{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/3801 <br>KARAR NO: 2024/1037<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/11/2022<br>NUMARASI: 2001/854 Esas -  2022/985 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili bankanın Çiftehavuzlar Şubesinde 1.12.2000 tarihinde ... referanslı hayalı bir dekontla Bakırköy şubesine borç kaydedilen 218.978.610.975 TL nin şube elemanı ... tarafından ağabeyi ...'nin şube nezdindeki ... numaralı hesabına alacak kaydedildiğini, 11.12.2000 tarihine kadar söz konusu meblağın repo yapıldığını, bu tarihte paranın 255.803.250.975 TL olarak diğer davalı ... adına İMKB den Ereğli hisse senedi satın alındığını, söz konusu hisse senetlerinin 18.1.2001 tarihinde ... AŞ ye virman edilerek  sıfırlandığını, 1.12.2000 tarihinde Bakırköy Şubesine ... referansla çıkartılan borç dekontunun 11.1.2001 tarihinde dahili mahsup fişi ile iptal edildiğini, 1.12.2000 tarihindeki 218.978.610.975 TL lık işlemin ...'in usulsüz işlemi ile gerçekleştiğini, bu işlemden dolayı bankanın zararının faizli bakiye olarak 757.066.755.189 TL ya ulaştığını, Davalılar hakkında Kadıköy C. Başsavcılığına 3.8.2001 tarihinde 2001/23674 Hazırlık Dosyasından suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkili bankanın uğradığı toplam  757.066.755.189 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari kredi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekilinin cevap dilekçesi; Müvekkilinden talep edilen alaağın mahiyetinin ve nasıl oluştuğunun belli olmadığını, ayrıca müvekkilinin  nasıl borçlu durumu düştüğünün de açıkça belirtilmemiş olduğunu, kendilerine herhangi bir ihtarname dahi keside edilmediğini, davacı bankanın Çiftehavuzlar Şubesinde cereyan eden usulsüz işlemlerle müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını, haberdar olmadığını, davacı bankanın talep ettiği parayı da diğer davalıya iade ettiğini, Davacı bankanın talep ettiği alacağın sözleşmeden ya da haksız fiilden kaynaklanıp kaynaklanmadığının da belli olmadığını, ortada müvekkilinin imzaladığı ne bir sözleşme ne de bir haksız fiile katıldığını, meydana gelen olaylarda bir illiyet bağının bulunmadığını, bu sebeple davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesince; \"...Davacı banka, 28/07/2004 tarihli ıslah dilekçesinde,13.10.2000 tarih ve 25.000.000.000 TL, 22.12.2000 tarih ve 16.000.000.000 TL 3.1.2001 tarih ve 30.250.000.000 TL, ve 9.1.2001 tarih ve 68.771.389.025 TI tutarındaki dekontların da incelenmesini ileri sürmüş ise de, gerek banka şubesi ve gerekse davacı yan iddia ettiği dekontların aslını ibraz edememişlerdir. Nitekim bu belgelerin bankada bulunmadığı hususu, banka müfettişliğinin 3.8.2001 tarih ve 2001/2 sayılı Soruşturma Raporunun 6.sayfasında da kabul edilmiş durumdadır. Davacının tespit edilen faizsiz 218.978.600.000 TL lik zararı İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/77 E.ve 2017/4 K.sayılı Kararına dayanak Bilirkişi Raporunda davacı bankanın zararı, ıslak imzalı belge asılları mevcut olmadığı halde sonradan düzenlenen ve imza ihtiva etmeyen belgeler esas alınarak 359.000.000.000 TL olduğunun  belirtildiği, banka müfettiş raporunda sonradan ortaya çıkarıldığı belirtilen işlemler toplamı 140.021.399.025 TL ya ilişkin işlem fişlerinin sistemden alınan imzasız görüntülerle ortaya çıkarılmış olduğunun ifade ediliği, söz konusu fişler imzasız olup davalılardan ... eli mahsulü imzaları taşıdığı hususunun kanıtlanamadığı dolayısıyla bu imzasız, aslı ibraz edilmeyen dekontlar sebebiyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasıyla talepte bulunamayacağı belirlenmekle...1-DAVANIN KISMEN KABULU ile ; 218.978,60 TL asıl alacak, 191.302,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 410.280,73 TL'nin 07/08/2001 dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari kredi faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, Aşan istemin reddine,  ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduğuna yer verilmediğini, yapılan işlemlere ilişkin kayıtların banka kayıtlarında mevcut olup, salt dekont asıllarının sunulamaması ve davalı ...'nin imzasının olmadığı gerekçesi ile delillerinin yok sayılarak değerlendirmeye alınmamasının kabul edilemez  olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir. TBK'nın 49. maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyenin kusuru olmalı, sonuçta bir zarar doğmalı, zarar ile işlenen fiil arasında da uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporlarında belirtilen tespitlerin  hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava dilekçesinde davacının maddi zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep ettiği, mahkemenin dava konusu zarardan davalıların sorumlu oldukları sonucuna varmış olmasına göre 6098 Sayılı TBK'nın 61. maddesi gereğince davalıların müteselsil sorumlukları bulunmaktadır. İlk derece mahkemesinin dava konusu alacağın davalılardan tahsiline şeklinde karar vermiş olması hukuken yanlış olduğundan davalıların aynı zarardan müteselsilen sorumlukları yönünde karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1-Davanın Kısmen Kabulu ile; 218.978,60 TL asıl alacak, 191.302,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 410.280,73 TL'nin 07/08/2001 dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari kredi faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarih,  2001/854 Esas -  2022/985 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 2- Davacı tarafından davalıLAR aleyhine açılan alacak davasının KISMEN KABULÜ İLE;  218.978,60 TL asıl alacak, 191.302,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 410.280,73 TL'nin 07/08/2001 dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari kredi faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 3- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.026,27 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3/b-Davacı tarafından sarf edilen 1.645‬,00 TL bilirkişi ücreti ve 304,9‬ TL  posta ücreti olmak üzere toplam 1.949,9 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 1.056,71 TL'sinin  davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 3/c-Davalı ... tarafından sarf edilen 9,00 TL posta ücretinin davanın kabul ret oranına göre  4,13 TL'sinin davacıdan tahsiliyle işbu davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 3/d-Davalı ... tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1). maddesine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden 60.439,30 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 3/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1-3). maddesine göre reddedilen maddi tazminat yönünden 60.439,30 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'ye verilmesine, 4- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 180,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 672,00 TL yargılama giderinin davalılardan   müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliğinin Dairemizce yapılmasına, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"190171718d5bf42b","SID":"e4dce548eccb6354"}}