{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1511 Esas<br>KARAR NO: 2024/546<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2021<br>NUMARASI: 2019/525 Esas  2021/151 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı tarafından icra takibine konu olan  01/08/2013 vade tarihli ve 580.000-TL bedelli senet bakımından müvekkilinin davalılara hiçbir borcu bulunmadığını, icra takibine konu olan senedin, davalı  tarafından düzenlenerek ...isimli şahıstan alınan 35.000 TL'lik borca karşılık olarak 80.000-TL olarak verilmiş bir senet olduğunu, senet metninde yer alan 5 rakamı ve yazı ile yazılan \"beş yüz seksen bin\" yazısının senet metnine daha sonradan eklendiğini, senet üzerinde \"nakden\" kaydının yer aldığını, müvekkilinin senette belirtilen meblağı almadığını ileri sürerek, davaya konu takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının  senedin başına rakam ilavesi sureti ile  müvekkiline ciro ederek vermiş olduğu yolundaki iddialarını kabul etmediklerini, kaldı ki; bu iddianın senet keşidecisi davacı ile lehtarı olan diğer davalı arasındaki bir husus olduğunu, bu iddianın son yetkili ciranta olan davalı müvekkiline karşı ileriye sürülemeyeceğini, müvekkilinin icra takibine konu ettiği bononun sahteliği yönünden Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesinin  2015/791 E. sayılı davasını açtığını ve   verilen kararın kesinleştiğini, davacının senedin sahteliği konusundaki iddiası ile ayrıca Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/26832 Soruşturma sayılı dosyasından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, senedin ilk lehtarının ta'lil etmiş olduğu iddiasının iyi niyetli son hamil olan müvekkiline karşı ileriye sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.  Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senette bedel kısmına 5 rakamı ilave ederek bedelin 580.000-TL ye yükseltildiği iddiasının doğru olmadığını, aynı sebeple  Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında davacının açtığı davada davacının iddiasının ispatlayamadığını ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davacının senedin sahteliği konusundaki iddiası ile Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/26832 soruşturma sayılı dosyasından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini,  ayrıca davacının vermiş olduğu ve diğer davalı ...'un son yetkili hamil olduğu takip mesnedi bononun ihtiyari unsurlardan olan bedel kaydı için vermiş olduğu ifadedeki beyanlarının nakden ibaresini asla talil ederek değiştirdiği anlamına gelmediğini, bu hususta ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1218 soruşturma sayılı dosyasınında alınan  İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarının uzmanlık raporu ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan rapor ile Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/791-1043 E-K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarına göre  takibe konu bononun \"5\"  ve \"beş\" ibarelerinin bononun yazı ve rakamla düzenlenen diğer bölümlerinden farklılık göstermediği, bu itibarla sonradan doldurulmadığı veya senette tahrifat yapılmadığının anlaşıldığı, soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının senede karşı iddiasını HMK'nın 201.maddesi gereğince kesin delilerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine;  verilen ihtiyati tedbir kararının teminat yatırılmadığından fiilen uygulanmadı gerekçesiyle   davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; mahkemenin  delilleri toplamaksızın vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, senette yazılı rakama ekleme yapıldığının ve senet metni  düzenlenme tarihinden sonra  doldurduklarının  tespiti için  davaya konu olan senedin İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü bünyesindeki Adli Bilimler Enstitüsü Laboratuarına gönderilmesi yönünde talebin mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak reddedildiğini, davaya konu senedi kısmen ta'lil eden tarafın ta'lil ettiği miktar bakımından ispat yükü altında olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Davacı taraf,  80.000-TL olarak düzenlenen senedin tahrifat sonucu 580.000-TL'ye çevrildiğini ileri sürmektedir.  ilk derece mahkemesince tahrifat iddiasına ilişkin davacı vekilinin bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talebi yerinde görülmemiş, icra hukuk mahkemesi ve soruşturma dosyasından alınan raporlar hükme esas alınmıştır. Menfi tespit davaları genel mahkemelerde görülmekte olup bu davalarda tarafların tüm delilleri toplanmak suretiyle yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucu karar verilmesi gerekir. İcra Hukuk Mahkemelerince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu nedenle icra hukuk mahkemesince alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. (Emsal Yargıtay 19.HD'nin 2016/18627 E- 2018/5164 K.sayılı, 2017/3947 E- 2018/5500 K.sayılı kararları) Yine hazırlık tahkikatı sırasında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmayıp, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılması veya ceza dava açılmışsa, kesinleşmesi beklenilerek  uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir. (Emsal Yargıtay 19.HD'nin 2012/14580 E- 2013/1620 K.sayılı, 2014/10939-15191 E-K.sayılı kararları) Davacının tahrifat iddiası mahkemece incelenerek, davacı vekilinin talebi doğrultusunda İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü'den rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi  gerekirken, eksik inceleme sonucu icra hukuk mahkemesinden alınan rapor ve soruşturma sırasında alınan raporla sonuca gidilmesi hatalı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle  davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin. Kısmen KABULÜNE,2-İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  18/02/2021 tarih ve  2019/525 E- 2021/151 K.sayılı  sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 6-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 116 TL posta masrafı olmak üzere toplam  336,7 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/03/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2effcffaf102778d","SID":"5e4d8627b289e4be"}}