{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/120 <br>KARAR NO: 2024/285<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28.10.2020<br>NUMARASI: 2020/61 E. - 2020/606 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin tekstil işi ile uğraştığını, işi gereği bir tekstil baskı makinasına ihtiyaç duyulması sebebi ile piyasada bilinen ve referans alınan davalı firmadan ... Tekstil Baskı Makinası isimli makinayı 31/01/2019 tarih ve 14.165,00 USD karşılığı 74.764,29 TL bedelle satın aldığını, bedelin tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, ürün teslimi sırasında verilmesi gereken garanti belgesi ve kullanma kılavuzu gibi belgelerin taraflarından istendiği halde verilmediğini, satın alınan ürünün 2 ay sonra arıza vermeye başladığını, üründeki ayıbın gizli ayıp olduğunu, derhal durumunun davalı tarafa bildirildiğini, ancak arızaların giderilmediğini, müvekkili davacının kendisine gelen siparişlerini karşılayamayarak mağdur olduğunu, ciddi şekilde üretim kaybı yaşandığını, bu sebepten  maddi tazminat ödenmesi gerektiğini, satıcının ağır kusurlu olduğunu, gizli ayıplı mal satıp garanti süresi dolmadan çıkan arızaların sorumluluğunu üstlenmediğini, arızanın davalının kendi teknik imkanları ile giderilemeyeceğini, arızalı olan parçanın değişiminin imalatçı şirket tarafından sağlanacağını, Yunansitan'daki fabrikanın yapması gerektiğinin bu nedenle yazı beklendiği bilgisinin verildiğini, bu sürenin iki buçuk ay sürdüğünü, davalı tarafından yurtdışına gönderilen ürünün tamirinin gerçekleştirildiğini, bu tamirin bedelsiz yapıldığını ve fatura düzenlenmeksizin Türkiye'ye gönderildiğini, gümrükten teslim alınamadığını, teslim alınıp davacıya teslim edileceğniin söylendiğini ancak dava tarihi itibari ile arızanın giderilemediğini, ürünün uygun bir depoda kullanılmadan muhafaza edildiğini belirterek arızanın giderilmesini elde edilemeyen fayda sebebi ile ürünün davalıya iadesini, ödenen bedelin dava tarihi itibari ile ticari faizi ile birlikte iadesini, mahrum kalınan kardan şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davalı firmanın 1982 yılından beri tekstil makinası, ayakkabı gibi birçok alanda faaliyet gösteren ve ender birkaç firmadan bir tanesi olduklarını, davaya konu ... Dijital Tekstil Baskı Makinasının Türiye'deki tek yetkili satıcısı olduklarını, ürün tesliminde garanti belgesi ve kullanma kılavuzunun tam ve eksiksiz davacı firmaya teslim edildiğini, davacının iddiasının asılsız olduğunu, dava dilekçesinde davacının tekstil işi ile iştigal eden basiretli tacir olduğunun belirtildiğini, satış tarihinden itibaren iki aylık sürede ve sonrasında yapılan geçerli ayıp bildiriminin olmadığını, makinanın davalıya kusursuz ve ayıpsız olarak teslim edildiğini, kanunun çizdiği sınırlar dahilinde gizli bir ayıp olması halinde derhal satıcıya bildirilmesi gerektiğini, yapılan bir bildirimin olmadığını, davalının var olan itibarının bozulmaması, garantinin devam etmesi sebebi ile ayıplı olduğu iddia edilen aksamın değiştirilmesinin teklif edildiğini, davacı tarafından kabul edilmesi neticesinde gerekli yazışmalar yapıldığını, Yunanistan'dan orijinal parçanın getirilmesi teyidinin alındığını, ancak davacı aksamın değiştirilmesinden vazgeçtiğini, kötü niyetli olarak makinanın iadesini istediğini, davacının maddi tazminat talebine ilişkin herhangi bir delilinin mevcut olmadığını, farazi olarak tazminat talebinin hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Davanın, satım sözleşmesi nedeniyle ayıplı maldan kaynaklanan bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde, \"Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.