yapılamayacağına dair bir beyanda bulunulmamıştır.  Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Somut veriler karşısında makinenin fiilen görülmesinde hukuki yararın olmadığı da aşikardır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 6.047,36 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerlerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"655d934185e3ca1e","SID":"54d1af8bb88503a1"}}