{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/3182 <br>KARAR NO: 2024/1034<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2022<br>NUMARASI: 2021/107 Esas -  2022/448 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; Menfi tespit yolu ile müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile takdir edilecek teminat karşılığında \"dosyaya yatırılacak bedelin alacaklıya ödenmemesine\" ilişkin tedbir kararı istihsalini ve davanın sonucunda davalının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi\" istemi olduğunu, İBB Başkanlığınca ihaleye çıkarılan \"...- ... (Şişli Kağıthane Eyüp - Gaziosmanpaşa - Esenler - Bağcılar İlçeleri) Metro Hattı Depo - Bakım Sahası ve Depo Bağlantı Hatları İnşaat İşleri\" işi 18.12.2013 tarihli sözleşme ile müvekkili ortaklığa ihale edilmiş ve 02.01.2014 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlanmış olduğunu, davalının  müvekkili Ortaklık ve Ortaklığı oluşturan şirketler açısından doğmuş icra takip ve talep konusu yapabileceği, karara bağlanmış veya kesinleşmiş herhangi bir hak ve alacağının bulunmamakta olduğunu, davalı şirketin İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, ... İnşaat firmasının tebligat adresinin yanlış yazıldığını, resmi tebligat adresi olmayan yere tebligat yapılarak takibin kesinleşmesi sağlamış olduğunu ve haciz işlemlerinin uygulandığını, icra takibine dayanak olarak davalı ... firmasının işyerinde 29.11.2016 tarihinde meydana gelen seylan sonucu hasara uğradığını, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/12 D.iş. sayılı dosyasından tespit yoluna gidildiğini, meydana gelen hasar ve zarara ilişkin olarak; \"Metro İnşaat çalışmaları esnasmda, atık su hattına beton deşazj edildiğini,  atık su hattında betonlaşma meydana geldiğini ve atık su hattının sağlıklı çalışmadığının tespit edildiğini, çevre drenaj ve yağmur sularının atık su hattına bağlandığı bunun da özellikle yağışlı havalarda atık su kanal hattının debisini arttırarak su baskınlarına sebep olduğunu, tespite konu taşınmaza yakın konumda bulunan Metro inşaat çalışmalarına bağlı olarak atık su hattında oluşan betonlaşma sonucu aşırı yağmur yağışlarında atık su hatlarının yetersiz kaldığını ve tespite konu bodrum kat alanında tespit edilen hasarlanmalara ve zararlara sebebiyet verdiği görüş ve kanaatine varıldığını, raporun müvekkillerine  tebliğ edilmemiş olduğunu, itiraz haklan engellenmiş olduğunu, davalı şirketin işyerinin bulunduğu bahsi geçen bina ile ilgili daha önce de ... bey Metro istasyonunun inşaatı sırasında da sıkıntı yaşandığını, bu durum söz konusu inşaatın aşırı yağmur yağan dönemlerde bina izolasyonun sorunlu olduğu için binanın bodrum katına yağmur suyu sızıntıları olduğunu, yine aynı davalının da içinde bulunduğu bina sakinleri tarafından şikayet edilmiş olduğunu, müvekkili ve müşavir firma yetkililerinin yerinde yaptıkları inceleme ile binada herhangi bir izolasyon enstrümanının olmadığının ortaya çıktığını ve bu durumumun müvekkillerinin ortaya çıkarması sonucunda davalının da içinde olduğu bina sakinlerinin şikayetlerinden vazgeçmiş olduklarını, müvekkili şirket şantiye yetkililerinin söz konusu binanın yer aldığı Metro istasyonunu 2015/Ekim ayında devralmaları ile ilk ay, şantiye önünden geçen hatta kaçak bağlantı yapıldığı matbaa ve bir başka bina sebebi ile ayrıca çeşitli sebeplerle kanala akmış olan milli suların getirmiş olduğu mil malzemesi ile şantiye önünde bulunan hattın tıkanmaya yüz tuttuğunun fark edilmiş olduğunu, direkt olarak bu bölgede çalışması güçlenmiş olan hat, müvekkilinin teknik yetkililerince yenilenerek, hat sıfır hale getirilmiş, inşaat süresi boyunca belli periyotlarla kanalı kontrol ettirerek icap ettiği durumlarda \"...\" denilen kanal açma makineleri ile temizlenmesi sağlanmış olduğunu, ... Ortaklığının çalıştığı süre boyunca bu kanala herhangi bir şekilde beton şerbeti basma durumunun söz konusu olmadığının, mevzu bahis bina müvekkilinin çalışma alanından 200 m. uzakta bulunduğunu, hali hazırda çalışan hat tıkalı ise yerinde açıp veya kameralı sistem ile ispat edilmesinin gerektiğini, inşaat çalışmalarında asla beton şerbetini bir yerlere deşarj etmediklerini, \"izolasyon problemi\" olmasa binanın bu yağmur sularını almayacağını, teminat karşılığında, haciz işlemlerinin durdurulmasını, icra dosyasına yapılacak ödemenin alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı istihsalini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı haksız icra takibinden dolayı, müvekkillerinin borçlu olmadığının