{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/272 <br>KARAR NO\t\t: 2024/429<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/05/2017 (Dava) - 19/09/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2022/1000 Esas - 2023/677 Karar <br>DAVA             \t: Maddi Tazminat (Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/03/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2022/1000 Esas - 2023/677 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin vinç hizmeti vermekte olan bir şirket olduğunu, 18.03.2016 tarihinde işyerinde montaj sırasında tankın, müvekkili şirkete ait vinçle araç üzerinden kaldırılırken vincin 3. bomunun kırıldığını, vincin sigortasını yapan davalı şirketin, öncesinde malzeme yorulması nedeniyle hasar tazmin bedelini ödemekten imtina ettiğini, sonrasında ise, gerekçe bildirmeksizin hasarın bir kısmı olmak üzere 124.488.33-TL tutarında ödeme yaptığını, hasar miktarının 240.500,00-TL + KDV olduğu yönündeki müvekkilinin itirazlarına karşın davalı ... şirketinin eksper incelemeleri sonucu nihai rapora göre ödeme yapıldığı bilgisini içeren e-maili dışında hiçbir yazılı gerekçe bildirmeksizin gerçek hasar miktarını ödemediğini, davaya konu vincin, müvekkili tarafından, finansal kiralama yoluyla, ... Kiralama A.Ş.'den satın alındığını, 1999 model ... plakalı ... vinç olduğunu, davalı ... şirketince yapılan 124.488,33-TL tutarındaki eksik ödemenin, ... Kiralama A.Ş.'ne yapıldığını,...Kiralama A.Ş.'nin, işbu davanın açılması için müvekkili şirkete vermiş olduğu 01.02.2017 tarihli muvafakatnamenin de sunulduğunu, davalı yanın vinci sigortaladığı 06.11.2015 başlangıç ve 06.11.2016 bitiş tarihli, 03.11.2015 tanzim tarihli sigorta poliçesinin sunulu olduğunu, davaya konu vinçte malzeme yorulması olmadığının mahkemenin tespit raporuyla sabit olduğunu, kaldırılan tankın 40 ton ağırlığında olduğunu, vincin kaldırma kapasitesinin ise 300 ton olduğunu, vincin periyodik kontrolünün de yapıldığını, kaza tarihinde vinçten kaynaklanan bir sorun bulunmadığını, söz konusu bom kırılmasının tamamen operatör hatası nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili şirketin, hasar sonrası vincin makine kırılma poliçesini yapan davalı ....'ye hasarın tazmini için başvurmuşsa da sigorta şirketinin, önce 19.07.2016 tarihli yanıt yazısında, yaptıkları ekspertiz incelemesinde bom kırılmasının malzeme yorulması sonucunda meydana geldiğini tespit ettiklerinden bahisle hasar tazminat talebini reddettiğini, bunun üzerine, İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/874 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırdıklarını ve bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda, vinçteki bom kırılmasının malzeme yorgunluğundan kaynaklanmadığı, operatör hatasından kaynaklandığı ve hasar miktarının 220.000,00-TL +KDV olduğunun tespit edildiğini, davalı ... şirketinin, söz konusu tespit sonrası bu kez de hiçbir yazılı gerekçe bildirmeksizin 124.488,33-TL tutarında hasar ödemesi yaptığını, müvekkili şirketin ödemeyi ihtirazi kayıtla almayı kabul ettiğini, davalı ... şirketince sadece e-maille yanıt verilerek, ekspertiz incelemesi sonucu düzenlenen nihai rapora göre ödeme yaptıklarının bildirildiğini, müvekkilinin, .... Şirketiyle yaptığı yazışmalar sonucunda, ekspertiz raporuna ulaşabildiğini, söz konusu raporda, ödemenin eksik sigorta nedeniyle eksik yapıldığının belirtildiğini, ancak davalı yanın eksik sigorta iddiasının da gerçeğe aykırı ve haksız olduğunu, makinenin, sigorta poliçesinin düzenlendiği tarih itibariyle sigorta değerine bakılması gerektiğini, ekspertiz raporunda, vincin poliçe tarihindeki değil, riziko tarihi itibariyle değerinin esas alındığının anlaşıldığını, bu