{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1938 Esas<br>KARAR NO: 2024/446 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/355 Esas - 2021/208 Karar<br>TARİHİ: 16/03/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ile davalı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak davalıya kredi kullandırıldığını, diğer davalı borçluların ise sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi alacakları vadesinde ödenmediğinden hesaplar kat edilerek davalı borçlulara Üsküdar .... Noterliğinin 13.09.2018 tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarının keşide edildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen borca ilişkin olarak davalı borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı borçlulara gönderildiğini, davalı borçluların takibe borca, faize, faiz oranına ve borcun ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı borçluların borca faize faiz oranına ve tüm ferilere ilişkin itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına davalı borçlular aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 16/03/2021 tarih ve 2019/355 Esas - 2021/208 Karar sayılı kararı ile; \"Dava; davacı ile davalı ... arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi ile alınan kredinin ödenmemesi ve diğer davalılarında kefil olması sebebi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davasıdır. ... Mahkememiz dosyası arasına alınana delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davalı asıl borçlu ...-... ile davacı Bankanın GÜNEŞLİ/İSTANBUL Şubesi arasında, 19.02.2013 tarihinde 500.000,00 TL tutarında bir adet Genel Kredi Sözleşmesinin akdedildiği, dava konusu iş bu Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde görüldüğü üzere davalı kefil ... ve ...  SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. tarafından dava konusu kredi sözleşmesini kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla el yazısı ile yazıp 19.02.2013 tarihinde imzalandığı, dava dosyasına fotokopisi sunulan taraflar arasında imzalanan Genel Kredi sözleşmesi mukabilinde davalı asıl borçlu ...-... Firmasına Nakdi ve Gayri Nakdi Krediler  hesabı açılıp kullandırılmış olmakla borç doğmuş olup davalıların doğan borçtan sorumlu oldukları, davacının davalıları, ayrı ayrı veya birlikte takip ve dava hakkının bulunduğu, davacı bankanın 17.09.2018 takip tarihi itibariyle, tüm davalılardan 1.290,00 TL Asıl Alacak (banka talebi gibi), 154,80 TL İşlenmiş Temerrüt faiz (banka talebi gibi), 292.94 TL Masraf (banka talebi gibi) olmak üzere toplam 1.737,74 TL alacaklı olduğu, davacının borç tamamen ödeninceye kadar, 17.09.2018 takip tarihinden itibaren tüm davalılardan 1.290,00TL olan Asıl Alacak yıllık %60,00 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talep edebileceği, davalı asıl borçlu ...-... firmasının teslim etmemiş olduğu 8 adet çekten dolayı Bankaya Toplam 12.800,00 TL borçlandığı görülmekle birlikte Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi sözleşmesi incelendiğinde, Kredi Sözleşmesinin 3.5 Maddesi hükmü gereğince davalı kefillerin de (gayrinakdi) borçtan dolayı sorumlu olduğunun anlaşıldığı, davalı asıl borçlu ile birlikte davalı kefillerin 8 adet çek yaprağı ile ilgili olarak 12.800,00 TL olarak belirlenen garanti tutarını, bankada faiz getirmeyen bir hesapta bloke etmesi gerektiği, çeklerle ilgili meblağların Banka tarafından ödenmesi halinde ise Bankanın ödemiş olduğu bu meblağları ödemiş olduğu tarihten itibaren, davalılardan anapara ve temerrüt faizi ile birlikte talep hakkı oluşacağı hususları tespit edildiğinden, Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 1.290,00 TL asıl alacak, 154,80 TL işlemiş faiz, 292,94 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 1.737,74 TL üzerinden aynen devamına, 258,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gayri nakit alacağı yönünden 8 adet çek yaprağı ile ilgili 12.800,00 TL belirlenen garanti tutarının davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi, çekler ile ilgili meblağların banka tarafından ödenmesi halinde ödenen meblağların ödeme tarihinden itibaren davalılardan ana para ve temerrüt faizi ile birlikte alınmasına, fazlaya dair talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. \"gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkili şirket dar dokuma üretimi yapan bir şirket olup üretimi genelde Rusya'ya satış yapan firmaların müşterisi olduğunu, 2015 yılında Rusya