{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/860 <br>KARAR NO: 2024/305<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/12/2020<br>NUMARASI: 2015/963 Esas - 2020/688 Karar<br>DAVA: Tazminat (Hissedarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı, harca esas değeri 1.000-TL olarak gösterdiği belirsiz alacak davasında, kendisi ile davalılar arasında 11/09/2014 tarihinde \"Hissedarlar Sözleşmesi\" başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre sigorta hizmetleri konusunda işbirliği yapılması konusunda anlaşıldığını, kendisi ve davalılardan ...'ın B grubu, diğer davalıların ise A grubu pay sahibi olduğunu, taraflar arasındaki işbölümünün sözleşme ile belirlendiğini, kendisinin kapanış işlemleri gereği olan P1 ödemesi olan 37.500-USD tutarında ödeme yaptığını ve sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak davalıların sözleşmedeki kendi edimlerini yerine getirmediklerini, sözleşmede öngörülen kurulacak ... şirkete sağlanması gereken satış ve pazarlama desteğinin A gurubu hissedarlar tarafından sağlanmadığını, sözleşme uyarınca vaad edilen sermaye artırımlarının gerçekleşmesi durumunda kendi payının da değer kazanacağını, bu gerçekleşmediği için söz konusu kazançtan mahrum kaldığını, davalıların özel belgede sahtecilik yaparak müvekkili aleyhine kararlar aldıklarını, sahte evrak ile sermaye artırımı kararı alıp rekabet etmeme hükümlerine aykırı davranışlar sergilediklerini; ayrıca B grubu hissedar davalı ... ile A grubu hissedar olan diğer davalıların müvekkilinin içinde olmadığı bir işbirliğine giderek şirketleşmeler ve iş modellerine başvurmaları sebebiyle, sözleşmenin 19. maddesinde kabul edilen rekabet yasağına aykırı davrandıklarını ileri sürerek, davalıların sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle ortaya çıkan müspet zararının temerrüt faizi ile birlikte tazminine ve tüm davalıların rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları sebebiyle uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar ..., ... ve ... A.Ş. vekili, A grubu hissedarların sözleşme kapsamında üzerlerine düşen ana edim ve taahhütleri yerine getirdiklerini, sermaye artırımı için başvuruların yapıldığını, davacının P1 ödemesini yapmasına  karşın sözleşmede taahhüt ettiği emek koyma borcunu yerine getirmediğini, emek gerektiren işlerin diğer davalı ... tarafından tek başına yürütüldüğünü; iddia konusu imza sahteciliğine ihtiyaç duyulmadan yönetim kurulu kararı alınabileceğini, davacının zarar vermek amacıyla farklı hukuki girişimlerde bulunduğunu, bu girişimler sebebiyle şirketin zarara uğradığını, davacının şirket faaliyetlerine katılmaması ve kötü niyetli tutumu sebebiyle yeni kurulan ... A.Ş.’nin faaliyetlerinin sona ermesine neden olduğunu,sözleşmenin 3. maddesi uyarınca davacının tazminat davası açma hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, sözleşme gereğince müvekkilinin ve diğer B grubu hissedar olan davacının, birlikte yapması gereken ve emeğe dayalı taahhütlerin sadece müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davacının bu hususta yükümlülüklerini yerine getirmediğini, iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının zarar vermek amacıyla farklı hukuki girişimlerde bulunduğunu, bu girişimler sebebiyle şirketin zarara uğradığını, davacının şirket faaliyetlerine katılmaması ve kötü niyetli tutumu sebebiyle yeni kurulan ... A.Ş.’nin faaliyetlerinin sona ermesine neden olduğunu, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığını, zira henüz kapanış işlemlerinin tamamlanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1 maddesinde A grubu hissedar ...’nin desteklenmesi halinde, kurulacak ... A.Ş.’lerin kendisinde bulunan hisse içerisinden %5 hisseyi, B grubu hissedarların sahip olacağı %10 payın haricinde bu hissedarlara 2 yıldan fazla olmamak üzere halka arzdan önce vereceğinin düzenlendiği, hisse devirlerinin zamanı ile ilgili sözleşme kapsamında net ifadelerin yer almadığı, diğer yandan ...’nin desteklenmesi tabirinin şarta bağlı bir geçekleşmeyi ifade ettiği, davacının anlatımlarında bu edimin yerine getirilme zamanı konusunda hangi düzenlemeye dayanıldığının belirtilmediği, davalıların söz konusu pay devrini yapmadıkları açık olmakla birlikte bu pay devrinin hangi şartlar altında ve zamanda gerçekleştirilmesi gerektiğinin anlaşılamadığı; 2.1.1 maddesinde, A grubu hissedarlar tarafından kurulacak Sigorta Acenteliği Şirketinin projeksiyonunun ortaya konulduğu; bu şirketin satış ve pazarlama aktivitesinden kural olarak karşılıksız şekilde ... A.Ş.’nin de faydalanacağının ifade edildiği, davacının bu adımların atılmadığını ve kendilerine bilgi verilmediğini iddia ettiği ancak davalıların bu tutumundan kaynaklı ne gibi bir zararın doğduğu ve davalıların taahhütlerinin hangi tarihte uygulanması gerektiğinin anlaşılamadığı; sözleşmenin 2.4(ii) maddesinde, 425.000-USD'nin periyodik olarak aylık dönemlerde gerek ... A.