{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1454 <br>KARAR NO\t\t: 2024/459<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/09/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2020/454 Esas - 2021/441 Karar<br>DAVA             \t: Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 10/09/2020<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/03/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2021 tarihli 2020/454 Esas ve 2021/441 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi  ile teminat altına alınan ... plakalı aracın, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin maliki olduğu araçta maddi hasar oluştuğunu, resmi trafik ekipleri tarafından tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında da meydana gelen kazanın oluş biçiminin ifade edildiğini, KTK. m.97 kapsamında davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında haksız olarak ödeme yapmaktan imtina edildiğini, müvekkili aracının onarımı sürecinde araç mahrumiyet zararı (kazanç kaybı) doğduğunu,  fazlaya ilişkin müvekkil hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL hasar bedeli, 50,00 TL değer kaybı zararı olmak üzere 100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsilline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle;  huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı bulunmadığından davanın  dava şartı yokluğu sebebiyle  usulden reddi  gerektiğini, davacı ... plakalı araç üzerinde hak sahibi olduğundan bahisle davayı ikame etmiş ise de araç maliki  ... olduğundan  haksız davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket; ancak poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olup, müvekkili şirket sigortalısının dava konusu hasarın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından  davanın müvekkili şirket bakımından reddi gerektiğini,  kaza tarihi itibariyle maddi araç başına  azami  39.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesindeki teminat limiti ile birlikte sigortalının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 13/09/2019 tarihli kaza sebebiyle müvekkili şirkete yapılmış olunan hasar başvurusu  ardından yapılan  araştırma ve incelemelerde;  hasar tarihi ile ihbar tarihi arasında 6 günlük boşluk olması,  sigortalı araç sahibi ile sürücünün ve aynı şekilde  tazminat talep eden araç sahibi ve sürücüsünün farklı kişiler olması, kazaya ilişkin kamera görüntülerinin silinmiş olması nedenleriyle kazanın kurgulandığı şüphesi oluştuğunu, müvekkili şirket, kazanın kurgulanarak meydana gelmiş olduğu şüphesi sebebiyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, genel şartların ekinde değer kaybı hesabının eksper tarafından hangi kriterlere göre belirlenmesi gerektiği de ifade edildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.  <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"...Davacının davasının kısmen kabulü ile; davacının hasar bedeli tazminatına ilişkin talebinin kabulüne, 39.000,00 TL hasar bedeli tazminatının 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının değer kaybı tazminatına ilişkin talebinin reddine,..\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  dava konusu kazada davacı ile sigortalı araç sahibinin aynı tarihlerde başka araçlarla kazaya karıştığını, bu kazaların sigorta dolandırıcılığı yapmak için kurgusal olarak gerçekleştirildiğini, işbu kazanın da yine kasıtlı olarak sigorta dolandırıcılığı yapmak için kurgulanan bir kaza sırasında gerçekleştiğini, İzmir/Karabağlar ilçesinde meydana gelen bu planlı ve organize trafik kazalarının İzmir Emniyet Müdürlüğü tarafından ve de Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Dosya Numarası 2020/2121  sigorta dolandırıcılığı operasyonu kapsamında değerlendirilmekte ve araştırılmakta olduğunu, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde; Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/2121 ile Menderes Cumhuriyet Başsavcılığınca 11301901192  numaralı hasar dosyasına ilişkin müvekkili şirketten bilgi istendiğini, ilgili soruşturma dosyası davaya konu kaza ile de bağlantılı olduğunu, müzekkere yazılarak soruşturma dosyası hakkında bilgi istenilmesini, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/2121 sayılı soruşturma dosyasının neticesinin beklenilmesinin talep edildiğini, mahkemenin  üçüncü celse, son duruşmada, taleplerinin ''tarafları ile dava konusunun ilgisi bulunmadığı  gerekçesi ile reddettiğini, ilgili müzekkere cevabının da UYAP'a yüklenmediğini,  müvekkili şirket aleyhine 39.000,00 -TL hasar tazminatına