{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/848 Esas<br>KARAR NO: 2024/577 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2021<br>NUMARASI: 2020/177 E. -  2021/336 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2002 yılında faaliyetine başladığını, faaliyetlerini yurt içinde ve yurt dışında sürdürdüğünü, müvekkilinin dava konusu \" ...\" ibaresini, TPMK nezdinde tescil edip kullandığını, davalıların iki ayrı şubede \"...\" ibaresini ticari olarak kullandığını, kullanımların iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalılara marka kullanımlarının \"marka hakkına tecavüz\" fiilini oluşturduğunun ihtarname ile bildirildiğini, davalı İlhan Toprak'ın cevabi ihtarnamede özetle, markaların kendi adına tescilli ve koruma kapsamında olduğunun belirtildiğini, davalı markalarının müvekkilinin markası ile benzer olduğundan hükümsüzlüğünün gerektiğini belirterek, davalının, müvekkilinin marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine ve men'ine, 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, esasa yönelik olarak davacının tescilli markası ile müvekkilinin tescili markası arasında şekil, telaffuz ve anlam olarak iltibas yaratacak hiç bir benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketici nezdinde karıştırmaya sebebiyet vermeyeceğini, müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak şekilde bir eyleminin olmadığını, müvekkilinin markasının hükümsüzlüğü iddialarının da tamamen haksız olduğunu belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2021 tarih ve 2020/177 Esas - 2021/336 Karar sayılı kararıyla; davalının kullandığı markanın davacının markası ile iltibas yaratmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalılar tarafından kullanılan \"... \" markasının müvekkilinin \"...\" markası ile iltibasa neden olduğunu, davalıların aynı konuda faaliyette bulunduklarına, davalı markasında yer alan \"...\" ibaresinin müvekkilinin markasında yer alan \"...\" ibaresinin telaffuzu ve anlamının aynı olduğunu, bu nedenle davalıların marka kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Yerel mahkemenin mal ve hizmet karşılaştırılmasına ilişkin tespitlerinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin eski çalışanı tarafından müvekkili şirket ile aynı ürün içeriğine sahip bir marka ile restoran işletilmesinde mal ve hizmet benzerliğinin bulunduğunun izahtan vareste olduğunu, buna rağmen Mahkemece davalının kullanımlarının davacının markası ile karıştırılmaya neden olmayacağına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davalıların eylemelerinin TTK'nun 54 ve 55. maddeleri ve devamı maddeler uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğunu, Mahkemenin markalar arasında iltibas bulunmaması nedeniyle haksız rekabetin oluşmayacağına ilişkin değerlendirmesine itiraz ettiklerini, Davalı ...'ın 21/03/2008-30/11/2013 tarihleri arasında müvekkiline ait işyerinde  supervisör  olarak çalıştığını, istifa ederek işten ayrıldıktan sonra ... isimli işletmeyi açtığını, müvekkiline ait menülerde ufak tefek değişiklikler yaparak kullandığını, müvekkiline ait iş yerinde çalışan beş kişiyi işe aldığını, bu durumun dahi müşteriler arasında yanılmaya ve aldanmaya neden olacağını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, haklı ve hukuka uygun davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde;  davacıya ait \"...+Şekil\" ibareli markanın 43. hizmet sınıfında ... tescil numarası ile 24.03.2005 tarihinde tescil edildiği ve halen geçerli olduğu, davalıya ait \"...+Şekil\"\" ibareli markanın ise, yine 43. hizmet sınıfında ... numara ile tescil edildiği, tescil tarihinin 28/12/2017 olduğu ve halen geçerliliğini koruduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesine marka uzmanı ... ve gıda sektöründen ...  alınan 24/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı kullanımlarının, davacının markasıyla ayniyet teşkil eder şekilde olmadığı, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, iltibas söz konusu olmadığından tecavüz ve haksız rekabet olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin davalının kullandığı markalanın müvekkiline ait marka ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğuna ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; davacının markasının “ ...”, davalının markasının “...” kelimelerinden oluştuğu, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunulan ve davalı tarafın marka kullanımlarına ilişkin fotoğraflarda görüldüğü gibi davalının işyeri tabelasındaki kullanımının “...” şeklinde olduğu, davalının tescilli markasında yer alan şekil unsurunun kullanılmadığı, her iki markada da ortak unsurların aynı şekilde telaffuz edilen ve İngilizce dili ile Almanca dilinde “...” anlamına gelen “...” ve “...” ibareleri ile tanımlayıcı nitelikte “...” ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan “...” ibaresinin İngilizcede “...” anlamına geldiği, bu ibarenin davalının markasını davacının markasından farklılaştırmaya yetmediği, her iki tarafın da 43. sınıf kapsamında kafe ve restoran hizmeti vermeleri nedeniyle ortalama tüketiciye hitap ettikleri, davacının markası ve davalının marka kullanımını aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davalının işletmesinde kullanılan markayı gördüğünde bunun davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markanın bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, bu nedenle davalının iş yerinde kullandığı “...” ibaresi ile davacının “...” markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğundan, davalının kullanımlarının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabul edilmesi gerektiği halde,  Mahkemece davalının marka kullanımına ilişkin cevap dilekçesi ekindeki fotoğrafı görmeyerek, yalnızca tarafların tescilli markaları üzerinde değerlendirme yapan bilirkişilerin hazırladıkları ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının \"...\" şeklindeki iş yeri tabelasındaki kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmesi nedeniyle, eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil edip etmediği de değerlendirilmek suretiyle, davacının maddi tazminat talepleriyle ilgili inceleme yapılarak karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 02/11/2021 tarihli 2020/177 E. -  2021/336 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 220,70TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 56,50 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 21/03/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15696d88629cf974","SID":"bb3ab8574ff503d9"}}