{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/841 Esas<br>KARAR NO: 2024/587 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2022<br>NUMARASI: 2021/55 E. -  2022/6 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kuruluş tarihi olan 1995 yılından itibaren ayakkabı ve terlik üretimi yaptığını, müvekkilinin 2003 yılından bu yana \"...\" ibaresini marka olarak ... sayı ile tescilli ettirdiğini, \"...\" markasını piyasada saygın bir marka haline getirmek için büyük emek ve sermaye harcadığını  ve söz konusu markanın TPMK nezdinde tanınmış marka olarak da kayıt altına alındığını, ancak hal böyle iken davalının, müvekkiline ait tescilli \"...\" ibaresini ticari unvanında kullandığını, bu unvanı TTK ve SMK'ya aykırı olarak oluşturduğunu ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüzün önlenmesini, men'ini, müvekkilinin tescilli markasının kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, davalının müvekkilinin tescilli markasını internet ve sosyal medya üzerinde kullanımının durdurulmasını ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Cevaba cevap dilekçesi ile, talebini genişleterek ayrıca davalı şirketin unvanındaki \"...\" ibaresinin terkinine karar verilmesini istemiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ekim 2020'de başta bahçe mobilyası ağırlıklı olmak üzere, ürün portföyü mutfak, balkon aksesuardan oluşan al-sat yapan bir mağaza açma kararı aldığını, serbest muhasebeci mali müşaviri ile istişare ederek kuruluş safhalarını tamamlarken şirket unvanı konusunda da fikir alarak öncelikle isim ve soyadının baş harfi olan \"...Tic.Ltd.Şti olarak tescil işlemine giriştiğini, ancak Antalya Ticaret ve Sanayi Odası bu unvanı reddettiğini, buna karşılık müvekkilinin adı ve soyadının ilk iki harfinden oluşan \"... önerdiklerini ve başvurusunu bu şekilde kabul edilerek 06/10/2020 tarihi itibariyle \"...Tic.Ltd.Şti\" olarak tescil edildiğini, müvekkilinin faaliyet gösterdiği mallar veya hizmetler ile davacının ticaret konusu mal ve hizmet konusunun birbirlerinden tamamen farklı olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin herhangi bir tecavüz eyleminde bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih ve 2021/55 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararıyla; \"Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacının ticaret unvanının tescilinin (14 Ekim 1994), davalının Ticaret unvanının tescilinden (06/10/2020) daha önceki tarihli olduğu, davacının “...” esas unsurlu ilk marka tescilinin (96/001403 ... - başvuru tarihi 31/01/1996) davalının ticaret unvanının tescilinden  daha önceki tarihli olduğu, dolayısıyla davacının gerek ticaret unvanı tescili, gerekse de marka tescili açısından tarihsel önceliğinin olduğu, davalının tescilli unvanını, tescil edilmiş bir bütün olarak unvan gibi kullandığı,  davacı markasının ve ticaret unvanının ana unsuru olan “...” sözcüğünü öne çıkarıp bunu çağrıştıracak şekilde vurgulayarak marka gibi kullanması durumunun ispatlanamadığı, kullanımın ticaret unvanının kullanımını aşarak, markasal “kullanıma dönüşmediği, keza tarafların faaliyet alanlarının ve iştigal konularının tamamıyla birbirinden farklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı markası tanınmış marka olmakla birlikte, söz konusu tanınmışlık ayakkabı (terlik) emtiası yönünden olup,  tanınmışlığı bu alanın dışına taşıp, özellikle davalının faaliyet alanında da tanınır olduğunu gösterir dosya içinde belge/delil olmadığı, mevcut duruma göre, davalı unvan kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Keza Davacının Tanınmışlığı ayakkabı,terlik alanında olduğundan, bu tanınmışlığın 25. Sınıf dışına çıktığını ve davalı kullanımı olan “Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda bahçe mobilyalarının perakende ticareti\" hizmet sınıfını  kapsadığını gösterir herhangi belge/delil dosyada yer almadığından, davacının tanınmış markasının mevcut durumda herhangi bir etkisi olmayacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/04/2021 Tarih ve 2020/2315 Esas - 2021/3734 Karar sayılı içtihatı da bu doğrultudadır. Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/06/2020 tarih ve 2019/1692 Esas - 2020/3239 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği m.7/3-e maddesinde yer alan \"işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması\" hükmü işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabilecektir. Zira m.7/3'de işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceği hükme bağlanmıştır. Marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilen işaretin markasal olarak kullanılmasıdır. Diğer taraftan, SMK'nın 7/3-e maddesinin gerekçesinde söz konusu düzenleme ile 2015/2436 sayılı ... Marka Yönergesiyle uyum sağlandığından bahsedilmiş olup, Yönerge'nin 3. maddesinde yer alan hükmün, yine Yönerge'nin genel gerekçesi no 19'daki açıklamalara göre değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, ticaret unvanı ancak tescilli bir markaya tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, marka hakkına tecavüz oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde olup,  tek başına ticaret unvanının tescil ettirilmiş olması marka hakkına tecavüz teşkil etmez. Bu itibarla marka haklarına tecavüz yönünden  sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının  davalı ticaret unvanı terkinine dair talebi yönünden ise, ticaret sicil kayıtlarına göre; Davacının İstanbul Ticaret Odasına ... Sicil Numarası ile 14 Ekim 1994 tarihinde ... Tic. A.Ş. olarak kaydedildiği, Meslek Grubunun AYAKKABI VE AYAKKABI YAN SANAYİ olduğu ve faaliyet alanının “Her nevi deri, kauçuk, tabi ve sentetik deriden mamul her türlü taban, topuk, ayakkabı, terlik ve saya imali, dikimi, çanta, cüzdan, sümen ve kılıfın imal ettirilmesi, alım satımı, ithali, ihracı, toptan ve perakende dahili ticaretini yapmak ve Şirket konularına giren malların depolanması, nakli, tevzi için gerekli her türlü tesisat, teçhizat, vasıta arazi ve bina satın alabilir, satabilir veya başkalarından kiralayabilir, kiraya verebilir. Şirket mallarının teşhiri için teşhir ve satış yerleri ve mağazalar açabilir.” Şeklinde yer aldığı,  Davalının Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... Sicil Numarası ile 06/10/2020 tarihinde ... olarak kaydedildiği, Meslek grubunun ve faaliyet alanının “halı ve mobilya\" şeklinde yer aldığı tespit edilmiştir. Davacı, Anonim Şirket olarak faaliyette bulunan tüzel kişi tacir, davalı taraf ise, Limited Şirket olarak faaliyette bulunan tüzel kişi tacirdir. Anonim ve Limited şirketlerin ticaret unvanlarının nasıl olacağı TTK m.43 vd'da düzenlenmiştir. Buna göre, bu şirketlerin ticaret unvanı bir çekirdek ve zorunlu veya ihtiyari eklerden oluşur. TTK m 43/1 ve 43/2 hükümlerine göre, bir Anonim veya Limited şirketin ticaret ünvanının çekirdeğinde işletme konusunun gösterilmesi ve şirket nev'inin yer alması şarttır. Bu durumda davacı şirketin unvanındaki “... ANONİM ŞİRKETİ” ibaresi unvanın çekirdek kısmını oluştururken, “...” ibaresi davacının ünvanında TTK m.46  anlamında “ek kısmını” oluşturmaktadır. “...” markasının, ticaret ünvanında ek olarak kullanıldığı ve ticaret ünvanı olarak tescil edildiği görülmektedir. Davalının ticaret ünvanının çekirdek kısmını- ... LİMİTED ŞİRKETİ, ek kısmını ise ... oluşturmaktadır. TTK m.18 ve m.39 uyarınca, tacir açısından ticaret ünvanının kullanılması, hak ve yükümlülüktür. TTK m.50 uyarınca hukuken var olan bir hakkın fiilen kullanılması engellenemez. Usulüne uygun olarak tescil edilmiş ticaret ünvanının tescil edildiği şekliyle kullanılması hukuka aykırılık oluşturmayacaktır. Buna göre, taraf şirketlerin nev'ileri farklı olduğu gibi, iştigal alanları da tamamen birbirinden farklıdır. Unvanlardaki \"...\" ek ibaresi müşterek ise de, şirket nev'ileri ve iştigal alanları tamamen farklı olduğundan, davalı tarafın tescilinin iyi niyetli olup, karıştırmaya sebebiyet verecek mahiyette bulunmadığından unvan terkinine ilişkin talep yönünden de davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesine; davalının müvekkili markası ile iltibas yaratacak şekilde ticaret unvanının markasal olarak kullanıldığının bizzat davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde sunulan delillerle tespit edildiğini, İnternet alan adı olarak \"www...com\" alan adının kullanıldığının davalı tarafça beyan ve ikrar edildiğini, bu kullanımların SMK'nun 7/3. maddesi uyarınca markaya tecavüz teşkil ettiğini, Marka kullanım şartının yürürlükten kalkan 556 sayılı KHK'da arandığını, ancak SMK'da bu şartın aranmadığını,Müvekkilinin \"...\" markasının 18, 25 ve 35. sınıflarda tescil edildiğini ve tüm sınıflarda korunduğunu, ayrıca tanınmış marka olarak da tescilli olduğunu, markaya tecavüzün ve ticaret unvanının terkini koşullarının mevcut olduğunu,İlk derece mahkemesince müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunun dikkate alınmadığını, hukuk düzeni açısından tanınmış markaya tanınan korumanın yalnızca belli faaliyet alanları ile sınırlı olmadığını,Tanınmış markanın farklı mal ve hizmetlerde kullanılmasının markanın itibarına zarar verdiği gibi, ayırt edici karakterini de zedelediğini, davalının haksız kazanç elde ettiğini, halk tarafından markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu,Davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, basiretli bir tacir olma yükümlülüğü bulunan davalının ticaret unvanını seçerken başkalarının haklarını ihlal etmemesi gerektiğini, buna rağmen ilk derece mahkemesince ticaret unvanının markasal kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin tümüyle hukuka aykırı olduğunu,Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, davalının ticari kayıtlarının ve defterlerinin incelenmediğini,TTK'nun 50. maddesi uyarınca usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğunun düzenlendiğini, müvekkilinin ticaret unvanı üzerinde inhisari hak sahibi olduğunu, bu durumda davalının kullandığı ticaret unvanının marka ihlaline yol açıp açmadığının incelenmesine gerek bulunmadığını belirterek, tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... sayılı \"...