Ş. ve ... A.Ş.’lerden B grubu hissedarların geri ödemesiz ve net olarak alacakları temettü avansının tamamının bildirilen banka hesabına havale yapılarak ödeneceğinin düzenlendiği, 2.4.2 maddesi uyarınca, 500.000-USD tutarındaki P2, A grubu hissedarlara P1 ödemesi tamamlandıktan sonra gerek çeyrek dönemlerde gerekse yıl sonunda ... A.Ş.’lerden B grubu hissedarların geri ödemesiz ve net olarak alacakları temettü avansının 3/5’lük bölümünün bildirilen banka hesabına havale yapılarak ödeneceği, 2.4.3 maddesinde de ... A.Ş.’ler bakımından aynı düzenlemenin bulunduğu, temettü avansı konusunda sözleşmede ilgili yılın sonu olarak bir vade belirlendiği, bu bedelin ödendiğine ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, bu noktada sözleşmenin 3. maddesinin önem arz ettiği, 3. madde uyarınca ön şartların yerine getirilmemesi ve kapanış işlemlerinden önce feshedilmesi halinde, sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği ve taraflardan hiçbirinin sözleşmede öngörülen yükümlülükler ile ilgili olarak diğerine karşı herhangi bir talebinin olmayacağı, \"Kapanış işlemleri\"nin sözleşmenin tanımlamalar bölümünde, B grubu hissedarlar tarafından, kapanış işlemlerinin tamamlanmasını müteakip 12/09/2014 tarihinde tarafların karşılıklı olarak mutabık kalacağı bir yerde iş ortaklığı giriş bedelinden P1’in ödenmesi dahil olacak şekilde, kapanış tarihinde yapılacak olan tüm işlemlerin tamamlanmasını ifade ettiği, davacı tarafın gerçekleşmediğini iddia ettiği sermaye artırımı gibi işlemlerin yapılmamasının, kapanış işlemlerinin tamamlanmadığı anlamına geldiği, davacı tarafından sözleşme hükümleri uyarınca sermaye artırımı gerçekleşmeden hangi sebepten dolayı kapanış işlemlerinin gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği hususuna açıklık getirilemediği, bu nedenle 3. madde uyarınca davacının bir talepte bulunamayacağı; sözleşmenin 4.7 ve 4.8 maddeleri özellikle (e) bendi uyarınca ... A.Ş.’lerin kuruluşundan sonra en geç 1 aylık süre içinde sermaye artırımına gidilerek minimum 25.000.000-USD maksimum 100.000.000-USD ayni sermaye artırım kararı alınacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin ilgili hükmünün \"7. Sermaye Gereksinimleri, Finansman ve Teminatlar 7.2. Şüpheye yer vermemek adına, ... AŞ’lerin sermaye artışı yapması halinde A Grubu Hissedarlar kendileri için ve ayrıca B Grubu Hissedarlar nam ve hesabına, sermaye artışına mevcut hisseleri yapıları sabit kalacak şekilde A Grubu Hissedarlar sermaye taahhüdünün tamamını yerine getireceklerdir.\" şeklinde olduğu, bu madde uyarınca A grubu pay sahiplerinin sermaye artışına B grubu pay sahipleri nam ve hesabına katılma yükümlülüğünün bulunduğu anlaşılmakla birlikte, sermaye artışının ne zaman yapılması gerektiği hususunun sözleşmeden anlaşılamadığı, davacı tarafın talebinin A grubu pay sahipleri tarafından yerine getirilmemesi sebebiyle tazminat sorumluluğunun doğmadığı; 19. maddede getirilen rekabet yasağına diğer hissedarların aykırı davrandığı iddia edilmiş ise de, davalılardan A gurubu hissedarlar ve B gurubu hissedar Mert hakkında ileri sürülen rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına ilişkin olarak somut  delil sunulmadığından  bu iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davaya konu sözleşmeyle yatırımcılardan biri olan müvekkilinden projeye ve vaad edilen gelire ortak olmak için 37.500-USD ödemesinin ve davalılarca kurulacak şirketlere ortak ve yönetici olup çalışılmasının istenildiğini, müvekkilinin isteği üzerine sözleşmede kapanış öncesi işlem diye araştırma-düşünme-ödeme zamanı için bir işlem öngörüldüğünü, düşünülen bu zamanın müvekkili için tanınıp, müvekkilin parayı ödeyip ödemeyeceği ve ortak olup olmayacağı hususu için kabul edildiğini, şayet kapanış işlemi sonunda müvekkili projeye inanmaz ve ortak olmak istemezse, hem 37.500-USD ödemeyeceği hem de ortak olmayacağını ve sözleşmenin feshi veya iptali anlamına gelen bu durum/karar için diğer akit taraf olan davalıların herhangi bir talepte bulunamayacağı, müvekkilinin kendisine 37.500-USD ödemesi ve de şirketlere ortak ve yönetici olup çalışması karşılığında vaad edilen 100.000.000-USD sermayeli şirkette %5 hissedar olarak kazanç sağlayacağı ve sözleşmede bahsedilen kar-temettü avansına sahip olacağıına inanırsa kapanış tarihi öncesi 37.500-USD ödeyip hem ortak hem de yönetici olacağının kararlaştırıldığını; buna göre müvekkilinin kapanış öncesi'nde (1) kendisine düşen 37.500-USD'yi nakden ödediği, (2) sözleşmede belirlenen 3 şirkete ortak olduğu, (3) sözleşmedeki şirketlerin yönetim kurulunda üyelik görevinde bulunduğu, (4) şirketlerin faaliyetini gerekleştirebilmesi için tanık ... anlatımıyla sabit olduğu üzere reasürans şirketleri ve diğer şirketler ile toplantı ve görüşmelere iştirak ettiğini, ortaklarla bir araya gelerek call center, ... Sigorta gibi