İİK:72.md.si gereğince \"menfi tespit\" yolu ile tespitini, müvekkillerinin borçlu olmadığının ve takibin kötü niyetle başlatıldığının tespiti sonucu, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde; Usulüne ilişkin itirazlarda bulunduğunu, davacı/ borçlulardan \"... Anonim Şirketi \" İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında icra takibine konu borca itiraz etmemiş olduğunu, borca itiraz süresinde dosya borcunu ödemiş olduğunu, borçlu daha sonradan eldeki menfi tespit davasını açtığını, borçlu / davacı borca itiraz edebilecekken dosyaya alacak miktarını yatırdığını, Borçlu/ davacının borcu kabul ve bedeli yatırmasından sonra menfi tespit davası açmasında hukuki yarar olmadığını, davanın esastan reddi gerekmediğini, müvekkili şirkete ait ... Mah. ... Cad. No:... adresinde bulunan işyerinin seylap hasarına uğradığını, IBB İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen 29.11.2016 tarihli raporu ile sabit olduğunu, hasar ve zararın hangi sebeple ortaya çıktığı, zararın ve onarım bedelinin tespiti amacıyla Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/12 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, mahallinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunda zararın metro inşaat çalışmalarından kaynaklandığı ve onarım için 169.625,00 TL. harcamaya ihtiyaç olacağı tespit edildiğini, davacı şirketler tarafından yürütülen Metro inşaat çalışmaları neticesinde zarara uğranıldığını, zararlarının tazmini gerektiğini, zarara davacı ortaklığın sebep olduğu bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, davacı iddiaları olandan çok olması gereken duruma ilişkin olduğunu herhangi bir delile dayanmadığını, bu sebepten haksız davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacı iddialarının mesnetsiz olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 2017/837 Esas sayılı dosyasından verilen davanın haksız fiilden kaynaklı olması sebebiyle görevsizlik kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin 2020/1511 Esas 2021/257 Kararı ile kaldırılması sonucu yeniden yapılan yargılamada;  İlk Derece Mahkemesince; \"... davanın, davacıların yaptıkları metro çalışmaları sırasında davalının iş yerine zarar verdiği iddiasıyla zarar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının iş yerinde meydana gelen zararının davacıların metro çalışmaları sırasında meydana gelip gelmediği, zarar miktarı hususunda toplandığı, bu kapsamda mahkememizce 2 ayrı heyetten kök ve ek raporlar alındığı, davadan önce değişik iş raporunun alındığı, son raporda alınan tüm raporların değerlendirildiği, bilirkişi heyetince olay yerinde inceleme yapıldığı, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan metro inşaat sahasından atık su kanal hattına beton şerbeti deşarj edilmesi sonucu atık su hattında betonlaşma meydana getirmesi ile hattın sağlıklı çalışmadığı, ayrıca, çevre drenaj ve yağmur sularının atıksu hattına bağlanması sebebiyle de aşırı yağmur yağışlarında atık su hattının debisi arttırması sonucu dava konusu taşınmazın bodrum kat alanında hasarlanmaya ve zararlanmaya sebebiyet verdiği, bu hasarlanmada, yağmur sularıyla dava konusu taşınmazın yer altı su seviyesi de yükseleceğinden, davacı ve davalının %50 oranında kusurlu olacağı, ancak çevre drenaj ve yağmur sularının atıksu kanalına bağlanmasından davacının sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında da; davacının, davalıya ait yapının bodrum katında vermiş olduğu zararın %25 oranında olacağı, böylece davacıların kusur oranının % 25 olduğu, her ne kadar davacı vekili; müvekkili ... Ortaklığının çalıştığı süre boyunca bu kanala herhangi bir şekilde beton şerbeti basma durumu kesinlikle söz konusu olmadığını beyan etmişlerse de; atık su kanal hattı kapatılmadan önce ...'nin konusunda uzman teknik elamanları tarafından yerinde yapılan incelemede; Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro hattı inşaat sahasından atıksu kanal hattına beton şerbeti deşarj edildiği tespit edildiğinden ve bilirkişi incelemesi sırasında metro hattının tamamlanmış olması sebebiyle yerinde tespit yapılamadığından, ... tarafından yapılan tespite itibar edildiği, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/12 D. İş sayılı dosyasmdan alınan 15.03.2017 tarihli raporda; dava konusu taşınmazın takibi 400,00 m2 alanlı ve taban-tavan yüksekliği 3,00 m. mertebesinde olan bodrum katının; duvarında bulunan tüm alçıpan ve sunta/mdf kaplama ile bodrum kat içerisindeki perde duvarlar ve kolo larm çevresinin de alçıpan ve sunta/mdf