+ŞEKİL\" ibareli markanın, 19/12/2003 tarihinden itibaren 25. Sınıfta \"Ayak giysileri; Ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, sandaletler, tabanlar, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar...\" emtiası için davacı adına tescilli olduğu, ayrıca davacının \"...\" markasının ... numarası ile \"Ayak giysileri (Terlikler)\" için tanınmış marka olarak da tescil edildiği  anlaşılmıştır.Yine davacının ... (...), ..., ..., ... tescil numaralı ve \"...\" esas unsurlu markalarının da 25. sınıfta tescilli oldukları, ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının ise 18, 25 ve 35. sınıfta davacı adına 21/11/2019 tarihinde tescil edildiği, 35. sınıfta \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ...Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar...mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri\"  için tescilli olduğu tespit edilmiştir.Taraflara ait ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davalı şirketin 06 Ekim 2020 tarihinde ticaret sicile tescil edildiği, iştigal alanının halı ve mobilya ticareti olduğu,Davacı şirketin ise 14 Ekim 1994 tarihinde tescil edildiği, iştigal alanının; \"Her nevi deri, kauçuk, tabi ve sentetik deriden mamul her türlü taban, topuk, ayakkabı, terlik ve saya imali, dikimi, çanta, cüzdan, sümen ve kılıfın imal ettirilmesi, alım satımı, ithali, ihracı, toptan ve perakende dahili ticaretini yapmak ve Şirket konularına giren malların depolanması, nakli, tevzi için gerekli her türlü tesisat, teçhizat, vasıta arazi ve bina satın alabilir, satabilir veya başkalarından kiralayabilir, kiraya verebilir. Şirket mallarının teşhiri için teşhir ve satış yerleri ve mağazalar açabilir.\" şeklinde açıklandığı tespit edilmiştir. Mahkemece marka uzmanı bilirkişi ... alınan 06/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yapılan inceleme ve açıklanan nedenlerle; davalının kullanımının, SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz ve bu suretle haksız rekabet oluşturmayacağı, SMK m. 7/3-e kapsamında unvan veya işletme adının kullanılması sonucunda önceki tarihli markanın ihlal edilmesinin ön şartı olan SMK m.7/2'de düzenlenen koşulların gerçekleşmesi durumu söz konusu olmadığından davalı unvan kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, bağlantılı olarak unvan terkini koşullarının mevcut olmadığı yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır. Davacı vekili ayrıca cevaba cevap dilekçesinde davalının ticaret unvanının terkinine karar verilmesini de talep etmiştir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili karara karşı istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Öncelikle; cevaba cevap dilekçesi ile talep edilen ticaret unvanının terkini davasıyla ilgili resen yapılan incelemede; HMK’nun 26. maddesi uyarınca, Mahkeme tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. HGK’nın 15.2.2017 tarih ve 2015/7-917 Esas, 2017/265 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bir davada dava dilekçesiyle mahkemeden istenen talep yahut talepler arasında bulunmayan yeni bir istemin ıslah yoluyla dahi dava dilekçesine eklenmesi, buna bağlı olarak mahkemece değerlendirmeye alınması ve bu ek taleple ilgili bir karar verilmesi söz konusu olamaz. Bu yöndeki bir usul işleminin, iddianın genişletilmesi kurumuyla bir ilgisi bulunmadığı gibi, kavramsal olarak dahi, istem sonucunu ifade eden dava dilekçesinde mevcut talep kalemlerinin artırılması (genişletilmesi) yahut mevcudun değiştirilmesi anlamına da gelmez. Aksinin kabulü halinde, açılan bir davaya ikinci cevap dilekçesi ile yeni davaların eklenmesi mümkün ve muhtemel hale gelebileceğinden, HMK’nun 141/1. maddesinin buna cevaz verdiği şeklindeki yorum, kanunun amacına aykırı olacaktır. Bu nedenle Mahkemece usulüne uygun açılmış ticaret unvanının terkini davası mevcut olmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu davanın da reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekili müvekkilinin markasının tanınmış marka olması nedeniyle markalarının  tescilli olmadıkları mal ve hizmetleri için de koruma sağlayacağını, kaldı ki müvekkilinin markasının tüm sınıflarda koruma altında