ile yaşanılan uçak düşürme krizi sonrası Rusya pazarının tamamen kapanması neticesi alacaklarını tahsil edemeyerek ekonomik olarak çöküntüye uğradığını, yaşadığı olumsuz ekonomik koşullar sebebiyle davalar ile de ilgilenemediğini, geçen süre içerisinde borçlarını ödemeye gayret ettiğini, birçok borcunu da ödediğini, davacının vekili marifetiyle mahkemeye sunduğu belgelerde müvekkilinin aldığı çeklerin seri numaralarını verdiğini ve bu çek koçanlarının teslim edilmemesi sebebiyle yasa gereği bankanın garanti ettiği tutarın bloke edilmesini istediğini, davacı bankanın bu çeklerin seri numaralarını dosyaya sunduğunu, bu çeklerin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... olmak üzere sekiz adet çek olduğunun görüldüğünü, davacının Mahkemeyi yanılttığını, Mahkemeye sunduğu çek seri numaraları olan çeklerin aşağıda açıklayacakları üzere bir kısmının iade edildiğini, bir kısmının icraya koyanlarla anlaşma yapılıp karşılığının ödendiğini, bir kısmının ise hiç icraya konulmadığını, dosyada fotokopisi olan tek bir çek olduğunu, onun da davacının garanti tutarını ödediğini iddia ettiği çek olduğunu, davacının numaralarını verdiği çeklerin bankaya ibraz edilip edilmediğini bildirmediğini, Mahkemeye bildirdiği çeklerden hangilerinin kendisine veya başka bir bankaya ibraz edilip edilmediğini bildirmediğini; 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi (9) fıkrasında; \"(9) (Ek: 31/1/2012-6273/2 md.) Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer.\" denildiğini, davacının dava konusu ettiği çeklerin baskı tarihlerinin çeklerin üzerinde de yazıldığı üzere 27 şubat 2013 tarihi olduğunu, bu sebeple baskı tarihinden sonra bankaya 5 yıl içerisinde ibraz edilmeyen çekler için bankanın garanti sorumluluğu ve ödeme yapma mükellefiyetinin olmadığını, dava konusu olup bugüne kadar hiç ibraz edilmeyen çekin bildirilmediğini, dava konusu çeklerden 7436521 numaralı çekin müvekkilinin alacaklısı ... Tekstil'e verildiğini, müvekkilinin bu şirketle yaptığı anlaşma gereği hiç bankaya ibraz edilmediğini, yasa gereği bankanın garanti süresi olan 5 yıl geçmiş olup bankanın garanti sorumluluğu ve ödeme yapma mükellefiyetinin ortadan kalktığını, bu sebeple bu çek için bloke istenemeyeceğini, bu çekin hatalı olarak Mahkemede dava konusu edildiğini, davacı bankanın kendisine iade edilen çekleri bildirmediğini, davacı bankanın Mahkemeye verdiği çek numaralarından kendisine iade edilenleri bildirmediğini, bu çeklerden bloke istenmesinin hatalı olduğunu; Dava konusu çeklerden ... numaralı çekin başka bir çekle 15.11.2016 tarihinde davacı bankaya iade edildiğini, dava konusu çeklerden ... numaralı çekin 01.12.2016 tarihinde davacı bankaya iade edildiğini, dava konusu çeklerden ... numaralı çek davacı bankaya iade edilmiş olup belgesinin müvekkil şirket muhasebesinde arandığını, bu çek ile ilgili bilginin bankadan istenebileceği gibi en kısa sürede dosyaya ibraz edilmeye çalışılacağını, müvekkilinin bazı çekler için anlaşma sağladığını ve ödeme yaptığını, dava konusu çeklerden ... numaralı çekin ... San. Ve tic. Ltd. Şti.'ne ve ... numaralı çekin bu şirketin grup şirketi ... San. ve Tic. A.Ş.'ye verildiğini, bu şirketle yapılan anlaşma gereği borçların tamamının ödendiğini, icra tahsil harçları ödenip çekler icra dosyasından iade alınacak ve davacıya iade edilecek olup iade belgesinin de en kısa sürede Mahkemeye ibraz edileceğini, müvekkilinin dava konusu çeklerden ... numaralı çek ve ... numaralı çeki ... Ticaret Ltd. Şti.'ne verdiğini, bu şirketle anlaşma sağlanmış olup en kısa sürede bu çeklerin bankaya iade edileceğini, müvekkili çeklerle ilgili yaptığı tüm görüşme ve anlaşmaları banka ilgililerine şifahen bildirmiş olup davacı bankanın anlatılanlardan bilgisi olduğunu, davacı bankanın 5 yıllık garanti süresinde ibraz edilmeyen çekleri, iade aldığı çekleri Mahkemeye bildirmediğini, Mahkemeyi yanıltarak hatalı hüküm kurulmasına sebebiyet verdiğini, anılan sebeplerle kararı istinaf etme zaruretinin hasıl olduğunu beyanla müvekkili şirketin ünvan ve nevi değişikliği sebebiyle davalı olarak yeni ünvanının UYAP sistemine kaydına, Mahkemenin kısmen kabule ilişkin vermiş olduğu kısmın istinafen incelenerek kaldırılmasına, davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan nakdi alacağın tahsili ve gayri nakdi alacağın depo edilmesi talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir. Davacı taraf, davalılardan ... ile imzalanan ve diğer davalıların müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmesine istinaden davalı ...'a kredi tahsis edildiğini, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalılar davaya cevap vermemiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın nakdi alacak yönünden kabulüne, gayri nakdi alacak yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamından; davacı banka tarafından davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile toplam 1.737,74 TL nakdi alacağın tahsili ve 16.310 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi için 17.09.