kaplamalarmın da yerlerinden söküldüğü, duvar çevresinde, perde ve kolon yüzeylerinde sunta/mdf kaplamaya monte edilmiş standlar halinde teşhir amaçlı olarak kullanılan seramikler, fayanslar, mobilya banyo dolapları, klozetlerin vb. yerlerinden sökülerek kullanılamaz halde bodrum kat içerisinde üst üste yığılmış vaziyette halde olduğu, (Tespit edilen imalatların/malzeme ve ürünlerin nakliye, işçilik (montaj) vb. giderlerin serbest piyasa koşullarında oluşan sektördeki emsal işlerde uygulanan emsal ortalamaları baz alınarak, kısmen de götürü bedel kapsamında hesaplama yapılması sonucu yapılacak imalatlar, çalışmalar ve malzemeleri için toplam zarar miktarının 143.750,00 TL + %18 KDV=169.625,00 TL olarak belirlendiği, davacıların davalının kullanımında olan yapının bodrum katında meydana gelen zarara %25 oranında sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacıların zararın 143.750,00 TL x 0,25=35.937,50 TL + %18KDV= 42.406,25 TL'sinden sorumlu oldukları, mahkememizce alınan 20/01/2021 tarihli kök rapor ve 15/03/2022 tarihli ek raporun gerekçeli ve denetlenebilir olması ve taraf vekillerinin itirazlarının tek tek değerlendirilmesi sebebiyle hükme esas alındığı, davalı tarafından davacılar aleyhine 171.150,00 TL asıl alacak, 9.748,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 180.898,52 TL üzerinden başlatıldığı, haksız fiil tarihinin 29/11/2016 olduğu, bu tarihten takip tarihi olan 29/11/2016 tarihine kadar faiz işletilebileceği, davacılar 42.406,25 TL'den sorumlu olduklarından yalnızca bu bedele işletilecek faizden sorumlu olabilecekleri, bu şekilde hesaplanan faizin (42.406,25 TL x % 9 x 231 gün = 2.448,96 TL) 2.448,96 TL olduğu, davacıların bakiye takip bedelinden dolayı davalılara borçlu olmadıkları (asıl alacak yönünden; 171.150,00 TL - 42.406,25 TL = 128.743,75 TL, işlemiş faiz yönünden; 9.748,52 TL - 2.448,96 TL = 7.299,56 TL), davacıların 128.743,75 TL asıl alacak, 7.299,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 136.043,31 TL açısından davalıya borçlu olmadığı, takibin 42.406,25 TL asıl alacak, 2.448,96 TL işlemiş faiz yönünden devamına karar vermek gerekmiş, her ne kadar davacı taraf kötü niyet tazminat talebinde bulunmuşsa da davalı takip başlatmakta kısmen haksız olmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek...1-Davacıların İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe konu alacak sebebiyle 128.743,75 TL asıl alacak, 7.299,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 136.043,31 TL yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, bakiye talebin reddine, 2-Takibin 42.406,25 TL asıl alacak, 2.448,96 TL işlemiş faiz yönünden devamına, 3-Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Yeni: İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E.) sayılı dosyasından müvekkilleri aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak İlamsız İcra Takibi başlatıldığını, müvekkillerinden ... İnşaat firmasının tebligat adres dahi yanlış yazılmak suretiyle, resmi tebligat adresi olmayan yere tebligat yapılarak, takibin kesinleşmesinin sağlandığını, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/12 D.iş sayılı dosyasından alınan tespit raporuna dayanılamayacağını, mahkemece alınan  bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, müvekkillerinin zarardan sorumlu olmadığından kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Olayın meydana gelişinde müvekkilinin kusurlu olduğuna ilişkin hiçbir delil ve emare olmadığını, Bilirkişi raporunda da bu durumun sabit olduğunu, tüm sorumluluğun davacıda olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiilden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir. TBK'nın 49. maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyenin kusuru olmalı, sonuçta bir zarar doğmalı, zarar ile işlenen fiil arasında da uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Somut uyuşmazlıkta,  İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda hükme esas alınan alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporlarında belirtilen tespitlerin  hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2022 tarih,  2021/107 Esas - 2022/448 Karar sayılı  kararına yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.293,11 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.323,27 TL'nin mahsubuyla bakiye 6.969,84 TL harcın davalıdan tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine,  4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"863cd4ef148e97d7","SID":"dea7162fa1183fdf"}}