{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/2003 Esas<br>KARAR NO: 2024/422<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/10/2022<br>NUMARASI: 2020/487 2022/652\t<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ... intikal vb.işlemleri yapmak üzere davalıya vekalet verdiğini, davalının aldığı vekaletle usulsüz işlemler yaptığını, davalının müvekkillerinin murisi aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyası ile kambiyo takibi başlattığını, takibe karşı hasta yatağında murise sorulduğunda, zor anlarında ne olduğunu hatırlayamadığı belgelere imza attırdıklarını ancak kendisini borçlandırıcı böyle bir senet imzalamadığını borcunun da olmadığını belirttiğini, senet üzerindeki imza ...'e aitse bile murise ilgili senet, sürekli belgeler imzalatan ve bunu da baskı ile yapan davalı karşısında aciz bir durumda olduğu anlarda murisin yaşı ve cehaletinden faydalanarak elinden rızası dışında alınmış bir senet olduğunu ileri sürerek, müvekkillerin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, davalı aleyhine 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilinin, davacılar murisi ...'ün kendisine hür ve özgür iradesiyle imzalayıp vermiş olduğu senedi takibe koyduğunu, bunun üzerine davacı tarafın icra hukuk mahkemesine açtığı davada, senet üzerinde bulunan imzanın, davacılar murisine ait olması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, davacılar murisinin ehliyeti ve ilkokul diploması olduğunu, kendisine vasi atanmadığını, taraflar arasında imzalanan 02/02/2016 tarihli protokol gereği, davacılar murisinin müvekkiline takibe konu senedi verdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporunda dava konusu senetteki imzanın davacıların murisi ...'ün eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, imzada sahteliğin yanı sıra davacılar her ne kadar senedin murislerinden hile ile alındığı yönünde iddiada bulunmuş iseler de; senette malen kaydı olduğu, mal karşılığı verildiği iddiasının aksine, taraflar arasında imzalanan 02/02/2016 tarihli protokol gereği, davacılar murisinin davalıya  takibe konu senedi verdiğinin davalı tarafından beyan edildiği,  02/02/2016 tarihli protokol incelendiğinde bir kısım taşınmazların haricen satışına ilişkin olduğu, ilgili protokol ile birlikte davalının cevap dilekçesindeki iddiası ve davalı tanıklarının beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının senedi talil ettiği sonucuna varıldığı, dolayısıyla ispat yükünün senedin talil edilmesi nedeniyle davalı tarafta olduğu ve sunulan deliller incelendiğinde davalının talil nedeniyle bağlı olarak  HMK'nun 200. maddesi gereğince iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği, ancak senedin protokol gereği teminat amacıyla verildiğini yazılı olarak ispatlayamadığı, davacıların beyanına rağmen senetteki imzanın murisin eli ürünü olduğunun sabit olmakla, davalının alacağı takibe koyduğu için kötü niyetli olduğu varsayılamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ...  İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu senetten dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, davacıların kötüniyet tazminatı taleplerini reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  vekili istinaf dilekçesinde;-Mahkeme tarafından alınan raporda senetteki imzanın davacıların murisine ait olduğunun ortaya çıktığını, -Senedin hile ile alındığı iddiasına ilişkin soruşturma dosyasında da müvekkili lehine kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, senedin hile alındığı iddiasının çürütüldüğünü, -Bononun üzerinde borcun sebebinin gösterilmeyeceğini, borcun sebebi olan temel ilişkiyi gösteren bir açıklamanın senet üzerinde yapılamayacağını, aksi halde bononun geçersiz  hale geleceğini, bononun hamilinin, taahhüdün sebebini açıklamak ve bunu ispatlamak zorunda olmadığını, -Yargıtay'ın  bononun ta'lili kavramını ispat yükünün belirlenmesinde kullandığını, davaya konu senedin mücerret borç ikrarı içeren bir kambiyo senedi olduğunu, hukuki sebebi ve bunun geçerli olmadığını ispat yükünün borçluya düştüğünü, -Davacı tarafın  vasıflı ikrarda bulunduğunu,  vasıflı ikrar bölünemeyeceğinden bu durumda alacaklı olduklarını iddiasını ispatlanmak durumunda olduklarını, bu iddiayı da senedi sunarak ispatladıklarını, -Davacı tarafın borç ilişkisinin varlığını teminat diyerek de olsa kabul ederek ispat yükünü üzerine aldığını, Yargıtay uygulamaları çerçevesinde, senedin tal'ili müessesi uygulanacaksa, konunun geniş yorumlanarak, çift taraflı ta'lil müessesinin uygulanması gerektiğini, -Delil listelerindeki Kartal ... Noterliğinin 22/01/2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin, senet ödemesi ile ilgili olarak davaya ışık tutabilecek nitelikte olmasına rağmen, mahkemece ilgili noterden celp dahi edilmemesinin eksik inceleme olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  imza inkarına, senedin murislerinin rızası dışında alındığına ve bedelsizlik iddiasına dayalı olarak menfi tespit davası açan  davacı tarafın, ikrarının veya senet bedelini ta'lilinin söz konusu olmadığı, davaya konu bononun malen kaydını içerdiği, davalı vekilinin davaya cevap ve ikinci cevap dilekçesinde davaya konu senedin taraflar arasında imzalanan 02/02/2016 tarihli protokol gereği, davacıların murisi tarafından davalıya verildiğini beyan ettiği, bu durumda ispat yükünün senedi ta'lil eden davalının üzerinde olduğu, davalının ispat külfetini yerine getirmediği, kaldı ki; 02/02/2016 tarihli adi yazılı protokolün  konusunun  davacıların murisi .. %25 taşınmaz hissesinin 2.000.000-TL karşılığı satışına ilişkin olduğu, protokol uyarınca davacılar murisinin borçlu değil alacaklı konumda olduğu, davalının protokolün tarafı olmadığı, sadece protokol uyarınca davacıların murisine yapılacak ödemelerin vekaleten satış yetkisi olan davalının hesabına yapılacağının kararlaştırıldığı, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde celbedilmediğini ileri sürdüğü Kartal .... Noterliğinin 22/01/2019 tarihli ... y.sayılı ihtarname aslının, davacılar vekili tarafından 08/07/2020 tarihli dilekçe ekinde dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davalıdan alınması gereken 81,972,00 TL harçtan, peşin alınan 20.494,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 61.478,00 TL harcın davalıdan  alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d1f204801fd2bdb","SID":"db2c7371fc49c357"}}