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği ile davalıların süresi içerisinde borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettikleri, bu nedenle takibin durduğu, dava dilekçesi ile davalıların takibe itirazlarının iptali talep edilmekle birlikte dava değerinin 1.737,74 TL olarak gösterildiği, 12.06.2019 tarihli tevzi formunda da dava değerinin 1.737,74 TL ve alınan peşin karar ve ilam harcının maktu 44,40 TL olduğu, nakdi ve gayri nakdi alacakların birlikte dava edilmesi halinde her birinden ayrı peşin karar ve ilam harcının alınması gerektiği, bu nedenle Mahkemece, davacı tarafça takipte talep edilen ve itiraza uğrayan gayri nakdi alacak yönünden harçlandırılmak suretiyle usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek, bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır. Bu husus kamu düzeninden olduğundan Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmiş ve davalılar vekilinin bu kısma yönelik istinaf başvurusu usulen haklı bulunmuştur. Her ne kadar davalılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde kabul edilen nakdi alacak yönünden açık bir istinaf sebebi ileri sürülmemiş ise de, sonuç kısmında kararın tümden kaldırılması ve davanın reddi talep edildiğinden, kararın nakdi alacağa yönelik kısmının da istinaf edildiği kabul edilmiştir. 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2. madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup yeniden değerleme oranındaki artış sonucu Yerel Mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880,00 TL olmuştur. Dava değeri ve kabul edilen miktar 1.737,74 TL'dir. Davalılar vekilince kabul edilen miktar istinaf konusu edilmekle ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin kabul edilen nakdi alacağa yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341, 352/1. maddeleri uyarınca usulden reddine, kısmen kabul edilen gayri nakdi alacağa yönelik istinaf başvurusunun usulen kabulü ile Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden nakdi alacak hakkında aynı şekilde, gayri nakdi alacak hakkında ise harçlandırılmak suretiyle açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>A-Davalıların nakdi alacağa yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 341., ve 352/1. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, <br>B-Davalıların gayrinakdi alacağa yönelik istinaf başvurularının Usulen Kabulü ile; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2021 tarih ve 2019/355 Esas - 2021/208 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle;  1-Nakdi alacak yönünden; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 1.290,00 TL asıl alacak, 154,80 TL işlemiş faiz, 292,94 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 1.737,74 TL üzerinden aynen devamına, 2-258,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Gayrinakdi alacak yönünden; harçlandırılmak suretiyle açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,2‬0 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin harç ve 44,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam ‬88,8‬0 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.272,10 TL (95,20 TL ilk masrafı + 426,90 TL posta masrafı + 750,00 TL bilirkişi ücreti ) yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023/2024 AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 1.737,74 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,11-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,12-Davalılar tarafından istinaf aşamasında sarfedildiği anlaşılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 40,00 TL dosyanın istinafa gidiş/dönüş gideri olmak üzere toplam 202,1‬0 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 13-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 14-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"914aaa543922fb12","SID":"4568d6788ddcf361"}}