{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1438 <br>KARAR NO\t\t: 2024/427<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/08/2020 (Dava) - 02/07/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2020/414 Esas - 2021/533 Karar <br>DAVA             \t: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/03/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020/414 Esas - 2021/533 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava konusu alacağı müvekkiline temlik eden dava dışı ...'e ait ... plakalı araç ile ... plakalı araçların 16.01.2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün “kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak” kusurunu ifa suretiyle asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup hasardan poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, araçtaki hasar bedelinin tespiti maksadıyla İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/13 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talep edildiğini ve alınan raporda; müvekkiline ait araçta 21.186,46 TL tutarında hasar olduğunun mütalaa edildiğini, başvuruda bulunulmuşsa da, karşı yan tarafından ödeme yapılmadığını, gerçek hasar bedelinin (aracın onarımının ekonomik olup olmadığının ve kusur durumunun) tespiti yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporuyla  mümkün olduğundan belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri işbu davada fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik hasar bedeline mahsuben 100 TL ile değer kaybı alacağına mahsuben 10 TL olmak üzere toplamda 110 TL maddi tazminatın 21/02/2020 başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, delil tespiti gideri toplam 1.698,5 TL'nin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalının davaya ilişkin olarak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Dosyanın trafik ve hasar uzmanı ile sigorta hesap uzmanı billirkişilere tevdii ile alınan raporda özetle; '16/01/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın firari sürücüsünün önce aracın sol ön tekerleğini bölünmüş yoldaki ayırıcıya vurarak aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip 9125/6 Sokak ile sağındaki Erdal Yaklav Cad. Kavşağına kontrolsüz olarak girerek kavşakta dönüş yapan ... plakalı araçla çarpıştığı, kazanın meydana geldiği kavşakta sağa dönüş yasağı olduğu, aracın kontrolünü kaybederek sağa dönüş yasağı olan kavşağa giriş yapan ... plakalı araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olduğu, kazanın meydana geldiği kavşakta ... plakalı aracın sağa dönüş yasağı nedeniyle sağa dönüş yapamayacağı, kazada asli kusurlu olduğu değerlendirilen sürücünün hasar ödemesi konusundaki talebinin hukuki değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, sigorta bilgi ve gözetim belgelerince değer kaybı ödemesinin yapılmaması gerektiği, davaya konu kazada davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu sonucuna varıldığı' tespitlerine yer verildiği, oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan raporun mahkemece de benimsendiği ve hükme esas alınabilir kabul edildiği, tüm dosya kapsamında, meydana gelen trafik kazasında alacağı temlik eden araç malikinin karıştığı trafik kazasında benimsenen raporda belirtildiği üzere kazanın meydana gelmesinde davacıya alacağı temlik eden araç malikinin asli ve tam kusurlu bulunduğu, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün tespit edilebilen herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu itibarla kazadan kaynaklanan hasar nedeniyle herhangi bir tazminat talebinde bulunmasına yasal olanak bulunmadığı hususunda vicdanı kanı oluşmakla, DAVANIN REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI:<br> Davacı vekili tarafından, \"...Alınan bilirkişi raporunun, dava konusu olayın oluş şekline birebir ters olup eksik inceleme ve yanlış tespit ve değerlendirmeler içermekte olduğu,  hatalı kusur raporu esas alınarak yanlış hüküm kurulduğunu, kaza krokisinin ve olay mahallinin tam olarak incelenmediğini, kusur oranını kabul etmediklerini, kazanın meydana geldiği yerin kontrolsüz bir kavşak olup, işbu kazanın oluşumda davalıya sigortalı araç sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracı sevk eden sürücüye atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığını, düzenlenen kaza tespit tutanağı ile olay sonrası olay yerinde çekilen resimler incelendiğinde; davalı şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün sola manevra yapmadan evvel Erdal Yaklav caddesi üzerinde düz istikamette seyir halinde olan müvekkilinin emniyetli bir biçimde geçişini tamamlamasını beklemeyerek kazanın oluşumuna tutanakta belirtilenin aksine aslen tam kusur ile sebebiyet verdiğini, kusur tayin eden bilirkişinin Otomotiv Meslek Okulu öğretim üyesi olup hasar bilirkişisi olduğunu, uzmanlığının kusur tayini değil, araç karoser aksamı olduğunu, olay yerinde keşfen inceleme yapılması gerekirken, bu taleplerinin mahkemece kabul görmediğini, tali yoldan ana yola çıkan sürücülerin, ana yolda seyir halinde olan sürücülere yol vermek zorunda olduklarını, mevcut dosya ile ilgili olarak, dava dışı ... Sigorta A.Ş. ile davacı araç maliki ... arasında İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/54  E. sayılı dosyasında rücuen tazminat davası görülmekte olup, davanın derdest ve bilirkişi aşamasında olduğunu, farklı 2 karar çıkmaması adına ilgili dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiş, MAHKEMECE KARARIN MİKTAR İTİBARİYLE KESİN OLDUĞU GEREKÇESİYLE \"İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİ\" ne dair verilen 11.10.2021 tarihli EK KARARA YÖNELİK OLARAK DA davacı vekili tarafından; \"...Yaptıkları istinaf başvurusunun dava değerinin parasal sınırın altında olması gerekçesiyle hatalı olarak reddedildiği, oysa ki istinaf taleplerinde parasal sınır belirlenirken uyuşmazlığa konu tutarının tamamının nazara alınması gerektiğinin her türlü izahtan vareste olduğu, işbu davada delil tespit raporu ile müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 21.000 TL olduğu ve ayrıca değer kaybının talebe konu edildiği düşünüldüğünde verilen hükmün istinaf incelemesine tabi olduğunun tartışmasız olduğu...\" gerekçeleriyle mahkeme ek kararının da istinaf kanun yoluna getirilmiş olduğu anlaşılmıştır.    <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı araç trafik sigortacısından hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Öncelikle, dava belirsiz alacak davası olarak açılmış bulunup herhangi bir talep arttırımı da yapılmamış olmasına göre, mahkemece verilen karar miktar itibariyle kesin nitelikte olmadığından ek kararın kaldırılması ve ardından esasa dair istinaf incelemesine geçilmesi gerekmiştir.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kaza tutanağında tüm kusurun davacı aracında olduğunun belirtildiği, mahkemece alınan otomotiv bilirkişi raporunda da aynı yönde görüş bildirildiği, mahkemece bu rapor benimsenerek kazada herhangi bir kusuru tespit edilemeyen davalı taraf aleyhine hüküm tesis edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, denetime ve hüküm tesisine elverişli olmasının yanısıra, davacı tarafın, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazının da süresinden sonra yapıldığının (10.05.2021'de tebliğ,  02.06.2021'de itiraz) anlaşılmasına göre, HMK 357. madde ve davalı taraf lehine oluşan usuli müktesep haklar da gözetilerek, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin 11/10/2021 tarihli ek karara yönelik istinaf itirazlarının kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, esasa dair incelemeye geçilmesi neticesinde; davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararına ilişkin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/414 Esas - 2021/533 Karar sayılı dosyasından verilen 11/10/2021 TARİHLİ EK KARARIN KALDIRILMASINA, esasa dair incelemeye geçilmesi neticesinde; davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararına ilişkin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 118,6 TL harcın mahsubu ile bakiye 309,00 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"948f58fb31e9c0ca","SID":"2f2d6c90bf586e47"}}