nedenle davalı ... şirketinin eksik sigorta değerlendirmesi ve eksik ödeme yapma gerekçesinin hatalı ve haksız olduğunu, ikinci olarak, ekspertiz raporunda sigorta değerinin sadece ... firmasından alınan sözlü bilgiye göre ve davaya konu 1999 model ... vincin sıfır değeri esas alınarak belirlendiğini, oysa ki bu vincin gerek sigorta poliçesinin yapıldığı tarihte gerekse riziko tarihinde sıfır üretimi olmadığından sigorta değerinin 2.360.000 Euro olmasının mümkün olmadığını, öyle ki davaya konu vincin muadili olan 300 tonluk vinçlerin sigorta poliçesi tarihindeki değerlerinin 1.200.000,00-Euro olduğunu, nitekim sunulu proforma faturadan da görüleceği gibi davaya konu vincin muadili olan bir vincin üstelik de 14/02/2017 tarihli sıfır fiyatının 1.280.000,00-Euro olduğunu, son olarak da, davaya konu vincin sigortası leasing şirketi olan ... tarafından yapıldığından, sigorta değerinin, müvekkili şirket tarafından bildirilmediğini, yapılan yazışmalar ve önceki tarihli sigorta poliçelerinden de görüleceği gibi, davaya konu poliçeden önceki poliçelerde dahi, müvekkili şirkete vincin sigorta değeri sorulduğunda, müvekkili şirketçe sigorta değerinin 1.500.000,00-Euro olarak bildirildiğini, oysa ki davaya konu kazanın olduğu tarihi kapsayan sigorta poliçesinde vincin sigorta değerinin, müvekkili şirkete sorulmadan ve müvekkilinin bilgisi olmaksızın poliçede 1.500.000,00-USD olarak belirtildiğini, dolayısıyla, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, önceki ve değeri müvekkili tarafından leasing şirketine bildirilen tüm sigorta değerleri 1.500.000,00-Euro iken davalı ... şirketi tarafından son poliçenin 1.500.000,00-USD üzerinden yapılmasının sorumlusunun müvekkili şirket değil, bizatihi davalı yan ve hatta sigorta işlemlerini yapan ... şirketi olduğunu, bu nedenle, davanın ... Kiralama A.Ş.'ne ihbarını talep ettiklerini, kaldı ki bir an için poliçedeki sigorta değerinin 1.500.000,00-USD olduğu kabul edilse dahi, vincin, poliçe tarihindeki sigorta değeri 1.200.000,00-Euro civarında olacağından, yine de davalı yanca müvekkili şirkete bu orandan daha az ve eksik ödeme yapıldığının açık olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu hasar nedeniyle zarar miktarının ödenenin çok üzerinde olduğunu, davalı ... şirketinin 02/05/2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, eksik ödenen kısmın bu tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle müvekkiline ödenmesi gerektiğini, hasar bildiriminin 18/03/2016 tarihinde yapıldığını, bu nedenle TTK md.1427/2 uyarınca davalı ... şirketinin 45 günlük süre uyarınca 02/05/2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ... şirketinin sigorta poliçesince uygulanması gereken muafiyet tutarı düşüldükten sonra geriye kalan eksik ödediği tutarın şimdilik 50.000,00-TL'sinin temerrüt tarihi olan 02/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 122.003,05-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.<br><br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... Kiralama A.Ş.'nin 06.11.2015 - 06.11.2016 tarihleri arasında Leasing All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçede davacı<br> tarafın sigorta ettiren sıfatı ile yer aldığını, davacı tarafın işbu dava açısından aktif dava ehliyeti bulunmadığını, zira davacı tarafın sigorta poliçesinde sigortalı olarak yer almadığını, sigorta ettiren konumunda bulunduğunu, sigorta poliçesine ilişkin hakların sigortalıya ait olup davanın ... Kiralama A.