firma görüşmelerine katıldığını; bunları kapanış işlemi aşaması ve sonrasındaki 3 ay içinde yapmışken, tüm ihtiyaçları neredeyse tamamına yakın bölümü giderilen ve ... Sigorta'da poliçe satışları başlayarak kazanç elde etmeye başlayan davalıların, müvekkilini bertaraf edici işlemlere başlayıp sahte imzalarla adına yönetim kurulu ve ortaklar genel kurulu kararı alıp tescil etmeye çalıştıklarını; hükme esas alınmış bilirkişi raporunun tarafsız bilirkişilerce hazırlanmadığını, bu nedenle yeni bir bilirkişiden rapor alınması taleplerinin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu; sözleşme ile kurulmuş şirketlerin faaliyetlerinin yürütülebilmesi için gerekli tüm satış ve pazarlama desteğinin A Grubu hissedarlar tarafından yerine getirileceğini ve iş modelindeki kazanımların yine A Grubu Hissedarlar tarafından garanti ve taahhüt edildiğini, nitekim ... A.Ş.'lerin çeyrek dönemlerde temettü dağıtımı için sahip olması gereken her türlü donanımın Sözleşmenin 2.1.1. maddesinde \"... Kurulacak ... A.Ş.'nin faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli tüm satış ve pazarlama desteği A Grubu hissedarlar tarafından yerine getirilecektir\" şeklinde olup, A Grubu hissedarların bu kapsamda sözleşme imza edilinceye kadar 2014 Aralık ayı sonuna kadar kurulacak olan 100 kişilik çağrı merkezinde satışlar (aylık 10.000 satış hedeflenmekte), hukuki.net sitesi vasıtasıyla yapılacak satışlar (aylık 15.000 satış hedeflenmekte), bobonline sitesi vasıtasıyla acenteler üzerinden yapılacak satışlar  (aylık 20.000 satış hedeflenmekte), Faturamatik firması ve ... Sigorta Şirketi ile yürütülen sözleşme süreçlerinden doğacak satışlar ve telefon operatörleri ile yürütülen sözleşme süreçlerinden doğacak satışların öngörülüp taahhüt edildiği ancak satış ve pazarlama desteği yönünden gerekli olan yukarıdaki adımların atılmadığı ve bu konularda bir bilgi de verilmediğini; müvekkilinin B grubu hissedar olarak, ... A.Ş. faaliyet gösterene kadar tek yükümlülüğünün sözleşmede bahsi geçen 37.500-USD olan P1 ödemesini ifa etmek olup, kendisinin bu aşamada sözleşmeden doğan emek koyma ve diğer hissedarlarla uyum içinde faaliyet gösterme gibi bir borcunun bulunmadığını; P1 ödemesinin 2. kısmı için ödemenin \"... A.Ş.\" ve \"... A.Ş.\"lerden B Grubu hissedarların alacakları temettü avansından yapılacağının açıkça düzenlendiğini; P2 ödemesinin ise çeyrek dönemlerde gerekse yıl sonunda \"... A.Ş\"lerden B Grubu hissedarların geri ödemesiz ve net olarak alacakları temettü avansından yapılacağının belirtildiğini; P3 ödemesinin ise çeyrek dönemlerde gerekse yıl sonunda ... A.Ş.'lerden B Grubu hissedarların geri ödemesiz ve net olarak alacakları temettü avansından yapılacağının düzenlendiğini; sözleşmedeki bu hükümlere rağmen B Grubu hissedar olan müvekkiline ne ... A.Ş. ne de ... A.Ş.'lerden bugüne kadar hiçbir şekilde temettü avansı verilmediği gibi şirketin mali durumları ve faaliyetleri hakkında da herhangi bir bilgi dahi verilmediğini; mahkemenin gerekçesinde A Grubu pay sahiplerinin sermaye artışına B Grubu pay sahipleri nam ve hesabına katılma yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla birlikte söz konusu sermaye artışının ne zaman yapılması gerektiği hususunun sözleşme hükümlerinden anlaşılamadığı ve bu nedenle davacı tarafın talebinin A Grubu pay sahipleri tarafından yerine getirilmemesi sebebiyle tazminat sorumluluğunun doğmadığının kabul edildiğinin belirtildiği, bu tespitin hatalı olduğunu, zira işbu taahhüde uyularak sermaye artışına gidilse idi, müvekkilinin sahip olduğu hisselerinin değerinin artacağının muhakkak olduğunu, bugün itibariyle hisse değerinin 5.000.000-TL olacağını, ortaklığa girilmesinde gerçekleştirileceğine inanılan vaatlerden birinin de bu olduğunu; A Grubu hissedarlar ile B Grubu hissedarlardan ...'in işbirliğine girerek, müvekkilinin içinde olmadığı sözleşmelerle ve iş modellerine başvurmaları, sözleşmenin 2. ve 19. maddelerinin ihlali anlamına geleceğini, davalılarca asıl amaçlananın müvekkilini bu yeni oluşumların dışına itmek olduğunu; bu açıklamalar kapsamında, davaya konu sözleşme gereğince A Grubu hissedarlardan beklenen sözleşme ve kanunlardaki yükümlülükler yerine getirilmediğinden; ayrıca B Grubu hissedar olan Mert ile diğer davalılar tarafından rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranılması sonucu ortaya çıkan zararların tespit edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen hissedarlar sözleşmesine aykırılık sebebiyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın tazmini istemine ilişkindir. 11/09/2014 tarihli \"Hissedarlar Sözleşmesi\" başlıklı sözleşme kapsamında 3 şirket kurulmuştur. Buna göre; (1) sözleşmenin 2.1.1 maddesine göre kurulması gereken sigorta acenteliği şirketinin ... Aracılık Hiz A.Ş. adıyla 02/10/2014'te sicile tescil edildiği, anılan maddeye göre sermayenin 100.000-TL olacağı, davalı A.