{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3244 <br>KARAR NO: 2024/876<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/09/2021<br>NUMARASI: 2020/168 E - 2021/866 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket İstanbul Anadolu Yakasında elektrik dağıtım faaliyeti yürüttüğünü, davacı şirketin görevleri kapsamında yapılan denetimlerde davalının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, davalı hakkında ... numaralı tesisata ilişkin olarak “Perakende satış sözleşmesiz enerji kullanımı ” gerekçesi ile ... Mah. ... Cad. No:... Üsküdar/İSTANBUL adresinde 02.10.2017 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı tutulduğunu, kaçak kullanıma ilişkin tahakkuk eden bedelin tahsili için davalı borçlu adına fatura düzenlendiğini, davalının tahakkuk ettirilen fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun 15.05.2019 tarihinde borca itiraz ettiğini belirterek, davaya konu icra dosyasındaki itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK. 6. maddede genel yetki kuralı düzenlendiğini, davalının ikametgahının yetkili mahkeme olarak belirlendiğini, yetki itirazı icra takibinde yapılmamış olsa dahi ilk itiraz olarak itirazın iptali davasında ileri sürülebileceğini, davalı firmanın kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği yerdeki dükkanı bir süre kullandığını, ancak mülk sahibinden kaynaklanan nedenlerle dükkanın kapatılmasına karar verildiğini, davalı firma tarafından icra dosyasına konu edilen şubenin 07.07.2017 tarihinde  kapatıldığını, kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tutanağın davalı firmanın ilgili yeri boşaltmasından ve mülk sahibine teslim edilmesinden  dört  ay sonra düzenlendiğini  beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, davalı adına kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, kaçak elektrik tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, davalının tutanağın düzenlendiği ticarethanede bir süre faaliyet gösterdiğinin sabit olduğu, dosyaya herhangi bir perakende satış sözleşmesi sunulmadığı, alınan raporlardaki kaçak elektrik tüketim bedelinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu, buna göre davalının davacı şirkete 5.810,71 TL asıl alacak 319,98 TL gecikme faizi 57,60 TL KDV olmak üzere toplam 6.188,29 TL borçlu bulunduğu, davanın dayanağı kaçak elektrik tüketimi eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, davaya konu alacağın likit olmadığı gerekçesi ile; \"Davanın kısmen kabulüne; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 5.810,71 TL asıl alacak, 319,98 TL gecikme faizi, 57,60 TL KDV olmak üzere toplam 6.188,29 TL yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,80 oranında ve 6183 sayılı Kanun gereği değişen oranlarda faiz (gecikme zammı) ve işbu gecikme zammı tutarına %18 tutarında KDV uygulanmasına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, Kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacının sözleşmesiz kaçak elektrik kullandığının bilirkişi raporları ile sabit olduğunu,ancak hesaplama yönünden bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu,rapora itirazlarını değerlendirilmediğini,kaçak tahakkukunda hesaplamanın zaten 360 gün üzerinden yapıldığını,raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini,hükme esas bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını belirterek davanın tümden kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde,davacının istinaf talebinin reddini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 11.804,90 TL asıl alacak,65006 TL gecikme faizi,117,01 TL Kdv olmak üzere toplam 12.571,97 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin borca itiraz edilmesi ile durdurulduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi ...'dan alınan  22/10/2020 tarihli  bilirkişi raporunda;  davalının söz konusu yerde   02.10.2017 tarih ve ... seri numaralı tespit tutanağından önce de kaçak elektrik kullanımından dolayı  08.10.2015 tarihinde elektriğin kesilerek sayacın mühürlendiği, 02.10.2017 tarih ve ... seri numaralı tespit tutanağının 08.10.2015 ile 02.10.2017 tarihleri arasındaki tüketimi kapsadığı, kaçak tüketim başlangıcının 08.10.2015 tarihi olduğu, 08.10.2015 tarihli tutanakta tespit edilen 76.270 kwh ile dava konusu 02.10.2017 tarihli tutanakta tespit edilen 90.836 kwh arasındaki tüketim farkının 14.566 kwh (724 günlük) olduğu,, 12 ay üzerinden kaçak tüketim bedelinin 5.810,71 TL  olarak hesaplandığı,gecikme zammı ve KDV ile  davacının 6.188,29 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Daha sonra bilirkişi ...'dan alınan   31/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise;  davalının perakende satış sözleşmesi olmadan  kaçak elektrik kullanması nedeniyle hakkında  02.10.2017 tarihli ... seri numaralı tutanağı düzenlendiği, 08.10.2015 tarihli ... seri numaralı tutanağın ... adına düzenlendiğinden , kaçak kullanım başlangıç tarihinin 08.10.2015 olarak alınamayacağı, ... adlı şahsın davalı ile bağının ispat edilmesi halinde bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapordaki hesaplamalara iştirak edildiği, kaçak kullanılan sürenin 90 gün olarak belirlenmesi ile  davacının  davalıdan 2.819,93 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Alınan her iki bilirkişi raporunda farklı hesaplama yapıldığı görülmüş ise de, kaçak tüketim başlangıcının 08.10.2015 tarihi olduğu kabul edilmesi durumunda her iki bilirkişinin aynı görüşte olduğu, bu nedenle ilk bilirkişi ...'dan alınan rapor kapsamında ,ilk kaçak tutanağı ve elektrik kesme işleminden sonra dava konusu kaçak tutanağı nedeniyle aradaki süre baz alınarak yapılan hesaplama gereği ,kaçak tüketim başlangıcının 08.10.2015 tarihi olduğu, 08.10.2015 tarihli tutanakta tespit edilen 76.270 kwh ile dava konusu 02.10.2017 tarihli tutanakta tespit edilen 90.836 kwh arasındaki tüketim farkının 14.566 kwh (724 günlük) olduğu, 12 ay üzerinden kaçak tüketim bedelinin 5.810,71 TL  olarak hesaplandığı,gecikme zammı ve KDV ile  davacının 6.188,29 TL alacaklı olduğu şeklinde yapılan hesaplamanın ilgili mevzuat ve yönetmelik hükümlerine uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Diğer bilirkişi raporunda seçenek olarak ise dava konusu yerde ilk tutulan tutanağın düzenlendiği kişinin davalı şirket ile bağlantısının araştırılması gerektiği belirtilmiş ise de, ilk alınan bilirkişi raporuna davalının itiraz ettiği,aksi taktirde 6.188,20 TL üzerinden karar verilmesinin davalı tarafça talep edilmesi nedeniyle,sonraki rapor davalı lehine ise de, ilk  rapora göre karar verilmiş olup, mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe9184c4b98324d4","SID":"d735502d9eada60e"}}