Ş. tarafından açılması gerektiğini, poliçede sigortalı olarak yer almayan kişiye dava hakkı verilemeyeceği kanaatinde olduklarını, hasarın ihbarı üzerine müvekkili şirket tarafından hasar dosyası oluşturularak eksper ataması yapılıp gerekli incelemelerin gerçekleştirildiğini, ekspertiz raporu ile toplam zarar miktarının 280.840-TL olarak belirlendiğini, 3.540-TL sovtaj indirimi sonrasında 277.300-TL zarar miktarına ulaşıldığını, ancak poliçede beyan edilen sigorta bedelinde eksik sigorta olduğunu, hasar tarihi itibarı ile geçerli döviz kuru üzerinden sigortalı makinenin güncel değerinin 7.630.352-TL olduğunun tespit edildiğini, % 45 oranında eksik sigorta olduğu sonucuna varıldığını, eksik sigorta tenzili sonrası 153.097,33-TL sigortacı payı bulunduğunu, poliçedeki muafiyet hükmü gereği muafiyet tenzilinden sonra ise nihai tazminat miktarı olarak 124.488,33-TL tespit edildiğini, bu miktarın sigortalı ... Kiralama A.Ş'ye ödendiğini,\tbu ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: <br>Mahkemece daha önceden \"davanın kabulü\" ne dair verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizin 26.10.2022 tarihli, 2022/1650 E.-2022/1607 K. sayılı kararı ile;  \"6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Dava konusu poliçede de bu yönde (aksine) bir hüküm yoktur. O halde, dosyaya sunulu muvafakat yazısı ile dava dışı sigortalının alacağının davacı ... ettirene temlik edildiğinden ve hukuken sigorta ettirene talep ve dava hakkı kazandırdığından söz edilemez. Somut uyuşmazlıkta mahkemece, sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyeti değerlendirilip, ayrıca temlik sözleşmesi yapılıp yapılmadığı da belirlenip var ise dosyaya eklenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle kaldırılması gerekmiştir (Aynı yönde bknz. Yargıtay 11 HD 2019/4271 E.-2020/3464 K., 2016/13639 E.-2017/4091 K). Kabule göre de, dosyaya sunulan eski tarihli bir Yargıtay kararına dayanılarak, sigorta konusu vinçin poliçenin düzenlendiği tarihteki değerinin, sigorta bedeli ile karşılaştırılmak suretiyle eksik sigorta incelemesi yapılması doğru olmamıştır. Zira,  sigorta değerinin belirlenmesi için yapılan bu incelemenin de, sigorta tazminatının belirlenmesinde olduğu gibi, sigortalı makinenin hasardan bir gün önceki değerine göre yapılması gerekir (Bu yönde bknz. Yargıtay 11 HD.  2015/167 E. - 2015/4927 K., 2012/6309 E.-2013/22192 K). Ayrıca anılan bilirkişi raporundaki sigortalı makinenin poliçe tarihindeki ikinci el değeri üzerinden yapılan hesaba, davalı vekilince, eksik sigorta hesabında, sigortalı makinenin yeni bedelinin dikkate alınması gerektiği yönünde itiraz etmiştir. Gerçekten de Leasing All Risk Sigorta Poliçesinin 'Sigorta bedeli' (Ve ayrıca olaya uygulanacak Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 'Tazminatın Hesabı' başlıklı 14. maddesinde tazminat tutarının, ikame olunan yedek parçaların yeni bedellerine göre belirleneceği) başlıklı maddesinde sigorta bedelinin makinenin yeniye göre ikame bedeli olduğunun belirtildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, eksik sigorta incelemesinin ek veya yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı gibi yaptırılması, davalı vekilinin anılan itirazlarının ise sigorta hukuku konusunda uzman bir bilirkişi görüşü alınmak suretiyle değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve kök-ek rapor arasında dahi çelişkili-yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru olmamıştır.\" gerekçeleriyle kaldırıldığı anlaşılmıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, \"...Dava dışı ...  Kiralama A.