{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2130 Esas <br>KARAR NO: 2024/380 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 11/06/2019 <br>DOSYA NUMARASI: 2017/617 Esas - 2019/553 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Dairemizden verilen 11/11/2021 tarih ve 2019/2171 Esas - 2021/1602 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/09/2023 tarih ve 2022/1653 Esas - 2023/5391 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla; dosya incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin, diğer davalıların müşterek ve müteselsilen kefil olması ile davalı ... Turizm Tic A.Ş. lehine kredi kullandırdığını, kredi ödemelerinin yapılmaması üzerine 28/04/2017 tarihinde hesabın kat edildiğini, alacağın muaccel olduğunu, alacağa ilişkin temerrüt faizi taleplerinin yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, alacağın tahsili amacı ile davalılar aleyhine İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edip takibi  durdurduklarını belirterek,  davalıların itirazlarının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının çektiği ihtara itiraz ettiklerini, davacının verdiği nakdi kredilerden kaynaklı borçlarının bulunmadığını, bu durumun müvekkillerinin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, kefil için muacceliyet sözleşmesine dayanarak icra takibi yapılamayacağını, muacceliyet tarihinin ihbar gününde başlayacağını, davacıdan teminat karşılığı kredi kullanımının söz konusu olduğunu, davacının teminatın paraya çevrilmesi için harekete geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/06/2019 tarih  2017/617 Esas - 2019/553 Karar sayılı kararında; \"  .... taraflar arasında kredi sözleşmesinin mevcut olduğu, davalıların müşterek ve müteselsilen kefil olması ile ... turizm Tic A.Ş. Lehine kredi kullandırdığı, ancak kredi ödemelerinin yapılmaması üzerine 28/04/2017 tarihinde hesabın kat edildiği, ancak davalılar tarafından davacı tarafa ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu,  davanın  İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalıların  yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalıların itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından,  takibin devamı ile itirazın raporda belirlenen miktarlar üzerinden iptaline karar verilmiştir. Gayri nakdi alacak yönünden teminat mektuplarının vadesi 31/12/2018 tarihinde dolmuş olup konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Raporda da açıklandığı üzere davacı bankanın teminat mektuplarından kaynaklı gayrinakti depo talebinde bulunmakta haklı olduğundan, dava tarihi itibari ile davacı haklı olup, mektupların süresi dava devam ederken dolmuş olduğu için konusuz kaldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdir olunmamıştır. ... İşbu davada davalı mahkememizce  dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, \" 1- Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptali ile takibin nakdi alacak yönünden 97.984,25 TL asıl alacak, 2.799,08 TL işlemiş temerrüt faizi, 139,95 .TL BSMV ve 421,10 TL ihtarname gideri olmak üzere 101.344,38 TL toplam alacak üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, 2-Belirlenen 101.344,38 TL alacağın %20 si oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazla talebin reddine, 4-Gayri nakdi alacak yönünden teminat mektuplarının vadesi 31/12/2018 tarihinde dolmuş olup konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle,Dosya içinde mevcut bilirkişi raporunda, eksik ve hatalı inceleme yapılarak, hatalı sonuca ulaşıldığını, yargılama sırasında da itirazlarını belirttiklerini, ancak itirazları dikkate alınarak, bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, itirazlarının esas olarak, kayıtların incelenmesi, hesapların kullanımı sırasında ikrazat kuruluşunun tek taraflı iradesi ile fahiş faiz tahsilatı hususunun tespiti olduğunu, ancak bu hususlarda inceleme yapılmadığını, kat ihtarları üzerinden inceleme yapıldığını, Müvekkillerinin kullandığı gayri nakdi kredi ve nakdi kredilerin birlikte hesaplanarak, kredi kullanan firmaların, ödemelerinin değerlendirilerek, kendilerinden yapılmış fazla tahsilatların tespit edilmesi ve buna göre gerçek durumun ortaya çıkarılması gerekirken, bu fazla ödemelerin ihmal edildiğini ve bu yönden bilirkişi incelemesinin eksik olduğunu, Davacı kayıtlarının tamamının incelenmesi gerektiğini, ipotekli taşınmazın; ipotek resmi sened içeriği itibariyle \"... davalı kredi lehtarı şirketin kredi borçlarını kapsamadığı için ...