Ş.'nin % 51, ...'nin % 25, Ulaş'ın % 14 hisselerle A grubu, davalı ...'ın % 5 ve davacının da % 5 (5.000-TL sermaye) hisselerle B grubu hissedar olacağı kabul edilmiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin de kuruluşta aynı yapıyla kurulduğu, davadan sonra alınan 26/10/2015 tarihli GKK ile sermayesinin 1.000.000-TL'ye artırıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin davalılar (başkan) ... ve ... olduğu; (2) sözleşmenin 2.1.2 maddesine göre kurulması gereken sigorta dosyaları hasar dosyaları yönetimi şirketinin ... Danışmanlığı A.Ş. adıyla 02/10/2014'te sicile tescil edildiği, anılan maddeye göre sermayenin 100.000-TL olacağı, davalılardan ... A.Ş.'nin % 51, ...'nin % 25, ...'ın % 14 hisselerle A grubu, davalı ...'ın % 5 ve davacının da % 5 (5.000-TL sermaye) hisselerle B grubu hissedar olacağı kabul edilmiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin de kuruluşta aynı yapıyla kurulduğu ve yönetim kurulu üyelerinin davalılar ... ve (başkan) ... A.Ş., davacı (başkan yardımcısı) ... ve dava dışı ... olduğu; (3) sözleşmenin 2.2 maddesine göre kurulması gereken ... A.Ş.'nin \"... A.Ş.\" adıyla 26/09/2014'te sicile tescil edilerek kurulduğu, anılan maddeye göre sermayenin 200.000-TL olacağı, davalı ...'nin % 40, davalı ...'ın % 30 ve davacının da % 30 (60.000-TL sermaye) hisselerle hissedar olacağı kabul edilmiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin de kuruluşta aynı yapıyla kurulduğu ve yönetim kurulu üyelerinin davalılar (başkan) ..., (başkan yardımcısı) ... ve davacı ... olduğu, şirketin kuruluştan başka tescil-TSG bilgisi bulunmadığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında üç hukuk ve bir ceza davası bulunmaktadır. Buna göre; (1) İstanbul 12. ATM'nin 2015/470 esas ve 2018/1012 karar sayılı kararında, davacının ..., davalının ... A.Ş., dava tarihinin 29/04/2015 ve talebin davalı şirketin 24/03/2015 tarihinde icra edilmiş 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların butlanla sakat olduğunun tespiti veya iptali olduğu, mahkemece 05/11/2018 tarihinde davacının katılmadığı toplantı için çağrı usulüne uyulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 24/03/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yok hükmünde olduğuna karar verildiği; kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 14. HD'nin 2019/1444 E., 2021/1371 K. sayılı ve 12/11/2021 tarihli ilamıyla, başvurunun esastan reddine karar verildiği;kararın  temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2022/666 E., 2023/4351 K. sayılı ve 11/07/2023 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. (2) İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/124 esas ve 2013/305 karar sayılı kararında, katılanın ..., sanıkların ..., ... ve ... olduğu, iddianamede ... A.Ş.'nin \"İç Yönerge\" başlıklı iki sayfadan ibaret 10/01/2015 tarihinde düzenlenen belgenin 15/01/2015 tarihinde noterde onaylandığı, katılan ...'e ilişkin imzanın kendisine ait olmayıp sahte olduğu iddiasıyla sanıkların özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasının talep edildiği, yapılan yargılama sonunda söz konusu imzanın katılan ...'e ait olmamakla birlikte imzanın sanıklar tarafından atıldığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, 01/06/2023 tarihinde sanıkların beraatlerine karar verildiği; kararın katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 18. CD'nin 2023/2069 E., 2023/1795 K. sayılı ve 05/09/2023 tarihli ilamıyla kesin olarak başvurunun esastan reddine kesin olarak  karar verilmiştir. (3) İstanbul 10. ATM'nin 2015/438 esas 2016/248 karar sayılı ve 18/04/2016 tarihli kararında, talep edenin (davalı) ... A.Ş., 16/04/2015 tarihli talebi ile , şirket sermaye artışı yapacağından, kullanım hakkı ... A.Ş. iştirakleri, ortağı olduğu ve alacağı şirketlerin ya da ...'nin ortaklık yapacağı şirketlerin sermaye artışı için sunulan hazine garantili özel sektör bonolarının, ticaret odası kaydı ve sermaye artırımının tamamlanması için bilirkişilerce değer tesbiti yapılmasının talep edildiği; mahkemece alınan 04/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda, özvarlık tespiti talebinde bulunan şirketin 31/12/2014 tarihli bilançosuna göre özvarlığının negatif (-)146.886,33 TL olduğu, değer tespiti talep edilen kıymetlerin California/ABD yasalarına göre kurulan ... tarafından 30/11/2003 tarihinde ihraç edilen 30/11/2019 vadeli borçlanma senetleri olduğu, halen bu şirketin varlığı olduğu, (mülkiyetinde bulunduğu) ...'in muhasebe kayıtlarında ise, bilançonun aktif ve pasifini etkilemeyen nazım hesaplarda emanet kıymet olarak kayıtlı olduğu, Türkiye Cumhuriyeti'nde kamu otoritesinin denetimindeki herhangi bir sicile de kayıtlı olmadığından, gerçekliği, geçerliliği ve vadesinde ödenip ödenmeyeceği ve ödeme garantisi bulunup bulunmadığı konusunda TTK 343. maddesi kapsamında görüş belirtmelerinin mümkün olmadığı, mahkemece; söz konusu borçlanma senetlerinin sermaye artışında kullanılabileceği yönünde kanaat ulaşması halinde her biri 25.000-USD değerindeki (17) adet bononun TCMB döviz alış kuruna göre, 16/04/2015 talep tarihi itibariyle 1.146.182,50-TL olduğunun tespit edildiği ve raporun hüküm vermeye elverişli olduğu gerekçesiyle, talebin kabulü ile talep edene alınan rapor doğrultusunda ticaret sicil memurluğunda işlem yaptırmak üzere yetki verilmesine karar verilmiştir. (4) İstanbul 1. ATM'nin 2016/221 esas ve 2016/793 karar (Bozma kararından sonra 2019/584 esas ve 2019/946 karar) sayılı kararında, davacının ..., davalının ... A.