olduğunu, davalının “...” ibaresini markasal olarak kullandığını sunduğu delillerle tespit edildiğini, davalının ticari faaliyetlerinde “...” ibaresini kullanmasının karıştırılmaya neden olacağını, “...” esas unsurlu ticaret unvanını kullanma hakkının müvekkiline ait olduğu, bilirkişi tarafından davalının ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığından eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği 7/3-e maddesinde yer alan \"işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması\" hükmünün işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabileceği, zira 7/3. maddede işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceğinin hükme bağlandığı, marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilenin işaretin markasal olarak kullanılması olduğu, ... sayılı A.B. Marka Yönergesi'nin  3. maddesinde yer alan hükme ve Yönerge'nin genel gerekçesinin 19'. bendindeki açıklamalara  göre, ticaret unvanının ancak tescilli bir markanın tescili kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, marka hakkına tecavüz oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının ticaret unvanının davacının markalarının kapsamındaki ve tanınmış olduğu “Ayak giysileri (terlikler)” mal ve hizmetler için kullanıldığının davacı tarafça iddia ve ispat edilmediği, ancak davalının faaliyet alanının bahçe mobilyaları olup, davalının bu hizmetler için “...” esas unsurlu tescilli bir markasının mevcut olmadığı, davalı şirketin ticaret sicile tescilinden önce davacı adına 18, 25 ve 35. sınıflarda tescil edilen ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının ise 35. sınıfta \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ...Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar...mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri\"  için de tescilli olduğu, davalının cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu marka kullanımına ilişkin görseller incelendiğinde “...” ibaresinin logo ile birlikte mobilya ürünleri için marka olarak kullanıldığının görüldüğü, “...” ibaresi İngilizce dilinde “...” anlamında olup, markasal kullanımın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin davacı adına tescilli “...” markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu, davalının “...” esas unsurlu ticaret unvanını mobilya üretimi ve satışı hizmetlerinde markasal olarak kullandığının anlaşıldığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz niteliğinde olmasına rağmen Mahkemece davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak; usulüne uygun olarak açılmış ticaret unvanının terkini davası bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davanın kabulüne, davalı şirketin mobilya üretimi ve satışı hizmetlerinde \"...\" markasını kullanmak suretiyle davacıya ait ... tescil numaralı \"...\" markasına tecavüzünün önlenmesine ve men'ine, davalıya ait tescilli ticaret unvanıyla ilgili hakları saklı kalmak şartıyla, \"...\" ibaresinin markasal kullanımının yer aldığı davalıya ait tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, davalının \"...\" ibaresini internet ve sosyal medya hesaplarında marka olarak kullanmasının yasaklanmasına, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK’nun 355/1 ve 353/1-b-2. maddesi uyarınca BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 18/01/2022 tarihli, 2021/55 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Usulüne uygun olarak açılmış ticaret unvanının terkini davası bulunmadığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Davanın KABULÜNE, Davalı şirketin mobilya üretimi ve satışı hizmetlerinde \"...\" markasını kullanmak suretiyle davacıya ait ... tescil numaralı “...” markasına tecavüzünün önlenmesine ve men'ine,Davalıya ait tescilli ticaret unvanıyla ilgili hakları saklı kalmak şartıyla, \"...\" ibaresinin markasal kullanımının yer aldığı davalıya ait tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına,Davalının \"...\" ibaresini internet ve sosyal medya hesaplarında marka olarak kullanmasının yasaklanmasına,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına,3-İlk derece yargılaması yönünden; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile 368,30 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,b-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 69,00 TL teb.müz. gideri olmak üzere toplam 1.187,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,b-İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 76,10 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 296,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İlk derece ve istinaf yargılaması için yatırılan gider avanslarının artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e57761779d96f75","SID":"34cbca106c494f2f"}}