\" hükmünün bulunduğu, aynı Kanunun 227. maddesi gereğince alıcı ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahip olduğu, aynı madde gereğince, alıcının genel hükümlere göre, uğramış olduğu zararlar nedeniyle ayrıca tazminat talep etme hakkı da mevcut olduğu, TTK'nun 23. maddesi uyarınca, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının 2 gün içinde durumun satıcıya ihbar edilmesinin gerektiği, ayıbın  açıkça belli olmaması durumunda, alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde hakkını korumak için durumu aynı süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğu, ayıbın, kullanma sonucu ortaya çıkan gizli bir ayıp olması halinde ise TBK'nun 223. maddesi uyarınca alıcı ayıbı öğrendiği tarih itibariyle hemen satıcıya bildirmesi gerektiği, bu durumda, davacı tarafça yapılan ayıp ihbarının yasal süre içinde yapılıp yapılmadığının tespiti için öncelikle davacının, davaya konu ayıbı hangi tarihte öğrendiğinin tespiti gerektiği, dosyada davacı tarafça whatsup yazışmalarının sunulduğu, davalı tarafça bu yazışmaların inkar edilmediği gibi cevap dilekçesindeki bir kısım açıklamaların da bu yazışmalar ile örtüştüğü, yazışma içeriklerinden davacı tarafın makinadaki arıza sebebiyle davalıya başvuruda bulunduğu, davalı tarafça makinadaki arızanın giderilmeye çalışıldığı, bunun mümkün olmaması sebebiyle davalı tarafça arızalı aksamın  değiştirilmesi için üretici firma ile  görüşüldüğü, Yunanistan'dan orjinal parçanın getirtilmeye çalışıldığı, ancak makinanın fatura olmadan gümrükte getirtilemediği, dosyada ayıba ilişkin alınan bilirkişi raporundaki açıklamaların hükme ve denetime elverişli olduğu, davalı tarafın rapora itiraz ettiği itiraz dilekçesinde  cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen hususlara itibar edilmeyerek rapora itirazın reddine karar verildiği, makinadaki arızanın  makina kafa arızası olarak değerlendirildiği,  bu arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığına ilişkin her hangi bir belgenin bulunmadığı, bu arızanın kullanıcı tarafından görülüp teşhis edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle gizli ayıbın bulunduğu, arızaların whatsapp yazışmaları ile karşı tarafa bildirildiği, karşı tarafça bu arızaların tamir edilmeye çalışıldığı, arızalı parçanın getirtilmeye çalışıldığı ancak gümrükten getirtilemediği, aradan geçen sürede davacının iş bu davayı açarak sözleşmenin feshi talebinde bulunduğu, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda makinadaki gizli ayıp da dikkate alınarak davacının fesih talebinin yerinde olduğu değerlendirilerek ve  davacı tarafça yoksun kalınan kar'a ilişkin usulüne uygun harç yatırılarak açılan bir dava olmadığı da dikkate alınarak...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasındaki satış sözleşmesinin feshine, 31.01.2019 tarih, ... fatura numaralı,1 adet ... TEKSTİL BASKI MAKİNESİ isimli makinenin mevcut haliye davalıya iadesine, dava konusu yapılan, 1 adet ... TEKSTİL BASKI MAKİNESİ isimli makinenin alım satım bedeli olan 74.764,29 TL'nin dava konusu yapılan makinenin mevcut haliyle davalı satıcıya teslim edilme tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının yoksun kalınan kara ilişkin usulüne uygun açılmış bir davası olmadığından buna ilişkin talebinde karar verilmesine yer olmadığına  karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten satın aldığı baskı makinesinin ayıplı olduğunu iddia ederek gizli ayıp hükümlerince makinenin iadesi ve ödenen bedelin iadesini ve mahrum kalınan kar sebebiyle maddi tazminat talep ettiğini, mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmadan kısa süre sonucunda makine ve bedelin iadesinin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu makinenin 31.01.2019 tarihinde tek yetkili satıcı olan müvekkilinden çalışır vaziyette satın alındığını, 2 ay boyunca çalıştırdığını ve kullandığını, davacının ilk iddialarında garanti belgesi ve sair belgelerin kendisine verilmediğini ileri sürse de bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının tekstil işiyle iştigal eden basiretli olma yükümlülüğüne sahip bir tacir olduğunu, TBK 223 maddesi gereğince gözden geçirmesinin söz konusu olduğunu, ürünün ayıplı olmadığı, geçerli bir ihbar ve bildiriminde yapılmadığının ortada olduğunu, davacının makineyi kullanması ve çalıştırmasına rağmen kendisine iletilen siparişleri karşılayamadığını iddia etmiş ise de iddiasının gerçek dışı olduğunu, gizli ayıbın ne kaynaklı olduğuna dair teknik incelemenin yapılmadığını, diğer yandan raporda müvekkili şirket ile yapılan whatsapp görüşmelerinin arıza görüşmeleri olarak belirtildiğini, ancak makinenin satımı sonrasında yapılan