Ş., dava tarihinin 03/03/2016 ve talebin davalı şirketin 26/10/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların bir kısmının butlanla sakat olduğunun tespiti olduğu, mahkemece 10/11/2016 tarihinde sermayenin artırılmasına ilişkin 6 nolu kararın diğer hissedarların payının artırılmasına rağmen davacının payının artırılmadığı ve davacının rüçhan hakkını kullanmasının engellendiği gerekçesiyle butlanla sakat olduğunun tespitine, diğer kararlar açısından davanın reddine karar verildiği; kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 12. HD'nin 2017/234 E., 2017/263 K. sayılı ve 08/06/2017 tarihli ilamıyla başvurunun esastan reddine karar verildiği; bu kararın  taraf vekillerince temyiz  edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2017/4590 E., 2019/3495 K. sayılı ve 07/05/2019 tarihli ilamıyla, davacı vekilinin temyiz istemin reddine, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile (6) nolu kararının butlanı gerektirmediği, iptale tabi olduğu ve davanın 3 aylık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle, bu talebin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, BAM kararının kaldırılarak bozulmasına karar verildiği; bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesinin  (yeni esas numarası) 2019/584 esas, 2019/946 karar sayılı ve 28/11/2019 tarihli ilamıyla, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.. Taraflarca dosyaya sunulmuş karşılıklı noterden gönderilmiş toplam yedi adet yazı ve ihtarları ile; 01/04/2015 tarihinde davalı ... tarafından, davacı ...'e ve davalı ...'ye noterden gönderilen yazıyla ... A.Ş.'nin yönetim kurulu toplantısı için 28/04/2015 günü saat 10:00'da ... Cad. Levent Beşiktaş adresine çağrıda bulunulduğu; buna cevaben 10/04/2015 tarihinde davacının davalıların tamamına noterden gönderdiği yazıyla toplantının şirket merkezi olan ... Sok. Levent adresinde yapılmasını önerdiği ve davaya konu sözleşmeye uygun davranmaya davet ettiği; buna cevaben 01/06/2015 tarihinde davalı ...'ın davacıya ve davalı ...'ye hitaben noterden gönderdiği yazıda ... A.Ş.'nin yönetim kurulu toplantısı için 24/06/2015 günü saat 10:00'da ... Cad. Levent Beşiktaş adresine çağrıda bulunulduğu ve davacının tutumuyla ... A.Ş.'yi bir bilinmeze süreklediğini ifade ettiği; 01/06/2015 tarihinde davalı ...'nin, 10/04/2015 tarihli yazısına cevaben davacıya noterden gönderdiği yazıda davacının itirazlarının kabul edilmediğinin bildirildiği; davadan önce 14/08/2015 tarihinde davacının tüm davalılara noterden gönderdiği ihtarnameyle, davaya konu 11/09/2014 tarihli sözleşme 2.1'e istinaden A grubu hissedarların yapması gereken sermaye artırımını halen yapmadıklarını, kurulacak ... A.Ş.'ler için A grubu hissedarların satış ve pazarlama desteğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmediklerini ve davalıların sözleşme 19'da düzenlenmiş rekabet yasağına aykırı davrandıklarını, sözleşme 15'e göre söz konusu ihlallerin yirmi gün içinde telafi edilmemesi halinde hukuki yollara başvurulacağının belirtildiği; davadan sonra 18/11/2015 tarihinde davalılar şirket, ... ve ...'ın davacıya hitaben noterden gönderdiği ihtarnameyle, B grubu hissedar olan davacının sözleşme 2.2'deki yükümlülüklerini yerine getirmediği, yükümlülüklerin diğer B grubu hissedar olan ... tarafından tek başına yerine getirildiği, ... A.Ş'nin yönetim kurulu toplantılarına katılmadığı, ortaklığa zarar verici davranışlarda bulunduğu, genel kurul kararının iptali davası açtığı ve işbu alacak davasını açtığını, şirket ortaklarını savcılığa şikayet ettiği belirtilerek, sözleşme 17'ye göre on beş gün içinde şikayet ve davalardan feragat edilmemesi ve uyum içinde çalışmaya katılmak için çaba sarf edilmediği takdirde sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, ... A.Ş.'nin defter  ve belgelerinin teslim edilmesi ve diğer iki şirketteki (... A.Ş. ve ... A.Ş.) hisselerinin değerlemesinin yapılarak payın devredilmesi suretiyle ortaklıktan çıkarma şeklindeki yasal süreçlerin işletilmeye başlanacağının belirtildiği; yine davadan sonra 09/12/2015 tarihinde davalı ...'