hükmettiğini, oysa müvekkil şirketin Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/2121 sayılı soruşturma dosyasından şüpheli şahıslarla ilgili gerekli inceleme tarafımızca tamamlanmış olup, kazanın meydana gelmesinde  hem kasıt hem de suç unsuru bulunması nedeniyle müvekkili şirket sigortalısı ve dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Dosya Numarası 2020/2121  Ceza dosyasının neticesi maddi vakayı aydınlatması bakımından beklenilmesi gerekmekte olup beklenmeden hüküm kurulmuş olmasının istinaf sebebi olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmaya devam edildiği belirtilmesine karşın, bilirkişiler ve mahkeme tarafından itirazları ve beyanları dikkate alınmadan, ceza dosyası araştırılıp incelenmeden ve tüm deliller toplanmadan müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedildiğini, mahkeme tarafından ispat külfetinin yer değiştirdiği kabul edilmeksizin dosyadaki somut deliller değerlendirilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve değer  kaybı tazminatının, kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine   ilişkindir.<br>Mahkemece;  davanın kısmen kabulü, kısmen  reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak  yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 50. ve 51. maddelerinde düzenlenen taraf ve dava ehliyeti aynı Kanun’un “Dava şartları” başlıklı 114/1-d maddesinde, dava şartı olarak kabul edilmiş, 115/1. maddesinde ise dava şartlarının kamu düzeninden olduğu mahkemece davanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 114/1 ve 115/2 maddelerinde ise başlangıçta ve dava açılırken bulunmayan dava şartlarının davanın devamı sırasında gerçekleşmesi halinde davanın esasına girilerek sonuçlandırılması gerekeceği hükme bağlanmıştır.<br>Her gerçek kişi yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Genel olarak miras bırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçıya geçer. Bu nedenle dava sırasında taraflardan birisi ölürse, istek şahsa bağlı bir hak değilse dava mirasçılar tarafından yürütülür.<br>6100 sayılı HMK’nin 55. maddesine göre “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.”hükmüne yer verilmiştir. Mirasçılardan bazısı duruşmaya gelmezse, gelen mirasçıya, gelmeyen mirasçıların olurlarının alınması ya da  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilir. Temsilci atanırsa davaya temsilci huzuru ile  devam edilir.<br>Somut olaya gelince, istinaf aşamasında yapılan inceleme sırasında UYAP ortamından elde edilen nüfus kaydına göre davacı ...'ın  hükümden sonra 19/01/2024 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi  ...,  çocukları  ... ve ...'ı bıraktığı, eldeki davanın mirasçıların mal varlığını ilgilendirdiği dolayısıyla müteveffa davacı  ...'ın mirasçılarının, davaya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca iştirakinin sağlanması gerektiği kuşkusuzdur.<br>Öyle ise  ilk derece mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nin 55. maddesi hükmü uyarınca davacı  ...'ın mirasçıları adlarına usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılması, mirasçıların davaya devam edip etmediklerinin tespit edilmesi böylece taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra HMK nın 55. Maddesi uyarınca  hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği sabittir. <br>Hâl böyle olunca, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılama sırasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunlu bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedene hasren kabulüne,  6100 sayılı HMK'nin 353.1/a-4. maddesi uyarınca kaldırılmasına, sair hususlar şimdilik incelenmeksizin, davacı ...'ın ölümü nedeniyle mirasçılarının davada yöntemine uygun olarak yer almalarının sağlanması, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın  kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>  1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzenine ilişkin sebeplerden ötürü KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2021 tarihli, 2020/454 Esas ve 2021/441 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a)Davalı tarafından  yatırılan istinaf  karar harcının istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>b)Davalı tarafından  istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada verilecek nihai hükümde değerlendirilmesinde,<br>c)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a/4  maddesi gereğince  kesin olmak üzere 14/03/2024 tarihinde  oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea1f48601421b659","SID":"bb1bbd9acd3a54cd"}}