ve hukuki yönden ihbar niteliği bulunmayan bu görüşmelerin bu gibi satımların devamında teknik bir çok soru ve cevap üzerine eğitim görüşmeleri olarak yapıldığını, davacının makineyi bir süre kullanıp dönemlik işlerini karşıladıktan sonra makinenin arızalı olduğunu ve gizli ayıplı olduğunu iddia ettiğini, bunun yanı sıra raporda görüleceği üzere müvekkili şirketin  arızalı olan kafanın yerine yeni bir kafa takmasına  davacı tarafın izin vermediğini ve engel olduğunu, süreç devam ederken davacının onarımı kabul edip istedikten sonra dava yoluna başvurarak bedelini istemesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde mahrum kaldığı karı 1.000,00 TL olarak talep ettiğini, dayanak hiçbir delilin dosyaya sunulmadığını, ispatlamadığını, mahkemenin bu husustaki talebi reddedip kendi lehlerine avukat ücretine hükmetmesi gerekirken bu talebe ilişkin harç yatırılmadığı gerekçe gösterilerek karar verilmesini yer olmadığına yönelik hüküm tesisinin hatalı olduğunu, gerekli harçlarının yatırdığının sabit olduğunu, eksik harcın varlığı halinde tamamlattırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  ticari satıma konu makinenin  ayıplı olması nedeniyle iadesi ve bedelinin tahsili, ayrıca mahrum kalınan kâra ilişkin tazminat taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari satımın olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, ticari satıma konu olan makinenin ayıplı olup olmadığı, davacı alıcının makine ile ilgili ihbar yükümlülüğünün yerine getirip getirmediği, whatsapp yazışmalarının ihbar niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL yoksun kalınan kâra ilişkin talep hakkında verilen hükmün ve davalı lehine bu konuda vekalet ücreti verilmemiş olmasının isabetli olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirket tarafından  davacı şirket adına 31.01.2019 tarihli 12.004,24 USD karşılığı 74.764,29 TL tutarında bir adet tekstil baskı makinesine dair fatura düzenlediği, söz konusu makinenin davacı alıcıya teslim edildiği, taraflar arasında birçok whatsapp yazışmalarının mevcut olduğu, yazışmalarda davacı şirket tarafından davalı şirkete hitaben boyaların \"cipleri okumuyor, offline diyor\" vb. ifadelerde bulunulduğu, davalı tarafın  açıklamalarının yer aldığı,  yazışmaların uzun süre devam ettiği ve davacının ürünün ayıplı olduğuna dair iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. 22.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusunun, davacı tarafın davalı taraftan satın almış olduğu tekstil baskı makinesinin arızalı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu ve bu nedenle makine satış bedeli olarak ödenen tutarın davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği ile davacının davaya konu olay nedeniyle mahrum kaldığı karının olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu hususundan ibaret olduğunun anlaşıldığı, baskı makinesinin 31.01.2019 tarihinde satışının gerçekleştiği, makineye ait “garanti belgesi ve kullanma kılavuzu”nun teslim edilip edilmediğinin dosyadaki belgelerden tespit edilemediği, tarihi saptanabilen ilk arıza bildiriminin 27 Şubat 2019 tarihinde davalı firmaya whatsap kanalıyla yapıldığı, iki taraf arasında 21 Mayıs 2019 tarihine kadar 13 kere whatsap yoluyla arıza görüşmesinin yapıldığı, davalının “makine kafası arızası” teşhisi koyduğu, dosyada kullanıcı hatasına işaret eden herhangi bir belge, bilgi bulunmadığı, “makine kafa arızasının” alıcı/kullanıcı tarafından görülüp anlaşılmasının, teşhis edilmesinin mümkün olmadığı, emarelerin kullanımla (zamanla) ortaya çıktığı, bu bağlamda ürünün gizli ayıplı olduğu, davalının teşhis sonucunda arızalı parçanın değişimi için harekete geçtiği, davacının “arızanın parçanın değişimi ile giderilmesi” çözümüne bir itirazının saptanmadığı (zımnen onayladığı); parçanın menşeinın yurt dışı ülkeden getirildiği ve çekilmek üzere gümrükte olduğu, davacının ticari defterlerinin ve belgelerinin incelemeye sunulmadığı, ticari defter ve belge incelenmesinin yapılmadığı, dava konusu alacağın kardan mahrum kalınması olduğu, davacı tarafça incelemeye defter ve belge sunulmadığı, mahrum kalınan karın varlığının, ne miktarda