ın davacıya hitaben noterden gönderdiği ihtarnameyle, B grubu hissedar olan davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği, yükümlülüklerin B grubu hissedar olarak kendisi tarafından tek başına yerine getirildiği, sözleşmenin A grubu ortaklar olan şirket, ... ve ... tarafından 18/11/2015 tarihli ihtarnameyle feshedildiğinden bahisle kendisi tarafından da feshedildiğinin bildirildiği görülmüştür. Davacı taraf dava dilekçesinde, sözleşme 4.8(e)'de A grubu hissedarların ana edim ve taahhütleri niteliğindeki sermaye artırım taahhütlerini yerine getirmediklerini, zira sermaye artırımı yapılsaydı müvekkilinin hisselerinin değerinin de artacağından, bu artış gerçekleşmediği için zarara uğradığını; sözleşme 2.4'e göre B grubu hissedar olan müvekkiline temettü avansı verilmediğini, eğer avans dağıtılsaydı en az 1.250.000-USD değerinde sahip olacağı hisseleri karşısında üstlendiği ödemeleri yaparak pasifini azaltacağı ve aynı zamanda avansın 3/5'inin A grubuna ödenmesinden sonra kalan 2/5'lik kısımını malvarlığına ekleyerek zenginleşme yaşayacağının açık olduğunu; kendisi adına imza atılarak sahtecilik suçunun işlendiğinden bahisle İstanbul CBS'ye şikayette bulunulduğunu; üzerinden iki ay geçmeden aynı yıl içinde birbirine çelişkili şekilde iki ayrı GK toplantısı yapıldığını ve her iki toplantıda da alınan kararlara karşı dava açıldığını ve sözleşme 2 ve 19'a aykırı olarak A grubu hissedarların B grubu hissedar olan davalı ...'le işbirliği yapmak suretiyle, müvekkilini saf dışı bırakarak rekabet yasağına aykırı davrandıklarını, bu kapsamda ... (... A.Ş.'yi) tasfiyeye sokmaya çalıştıklarını belirtmiş, davalıların sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacak müspet zararının tazminini talep etmiştir. Görüldüğü gibi davacı talebini beş vakıa üzerine dayandırmıştır. 1-Davacı vekilinin A grubu hissedarların 2.1.1 maddesindeki taahhütlerini yerine getirmediklerine ilişkin istinaf nedeni hakkında; Sözleşmenin \"Sigorta Acentalığı Şirketi\" başlıklı 2.1.1 maddesi \"Taraflar, Sigorta Acentalığını ana faaliyet konusu yapacak 100.000-TL kuruluş sermayeli ... AŞ'nin hissedarlık yapısının, Kapanışın öncesi aşağıdaki gibi olacağını kabul ederler: ... Bu şirketin faaliyetini yürütebilmesi için gerekli tüm satış ve pazarlama desteği A Grubu Hissedarlar tarafından yerine getirilecektir. Şöyleki A Grubu hissedarlardan özellikle, ... halen aşağıdaki kişi ve kurumlar ile satış ve pazarlamayı destekleyen sözleşmeler imza etmiş ve edecek olup, bu sözleşmelerdeki tüm satış ve pazarlama haklarından kurulacak ... AŞ'yi, işbu sözleşme süresince münhasır olarak faydalandıracaktır. A Grubu Hissedarlar tarafından kurulacak bu Şirket, A Grubu Hissedarlar içindeki ... dahil olmak üzere oluşturular Projeksiyon çercevesinde işbu sözleşme imza edilinceye kadar; - 2014 Aralık sonuna kadar kuracak 100 kişilik çağrı merkezi satışları (Aylık 10.000 satış hedeflenmekte) - Hukuki.net sitesi vasıtası ile yapılacak satışlar (Aylık 15.000 - satış hedeflenmekte) - ... sitesi vasıtası ile acentalar üzerinden yapılacak satıştar (Aylık 20.000 satış hedeflenmekte), - Faturamatik firması ve ... Sigorta şirketi ile yürütülen sözleşme süreçlerinden doğacak satışlar, - Telefon operatörleri (Avea , vs...) ile yürütülen sözleşme süreçlerinden doğacak satışları; planlamıştır.\" hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi işbu maddede A grubu hissedarlar oluşturulan bir projeksiyon çerçevesinde sözleşme imza edilinceye yani 12/09/2014 tarihine kadar, bir kısım iş hedefleri belirleyip planlama yapmışlardır. Dolayısıyla, davacının iddia ettiği gibi bu maddede bir taahhütte bulunulmamıştır. Davalara, ihtarnamelere ve e-posta yazışmalarına yansımış taraflar arasındaki husumet ile iş hayatının dinamikleri de dikkate alındığında, belirtilen nev'iden projeksiyonların gerçekleşmemesinin mümkün olabileceği benimsenmelidir. Bu nedenlerle, davacının bu hükme dayanarak yaptığı tazminat talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. 2- Sözleşme 4.7 ve 4.8'e göre ... A.Ş.'lerin sermaye artırımı yapılması gerekirken yapılmadığını, eğer artış yapılsaydı, müvekkilinin hisse değerinin de yükselmiş olacağına ilişkin istinaf nedeni hakkında; Sözleşmenin 4.7 maddesi, \"Taraflar, ... AŞ'ler Kapanıştan önce ya da sonra ihtiyaç duyacağı her türlü finansman ya da sermaye artırımlarında B Grubu hissedarların yükümlülükleri A Grubu hissedarlar tarafından yerine getirilecektir.\" ve 4.8 maddesi \"Kapanıştan önce: ... (e) ... AŞ'lerin kuruluşundan sonra en geç 1 Aylık süre içinde sermaye artırımına gidilerek, Mahkeme Değerleme Raporlarındaki Değerlerden getirilmek üzere her bir Şirket| için geçerli olacak şekilde minimum 25.000.000-USD maksimumda 100.000.000-USD'lik ayni sermaye artırım kararları alınacaktır;\" düzenlemesini içermektedir. Sözleşmeye göre kurulacak ve ... A.Ş.'ler olarak tanımlanan şirketler yukarıda da ifade edildiği gibi ... A.Ş. ve ... A.