{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1820 <br>KARAR NO: 2024/252<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 21/10/2020<br>NUMARASI: 2016/169 Esas - 2020/596 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un 15/01/2015  tarihinde sevk  ve idaresindeki ... plakalı aracının hakimiyetini kaybederek orta refüjden karşıya geçmekte olan ve geçişini tamamlamak üzere bulunan yaya ...'a aracının ön kısmıyla çarparak ağır yaralanmasına ve olay günü vefatına neden olduğunu, daha sonra da aracın sürüklenerek girişe göre yolun sağ kısmında duraklamakta bulunan davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarptığını, davalı  ... Sigorta şirketinin kazaya yol açan aracı  ZMMS  poliçesi sigortaladığını, aracın malik ve işletenin de diğer davalı ... olduğunu, davalıların  zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme yaptığını ancak aşan zararları bulunduğunu belirterek  müvekkilleri ... ve ... için fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere  şimdilik 700.000,00 TL maddi tazminat ile baba ve anne için ayrı ayrı 100.000,00 TL maddi tazminat ve  ölüm öncesi tedavi gideri ile defin giderinin davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere kardeşlerini kaybeden davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL  maddi tazminat ve ölüm öncesi tedavi gideri ve defin giderinin davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, yargılama safhasında bildirilecek olan manevi tazminatın davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ortaklaşa ve zincirleme tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya yol açtığı ileri sürülen ... plakalı aracın ZMMS poliçesi ile kendilerine sigortalı  bulunduğunu, sigorta limitinin 290.000,00 TL olduğunu, kaza nedeniyle davacılara 06/11/2015 tarihinde 239.331,09 TL ödeme yapıldığını, kusurun ispat edilmesi gerektiğini, ölenin destek olduğunun da ispatı gerektiğini, kardeşlere destek tazminatı istenemeyeceğini, tedavi giderlerinin SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu, cenaze giderlerinin poliçe kapsamında bulunmadığını, tazminatın zarar görenler arasında paylaştırılması gerekeceğini savunarak davanın reddini  talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya yol açtığı ileri sürülen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde İMSS sigortası ile sigortalı olduğunu, ayrıca aracın ZMMS poliçesi ile 290.000,00 TL limitle sigortalı olduğunu, ZMMS ile karşılanmayan zarar kısmı için kendilerinin sorumluluğuna gidilebileceğini, davacıların zarar ve kusuru ispat etmeleri gerektiğini, manevi zarar talep edilemeyeceğini, talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; Davacı ... için 70.965,86 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 14.029,57 TL ile, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 27.688,72 TL ile sınırlı olmak üzere) ; Davacı ... için 57.716,79 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 11.430,30 TL ile, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 22.519,33 TL ile sınırlı olmak üzere) ; Davacı ... için 28.698,66 TL maddi tazminatın ( davalı ... Sigorta A.Ş. nin sorumluluğu 5.673,57 TL ile, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 11.197,34 TL ile sınırlı olmak üzere); Davacı ... için 19.294,34 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. nin sorumluluğu 3.814,39 TL ile, davalı... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 14.856,94 TL ile sınırlı olmak üzere); davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden kısmi ödeme tarihi olan 06/11/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 24/02/2016  tarihinden, diğer davalı ... ve dahili davalılar ..., ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 15/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar ..., ..., ..., ...'ın açtığı davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı  ... Sigorta A.Ş. vekili, ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli inceleme ve tespit yapılmadan alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından kullanılan hesaplama yönteminin içtihatlara aykırı olduğunu, bakiye ömrün  TRH 2010  Yaşam Tablosuna göre belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın ailenin en büyük çocuğu olması dolayısıyla, kendi çekirdek ailesinin yanı sıra kardeşlerine de fiili ve manevi anlamda destek olduğunu, mahkemenin müteveffanın kardeşleri yönünden istemin reddi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama sona erdikten sonra davacı ...'ın vefat ettiğini, karara esas alınan pay oranları değişeceğinden her halde doğum tarihi ile ölüm tarihi arasında destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının yapılması gerektiğini, müvekkilinin poliçe limiti dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazmin yükümlülüğü altında olduğunu, poliçe limitinin tükendiğini,  zararın tamamından müşterek müteselsil sorumluluk hükümleri uyarınca hüküm kurulmuş olmasının usul ve esasa aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davalı tarafından gerçekleştirilen fazla ödemenin hesaplanan tazminattan düşülmediğini, davacı eş ...'