alacağının olduğu hususlarının tespite muhtaç olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporda dava dilekçesinde belirtilen gizli ayıp ve müvekkili tarafın herhangi bir kusurunun olmadığı hususunun teyit edildiğini, müvekkili tarafından 14.165,00 USD karşılığı 74.764,29 TL ödendiğini, her ne kadar mahrum kalınan kara yönelik talepleri mevcut olmakla  birlikte bugüne dek belgelere ulaşılamadığından getiremediklerini, incelemenin yapılamadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin iyi niyetli olarak sorumluluklarını yerine getirdiğini, gizli ayıplı olduğuna yönelik değerlendirilmelerin hukuki  olmaktan uzak olduğunu, gizli ayıp olarak değerlendirilen hususun aslında davacının makineyi çalıştırdığı ortamda mevcut elektrik problemi sebebiyle makinenin çalışmasında sıkıntı oluşması kaynaklı bir problem olduğunu, eksiksiz ve çalışır vaziyette davacıya teslim edilen makinenin davacının sağlıksız koşullarda ve hatalı kullanımı sonucunda kafa arızası verdiğini, iyi niyetli olarak garanti kapsamında kafasının değiştirmek için girişimde bulunulduğunu, yurt dışından temin edildiğini ancak gümrükte yaşanan süreç nedeniyle hemen makine kafasının değişiminin mümkün olmadığını, davacının ticari  defter ve  kayıtlarını sunmadığını, iddialarını ispat edemediğini, makinenin iki ay boyunca davacı şirkette arıza ve aksaklık göstermeden çalıştığını, TTK'nın 223. maddesi gereğince alıcının gözden geçirme yükümlülüğünün olduğunu belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.  28.10.2020 tarihli duruşmada, davacı vekili zapta geçen beyanında; mahrum kalınan kara ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerini, varsa harç eksikliğini tamamlamayacaklarını,  o talebi ilişkin davanın açılmamış gibi değerlendirme yapılmasını ve davanın rapora  göre kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Aynı celsede hazır bulunan davalı vekili tarafından davacı vekilinin yoksun kalınan kara ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerine  dair beyanlarına karşı herhangi bir beyanda  bulunmamıştır. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden ticari satıma konu makinenin gizli ayıplı olması nedeniyle satıcıya iadesi ile bedelinin tahsiline, davacının yoksun kalınan kâra ilişkin usulüne uygun açılmış bir davası olmadığından buna ilişkin karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiştir. Tacirler arası satım sözleşmelerinde TTK’nın 23. maddesi ile bu madde yollamasıyla TBK’nın satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Dava konusu tekstil baskı makinesinde açık ayıp veya olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp mevcut değildir. Bilirkişi raporu ile  kullanımla ortaya çıkan gizli bir ayıbın  söz konusu olduğu  anlaşılmıştır. TBK'nın 227. maddesinde alıcının  seçimlik hakları düzenlenmiştir. Satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde ,alıcının, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılananın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabileceği, ayrıca alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde durumun bunu haklı göstermesi halinde hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği, satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın ise alıcının ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği belirtilmiştir. Dönmenin sonuçları ise aynı Yasa'nın 229 maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrasında, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi yargılama giderleri ile yapılan giderlerin ödenmesini, 3.fıkrada, ayıplı maldan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği ile birlikte satıcının kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlü olduğuna yer verilmiştir. Somut olayda, davacı tarafça ,gizli ayıplı olduğu tespit edilen makinenin satıcıya iadesi ile ödenen bedelin tahsili talep edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu gereğince, ayıbın gizli ayıp olduğu, kullanımla ortaya çıktığı, makinenin satışının gerçekleştirildiği, 31.01.2019 tarihinden itibaren 21.05.2019 tarihine kadar 13 kere taraflar arasında whatsap yoluyla arıza görüşmesinin gerçekleştirildiği, ilk arıza bildiriminin satım tarihinden itibaren yaklaşık bir ay sonra 27.02.2019 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu tespit edilmiştir.  