{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1526 Esas<br>KARAR NO: 2024/543<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/06/2022<br>NUMARASI: 2021/916 Esas 2022/516 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 07/04/2021 tarihinde, 25/07/2011 keşide tarihli ve 1.000.000-USD bedelli keşidecisi ... Ltd. Şti. olan çeke dayanarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.000-USD bedelin tahsili için İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yaptığını, müvekkilinin ilgili dosyadan kendisine gönderilen ilamsız takipte ödeme emri tebligatından geç haberdar olduğunu ve bu nedenle süresinde takibe itiraz edemediğini, davaya konu icra dosyasında müvekkilinin borçlu olduğunu gösteren somut herhangi bir belge gösterilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu gözetilerek %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, müvekkilinin yasal ve meşru hamil olduğunu, takip konusu çek ile ilgili davacının bugüne kadar dava açmadığı gibi yasal bir şikayette de bulunmadığını, çek ortaya çıkıp işlem yapılınca davacının inkar yoluna gittiğini, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, davacı ve diğer borçluların keşideci ... Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu savunarak, davanın reddine, davacı tarafın asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: dava konusu çek süresinde bankaya ibraz edilmediğinden çekle ilgili olarak kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirildiği, davalının ciranta  konumunda olduğu, davalı alacaklı ile davacı ciranta arasında temel ilişki bulunmaması nedeniyle, dava konusu zamanaşımına uğramış çeke dayalı olarak ciranta sıfatı taşıyan davacıya karşı icra takibi yapılarak alacağın tahsil edilmeye çalışılmasının yasal olarak mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, hukuki yararı bulunmadığından takibin iptaline ilişkin talebin reddine, davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  davacı tarafın talebi ile hesaplanan harçların davacı tarafça süresinde ödenmediğini, ara karara aykırı hareket edildiğini, ara karar gereğini yerine getirmeyen davacının davasının 29/04/2022 tarihli ara kararda belirtildiği şekilde reddi gerektirdiğini, ancak  mahkemenin bu hususu görmezden geldiğini,  gerekçeli kararda uyuşmazlığa konu çekin zamanaşımına uğradığının belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla bu husus taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın yargılamanın hiçbir safhasında zamanaşımı definde bulunmadığını, davacı/borçlunun yetkilisi olduğu şirket adına çek keşide ettiğini, davacının ilk ciranta olduğu arada 2 ayrı cirantadan sonra çekin müvekkiline geçtiğini, keşideci imzasının da davacı tarafça atıldığını,  davacının kötü niyetli olduğunu,  davacının tüm çekten dolayı borçsuz olmadığının tespitini istemeyip, 29/04/2022 tarihli celse itibari ile de tüm çekin tamamı bakımından davasını genişletme yoluna gittiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dilekçesinin netice-i talep bölümündeki \"İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyasından alacaklıya herhangi bir borcumuz olmadığının tespiti\" şeklindeki talep ile davacının davaya konu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının  tespitini talep ettiği, takibe konu 20.019,18- USD'nin dava tarihindeki TL karşılığı olan 193.963,83-TL üzerinden hesapalanan eksik  518,92-TL eksik nispi harcın tamamlandığı, davaya konu ilamsız icra takip dayanağının, davalının hamil, davacının lehdar-ciranta olarak yer aldığı,  süresi içinde bankaya ibraz edilmeyen çek olduğu, süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen  çekin kambiyo vasfını kaybetmesi nedeniyle davalının çeke dayalı olarak hamil sıfatıyla alacak talebinde bulunmayacağı gibi, davacı ile davalı arasında iki ciranta bulunması nedeniyle taraflar arasındaki temel ilişkiden de bahsedilemeyeceği, ispat yükü üzerinde olan davalının  alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE 2-Davalıdan alınması gereken 13.249,66TL harçtan, peşin alınan 3.231,72+80,70) olmak üzere toplam 3.312,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.937,24- TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd194a809d60993c","SID":"a7b82833a3ad2363"}}