\" borçlara mahsup edilemeyeceği hususunun, bir güven müessesesi olan davacının, iş ve işlemlerinin buna uygun olmadığını, talep ettikleri hesaplama yönteminin gerekliliğini ortaya koyan bir durum olduğunu, ayrıca, haksız ve usulsüz bir şekilde satılan gayrimenkul nedeniyle yapılan tahsilattan, sorumlulukları ve borçlarının söz konusu olduğunu, davacının söz konusu 97.305,44 TL'yi haksız olarak yedinde tutmaya devam ettiğini, Mahkemece, depo edilmesi istenen bedel yönünden karar vermeye yer olmadığına karar verilmesine, davacının kendi beyanlarına göre haklılıklarının ancak bilirkişi incelemesi neticesi ortaya çıkacağına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık muhakemeyi gerektirdiğinden  davacı yan lehine %20 inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dosya borcu için üçüncü şahsın gayrimenkulünü sattıran davacının, 97.305,44.TL'lik tahsilat yaptığını, ancak bu tahsilatın dosya borcu olarak mahkemenin hükmettiği değere mahsup edilemeyeceğinin bilirkişi raporu da dikkate alınarak tespit edildiğini, davacının kayıtlarına güvenilemeyeceğini, kendisinin ikrazat kuruluşu olduğunu, güven müessesesi özelliği olmadığının, taleplerinden ve yaptığı iş ve işlemlerden, üçüncü şahsın malının satılmasından ortaya çıktığını, Haksız bir şekilde kanunlarla özel yetkiler verilen ikrazatçı firmanın, kendisine sağlanan haklarla yaptığının üçüncü şahsın malını satmak olduğunu, dosya mündericatındaki  “Anayasa vatandaşların eşitliğinden bahsetmekte, ancak hükmi şahıs davacının kayıtlarına özel önem ve itibar atfetmektedir. Bir yandan devlet ricalinin en üst kademelerinde, aşırı kar müesseleri olarak hareket ettikleri söylenmektedir. Bu nedenle, özel kanunlarla kendilerine tanınmış olan ayrıcalıkların hem anayasaya aykırı olduğu hem de vatandaşlara karşı devlet tarafından özellikle korunması karşısında, sığındıkları bankacılık mevzuatı ve bu mevzuata uydurulan İİK. Hükümleri dayanak yapılarak, sundukları belgelerin tartışılmasının önüne geçilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu düşünüyor ve bu yönden de itiraz ediyoruz” şeklindeki beyanlarını aynen tekrarla, davanın tamamen  reddine karar verilmesini istediklerini, Mahkemenin, delil listesi eklerinin tamamınını kendilerine göndermediğini, davacının sunduğu delil niteliğini kabul etmediklerini, depo talebinin kefillere yönlendirilmesinin söz konusu olamayacağını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, dolayısıyla kat ihtarı yollanmadan kefiller dahil taraflar aleyhine icra takibi yapıldığının ortada olduğunu, kefil için muacceliyet tarihinin ihbar gününden başlayacağını, Karar vermeye yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiş bulunan 209.000.-TL’lık kısım için lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, davacı yanın kendisinin bundan vazgeçmediğini, mahkemenin davacıyı bu masrafa mahkûm etmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesinin davasının kısmen kabulü yönündeki kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın tümden reddine karar verilmesini talep talep etmiştir. <br>DAİREMİZİN İLK KARARI: \"1-Davalıların istinaf başvurularının USULEN KABULÜ ile; HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca gayri nakdi alacak yönünden gerekçesi düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/06/2019 tarih 2017/617 Esas - 2019/553 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptali ile takibin nakdi alacak yönünden 97.984,25 TL asıl alacak, 2.799,08 TL işlemiş temerrüt faizi, 139,95.TL BSMV ve 421,10 TL ihtarname gideri olmak üzere 101.344,38 TL toplam alacak üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, 2-Belirlenen 101.344,38 TL alacağın %20 si oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazla talebin reddine, 4-Gayri nakdi alacak yönünden, usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı ... mirasçıları ve diğer davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. <br>YARGITAY BOZMA İLAMI: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/09/2023 tarih ve 2022/1653 Esas - 2023/5391 Karar sayılı kararı ile; Davalı ... 09.05.2021 tarihinde vefat etmiş, yargılamaya devam edilebilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince mirasçılarına tebligat gönderilmiş, mirasçılar ..., ...,  ... tarafından gönderilen 31.12.2021 tarihli dilekçe ile Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/475 E., 2021/576 K. sayılı kararı ile mirası yasal süresi içinde reddettiklerini bildirmişler, anılan kararı dilekçelerine eklemişlerdir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 612 nci maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için  atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.07.2002 tarih E.15-572 K.577 sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir. O halde yukarıda sözü edildiği gibi araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.\" gerekçesi ile, 1.Davalılar ..., ... Taş. Tur. Tic. A.Ş., ... Hizm. Tic. A.Ş., V... A.Ş. vekili Temyizi Yönünden, Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine; 2.Davalı ... mirasçıları Temyizi Yönünden; Davalı ... mirasçılarının bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, \"şeklinde karar verilmiş olup; Dairemizce duruşma yapılarak, usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizce uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda;  Davalı ...'nun  terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyesinin yürütüldüğü Gebze 1 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/6 tereke sayılı dosyasından 22/02/2022 tarihli ara karar ile terekeye tasfiye memuru olarak atandığı tespit edilen ...'