{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/241 Esas<br>KARAR NO: 2024/581 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ  (İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK  MAHKEMESİNİN  2023/1 ESAS SAYILI  DAVASI İLE BİRLEŞEN)   <br>TARİHİ: 20/12/2023\t<br>NUMARASI: 2023/77 E. SAYILI ARA KARAR <br>BİRLEŞEN İSTANBUL 1. FSHHM’nin 2023/77 ESAS SAYILI DAVASI:<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Temin Edilen Kârın Devri İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili birleşen 2023/77 Esas sayılı davanın dava dilekçesinde;  öncelikle davalıların emrivakileri nedeniyle oluşan esaslı zararın devam etmesinin önüne geçmek için takdiren teminat alınmaksızın tedbiren emrivakilerin önlenmesine, davalıların esere tecavüzünün ref'ine, filmin alenileştiği 04.03.2022 tarihinden itibaren her yolla umuma arzından ve umuma arz edilmek üzere yapılan anlaşmalardan elde edilen gelirden davalı tüzel kişi tarafından diğer davalı gerçek kişiye yapılan ödemelerin tarihleri, miktarları ve para cinsleri belirtilmek suretiyle tespitine, bu suretle davalı gerçek kişinin temin ettiği ''kârın'' (paranın) her bir parça ödemenin yapıldığı tarihten itibaren avans faiz oranı üzerinden işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınmasına ve davacılara ödenmesine, davalı gerçek kişinin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ... sayılı 25.02.2022 tarihli yerli sinema eserlerine ilişkin kayıt ve tescil belgesi ile kayıt ve tescil edilen \"...\" isimli sinema eserinin (fonogramın) senaryo yazarı ve diyalog yazarı olmadığının tespitine ve bu yoldaki kesin hükmün ; 01.03.1954 tarihli  Hukuk Usulü'ne Dair Lahey Sözleşmesi ile  18.03.1970 tarihli Hukuki veya Ticari Konularda Yabancı Memleketlerde Delil Sağlanması Hakkında Lahey Sözleşmesi'ne taraf yabancı ülkelerde uluslararası istinabe yoluyla ülkelerinde ülke çapında günlük olarak yayınlanan tirajı en yüksek gazetelerin birinde ve filmi dijital yolla  umuma sunan ... Limited'e ait dijital platformda,  Türkiye'de  ülke çapında   günlük olarak yayınlanan tirajı en yüksek gazetelerin birinde ve ... A.Ş.'ye ait ... logolu televizyon kanalında yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarih ve 2023/77 Esas sayılı ara kararıyla; \"Davacı vekilinin  ihtiyati tedbir talebi yönünde değerlendirme yapılabilmesi için  karşılıklı sunulan delillerin toplanılması, tanıkların dinlenilmesi ve sonrasında bilirkişi incelemesi yapılması,  hülasa yargılamanın yapılmasının  gerektiği bu yönü ile bu aşamaya kadar henüz inceleme yapılmadığından ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine \" karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinden sonra 28/12/2023 tarihinde davanın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/1 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesinin istinafa konu kararının; mevcut delil durumuna ve tedbir kararının verilmesini gerektiren nedenlere göre yerinde olmadığını, tedbirde asıl olanın, ihtiyati tedbire sebep olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğunu,   Eldeki olayda hakkın bulunduğunun mevcut delillerle sabit olduğunu, çünkü davacıların yazar olduklarını, tedbirin sebebinin ortaya çıktığını, çünkü davalılar arasında imzalanan sözleşme ile yazar olmayan davalı gerçek kişiye yazarlık sıfatı tanındığını ve eserden mali haklar edinmesinin kararlaştırıldığını,  ayrıca dağıtım şirketiyle ( ... A.Ş.)  ve televizyon kuruluşuyla ( ... A.Ş.) imzalanan sözleşmelerde davalı ...’ün,  senarist olarak gösterilmek suretiyle yazarların manevi haklarına tecavüz edildiğini,Davanın, davalı gerçek kişinin filmin senaryosunun ve diyaloglarının yazarı olmadığının tespiti ile eser sahibi davacıların manevi haklarının korunması, mali haklarının davalılardan müteselsilen alınması davası olduğunu, Geçici hukuki koruma talebinin; davalıların elbirliği halinde davacıların manevi haklarına yönelik tecavüzünün önlenmesine ve davacılara ait mali hakların hak sahibi olmayana ödenmesinin durdurulmasına ilişkin olduğunu, Kültür Bakanlığı’nın 13.03.2023 ve 20.03.2023 tarihli yazıları ekinde celp olunan belgelerden; filmin senaryo ve