TTK’nın ticari satışlara ilişkin 23. ve TBK'nın 231. maddesi uyarınca ticari satışlarda da ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresi iki yıldır. TBK'nın 225/1. maddesi gereği; ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Davacı tarafça makinenin teslim tarihinden bir ay sonra başlayan ve üç ay içerisinde 13 kere gerçekleşen arızasının giderilememesi üzerine iş bu davayı yasal süre içerisinde açmıştır. Bu nedenlerle, mahkemece ticari satıma konu makinenin gizli ayıplı olması nedeniyle TBK'nın 227 maddesi kapsamında davacının sözleşmeden dönme ve satış bedelini talep etmesini yerinde görerek hüküm tesisinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.  Dava dilekçesinde, dava değeri 14.165,00 USD (74.764,29 TL) olarak gösterilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesindeki 1.000,00 TL tutarındaki mahrum kalınan kârla ilgili taleplerine dair istemlerinden vazgeçtiklerini 28.10.2020 tarihli duruşmada zapta geçen beyanı ile belirtmiştir. Davacının mahrum kalınan kâra ilişkin davalarında vazgeçtiklerini beyan ettikleri tarihte yürürlükte bulunan  HMK'nın 123.  maddesinde, davacının  hüküm kesinleşinceye kadar davalının açık rızası ile davasını geri alabileceği bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, ayın celsede, davalı vekilinin davacı tarafın vazgeçmesine karşı koymadığı anlaşılmaktadır. Ancak tevzi formunda harca esas değer kapsamında yoksun kalınan kâr talebine dair 1.000.00 TL'nin de yer aldığı ve harcının karşılandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın söz konusu talep yönünden açılmamış sayılmasına dair karar verilmesi ile bilikte kendisini vekille temsil eden davalı yararına 1.000,00 TL vekalet ücreti takdiri gerekirken bu şekilde karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, hükmün infazında ortaya çıkacak tereddütleri gidermek amacıyla, hüküm kısmı resen yeniden düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün, kâr mahrumiyetine dayalı taleple ilgili olarak düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davacının yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat  talebini yargılama sırasında geri almış olması nedeniyle,  bu talep bakımından davanın açılmamış sayılmasına, 2-Ayıp nedeniyle satımın feshi ve satım bedelinin iadesi talebi bakımından  davanın kabulü ile taraflar arasındaki satış sözleşmesinin feshine, 31.01.2019 tarih, ... fatura numaralı,1 adet ... Dijital Tekstil Baskı Makinesi isimli makinenin mevcut haliye davalıya iadesine, 3-Satım bedeli olan 74.764,29 TL'nin, satıma konu makinenin  mevcut haliyle davalı satıcıya teslim edilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, edimlerin birlikte ifasına,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.107,14 TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 1.293,87 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 3.813,27‬ TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 1.293,87 TL peşin harç giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından harç dışında yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı toplam 1.423,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından dosyada yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 10.519,36 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,9-Açılmamış sayılmasına karar verilen tazminat talebi yönünden, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına AAÜT'nin 13/2 hükmü uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,  10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının  Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,  b-Davalı tarafından sarf edilen 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı gideri, 43,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 191,60 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,12-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 29.02.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea96132cb0226679","SID":"a876eabfb27468ff"}}