ın evlenme ihtimalinin hatalı hesaplanarak gereğinden az oranda indirim yapıldığını, dosya kapsamında müteveffanın kazanç durumunu gösterir SGK hizmet dökümü veya maaş bordrosu gibi resmi belgeler celp edilmeksizin asgari ücretin üzerinde kazanç elde ettiğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasına PMF-1931 mortalite tablosunun kullanılmış olmasının yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, hesaplamanın ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirlerinin tamamının destek sahiplerine ayrılamayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı  ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ın 02/05/2021 tarihinde vefat ettiğini, bilirkişi raporunda ...'ın bakiye ömrünün 12 yıl olarak tespit edildiğini ancak ...'ın kazadan 6 yıl sonra vefat ettiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve ölüm tarihine kadar hesap yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, maddi tazminat talepleri yönünden; sıralı sorumluluk gereği  Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin teminatı tükenmeden İMSS poliçesine başvurulamayacağını,  zararın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden karşılanması gerektiğini,  ZMMS poliçesi ile yapılan ödeme ile zararın karşılandığını, bu nedenle müvekkilinin maddi tazminata ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, kararda hatır taşıması ve müterafik kusura ilişkin iddia ve itirazların değerlendirilmediğini, müteveffanın taşıma işi ile uğraşarak gelir elde ettiğini, bu gelirin elde edilmesinde davacının kişisel katkısının belirlenerek bu miktar üzerinden zararının hesaplanması gerektiğini, yıllık gelir üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davacının gelir durumunun somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden faiz işletilmesinin gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 15/01/2015 tarihinde davalı ...'un sevk  ve idaresindeki ...  plakalı aracının direksiyon  hakimiyetini kaybederek orta refüjden karşıya geçmekte olan ve geçişini tamamlamak üzere bulunan müteveffa yaya ...'a ve  sürüklenerek  duraklamakta bulunan davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki  ... plakalı araca çarpması ile  meydana gelen trafik kazasında yaya ...'ın yaralanması ve aynı vefat etmesi  nedeni davacıların maddi ile manevi tazminat talep ettikleri anlaşılmıştır. Kazaya karışan ... plakalı aracın 13/09/2014-13/09/2015 vadeli ZMMS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş tarafından, 02/05/2014-02/05/2015 vadeli İMSS  poliçesi ile de davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalandığı görülmüştür.  Davalı tarafın kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'un kazanın meydana gelişinde tamamen kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'ın  kusursuz, müteveffa yaya ...'ın kusursuz oldukları; Bakırköy 13.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/90 Esas sayılı dosyasında bulunan 12/06/2015 tarihli kusur raporunda; sürücü ...'un asli ve tamamen kusurlu olduğunun, yaya ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığının bildirildiği,  ATK  Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporunda ise sürücü ...'un asli kusurlu, müteveffa yaya...  ve ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın kusursuz olduklarının  tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü,  kaza tespit tutanağı ile raporlar arasındaki çelişkinin de giderildiği nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Müteveffanın davacı kardeşleri ..., ... ve ...  müteveffa ağabeylerinin desteğinden yoksun kaldıkları gerekçesi ile maddi tazminat talep etmişlerdir. Kaza tarihinde davacıların reşit oldukları ayrıca ...'ın 32 yaşında evli ve 2 çocuklu olduğu,  dosya kapsamına göre müteveffanın yaşarken kendilerine fiili destek olduğunu, kendi sosyal ve ekonomik durumlarına göre de destek ihtiyaçları bulunduğunu ispat edemediklerinden İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe doğrultusunda kardeşler yönünden destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece alınan aktüer kök ve ek raporlarda;  PMF-1931 yaşam tablosuna göre bakiye ömürlerin belirlendiği, müteveffa ...'ın kendi namı hesabına çalıştığının anlaşıldığı, müteveffanın 2015 kaza yılı ve 2016 ve 2017 yıllarında elde edebileceği kazançlara ilişkin emsal ücret araştırması ve tespitinin dosyada bulunmadığı, müteveffanın olay tarihinden itibaren hüküm tarihine en yakın tarihe kadar geçen dönem içinde gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlerinin, dosyada mevcut 2014 yılı gelir vergisi beyanına göre  net gelirinin  belirlendiği,  buna göre ortalama net ücretin asgari ücretin 1,327  katı olduğu sonucuna varılarak  tazminat hesaplandığı belirtilmiştir.  Hükme esas alınan aktüerya raporu istinaf talep eden davacılar  vekiline  HMK'nın 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davacılar  vekili süresi içerisinde tazminat hesaplamasında PMF-1931 tablosunun kullanılmış olmasına itiraz etmemiştir. