{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2182 Esas<br>KARAR NO: 2024/399 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/771 Esas - 2023/615 Karar<br>TARİH: 27/09/2023<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili tarafından başlatılan İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasında 385.914,05-TL  ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun muaccel olduğu, Borçluların bu borcun tamamına , ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği, borçluların itirazlarının kabulünün mümkün olmadığı,  Takibe ilişkin genel kredi sözleşmesi incelendiğinde borçlu ... Turizm Sanayi Tic. Ltd. Şti. 'nin sözleşmede imzasının olduğu, borçlu ...'un Sözleşmede müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, Beşiktaş ... Noterliği ... yevmiye numaralı 06.01.2022 tarihli ihtarname ile kredi borçlularının ödenmesi talep edilmiş, ancak tahsilat yapılamadığından banka alacağının muaccel olduğu, bu nedenle de İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyasında davalı borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı, Borçluların Yetki itirazında bulunduğu, Borçluların ticari kredi kullandığı, Borçlu ...'un ... SanTic Ltd.Şti. 'nin tek yetkilisi olduğu, Tacir sıfatına haiz olduğu, Davacı Bankanın merkez adresinin İstanbul/Levent olduğu, yetkili icra müdürlüğü'nün İstanbul Çağlayan İcra Müdürlükleri olduğu, Ayrıca HMK madde 10: gereği \"Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.\" hükmüne yer verildiği, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesi uyarınca \"Pata alacağına ilişkin davalar da aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun, alacaklının yerleşim yetinde ödenmesi gerektiğinden\" dava dosyasının İstanbul da açıldığı, Bu nedenle davanın  kabülü ile İTİRAZIN İPTALİNE, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, ;İlamsız icra takiplerinde yetkili icra dairesi ve mahkemelerin borçlunun yerleşim yer icra daireleri ve mahkemelerinin olduğu, Yerleşim yerlerinin Eskişehir olduğu, Eskişehir'de açılması gerektiğinden yetkisizlik kararının verilmesi gerektiği, Esasa ilişkin olarak da icra takibine konu olacağın yargılamayı gerektirdiği, Hesap kat ihtarnamelerinin 12-13.01.2022 tarihlerinde tebliğ edildiği, 7 gün süre verildiği, ancak 17.01.2022 tarihinde 7 günlük süre dolmadan icra takibi başlatıldığı, bu yüzden de konu alacağın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, Hesabın kat edildiği tarihte, İİK Md. 68/B'de belirtildiği üzere bahsi geçen hesap özetleri ve dönem borçlarının Noter yoluyla Tebliğ edilmediği, Hesap kat İhtarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, zira Aynı adreste çalışan ... İmzasına tebliğ edildiği, hükmü şahısların kendilerine tebliğ yapacak kimseler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerlerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerden bitine yapılır hükmünden hareketle, ... ile ilgili olarak hangi pozisyonda çalıştığına yönelik bir ibare bulunmadığı, Davacı tarafın takip talebinde yıllık %27,60 Temerüd faizi istenmesinin, oranın çok fahiş ve yıkıcı olduğundan bahisle, bu oranın kabul edilmesinin, davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı, Borç varlığını iddia eden bankanın ticari defter kayıtlarının incelenmesi gerektiği, Bütün bunlar göz önünde bulunarak REDDİNE karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/09/2023 tarih 2022/771 Esas 2023/615 Karar sayılı kararında; \"....Taraflar arasında davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı ...'un anılan sözleşmelerde müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği muaccel bir alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davacının davalılar hakkında icra takibi başlatmasının TMK'nun 2. maddesine aykırı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından davalılara gönderilen 06/01/2022 tarihli ... yevmiye numaralı noter ihtarnamesinde 331.401,71 TL kredi borcunun ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Anılan noter ihtarnamesi davalı şirketin sözleşmedeki adresine 13/01/2022 tarihinde tebliğ, diğer davalı ...'un adresine  ise 12/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yine  06/01/2022 tarihli ... yevmiye numaralı noter ihtarnamesinde 50.635,89 TL kredi borcunun ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Anılan noter ihtarnamesi davalı şirketin sözleşmedeki adresine 13/01/2022 tarihinde tebliğ, diğer davalı ...'un adresine  ise 12/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiş ihtarnamede verilen 7 günlük sürenin dolması beklenilmeden, 19/01/2022 tarihinde dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı ilamsız icra takibi başlatılmıştır. \"Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bir başka anlatımla davacı banka tarafından muacceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiştir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarih ve 2017/4707 Esas 2019/2247 Karar sayılı ilamı). Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet  süresi bitmeden icra takibine geçilmesi TMK'nun 2. maddesine aykırıdır. Hal böyle olunca mahkemece takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. \"  (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2019/958 Esas, 2020/1117 Karar sayılı ilamı) Yukarıda bahsi geçen istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/3428 Esas, 2022/7729 Karar sayılı ilamıyla \"İstinaf mahkemesince, davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile, borcun muaccel hale geleceği ancak davacı bankanın gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal ettiği, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmeyerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı yönde yerleşmiş şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5008 Esas, 2021/3451 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4453 Esas, 2021/6292 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4453 Esas, 2021/6292 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2627 Esas, 2020/4963 Karar sayılı ilamları bulunmakla, mahkememizde görülmekte olan dava konusu takibin, hesap kat ihtarı ile tanınan 7 (yedi) günlük süre dolmadan önce başlatıldığı, hesabın kat edilmesinin muaccel hale gelen borç yönünden temerrüt şartlarının oluşturulması yanında borcun ödenmesi için süre tanınmak suretiyle borcun ödenmesinin ertelenmesi niteliğinin de bulunduğu, hesap kat ihtarı ile tanınan süre dolmadan icra takibine başlanılmasının TMK'nin 2. maddesi hükmüne aykırı olduğu, hesap kat ihtarı ile süre verilmesinin sonuca etkili olmayacağının düşünülmesi halinde ise hesabın kat edilmesine gerek kalmaksızın icra takibine başlanılmak suretiyle temerrüt şartlarının oluşmasının sağlanabileceği, bu hali ile hesap kat ihtarı ile tanınan süre dolmadan takibe başlanılması nedeniyle davaya dayanak takip tarihleri itibari ile muaccel hale gelmiş istenilebilir bir borç bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri olumsuz sonuçlandığından itirazın iptali davası açıldığını, Yerel mahkemece dosya banka hesap uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş olup ; bilirkişi tarafından tanzim olunan raporda ; müvekkili bankanın davalı borçlulardan alacaklı olduğunu açıkça tespit edildiğini, bilirkişi raporunun sonuç kısmında ; \" Davacı banka tarafından davalı şirkete kat tarihine kadar 350.000 ve 75.000 TL limitli taksitli kredi kullandırıldığı ; davalı şirketin kredi taksit tutarlarını vadesinde ödemediği , davalılara davacı banka tarafından  ; Beşiktaş ... Noterliği ... Yevmiye Numaralı 06/01/2022 tarihli ve  Beşiktaş ... Noterliği ... Yevmiye Numaralı 06/01/2022 tarihli ihtarnamelerin keşide edildiği , Davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde müşterinin temerrüde düşmesi halinde temerrüt tarihinde Bankanın kredilere akdi faizin 2 katı oranında faiz yürütüleceğinin kabul edildiği ; buna göre Davacı Banka tarafından sözleşmeye göre taksitli Krediye yıllık %13,80 oranında akdi faiz uyguladığından , temerrüt tarihinden itibaren yıllık %27,60  oranında temerrüt faizi uygulanacağının kabul eidldiği ; davacı banka tarafından davalılar hakkında herhangi bir ödeme yapılmadığından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasında takibe geçtiği ; davalılar tarafından takibe itiraz edildiği ; buna göre ; davacı bankanın  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasında takip tarihi itibariyle 20/01/2022 temerrüt tarihi itibariyle davalı ... Şti 'den ...00025620 referanslı krediden 333.690 ,98 TL asıl alacak ; 1918,73 TL işlemi faiz ; 95,93  TL bsmv toplam 335.705,63 TL ( dava mahkeme ihtar masrafı haric ) alacağının hesaplandığı; takibin bu tutar üzerinden devamı gerektiği ;  ... NOLU KREDİ'den 50.454,10 TL asıl alacak ,290 TL işlemiş faiz ve 14,50 TL Gider Vergisi olmak üzere toplam 50.758,71 TL  ( dava mahkeme ihtar masrafı haric ) alacağının hesaplandığı; davalı ... firması için her iki kredi için 20/01/2022 tarihi itibariyle toplam 386.464,34 TL ödenmemiş borcu bulunduğu ;  Davacı bankanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasında takip tarihi itibariyle diğer davalı ...'dan temerrüt tarihi olan 19/01/2022 tarihi itibariyle ... referanslı