{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1718 \t\t                                         ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/169<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                          (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....       (...)<br>ÜYE\t\t: ...                  (...)<br>KATİP\t\t: ...       (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2023<br>ESAS-KARAR NO\t: 2023/447 E 2023/494 K<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak  <br>KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 26/03/2024 <br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili adına fatura düzenlenmesine rağmen malların teslim edilmediğini, müvekkilinin 338.080,00 TL alacağından 60.000,00 TL'sinin iade edildiğini, bakiye 278.080,00 TL'nin iade edilmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı tarafa cevap dilekçesi tebliğe çıkartılmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece tüm dosya kapsamına göre, Iğdır Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabında davacının işletme hesabına göre ticari defterlerini tuttuğu, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında ise tacir kaydına rastlanılmadığına dair yanıtlar verildiği, bu nedenle uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgisi olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama konusu işin davanın tarafları için ticari iş olduğunu, ticari davada mahkemenin görevli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava,  itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde  nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları  nispi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. TTK m. 5 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. <br>\tAynı kanunun 12.maddesinde; \"Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret sicilde tescil ederek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlatmamış olsa bile tacir sayılır.\" hükmü,<br>\t Aynı kanunun 11.maddesinde; \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca (değişiklikle C.Başkanlığınca) çıkartılacak kararnamede gösterilir.\" hükmü,<br>\t 15.maddesinde; \"İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddesinin 2.fıkrasında çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.\"  hükmü bulunmaktadır. <br>\t5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'un 3/a maddesinde esnaf ve sanatkâr tanımı yapılmıştır.<br>\tBir kimsenin Vergi Usul Kanununa göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da odaya kayıtlı olmamak da tacir olmanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi vergi mükellefi olup olmamakta tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt kabul edilemez. (Yargıtay 3.HD'nin 2018/4288 E- 2018/8854 K sayılı 20/09/2018 tarihli kararı)<br>\tTTK'nın gerek 11. maddesinde, gerekse 15.maddesinde öngörülen sınırı belirleyen 21/07/2007 yürürlük tarihli, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararının Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı başlıklı 1.maddesinde;<br>\t\" 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından;<br>\ta) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,<br>\tAncak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,<br>\tb)213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri,          kararlaştırılmıştır.\" düzenlemesi bulunmaktadır. <br>\tYukarıda belirtilen Bakanlar Kurulu kararında tacir ile esnaf arasındaki sınırın belirlenmesinde gözetilecek değerler yönünden 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 177.maddesine atıfta bulunulmuştur.<br>\tVergi Usul Kanunun  ilgili Birinci Sınıf Tüccarlar başlıklı 177.maddesinde ise;<br>\t\"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:<br>\t1.Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2021 yılı için 300.000,00 TL, 2022 yılı için 400.000,00 TL, 2023 yılı için 890.000,00 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2021 yılı için 420.000,00 TL, 2022 yılı için 570.000,00 TL, 2023 yılı için 1.270.000,00 TL) lirayı aşanlar;<br>\t2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2021 yılı için 150.000,00 TL, 2022 yılı için 200.000,00 TL, 2023 yılı için TL 440.000,00 TL) lirayı aşanlar;<br>\t3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte  yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2021 yılı için 300.0000,00 TL, 2022 yılı için 400.000,00 TL, 2023 yılı için 890.000,00 TL) lirayı aşanlar;\" (29/12/2020 tarihli ve 31349 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 522  Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2021 tarihinden, 21/12/2021 tarihli ve 31696 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 534 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2022 tarihinden, 30/12/2022 tarihli ve 32059 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 544  Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2023 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar  parantez içinde gösterilmiştir.)<br>\tBu  açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dosyadaki davacıya ait 2021 ve 2022 yılına ait yıllık gelir vergisi beyannamelerine göre davacının dönem içindeki alışlarının 2021 yılında 712.988,17 TL, 2022 yılında 1.556.548,79 TL, satışlarının 2021 yılında 669.032,20 TL, 2022 yılında 1.096.632,65 TL olduğu görülmüştür. Bu durumda yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında davacı tacir olup, davalı da ticaret şirketi olmakla tacir olduğundan ve işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmasından dolayı dava nisbi ticari dava niteliğindedir. Bu sebeple davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olup davacının tacir olmadığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmemiş, kamu düzenine aykırılık nedeniyle davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  \t<br>             HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/447 Esas, 2023/494 Karar ve 05/07/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,  <br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,  <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 29/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3f67c916d469aff","SID":"a2cbcbdd1d5792a5"}}