Ş.'dir. Sözleşmenin 1.1 maddesinde sermaye artırımı aşamasının kapanış sonrasında her iki şirketin genel kurullarında tüm hissedarlar adına mahkeme bono değerlemesi içerisinde en az 25.000.000-USD olmak ve 100.000.000-USD'ye kadarlık kısmının şirket aktiflerine yansıtılarak sermaye artırımına karar verilmesini ve bu kararın ticaret siciline tescilden sonraki aşamada yapılacak işlemi ifade ettiği, yine aynı maddede \"mahkeme bono değerlemesi\"nin mahkemece atanmış bilirkişi tarafından kapanış sonrası yapılacak güncel bono değerlemesi anlamına geldiği belirtilmiştir. Yani bu hükümde sermaye artırımının kapanış sonrasında yapılacağı kararlaştırılmıştır. Ancak Sözleşmenin 4.8 (e) maddesinde ise \"kapanıştan önce\" ... AŞ'lerin kuruluşundan sonra en geç 1 aylık süre içinde sermaye artırımına gidilerek, Mahkeme Değerleme Raporlarındaki Değerlerden getirilmek üzere her bir Şirket için geçerli olacak şekilde minimum 25.000.000-USD maksimumda 100.000.000-USD'lik ayni sermaye artırım kararlarının alınacağı belirtilmiştir. Bu haliyle her iki hüküm arasında çelişki olduğu anlaşılmaktadır. Zira 1. maddedeki hükme göre sermaye artırımının kapanıştan sonra, 4.8 (e)'de ise kapanıştan önce yerine getirileceği kararlaştırılmıştır. ... A.Ş. olarak tanımlanan her iki şirket de 02/10/2014 tarihinde tescil edilmiştir. Tanımlar maddesine göre ise \"kapanış tarihi'nin başka bir tarih kararlaştırılmadığı takdirde 12/09/2014 yani sözleşmenin imzalanmasından 1 gün sonra olduğu; 16.1 maddesine göre kapanışın tamamlanmasının saat 10'da ... A.Ş.'nin (... A.Ş.) şirket merkezinde gerçekleşeceği; 1. maddede, \"kapanış\"ın B grubu hissedarlar tarafından, kapanış işlemlerinin tamamlanmasını müteakiben 12/09/2014 tarihinde tarafların karşılıklı olarak mutabık kalacağı bir yerde İş Ortaklığı Giriş bedelinden P1'in ödenmesi dahil olacak şekilde, kapanış tarihinde yapılacak olan tüm işlemlerin tamamlanmasını ifade ettiği belirtilmiştir. (P1) ödemesi ise sözleşme 2.4.1'e göre 500.000-USD olup, B grubu hissedarlar tarafından bunun ilk kısmı olan 75.000-USD'nin ... A.Ş.'lerin banka hesabına ödeneceği, kalan 425.000-USD'nin de aylık dönemlerde her üç şirketten B grubu hissedarların alacakları temettü avansının tamamının banka hesabına ödeneceği kabul edilmiştir. Davacı söz konusu 75.000-USD'nin kendi hissesine düşen 37.500-USD'yi ödediğini ifade etmekle birlikte, (P1)'in geri kalanı ödenmemiştir. Çünkü anlaşıldığı kadarıyla her üç şirketten de davacının payına düşen bir temettü ödemesi olmamıştır. Ayrıca sözleşmenin imzalanmasından 1 gün sonra yani 12/09/2014 tarihi \"kapanış tarihi\" olarak belirtilmişse de sözleşmenin tamamına bakıldığında, kapanış kapsamında yapılacak işlemlerin 1 gün içinde tamamlanmasının gerçekçi olmadığı görülmektedir. Tarafların kendi aralarında yeni bir kapanış tarihi de belirlemedikleri anlaşılmıştır. Kaldı ki sözleşmenin hem \"Kapanış\" başlıklı 6. maddesine hem de \"kapanış\"la bağdaştırılmış hükümlerine bakıldığında, doğrudan tarafların tasarruf alanında bulunan somut düzenlemeler içermediği, bu ifadeden olarak sermaye artırımının şirket tüzel kişiliğine özgü bir tasarruf olmakla, şirketin ortaklarının yani davalıların tek başına  hukuki tasarruf alanında bulunmamaktadır. Yine sözleşme 6.1'e göre taraflarca üzerinde mutabık kalınan özel bir yerde yapılacağı belirtilen \"kapanış\"ın da yapıldığına dair bir delil sunulmamıştır. Sonuç olarak mahkemece de tespit edildiği üzere, sözleşmenin bir çok yerine serpiştirilmiş kapanış hükümleri ve bu hükümler sebebiyle sınırları tam olarak tespit edilemeyen \"kapanış\"ın gerçekleştiği anlaşılamadığından, şirketlerdeki sermaye artırılmadığından bahisle ileri sürdüğü davacı talebinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. 3-  B grubu hissedar olarak müvekkilinin sözleşmedeki tek yükümlülüğü olan P1 ödemesini ifa ettiğini, P1 ödemesinin kalan kısmının temettü avansından yapılacağı, P2 ve P3 ödemelerinin de temettü avansından yapılacağını ancak bugüne kadar müvekkiline temettü avansı verilmediğine ilişkin istinaf nedeni hakkında; Sözleşmenin \"Ortaklığa Katılım Bedeli\" başlıklı 2.4 maddesi \"Ortaklığa Katılım Bedeli burada belirtilen koşulların yerine getirilmesine tabi olarak Kapanıştaki bir ilk taksit (“P1) ve aşağıdaki şeklide düzenli olarak ödenecek olan müteakip ve değişken koşulların gerçekleşmesine bağlı taksitlerden ve toplamda 1.500.000-USD bedelden oluşmaktadır:\", \"İlk Taksit-P1 Ödemesi\" başlıklı 2.4.1 maddesinde \"500.000 $ (Beşyüz Bin Amerikan Doları) tutarındaki Pi, A Grubu Hissedarlara aşağıdaki şekilde ödenecektir: (i) 75.000 $ (Yetmişbeş Bin Amerikan Doları) A Grubu Hissedar tarafından belirlenen ve kurulan ... AŞ'lere ait olan banka hesabına, 75.000-USD tutarındaki EMS teslim edildikten sonra, kuruluş sermaye yükümlülüğünü yerine getirmek amacıyla B Grubu Hissedarlar tarafından 100.000-TL'sı ... AŞ ve ... AŞ'lere ve arta kalan tutar ...'in bildireceği Banka hesabına yatırılacak olup, mevcut yükümlülük, yerine (getirildikten sonra A Grubu Hissedarlar yatırılan bedeli çekebileceklerdir, (ii) 425.000-USD (dörtyüzyirmibeşbin Amerikan Doları) ise periyodik olarak Aylık dönemlerde gerek ... AŞ ve gerekse ... AŞ lerden B Grubu Hissedarların geri ödemesiz ve net olarak alacakları Temettü Avansının tamamının - bildirilen banka hesabına banka havalesi yapılarak ödenecek tutardır.