diyalog yazarlarının davacılar olduğu, davacılarla yazarlık sözleşmeleri imzalandığı, davacılardan muvafakatnameler alındığı,  yazarlar olarak davacıların kayıt ve tescil edildiği, davalı ... filmin senaryo ve diyalog yazarı olmadığı, adı geçenle imzalanmış bir yazarlık sözleşmesinin ve adı geçenden alınmış bir muvafakatnamenin  yapımcı olan davalı tüzel kişi tarafından Bakanlığa ibraz edilmediğinin resmen sabit olduğunu, Filmin künyesinin ve film üzerindeki hak sahiplerinin Kültür Bakanlığı tarafından 25.02.2022 tarihinde kayıt ve tescil edilmesinden dokuz ay sonra başka bir dava dosyasına ( filmin yatırımcısı ile yapımcısı arasında görülen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/486 Esas sayılı dava dosyasına) davalı tüzel kişi tarafından davalılar arasında imzalanan eski tarihli ''yazarlık'' sözleşmelerinin ibraz edilmesinin; hem eser sahibi davacıların manevi ve mali haklarına davalıların birlikte tecavüz ettiğinin delili, hem de  filmin Bakanlık tarafından tescil edildiği sırada var olmayan özel nitelikte sahte belgelerin davalılar tarafından sonradan birlikte oluşturulduğunun kanıtı olduğunu  Filmin umuma sunumunun devam ettiğini, nitekim; ...'e verilen lisans yetkisi uyarınca filmin 50 ülkede dijital yolla umuma sunulduğunu ve bu sunumun 04 Ağustos 2025 tarihine kadar devam edeceğini, keza filmin Amerikan şirketi ... verilen lisans yetkisi uyarınca ... isimli dijital platformda da umuma sunulduğunu, yurtta ise filmin, ...  A.Ş. ile imzalanan sözleşme uyarınca Atv logolu televizyon kanalında umuma sunulduğunu ve bu sunumun 03.09.2026 tarihine kadar devam edeceğini,  ayrıca filmin, ... uçak içi eğlence sisteminde de umuma sunulduğunu, Tedbir kararı verilebilmesi için iddianın ağırlıklı olarak doğru olduğunu gösteren yaklaşık ispatın gerçekleşmesinin yeterli olduğunu, taraflarınca ibraz edilen ve  Kültür Bakanlığı'ndan celp  olunan delillerle yaklaşık ispatı aşan ispatın sağlandığını, elde edilen delillere rağmen Mahkemece, yargılamanın yapılması gerektiğini gerekçe göstererek talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargılama yapılmasını (tahkikatın tamamlanmasını) beklemenin; davacıların manevi haklarına yönelik mevcut tecavüzün devam etmesine ve eser sahiplerine ait mali hakların eser sahibi olmayan kimse tarafından edinilmesine imkan tanımak olacağını, Öte yandan olayda korunması gereken üstün yararın, eser sahiplerinin yararı olduğunu, davacıların, eserin sahipleri olduklarını, davalılardan tüzel kişinin, filmin yapımcısı olduğu için bağlantılı hak sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise ne eser sahibi, ne de bağlantılı hak sahibi olmadığını, eser sahiplerinin manevi ve mali haklarının; hem uluslararası sözleşmede (Türkiye'nin tarafı bulunduğu Bern Sözleşmesi'nin Paris Metni), hem Anayasamızda, hem de FSEK'te  korunması gereken mutlak haklardan olduğunu, bağlantılı hak sahiplerinin ise haklarını eser sahiplerinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek şartıyla kullanabileceğini, halbuki, davalıların el ve düşünce birliği halinde davacıların manevi ve mali haklarına tecavüz ettiklerini ve tecavüzlerini sürdürdüklerini, davacılar lehine verilecek geçici hukuki koruma kararının; hem davacıların manevi haklarına tecavüzün devam etmesini önleyeceğini, hem mali zararlarının artmasına engel olacağını, hem de  düşünce ürünlerine ilişkin uluslararası ve ulusal kamu düzeninin korunmasını sağlayacağını belirterek, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/77 E. sayılı 20.12.2023 tarihli kararının kaldırılmasına, filmin içeride, dışarıda her yolla tanıtım faaliyetlerinde, filmin yurtta ve yurt dışında her yolla umuma sunumunda davalı ...'