{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/11/2023<br>NUMARASI\t:  Esas -  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI\t: <br>\t\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 19/02/2024<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 22/02/2024<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 23/09/2022 tarihinde davacıyı telefonla arayarak çalıştığı bankanın rehinli araba satacağını, bir tanesini davacı adına alabileceğini söylediğini, bunun üzerine davalının banka hesabına arabanın bedeli olarak parça parça toplam da 390.000,00 TL para gönderildiğini, daha sonra davalının arabanın üzerinde rehin kaydı bulunuğunu, rehin kaldırıldıktan sonra tescil işleminin yapılıp arabayı teslim edilebileceğini söyleyerek davacıyı oyaladığını bunun üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na .. Sayılı dosyasına şikayette bulunulduğunu ve gönderilen paranın tahsili için davalı hakkında Konya.. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takibi durduran davalının daha sonra asıl alacak miktarının ödediğini ancak ve icra takibinden sonraki faizi ve diğer ferilerinin ödemediğini, bu alacak kalemleri için takibin devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı davaya cevap dilekçesinde özetle; yetkili icra dairesinin ve yetkili mahkemenin davalının yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul Anadolu icra dairesi ile mahkemesi olduğunu,  davacının gönderdiği parayı davacıya ait Türkiye Vakıflar Bankası “...“ Banka iban nolu hesaba yatırmak suretiyle iade ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.<br>Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.<br>Taraflar arasındaki davanın mutlak ticari dava kapsamında olup olmadığını belirlemek için taraflar arasındaki temel ilişkinin hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekmektedir. HMK 33 gereğince hukuki nitelendirmeyi yapmak hakimin görevidir. Bu bağlamda her ne kadar davacı vekili 30.11.2023 tarihli duruşmada taraflar arasındaki havale sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik takip yaptıklarını bu nedenle bu davanın TTK 5 uyarınca mutlak ticari dava olduğunu beyan ettiği görülmüş ise de ; dava dilekçesi içeriği , davaya dayanak belgeler , ödeme dekontları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacı ile davalı arasında bir havale sözleşmesi bulunduğuna dair sonuca ulaşılamamaktadır. Dava dilekçesi içeriği , davaya dayanak belgeler ve takibe dayanak ödeme dekontları incelendiğinde; taraflar arasında araç alımına dair bir vekalet ilişkisi bulunduğu, buna istinaden davacı tarafından davalıya araç satış bedeli açıklaması ile peyderpey para gönderildiği, aracın davacı adına tescil edilmemesi üzerine davalıya gönderilen paraların bir kısmının davacıya iade edildiği, iade edilmediği iddia edilen miktarlar yönünden icra takibi başlatıldığı, davacının iddiasının dayanağını davalıya vermiş olduğu vekaletin kötüye kullanılmasının oluşturduğu Mahkememizce değerlendirilmiş, bu nedenle somut dava dosyasında taraflar arasında görülen davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.<br> TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.<br>Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.<br>İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 23/06/2023 tarihli yazısında davalı ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmektedir.<br>İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 21/06/2023 tarihli yazısında davalı ...'ın potansiyel mükellef kaydının olduğunun bildirildiği görülmektedir.<br>Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün 19/06/2023 tarihli yazısında davacı ...'un bir ticari işletme kaydına ve şahıs şirket ortaklığına rastlanılmadığı görülmektedir. <br>Konya Vergi Dairesi Başkanlığının 20/06/2023 tarihli yazısında davacı ...'un sadece kira geliri vergisi mükellefiyetinin olduğunun, tacir sayılmadığının bildirildiği görülmektedir.<br>Dava taraflarının kazancının ticari faaliyet niteliğinde olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi belge yer almadığı, gayrimenkul sermaye iradı mükellefi ve potansiyel mükellef olmanın tek başına tacir sayılmak için yeterli olmadığı, dolayısıyla davanın taraflarının tacir sıfatının bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmıştır.<br>TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir.<br>HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.<br>Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliği nedeni ile, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle HMK nun 114/1-c maddesi ve HMK nun 115/2. maddesi gereğince usulden reddine, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine Gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki havale sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istenildiğini, TTK'nın 5. maddesi gereği davanın mutlak ticari davalardan olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere görevli mahkemenin bu kere Tüketici Mahkemeleri olacağı taraflardan birinin tüketici diğerinin satıcı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, taraflar arasındaki vekalet sözleşmesi kapsamında davacı adına araç alımı için davalıya gönderilen paranın aracın alınmamış olmasından dolayı iadesi için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın, sonradan ödenen asıl alacağın ödenmeyen takip sonrası faizi ile diğer ferileri yönünden iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde Ticaret Mahkemesinin görevine giren mutlak ve nispi ticari dava ayrıntılı olarak açıklanmış olup, yine karar gerekçesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinnin Türk Ticaret Kanunun da düzenlenen mutlak ticari dava olmadığı gibi, taraflar tacir olmadığından nispi ticari dava olarak da görülmeyeceği de usule ve aysaya uygun bir şekilde gerekçelendirilmiş olup, açıklanan gerekçelerle eldeki davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/11/2023 tarihli, ... Esas - .. Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.19/02/2024\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>  ¸e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br>  ¸e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br>  ¸e-imzalıdır<br><br>Katip<br><br> ¸e-imzalıdır<br>  ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"770783598976af0c","SID":"9f73eab078d2bbb9"}}