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi gereği davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden davacı vekilinin destek yaşlarının hesaplanmasına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.(Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2021/3033 E. ve 2021/1560 K.,  2023/376 E. ve   2023/4016 K. sayılı kararları)  Bu nedenle tazminat hesaplamasında PMF-1931 mortalite tablosu yerine TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre yapılması gerektiği yönündeki istinaf talepleri  yerinde görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan hükümde sigorta limitinin ve sorumlu olduğu tazminat tutarının belirtilmesi gerekir.  İlk derece mahkemesince ZMMS poliçe limitini aşar şekilde tazminat belirlendiğinden zorunlu limiti aşan kısım bakımından davalı ... sigortanın İMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu oluşmuştur. Somut uyuşmazlıkta ... plakalı aracın 15/01/2015 tarihli trafık kaza tarihini kapsayan 13/09/2014-13/09/2015 vadeli ZMMS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş tarafından, 02/05/2014-02/05/2015 vadeli Kasko poliçesi ile de davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalanmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacılara dava tarihinden evvel 06/11/2015 tarihinde 239.331,09 TL maddi tazminat ödemesi yapılmıştır. Hangi davacıya ne kadar ödeme yapıldığı açık olmadığından bilirkişi raporunda hesaplama ile belirlenmiştir. Dava dosyasına ibraname sunulmamıştır.  Mahkemece; öncelikle hasar dosyaları, ödeme dekont ve makbuzları getirtilmeli, davacı tarafından her bir davacıya ne kadar tazminat ödendiğinin tespit edilmesi,  düzenlenmiş bir ibraname bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa dosyaya kazandırılması ve KTK'nın 111. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre geçmediğinden  ibranamenin iptali şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde ilk olarak ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi;  ibraname yok ise  davalı ... Sigorta A.Ş.'nin davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizinin hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi;  ZMMS poliçe limitini aşacak şekilde tazminat hesap edilmesi halinde, davacılara daha evvel  ödenen bedellerin güncelleme yapılmaksızın poliçe limitinden mahsubu ile bakiye limit üzerinden ... Sigorta Şirketi bakımından tazminata hükmedilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.  Kabule göre de  Mahkemece kurulan hükümde her bir davacı bakımından ZMMS sigortacısı olan ... Sigorta ile İMMS sigortacısı olan ... Sigortanın sorumlu olduğu tazminat miktarları belirtilmiştir. Ancak yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti belirlenirken sorumlu olduğu miktarları aşacak şekilde diğer davalılar ile birlikte müteselsil sorumlu olacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Müteveffa şirket ortağı olup destek hesabında esas alınması gereken kazanç miktarı, ortağı ve müdürü olduğu şirketten fikri ve yönetsel çalışması nedeniyle elde ettiği  vefat tarihinden önceki son maaş olacaktır. Davacı taraf desteğin ... Şti'nin ortağı olduğunu, 600.000,00 TL sermaye payı olduğunu bildirmiş ancak İlk Derece Mahkemesince desteğin  ortak olduğu şirketteki geliri  araştırılmamıştır.  Bu durumda  müteveffanın ortağı olduğu şirketin kaza tarihi itibariyle ticaret sicilindeki kayıtları getirtilmeli, müteveffanın bu şirketin ortağı veya müdürü olup olmadığı denetlenmeli, limited şirket ortağı olduğunun belirlenmesi halinde  öncelikle  müteveffanın ortağı olduğu  şirkete yazı yazılarak ortaklara maaş ödemesi yapılıp yapılmadığını sorulması ve varsa bordroların istenmesi, aksi taktirde müteveffanın, kişisel yetenek ve emeğinin şirket gelirine katkısı belirlenmeli, müteveffanın gelirinin tespit edilemediğinin tespiti halinde ise  aynı nitelikteki bir şirkette aynı nitelikte çalışan bir kişinin elde edeceği gelir araştırılarak davacının şirket ile ilgili gerçek geliri tespit edilerek aktüer bilirkişiden desteğin kaza tarihindeki gerçek geliri üzerinden bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010  tablosu uygulanarak bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminat hesaplanması için  ek bilirkişi rapor alınmalı ve usuli kazanılmış haklarda gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/8252 E. -  2022/2175 K. sayılı kararı, Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  2015/10024  E. - 2018/6209 K.  sayılı kararı). Müteveffanın babası olan davacı ..., mahkemece karar verildikten sonra 02/05/2021 tarihinde vefat etmiş olup  fiili durum karşısında varsayımsal olarak hesaplama yapılamayacağından müteveffanın babasının ölüm tarihine kadar tazminatın belirlenmesi ve davacı olan ...'ın ölümü nedeni ile mirasçılarına davanın ihbarı gerekecektir. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı  ... Sigorta Şirketi vekili, ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili, davalı  ... Sigorta Şirketi vekili, ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar, davalı  ... Sigorta Şirketi, ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd65bc3afe0ae036","SID":"c18bb99fea53768d"}}