ın açık  adres bilgileri celbedilmiş, Yargıtay bozma ilamı ile duruşma gün ve saati tereke tasfiye memuruna usulüne uygun olarak tebliğ edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı banka ile davalı ... Taş. Turz. Tic. A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, diğer davalıların bu sözleşmeyi mütesesil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davacı tarafça talep edilen alacak miktarının, kefil davalıların sözleşmede gösterilen kefalet limitlerine dahil olduğu, davacı banka tarafından söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname keşide edildiği, verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazları üzerine işbu davanın açıldığı, mahkemece konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak istinafa konu kararın verildiği görülmektedir.  Somut uyuşmazlıkta;  takibe dayanak kredi sözleşmenin 13.2 maddesi uyarınca hesap kat ihtarının kredi lehtarı davalı firma ve kefil davalılara tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen bir günlük ödeme süresi içerisinde ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığı, yine sözleşmenin 13.2 maddesinde, taraflar arasında çıkacak her türlü uyuşmazlıkta, bankanın defter ve kayıtlarının HMK'nın 193. maddesi uyarınca münhasır delil olacağının düzenlendiği, dolayısıyla davacı bankanın ticari defter ve kayıtlarına göre bilirkişi incelemesi ve hesaplama yapılmasında usule aykırılık bulunmadığı gibi kat ihtarı tebliği ve verilen süre sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ve temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşmenin 11 M(b) maddesi uyarınca belirlenmesinde de usule aykırılık olmadığı, yine davacı tarafça, ipotekli taşınmaz satışından tahsilat yapılmış ise de, söz konusu ipoteğin davalı kredi lehtarı şirketin kredi borçlarını kapsamadığı, dolayısıyla bu tahsilatın davalı kredi lehtarı şirketin takibe dayanak kredi borcuna mahsup edilemeyeceği, alacak likit olmakla davacı lehine hükmedilen nakdi alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Ancak, davacı banka tarafından icra takibinde fer'ileri ile birlikte toplam 101.521,57.TL nakti, 209.000,00 TL gayri nakdi olmak üzere toplam 310.521,57 TL alacak üzerinden takip başlatılmış, dava açılırken dava değeri 101.521, 57 TL olarak (Takipte talep edilen fer'ileri ile birlikte toplam nakdi alacak tutarı) gösterilip, bu miktar üzerinden harç yatırılarak, davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Yargılama sırasında da gayri nakdi alacak yönünden harç ikmali yapılmamıştır. Bu hali ile gayri nakdi alacak talebi yönünden harcı yatırılarak usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından, mahkemece davacının nakdi alacak talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dairemizce esas hakkında yenden hüküm kurularak, davanın kısmen kabulüne, gayrınakdi alacak yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptali ile takibin nakdi alacak yönünden 97.984,25 TL asıl alacak, 2.799,08 TL işlemiş temerrüt faizi, 139,95.TL BSMV ve 421,10 TL ihtarname gideri olmak üzere 101.344,38 TL toplam alacak üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, 2-Belirlenen 101.344,38 TL alacağın %20 si oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazla talebin reddine, 4-Gayri nakdi alacak yönünden, usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 5-Dairemiz karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.922,83-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.226,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.696,7‬0-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.226,13-TL karar harcı ile 31,40-TL başvurma harcı toplamı olan 1.257,53‬-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 303,00-TL, bilirkişi ücreti 700,00 TL olmak üzere toplam 1.003,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 99,82) 1.001,19 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 177,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ...; ... TURZ. TİC. A.Ş.; ... HİZM.TİC.AŞ; ...A.Ş'ye verilmesine, 10-Bakiye gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 12-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine, 13- Davalılar tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 121,30-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 150,00 TL tebligat/ posta gideri olmak üzere; toplam 271,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 14-İstinaf yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 2. kısım 2. bölüm 17/b maddesine göre hesap ve takdir olunan 10.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ...; ... TURZ. TİC. A.Ş.; ... HİZM.TİC.AŞ; ... DANIŞ.A.Ş'ye verilmesine, 15-Bakiye gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair olarak tarafların yokluğunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi. 29/02/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2690c8e63fb700da","SID":"b51876e71fdb2ebd"}}