ün isminin senaryo ve diyalog yazarı olarak yer almasının tedbiren önlenmesine, filmin umuma  sunumundan elde edilen gelirlerden davalı ...'e herhangi bir miktar yazarlık ücretinin ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:Bu dava ile birleşen İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/77 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; Kültür Bakanlığı'nın SE/22/00062 sayılı 25.02.2022 tarihli yerli sinema eserlerine ilişkin kayıt ve tescil belgesi ile tescil  edilen  “...” isimli sinema eserinin (filmin)  senaryo yazarı ve diyalog yazarının davalı gerçek kişi değil, davacılar olduğu, filmin kayıt ve tescil edilmesi için Kültür Bakanlığı'na yapılan 09.02.2022 tarihli başvurudan dokuz buçuk ay sonra davalı yapımcı ile filmin yatırımcısı arasındaki uyuşmazlığın görüldüğü davaya 23.11.2022 tarihinde davalılar arasında imzalanan  21.12.2020 tarihli Senaryo ve Diyalog Yazarı Fikri Haklar Devir Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin,  17 Şubat 2022 tarihli Senaryo ve Diyalog Yazarı Fikri Haklar Devir Sözleşmesine Ek Sözleşme başlıklı ek sözleşmenin ve  21.12.2020 tarihli Muvafakatname/ Fikri Haklar Devir Beyanı başlıklı muvafakatanamenin ibraz edilmesi ve bunların davalı yapımcı ile davacılar arasında İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/1 E. sayılı dosyasında görülen iptal ve uyarlama konulu davada 28.02.2023 tarihinde savunma delili olarak bildirilmesinin bu belgelerin sonradan düzenlendiğine karine teşkil edeceği iddiasıyla davalıların esere  tecavüzünün  tedbiren önlenmesine ve tecavüzün ref'ine,  esere birlikte tecavüz edilmek suretiyle  temin edilen gelirden davalı tüzel kişi tarafından davalı gerçek kişiye ödenen kârın tespitine ve davalılardan müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı gerçek kişinin filmin senaryo yazarı ve diyalog yazarı olmadığının tespitine ve bu yoldaki hükmün yurt içinde ve yurt dışında ilanına karar verilmesi talebiyle dava açıldığı, davanın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesinin 2023/1 Esas syaılı davası ile birleştirildiği tespit edilmiştir.İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/1 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde ise; davalı ile davacı Sema Kaygusuz arasında 23.09.2019 tarihli Senarist Sözleşmesi, 21.12.2020 tarihli Senaryo ve Diyalog Yazarı Fikri Haklar Devir Sözleşmesi, 17.02.2022 tarihli  Senaryo ve Diyalog Yazarı Fikri Haklar Devir Sözleşmesine Ek Sözleşme ile aynı tarihli Muvafakatname/Fikri Haklar Devir Beyanı, davacı ...t arasında 23.09.2019 tarihli Senarist Sözleşmesi, aynı tarihli Senaryo ve Diyalog Yazarı Fikri Haklar Devir Sözleşmesi, 05.01.2021 tarihli 23.09.2019 tarihli Senarist Sözleşmesine Ek Sözleşme-1, 02.11.2021 tarihli Senaryo ve Diyalog Yazarı Fikri Haklar Devir Sözleşmesine Ek Sözleşme,17 Şubat 2022 tarihli  Senaryo ve Diyalog Yazarı Fikri Haklar Devir Sözleşmesine Ek Sözleşme-3 ile aynı tarihli Muvafakatname/Fikri Haklar Devir Beyanı  imzalandığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ile ek sözleşmelerin ve muvafakatnamelerin bazı hükümlerinin ve hüküm fıkralarının iptal edilmesine, bazı hükümlerinin ve hüküm fıkralarının ulusal ve uluslararası mevzuata göre uyarlanmasına ve uyarlamadan doğan davacıların haklarının tespitine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı, yargılamanın halen devam ettiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, davalının “...” filmiyle ilgili hak sahibi olmadığının tespitine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.FSEK'nun 77. maddesinde, esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların ya da meslek birliklerinin talebi üzerine, davanın açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarayan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yoluyla muhafaza altına alınmasına karar verebileceği belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Her iki dava konusu birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu olan ve davalılar arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmelerin ne zaman hazırlandıklarının, davalılardan ...’ün \"...\" isimli film üzerinde hak sahibi olup olmadığının Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda tespit edilebileceği, bu aşamada FSEK’in 77. maddesi uyarınca esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin mevcut olduğuna dair HMK’nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı, bu nedenle mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 21/03/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8d40fc0deb32785","SID":"777c71eba922ecc0"}}