krediden 333.690,98 TL asıl alacak ,1790,80 TL işlemiş faiz , 89,54 TL gider vergisi ile birlikte 335.571,43 TL  alacağının hesaplandığı ve  ... NOLU KREDİ'den 50.454,10 TL asıl alacak 270,77 TL işlemiş faiz ve 13,53 gider vergisi olmak üzere toplam 50.738,40 TL borcunun bulunduğu; her iki kredi için ise ödenmeyen borç toplamının kefil yönünden 386.309,72 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bilirkişi raporunda bu tarihten itibaren gecikme faizi olan 27,60 oranı üzerinden takip sürecinin devam etmesi gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu ile de müvekkil bankanın davalı borçlulardan olan alacakları tespit edilmiştir. \" Muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup hukuki sonuçları da birbirinden farklı olduğunu, hesabın katı ihtarnamesinin tebliği temerrüdün başlangıcı yönünden hüküm ifade edeceğini ihtar ve ihtarın tebliği temerrüt faizinin hesabında dikkate alınması gerekli bir durum olduğunu, bu nedenle hiçbir şekilde davalıların asıl borçtan ve akdi faiz ile masraflardan sorumlu olmayacağını, zira kat ihtarında belirtilen sürenin bitimi beklenmeden takip başlatılması durumunda muacceliyet tarihinin takip tarihi olduğu yargıtay kararlarının tümünde içtihat haline geldiğini ancak yerel mahkeme tarafında  bu husus göz ardı edilerek  itirazın iptali davasının tümden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların hesabın kat edildiği tarih itibariyle muaccel hale gelecekleri, muacceliyet için kat ihtarının tebliğine dahi gerek olmadığı,kat ihtarının tebliği beklenmeden takip açılması durumunda muacceliyet tarihinin takip tarihi sayılacağı ;  kat ihtarının tebliğinin ancak muhatap borçlu ya da kefiller için yalnızca takip öncesi faiz durumunu etkilediği hiçbir şekilde asıl  alacak ve akdi faiz kalemlerinin  muacceliyet durumunu etkilemediğini,( Yargıtay 19. H.D 13.02.2014 tarih, 2013/18783 E., 2014/2861 K., 28.02.2017 tarih, 2016/13881 E., 2017/1590 K. Yargıtay H.G.K 24.05.2017 tarih 2017/19-815 E., 2017/1007 K. Sayılı ilamları) (HGK. 24.05.2017 T. E:19-815, K:1007 sayılı ilamı,  YARGITAY Hukuk Genel Kurulu E: 2002 /19-266 K: 2002/264 T: 10.4.2002,  Yargıtay 11. HD., E. 2016/10154 K. 2016/7957 T. 10.10.2016 sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi2016/13792 E.,2016/9336 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 19. HD., E. 2018/3501 K. 2019/3769 T. 12.6.2019 sayılı ilamı)  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, istinaf ilamına göre yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava,  genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine,  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacı Banka ile davalı kredi asıl borçlusu ... Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında  04/02/2019 tarihli 800.000,00-TL miktarlı GKS. İmzalandığı, sözleşmeyi davalı ...'un  Müteselsil Kefil sıfatı ile imzalamış olduğu ve kefil olunan miktarın  800.000,00-TL. olduğu  anlaşılmaktadır. Kullandırılan ... Nolu  kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılara Beşiktaş ... Noterliğinden gönderilen ... Yevmiye Numaralı 06/01/2022 tarihli ihtarname ile;'' Nakdi Kredilerden doğan toplam: 331.401,71 TL. Borcun 7 gün içerisinde ödenmesi aksi taktirde yasal yollara başvurulacağı,'' ihtarlı ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirkete13/01/2022 tarihinde, diğer davalı ...'un adresine  ise 12/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, ... Nolu  kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılara Beşiktaş ... Noterliğinden gönderilen ... Yevmiye Numaralı 06/01/2022 tarihli  ihtarname ile;'' Nakdi Kredilerden doğan toplam: 50.635,89 TL. Borcun 7 gün içerisinde ödenmesi aksi taktirde yasal yollara başvurulacağı,'' ihtarlı ihtarname ile hesabın kat edildiği, ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirkete 13/01/2022 tarihinde, diğer davalı ...'un adresine  ise 12/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı banka tarafından ihtarnamede verilen 7 günlük süre dolmadan her iki ihtarnameye konu borcun tahsili talebiyle davalılar hakkında  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  E. Sayılı dosyası ile toplam: 385.322,48 TL. Alacağın tahsili talebiyle 19/01/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine 385.914,05 TL. Üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, dava konusu icra takibinin usulüne uygun başlatılıp başlatılmadığı, itirazın iptali davasının dava şartlarının mevcut olması halinde davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 7 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bir başka anlatımla davacı banka tarafından muacceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiştir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarih ve 2017/4707 Esas 2019/2247 Karar sayılı ilamı). Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet  süresi bitmeden 19/01/2022 tarihinde icra takibine geçilmesi TMK'nun 2. maddesine aykırıdır. Hal böyle olunca takip tarihi itibariyle davalıların muaccel hale gelmiş istenilebilir bir borçları  bulunmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetildiğinde; mahkemece, davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından, davacı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75.TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansı varsa talep halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 29/02/2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.<br>MUHALEFET ŞERHİ Dava,  genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkin olup, ilk derece mahkemesi tarafından, davacı bankanın davalılara gönderdiği kat ihtarnamesindeki mehil dolmadan takip başlattığı, takip tarihi itibariyle alacağın henüz muaccel olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verişmiştir. Somut olayda; davacı banka tarafından davalılara Beşiktaş ... Noterliğinden gönderilen  ... Yevmiye Numaralı 06/01/2022 tarihli ihtarname ile; hesabın kat edildiği ve nakdi kredilerden doğan toplam 331.401,71-TL borcun 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiği,  aksi taktirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. İhtarnamenin davalı şirkete 13/01/2022, davalı kefile 12/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayan yedi günlük süre dolmaksızın, 19/01/2022 tarihinde davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığı sabittir.  Somut olayda, kredi alacağı; kredi lehdarı şirketine altmış sekiz ay vade ile kullandırılan  ve yirmi üçüncü taksidinden sonraki taksitleri ödenmemiş bulunan taksitli ticari kredinin bakiyesi ile kredi kartı borcundan oluşmaktadır. Kat tarihi itibariyle ödenmeyen taksitlerin her biri bakımından temerrüt gerçekleşmiş ise de;  henüz vadesi gelmemiş kredi taksitleri bakımından muacceliyet hesabın kat edilmesi ile gerçekleşmiştir. Diğer ifade ile davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan taksitli ticari kredi taksitlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle, genel kredi sözleşmesi feshedilerek davalı şirkete kullandırılan tüm kredilerin bakiye alacakları bakımından hesap kesilmiştir. Kat tarihi itibariyle davacı bankanın varlığını iddia ettiği vadesi gelen ve gelmeyen tüm bakiye alacak muaccel olmuştur. Ne varki temerrüdün gerçekleşmesi için, 6098 Sayılı TBK'nun 117/1 fıkrasıda yer alan ve  muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceğini öngören düzenleme karşısında, kat tarihinde muaccel hale gelen borç bakımından temerrüd henüz gerçekleşmemiştir. Davacı banka tarafından davalılara gönderilen ihtarname, mahkeme kabulünün aksine bir muacceliyet yahut erteleme ihbarnamesi değil,  TBK'nun 117/1 fıkrası ile 6102 Sayılı TTK'nun 18/3 fıkrası kapsamında gönderilmiş bir temerrüt ihtarnamesidir. Temerrüt,  ihtarname ile verilen yedi günlük süre sonunda ve muaccel borç halen ödenmemişse gerçekleşecek, temerrüdün sonucu olarak davacı banka davalılardan, TBK'nun 120 ve TTK'nun 8, 9 ve 10 maddeleri çerçevesinde,  temerrüt tarihinden itibaren   temerrüt faizi talep edebilecektir. Buna göre; temerrüt ihtarında verilen mehlin dolmasını beklemeksizin takip başlatılmasının sonucu, bu süre dolana dek temerrüt faizi talep edememekten ibaret olup, bu durum muaccel borcu müeccel hale getirmez. Aksi kabul; temerrüt ve muacceliyet kavramları arasındaki farkın ortadan kalkmasına, muaccel bir borcun borçlusuna gönderilen ve mehil içeren, borçluya  temerrüdün sonuçları ile karşılaşmaksızın son bir ifa şansı tanınması amacını güden tüm temerrüt ihtarnamelerinin, alacaklının bu yönde açık bir iradesi olmasa dahi, borcun ödenmesinin ertelenmesi, başka değişle yeni bir vade tanınması, muaccel borcun müeccel hale gelmesi sonucu doğurmasına neden olacaktır. Yukarıda açıkladığım gerekçeler ile ihtarname ile verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden icra takibine geçilmesinin TMK'nun ikinci maddesine  aykırı olduğuna, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel hale gelmiş bir borçları  bulunmadığına, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediğine yönelik çoğunluk görüşüne katılmıyor, muhalif kalıyorum. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d87c1ede8b611e96","SID":"1b5a3ac4307a73e9"}}