\", \"\"İkinci Taksit-P2 Ödemesi\" başlıklı 2.4.2 maddesinde \"500,000- Amerikan Doları tutarındaki P2, A Grubu Hissedarlara P1 ödemesi tamamlandıktan sonra gerek çeyrek dönemlerde gerekse yıl sonunda ... AŞ'lerden B Grubu Hissedarların geri ödemesiz ve net olarak alacakları Temettü Avansının 3/5'lük bölümünün bildirilen banka hesabına banka havalesi yapılarak ödenecek tutardır.\", \"Üçüncü Taksit-P3 Ödemesi\" başlıklı 2.4.3 maddesinde \"500.000-USD tutarındaki P3, A Grubu Hissedarlara P1 ödemesi tamamlandıktarı sonra gerek çeyrek dönemlerde gerekse yıl sonunda ... AŞ'lerden B Grubu Hissedarların geri ödemesiz ve net olarak alacakları Temettü Avansı ya da Temettünün 3/5'lük bölümünün bildirilen banka hesabına banka havalesi yapılarak ödenecek tutardır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekilinin sermaye artırımı hususundaki istinaf nedeninin değerlendirilmesine ilişkin yukarıdaki paragrafta da belirtildiği üzere, sözleşmenin imzalanmasının akabinde üç şirket de tescil edilerek kurulmuştur. Temettü avansı dağıtılması kararı da şirket tüzel kişiliği bünyesinde alınacak bir karara bağlı olup, salt davalıların tasarrufuyla gerçekleştirilemeyecektir. Hatta davacının söz konusu şirketlerden ... Ltd. Şti.'nin yönetim kurulu başkan yardımcısı ve ... A.Ş.'nin de temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olması da, söz konusu temettü dağıtımı hususunda bir karar alınmasını sağlamamıştır. Yine taraflar arasındaki yazışma ihtarname ve e-postalara göre, sözleşmenin imzalanmasından belli bir süre sonra bir kısım anlaşmazlıklar çıktığı, ... A.Ş.'nin yönetim kurulu toplantılarının dahi yapılamadığı ve her üç şirketin de faaliyetinin olduğu konusunda dosyada bir emare mevcut değildir. Bu nedenlerle, şirketlerin temettü avansı dağıtmaması hususunda davalılara atfedilebilecek bir sorumluluk tespit edilememiştir. 4- Sözleşme 2 ve 19'da kabul edilmiş davalıların rekabet etmeme yasağına aykırı davranarak, müvekkilinin içinde olmadığı sözleşmeler ve iş modellerine başvurduklarına ilişkin istinaf nedeni hakkında; \"Ana Sözleşmeye Aykırılık ve Rekabet Etmeme\" başlıklı 19. maddesinde, \"Taraflar, işbu Sözleşme ile Ana Sözleşme arasında tutarsızlık, yanlış yorumlama ya da farklılık olması halinde, Taraflar arasında işbu Sözleşme hükümlerinin esas alınacağını ve Şirket Ana Sözleşmesi hükümlerinin buna uygun olarak tadil edileceğini kabul ederler. A Grubu Hissedar ile B Grubu Hissedar Şirket hissedarı oldukları sürece, müştereken yatırım yaptıkları ve eşit olarak temsil edildikleri haller hariç olmak üzere, yurt içi ve yurt dışında İş Planı kapsamındaki bir işle iştizai eden (B Grubu Hissedarların sahip oldukları Avukatlık Büroları hariç olmak kaydıyla) herhangi bir işletme, şirket, firma ya da tüzel kişiliğe hissedar, borç veren, yatırımcı, çalışan, müdür, işletme sahibi, danışman, alt yüklenici ve vekil sıfatıyla doğrudan ya da dolaylı olarak ya da bir başka suretle iştirak etmemeyi ve bunlarda menfaat sahibi olmamayı ve İştirakleri ile Bağlı Şirketlerinin de buna uygun hareket etmelerini sağlamayı gayri kabili rücu olarak kabul ve taahhüt ederler.\" hükmü bulunmaktadır. Davacı, davalıların kendisini sözleşme kapsamındaki yapının dışında tutmak suretiyle davalıların sözleşmesinin 2. ve 19. maddelerindeki rekabet etmeme yasağına aykırı davrandıklarını ileri sürmüştür. Ancak bu hususta her hangi bir delil sunulmamıştır. Davacı, davalı ...'ın ortak olduğunu belirttiği ... Ltd. Şti.'nin 1998 yılında kurulduğu ve şirketin faaliyet konusunun da davaya konu şirketlerle bir ilgisi olmadığı görülmüştür. Ayrıca adı geçen davalının da belirtilen şirket üzerinden, davacıya karşı rekabet etmeme yasağına aykırı bir eylemi de ispat edilememiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı işbu davada delil olarak iki hukuk davasına ve bir de beraatle sonuçlanmış ceza davasına dayanmıştır. Buna göre bir tanesi işbu davadan önceki, diğeri de sonraki sürece ilişkin olan davacının ortağı olduğu şirket genel kurul kararları hakkında şirketler hukuku kapsamında açtığı davaların ve davalıların beraatiyle sonuçlanarak kesinleşmiş ceza davasının, davaya konu sözleşme kapsamında davacının tazminat istemine dayanak somut delil olarak kabulünü gerektiren bir tesbit yapılmadığı anlaşılmakla, davacının dayanak sözleşme kapsamında tazminat istemini ispata yarar delil bulunmadığının kabulü gerektiğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı ... tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3a696690ce051eb","SID":"418e1108a5a3c304"}}