Ş Şirketince verilen 'Temlikname' başlıklı belge ve müzekkere cevabının dosyaya eklendiği, makine mühendisi bilirkişi ve  sigorta hukuku konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan bilirkişi raporunda; 'Davacı vinçte meydana gelen toplam hasarın KDV dahil 280.250,00 TL olduğu, davalı ... tarafından davacıya 124.488,03 TL ödendiği;1999 model vincin rayiç olay tarihindeki rayiç değerinin 1.500,000 dolar veya euro olmasının mümkün olmadığı, vincin 2017 model sıfır ... marka muadilinin değerinin 1.280.000 euro olduğu, vincin olay tarihindeki yaklaşık değerinin 550.000 ile 650.000 euro arasında olduğu, teknik açıdan yapılan değerlendirme neticesinde konu vinç bedelinde eksik sigorta olmadığı, tüm bilgi, belge ve teknik değerlendirmeler dikkate alındığında; 127.156,67-TL bakiye hasar bedeli olduğu, davalı tarafın kısmi hasar ödeme tarihi olan 21.10.2016 tarihi itibari ile 127.156,67-TL bakiye üzerinden temerrüde düşeceği' nin bildirildiği, aldırılan raporun denetime elverişli ve bozma öncesinde aldırılan ek-kök rapordaki çelişkiyi de giderdiği anlaşılmakla; DAVANIN KABULÜ İLE, 122.003,05 TL'nin 21/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI:<br>Davalı vekili tarafından, \"....Müvekkili tarafından gerekli tüm yükümlülükler yerine getirilmiş olmakla birlikte yapılan ödemenin eksik sigorta hususu göz önünde bulundurularak yapıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, poliçede beyan edilen sigorta bedelinde eksik sigorta olduğunu, hasar tarihi itibarı ile geçerli döviz kuru üzerinden sigortalı makinenin güncel değerinin 7.630.352-TL olduğunun tespit edildiğini ve %45 oranında eksik sigorta olduğu sonucuna varıldığını, eksik sigorta tenzili sonrası 153.097,33-TL sigortacı payı bulunduğunu, poliçedeki muafiyet tenzilinden sonra ise nihai tazminat miktarı olarak 124.488,33-TL tespit edildiğini, davacı tarafın kabulünde olduğu gibi bu miktarın da ödendiğini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı açık olup müvekkili şirket tarafından sigortalıya yapılan ödemenin yerinde olduğunu, sigorta poliçesine ilişkin hakların sigortalı sıfatına sahip ... Kiralama A.Ş.'ye ait olduğunu, her ne kadar sigortalının davaya muvafakatine ilişkin yazı örneği sunulmuş olsa da, davaya muvafakatin sınırlı ayni hak sahipleri ile ilişkili olup sigorta ettirene dava açma hakkı tanımadığını...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.  <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, leasing all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava dışı ... Kiralama A.Ş Şirketince verilen 'Temlikname' başlıklı belge ve müzekkere cevabının dosyaya eklendiği, dava konusu vinç ile ilgili hakların davacıya temlik edildiğinin bildirilmesi karşısında davacının aktif dava ehliyeti bulunduğunun anlaşıldığı, mahkemece istinaf kaldırma kararındaki hususlar gözetilerek, dosyada oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla sigorta uzmanı ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alındığı,  raporda davaya konu vincin kaza tarihindeki değeri ve oluşan hasarın bedelinin piyasa koşulları da gözetilerek değerlendirildiği ve sigorta poliçesindeki tutara ve vincin tespit edilen değerine göre eksik sigortanın sözkonusu olmadığının belirlendiği, sigorta muafiyet tutarı ve önceden yapılan ödeme de gözetilerek bakiye tazminat alacağının 127.156,67-TL olarak belirlendiği, davacı tarafça yapılan ıslah tutarı da gözetilerek mahkemece davanın 122.003,05-TL üzerinden kabulü yönünde karar verildiği görülmekle, hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, istinaf kaldırma kararında belirtilen eksik hususların tamamlanıp, önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek tazminat hesaplandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1000 Esas - 2023/677 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 8.334,03 TL nispi harçtan, peşin alınan 2.083,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.250,48‬ TL istinaf karar harcının  davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86e7db6b21dfa9f3","SID":"f51a841f4cb859e7"}}